<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GüL Resmi &#187; Gübre ve Gübreleme</title>
	<atom:link href="http://www.gulresmi.info/kategori/tarimsal-bilgiler/gubre-ve-gubreleme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gulresmi.info</link>
	<description>Hareketli gül resimleri  tarımsal bilgiler ve şifalı bitkilerin yer aldığı muhteşem site</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 20:01:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Gübre Dağıtma Makinaları</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/gubre-dagitma-makinalari/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/gubre-dagitma-makinalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 10:05:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[Disklerin yerden yükseklik ayarı]]></category>
		<category><![CDATA[granüle gübrede ayar]]></category>
		<category><![CDATA[Gübre Dağıtma Makinaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kristal]]></category>
		<category><![CDATA[Santrifüj gübre dağıtma makinası]]></category>
		<category><![CDATA[Toz gübrede kullanılan rüzgar perdesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3342</guid>
		<description><![CDATA[Gübre Dağıtma Makinaları nelerdir? Gübre Dağıtma Makinaları nasıl çalışır? Gübre Dağıtma Makinaları hakkında ayrıntıları sizler için araştırdık ve sitemizde yayınladık buyrun 
Bu dersimizde, gübrelemede kullandığımız, yurdumuzda imal edilen, santrifüjlü suni gübre dağıtma makinelerini tanıtacağız, bunların ayar ve bakımlarını öğreteceğiz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gübre Dağıtma Makinaları nelerdir? Gübre Dağıtma Makinaları nasıl çalışır? Gübre Dağıtma Makinaları hakkında ayrıntıları sizler için araştırdık ve sitemizde yayınladık buyrun  Bitkiler topraktan aldığı besinlerle gelişir, büyür, hasat olgunluğuna erişir. Ancak toprak sahip olduğu besin maddelerinin belirgin bir kısmını da kaybeder. Bitkinin topraktan aldığı besin maddelerinin tekrar toprağa verilmesi gübreleme ile sağlanmaktadır.<span id="more-3342"></span></p>
<p><strong>Gübre dağıtma makineleri </strong></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="230" valign="top">A-Organik gübre dağıtma makineleri<strong> </strong></td>
<td width="230" valign="top">B-Suni (Mineral) gübre dağıtma makineleri<strong> </strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="230">1. Çiftlik gübresi dağıtma mak.</p>
<p>2. Yeşil gübre dağıtma mak.</p>
<p>3. Şerbet dağıtma makineleri<strong> </strong></td>
<td width="230" valign="top">Santrifüjlü suni gübre dağıtma makineleri</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu dersimizde, gübrelemede kullandığımız, yurdumuzda imal edilen, santrifüjlü suni gübre dağıtma makinelerini tanıtacağız, bunların ayar ve bakımlarını öğreteceğiz.</p>
<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/santrifuj-gubre-dagitma-makinasi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3344" title="santrifuj-gubre-dagitma-makinasi" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/santrifuj-gubre-dagitma-makinasi.jpg" alt="" width="183" height="198" /></a></p>
<p><strong>Resim 44 :</strong> Santrifüj gübre dağıtma makinası<br />
<strong>Parçaları </strong></p>
<p>        1- Depo: Huni şeklinde olup, atılacak gübreyi taşır:</p>
<p>        2- Karıştırıcı: Deponun alt kısmında topaklaşma veya köprü oluşturarak, akmayan gübreye akıcılık sağlar.</p>
<p>        3- Fırlatıcı (Dağıtıcı) Kanatlar: Dağıtıcı disk üzerine yerleştirilmiş kanatlar olup, gübreyi uzağa veya yakına fırlatma görevi yapar. Fırlatma uzaklığı kanatların disk üzerindeki konumlarının değiştirilmesi ile ayarlanır.</p>
<p>        4- Gübre Dağıtıcı Diskler: Dişli kutusundan sağladığı dönme hareketi ile gübreyi tarlaya saçar</p>
<p>        5- Dişli (Şanzıman) Kutusu: Traktör kuyruk milinden gelen hareketi diske iletir.</p>
<p>        6- Sürgülü Gübre Çıkış Deliği: Atılacak gübre miktarını ayarlamaya yarar.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Makinenin traktöre bağlanması: </strong>Önce traktördeki ayarsız alt bağlantı kolunu, sonra ayarlı kolu ve en son olarak üst bağlantı kolunu (orta kol) bağlayın. Aleti sökerken tam aksi sıra ile önce orta kol bağlantısını çıkarın.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong> </strong><strong>Makinenin tarlaya götürülmesi: </strong>Traktörü bir dakika kadar çalıştırın. Aleti ana hidrolik kolu ile kaldırın. Yoldaki sarsıntılardan hidrolik sistemin zarar görmemesi için emniyet kilidini takın. Gergi zincirlerini gererek, yolda oynama ve salıntı yapmasına engel olun. Aleti tarlaya boş olarak götürün, gübreyi tarlada koyun.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Tarlada gübrelemeye başlamadan önce; </strong>traktör hidrolik kumanda kolunu <strong>pozisyon kontrol </strong>konumuna getirerek yükseklik ayarı yapın.</p>
<p>        Pozisyon kontrol konumunda, hidrolik kolu hafifçe oynattığınızda; alet yukarı kalkar, bir seviyede durur, kola tekrar hareket verirseniz, biraz daha kalkar tekrar durur, yani,çeki kontrolde olduğu gibi en üst noktaya kadar çıkmaz.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Disklerin yerden yükseklik ayarı: </strong>Disklerin yerden<strong> </strong>yüksekliği arttıkça, fırlatma genişliği artar, yani gübre daha geniş bir alana fırlatılır.<a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/gubre-dagitma-makinalari.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3343" title="gubre-dagitma-makinalari" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/gubre-dagitma-makinalari.jpg" alt="" width="358" height="106" /></a></p>
<p>            Fırlatma genişliği az              Fırlatma genişliği fazla </p>
<p><strong>Resim 45 :</strong> Disklerin yerden yükseklik ayarı</p>
<p>        O halde disklerin yerden yüksekliği ne kadar olmalıdır? Atılan gübrenin özelliğine göre 55-85 santimetre kadar olmalıdır. Ancak en doğrusu aletin bakım kullanma kılavuzu veya alet üzerine yapıştırılmış bir etiket varsa, bunların talimatlarına uyulmasıdır. Eğer böyle bir talimat yoksa, size şu tavsiyede bulabiliriz.</p>
<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/toz-gubrede.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3345" title="toz-gubrede" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/toz-gubrede.jpg" alt="" width="197" height="131" /></a></p>
<p><strong>Resim 46 :</strong> Toz gübrede kullanılan rüzgar perdesi</p>
<p>Toz gübre kullanılıyorsa, gübrenin uçuşup başka yerlere gitmesini önlemek için, disk yüksekliğini yerden 55 santimetre de tutunuz, dağılmayı önlemek için rüzgar perdesi kullanınız gerekirse disk meyilini aşağıya doğru ayarlayınız.</p>
<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/kristal-granule-gubrede-ayar.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3346" title="kristal-granule-gubrede-ayar" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/kristal-granule-gubrede-ayar.jpg" alt="" width="121" height="147" /></a></p>
<p><strong>Resim 47 : </strong>Kristal, granüle gübrede ayar</p>
<p>        Kristal ve granüle gübrelerde ise, disk yüksekliğini, yerden 75 santimetre yukarıda olacak şekilde hidrolik kumanda kolu ile ayarlamak gerekecektir.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Dekara Atılacak Gübre Miktarı&#8217;</strong>nı<strong> </strong>ayarlayabilmek için, 540 devir/dakika kuyruk mili dönüşünde, hangi traktör ilerleme hızında, gübre çıkış deliğinin hangi açıklıkta olacağının bilinmesi lazımdır.</p>
<p>        Bunun için; bugün her gübre atma makinesi üzerine yapıştırılarak verilen ayar tablolarından faydalanılır.</p>
<p>        Sonraki sayfada örnek olarak verilen ayar tablosunda: Dağıtılacak gübre çeşidine göre traktör kuyruk milinin 540 devir/dakikasında, traktör ilerleme hızı ve gübre çıkış deliği açıklık değerleri verilmiştir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="79">Kullanılan Gübre</td>
<td width="57">Traktör hızı km/saat</td>
<td colspan="8">Gübre çıkış deliği açıklık ayar konumlarında atılan gübre miktarları kg/da</td>
</tr>
<tr>
<td width="79"> </td>
<td width="57"> </td>
<td width="42">3</td>
<td width="42">5</td>
<td width="42">7</td>
<td width="42">9</td>
<td width="42">11</td>
<td width="42">13</td>
<td width="42">16</td>
<td width="42">19</td>
</tr>
<tr>
<td width="79"> </td>
<td width="57">4</td>
<td width="42">1</td>
<td width="42">10,6</td>
<td width="42">37,9</td>
<td width="42">74,4</td>
<td width="42">100,2</td>
<td width="42">126</td>
<td width="42">145,5</td>
<td width="42">138</td>
</tr>
<tr>
<td width="79">Süperfosfat</td>
<td width="57">6</td>
<td width="42">0,66</td>
<td width="42">7,2</td>
<td width="42">25,3</td>
<td width="42">49,6</td>
<td width="42">66,8</td>
<td width="42">84</td>
<td width="42">96,9</td>
<td width="42">91,8</td>
</tr>
<tr>
<td width="79">Granüle</td>
<td width="57">8</td>
<td width="42">0,5</td>
<td width="42">5,3</td>
<td width="42">18,9</td>
<td width="42">37,2</td>
<td width="42">50,1</td>
<td width="42">63</td>
<td width="42">72,75</td>
<td width="42">69</td>
</tr>
<tr>
<td width="79"> </td>
<td width="57">10</td>
<td width="42">0,4</td>
<td width="42">4,3</td>
<td width="42">15,1</td>
<td width="42">29,8</td>
<td width="42">40</td>
<td width="42">50,4</td>
<td width="42">58,5</td>
<td width="42">55,2</td>
</tr>
<tr>
<td width="79"> </td>
<td width="57">12</td>
<td width="42">0,33</td>
<td width="42">3,6</td>
<td width="42">12,7</td>
<td width="42">24,8</td>
<td width="42">33,4</td>
<td width="42">42</td>
<td width="42">48,5</td>
<td width="42">45,9</td>
</tr>
<tr>
<td width="79"> </td>
<td width="57">4</td>
<td width="42">5,68</td>
<td width="42">17,2</td>
<td width="42">55,3</td>
<td width="42">88,8</td>
<td width="42">116</td>
<td width="42">156,3</td>
<td width="42">181,7</td>
<td width="42">183</td>
</tr>
<tr>
<td width="79">Amonyum</td>
<td width="57">6</td>
<td width="42">3,78</td>
<td width="42">11,4</td>
<td width="42">36,8</td>
<td width="42">59,2</td>
<td width="42">77,2</td>
<td width="42">104,1</td>
<td width="42">120,8</td>
<td width="42">121,8</td>
</tr>
<tr>
<td width="79">Sülfat</td>
<td width="57">8</td>
<td width="42">2,83</td>
<td width="42">8,6</td>
<td width="42">27,6</td>
<td width="42">44,4</td>
<td width="42">58</td>
<td width="42">78,1</td>
<td width="42">90,8</td>
<td width="42">91,5</td>
</tr>
<tr>
<td width="79">Kristal</td>
<td width="57">10</td>
<td width="42">2,27</td>
<td width="42">6,9</td>
<td width="42">22,1</td>
<td width="42">35,5</td>
<td width="42">46,4</td>
<td width="42">62,6</td>
<td width="42">72,7</td>
<td width="42">73,1</td>
</tr>
<tr>
<td width="79"> </td>
<td width="57">12</td>
<td width="42">1,89</td>
<td width="42">5,7</td>
<td width="42">18,4</td>
<td width="42">29,6</td>
<td width="42">38,6</td>
<td width="42">52,1</td>
<td width="42">60,5</td>
<td width="42">60,9</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="10">NOT: Kuyruk mili         n = 540 d/dak.                  Disk yüksekliği      = 70 cm.</p>
<p>          İş genişliği           İ = 14,5 m.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Tablo’nun kullanılması: </strong></p>
<p>        Bunu bir örnek gübreleme ile açıklayalım. Dönüme 15 kg süperfosfat (granüle) gübresi atılmak isteniyorsa, makinenin ayar değerleri aşağıda açıklanan şekilde bulunur.</p>
<p>*        Tablonun orta bölümünden 15 kg/dekar değeri veya buna en yakın değer 15,1 değeri bulunur.</p>
<p>*        15,1 değerinin bulunduğu sütunun yukarısına çıkılarak en üst sırada gübre çıkış deliği açıklık ayar değeri “7” rakamı bulunur.</p>
<p>*        15,1 değerinin bulunduğu hizada sola doğru gidilerek en sol da bulunan sütundan da traktör ilerleme hızı 10 km/saat değeri bulunur.</p>
<p><strong>Resim 48 : </strong>Fiat 55-46,65-46 tip traktörlerin traktörmetresi</p>
<p> Traktör el gazı oynatılarak yukarıda bir örneği verilen; Türk Fiat 55-46, 65-46 tip traktörün traktörmetresinde motor devri 1970 devir/dakika ya getirilir. Traktör kuyruk mili bu esnada 540 devir/dakika yapmaktadır.</p>
<p><strong>Resim 49 : </strong>Kullanılacak vites kademesinin bulunması</p>
<p>*        Daha önce bulunan 10 km/saatlik ilerleme hızını traktör kuyruk mili 540 devir/dakikada (motor 1970 devir/dakikada) dönerken traktörün kaçıncı vites kademesinde yapabileceği; ya traktörmetreden ya da bu örnekte olduğu gibi traktörmetre üzerinde okunamıyorsa aşağıda açıklanan hesaplama yöntemiyle bulunur.</p>
<p>*        Bulduğunuz vites kademesinde çalışmaya başlayın.</p>
<p>        Makine içine bir miktar gübre konularak kontrol edilir. Fazla atılmış ise gidiş hızı artırılır veya sürgü kapatılır, az atılmış ise hız azaltılır veya sürgü açılır.</p>
<p><strong>Katlama Payı </strong></p>
<p>        *Gübre fırlatma uzaklığı</p>
<p>        * Disklerin devir sayısına</p>
<p>        * Kanatçıkların konumuna</p>
<p>        * Disklerin yerden yüksekliğine</p>
<p>        * Disklerin meyiline</p>
<p>        * Gübrenin çeşidine</p>
<p>        * Tarla yüzeyine</p>
<p>        * Rüzgar olup-olmamasına</p>
<p>göre değişmektedir.</p>
<p>        Ayrıca gübre fırlatırken alete yakın olan kısımlara çok, uzak olan kısımlara az gübre fırlatılır. Halbuki istenilen husus, fırlatma uzaklığı içinde her yere eşit miktarda gübre fırlatılmasıdır. İşte bunu sağlamak için <strong>katlama </strong>denilen işlem yapılır. Katlama gidişte atılan gübrenin uç kısımlarına, dönüşte biraz, uç kısımlarına tekrar gübre düşecek şekilde yakından gelmekle sağlanmaktadır?</p>
<table style="height: 173px;" cellspacing="0" cellpadding="0" width="313" align="left">
<tbody>
<tr>
<td height="173" align="center" valign="top"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p><strong>                             </strong></p>
<p><strong>Resim 50 : </strong>Katlama</p>
<p>Gübreleme esnasında arkayı kontrol ederek atılan gübre miktarında azalma olup-olmadığı kontrol edilmelidir. Azalma varsa anlamı, depo içindeki gübrenin sıkışma, topaklaşma ve benzeri sebeplerden akışını azalttığı veya kaybettiğidir. Bunu engellemek için depo içindeki gübre karıştırılmalı ve karıştırıcının görevini yerine getirmesine yardımcı olunmalıdır.</p>
<p><strong>Resim 51 : </strong>Gübrelemede rüzgar siperliği kullanımı</p>
<p>        Eğimli arazide çalışma ve yan rüzgarlar dağılım düzgünlüğünü bozar. Rüzgarlı havalarda branda bezinden veya naylondan bir rüzgar siperi kullanılabilirse de bununla makinenin iş genişliği        3-5 m’ye düşer.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Kullanma ve Bakım </strong></p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Kullanma: </strong></p>
<p>*        Asılı tiplerde özellikle santrifüj dağıtıcılarda çalışma sırasında yükseklik değiştirilmemeli, traktörün ön seçme kolu pozisyon kontrolde olmalıdır.</p>
<p>*        Engebeli yerlerde fazla hızlı çalışılmamalıdır.</p>
<p>*        Katlamalar iyi yapılmalı, gerekirse işaret kullanılmalıdır.</p>
<p>*        Ayar düzenleri sık sık kontrol edilmelidir.</p>
<p>*        Santrifüj dağıtıcılarla rüzgarlı havalarda perde yoksa çalışılmamalıdır.</p>
<p><strong>   </strong><strong>     </strong><strong>Bakım: </strong></p>
<p>*        Toz insanlar için olduğu kadar traktör ve makine içinde zararlıdır. Çalışmadan sonra traktör ve makine iyice temizlenmelidir.</p>
<p>*        Aşınmış ve kırılmış parçalar değiştirilmelidir.</p>
<p>*        Parlak olan yerlere koruyucu yağ sürülmeli ve yağlanmalıdır.</p>
<p>*        Santrifüjlü gübre atma makinesinde dişli kutusu yağı kontrol edilip gerekirse SAE 90 numaralı yağdan katılmalıdır.</p>
<p>*        Mafsalların temizliğine ve yağlanmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>Emniyet Kuralları </strong></p>
<p>*        Bazı gübre çeşitleri insan sağlığı için zararlıdır. Bunun için koruyucu maske takılması ve rüzgar yönüne dikkat edilmelidir.</p>
<p>*        Kullanma kitabı çok dikkatlice okunmalı verilen bilgilere harfiyen uyulmalıdır.</p>
<p>*        Kuyruk mili ve zincirler muhafazasız çalıştırılmamalıdır.</p>
<p>*        Arıza veya herhangi bir sebeple durmada kuyruk mili derhal durdurulmalıdır.</p>
<p>*        Destek tekeri ile ön aksa inen yük sınırlandırılmalıdır.</p>
<p><strong>İyi Bir Mineral Gübre Dağıtıcıda Aranacak Özellikler </strong></p>
<p>*        Bütün gübre çeşitlerini (Toz, Kristal, Granül) dağıtabilmeli,</p>
<p>*        Gübrenin özelliğine göre hassas olmalı,</p>
<p>*        Üst kısmında bir tel ızgara bulunmalı (topaklanmış gübreler böylece ufalanır),</p>
<p>*        Mafsallı şaftı emniyet kavramalı veya kesme pimli olmalı,</p>
<p>*        Gübre dozu ayar skalası makinenin üzerine yapıştırılmış veya perçinlenmiş olmalı,</p>
<p>*        Gübre sandığında, gübre köprü yapmamalı, bir karıştırıcısı olmalı,</p>
<p>*        Rüzgara karşı da gübre dağıtabilecek durumda olmalı,</p>
<p>*        Tarlanın düz ve engebeli oluşu dağıtmasına etki etmemeli,</p>
<p>*        Gübre dozu ayarı basit ve emniyetli olmalı,</p>
<p>*        Küçük miktardan (50 Kg/ha) büyük miktarlara kadar (1200 Kg/ha) gübreyi toprak şartları ve arazi türüne (iniş, bayır, donmuş toprak) bağlı kalmaksızın dağıtabilmeli,</p>
<p>*        Bütün iş genişliği boyunca eşit gübre dağıtabilmeli,</p>
<p>*        Deposu yeteri derecede büyük olmalı ve çok kısa zamanda doldurulabilmeli,</p>
<p>*        Gübrenin yıpratıcı etkisine karşı sağlam olmalı,</p>
<p>*        Temizlenmesi kolay olmalıdır.</p>
<table style="width: 698px; height: 326px;" border="0" width="698">
<tbody>
<tr valign="top">
<td colspan="2" height="41">Kaynak:Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü</td>
</tr>
<tr valign="top">
<td width="48%" height="276"><strong>T</strong><strong>ekn</strong><strong>İ</strong><strong>k Met</strong><strong>İ</strong><strong>n Yazarlar</strong><strong>I</strong></p>
<p>Doç. Dr. H. Güçlü Yavuzcan<br />
Bekir Engürülü<br />
Mesut Gölbaşı<br />
Mustafa Akkurt<br />
Nihat Kurt<br />
M. Bülent Başarır<br />
İbrahim Er<br />
Erdinç Şaşmaz<br />
Necdet Tuncay<br />
Haluk Emiroğlu<br />
Hakan Çağatay Başaran<br />
Ahmet Demirci<br />
Ali Haner<br />
A. Baki Türkoğlu</td>
<td width="52%">M. Erol Özarslan<br />
Doç. Dr. Refiye Tanpınar<br />
Murat Yılmaz<br />
Özkan Çiftçi<br />
Editörler<br />
Doç. Dr. Refiye TANPINAR<br />
Bekir ENGÜRÜLÜ<br />
Kapak<br />
Yrd. Doç. Dr. Atilla ÖZER<br />
<strong>E-KİTAP hazırlığı<br />
</strong>Aynur GELBAL<br />
Başak SÖKMEN<br />
M. Serdar ERMAN</td>
</tr>
</tbody>
</table>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/disklerin-yerden-yukseklik-ayari/" title="Disklerin yerden yükseklik ayarı" rel="tag">Disklerin yerden yükseklik ayarı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/granule-gubrede-ayar/" title="granüle gübrede ayar" rel="tag">granüle gübrede ayar</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubre-dagitma-makinalari/" title="Gübre Dağıtma Makinaları" rel="tag">Gübre Dağıtma Makinaları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/kristal/" title="Kristal" rel="tag">Kristal</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/santrifuj-gubre-dagitma-makinasi/" title="Santrifüj gübre dağıtma makinası" rel="tag">Santrifüj gübre dağıtma makinası</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/toz-gubrede-kullanilan-ruzgar-perdesi/" title="Toz gübrede kullanılan rüzgar perdesi" rel="tag">Toz gübrede kullanılan rüzgar perdesi</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/gubre-dagitma-makinalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/meyve-agaclarinda-gubrelemenin-onemi/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/meyve-agaclarinda-gubrelemenin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 09:51:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[calsiym]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[fosfor]]></category>
		<category><![CDATA[Gübrelemenin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[meyveağaçları]]></category>
		<category><![CDATA[potasyum]]></category>
		<category><![CDATA[yve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3339</guid>
		<description><![CDATA[Meyve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi nedir? Meyve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için sitemize aktardık buyrun ayrıntılar için başlığa tıklamanız yeterli 
Özellikle üzerinde bitki yetiştirilen topraklar zamanla besin elementleri yönünden fakirleşir. İşte üretimini yaptığımız bitkilerden yeterli miktar ve kalitede ürün alabilmemiz toprakta eksilen mineral besin elementlerinin takviye edilmesine bağlıdır. Bitki beslemenin önemi burada başlar.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/meyve-agaclarinda-gubreleme.jpg"></a>Meyve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi nedir? Meyve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için sitemize aktardık buyrun ayrıntılar için başlığa tıklamanız yeterli</p>
<p>A. Gübreleme nin Önemi Bitkiler toprağa bağlı canlılardır. Hayatlarını sürdürmeleri bulundukları ortamda yeteri kadar besin elementi olmasına bağlıdır. Toprak tabi olarak çok sayıda mineral maddeyi yapısında bulundurur. Ancak bunların miktarları her zaman yeterli seviyede değildir. <span id="more-3339"></span>Özellikle üzerinde bitki yetiştirilen topraklar zamanla besin elementleri yönünden fakirleşir. İşte üretimini yaptığımız bitkilerden yeterli miktar ve kalitede ürün alabilmemiz toprakta eksilen mineral besin elementlerinin takviye edilmesine bağlıdır. Bitki beslemenin önemi burada başlar.</p>
<p>Meyve ağaçları topraktan yıllık önemli miktarlarda besin elementi kaldırırlar. Bu kaldırılan besin elementleri ikame edilemez ise ağaçlarda bir takım beslenme bozuklukları ve verim düşüşleri görülür. Bu durumun önlenebilmesi için gerekli besin elementlerinden yeteri kadar takviye yapılmalıdır.</p>
<h2>B. Bitki Besin Elementlerinin Alımı Ve Taşınması</h2>
<p>Bitkilerin besin elementlerini alım organları birinci derecede kökleridir. Sınırlı da olsa toprak üstü aksamlarından da besin elementi girişi olabilmektedir. Ancak bu toprak üstü organlardan besin alımı bitkinin ihtiyacını karşılamaktan uzaktır (özellikle makro besin elementlerinde ve bitkinin çok ihtiyaç duyduğu besinlerde).</p>
<p>Bitkinin kökten besin elementi alımı için öncelikle iyi bir kök sisteminin olması gerekir. Bitkiler su ve besin elementlerini kılcal kökleri vasıtasıyla alırlar. Bu yüzdem iyi saçak kök oluşturmuş bir bitkinin besin alımı daha kolay olur. Ayrıca toprak yapısı ve ortamdaki su miktarı da besin elementi alımında etkilidir. Öte yandan besin elementlerinin kökler aracılığı ile alınabilmesi elementlerin elverişli formda olmasına bağlıdır.</p>
<p>Bitki kökleri besinleri diffüzyon-geçişme, osmos, kontak değişim gibi bazı kimyasal ve fiziksel olaylar sonucu alırlar. Besin elementlerinin bitkide taşınması floem ve xylem denilen iletim demetleri aracılığı ile olur. Bunlardan xylem dokusunda su ve suda çözünmüş mineral maddeler; floemde ise özellikle organik maddeler taşınır. Bitkilerde bu iletim dokuları aracılığı ile aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya bir taşınma gerçekleşir. Mesela kökten alınan besin maddeleri yukarı meyve yapraklara taşınırken, fotosentez ürünleri ve bazı besin elementleri de yapraklardan köke veya diğer yapraklara doğru taşınabilmektedir.</p>
<p>. Meyve Ağaçlarının Gübre İhtiyaçlarının Belirlenmesi Meyve ağaçlarının gübre ihtiyaçlarının belirlenmesinde şu yöntemler kullanılabilir Tarla denemesi metodu</p>
<p>Toprak analiz metodu Bitki analiz metodu</p>
<p>Bitkilerde görülen eksiklik belirtilerini teşhis metodu Radyoizotop metodu 1. Tarla Denemeleri Metodu</p>
<p>Bilinen en eski yöntemdir. Gübre ihtiyacının belirlenmesinde en doğru sonucu verir. Ancak özellikle meyve ağaçlarında, çok yıllık oluşları ve uzun sürede verime yatmaları bu yöntemin uygulamasını zorlaştırmaktadır. Öte yandan yöntemin uzun zaman alması da bir başka dezavantajdır.</p>
<p>Tarla denemelerinin esası belli parsellerdeki ağaçlara farklı gübrelerin değişik dozlarının uygulanması ve en uygun olanının bulunmasıdır. Günümüzde verimlilik belirlemede en sık kullanılan yöntemdir. Toprak analiz yönteminde amaç toprağın bitkilerce alınabilir besin elementi miktarı hakkında fikir sahibi olabilmektir. Başlıca 4 aşaması vardır Toprak örneklerinin alınması Toprak örneklerindeki alınabilir besin elementlerinin tayini Analiz sonuçlarının değerlendirilmesi Gübre önerilerinin geliştirilmesi Toprak örneği alımında önce arazinin farklılıkları belirlenmelidir. Eğim, toprak rengi, toprak tipi, yükseklik, taban suyunun durumu gibi arazideki farklılıklar dikkate alınarak, her farklı bölgeden ayrı örnek alınmalıdır. Eğer arazi homojen ise 20 da araziden 1 örnek alınması yeterli olabilir. Bunun için rasgele zig zaglar çizerek veya bir plan dahilinde 5-6 nokta işaretlenir ve buralardan burgu veya bel yardımı ile 0-30 ve 30-60 cm derinliklerden toprak örnekleri alınır. Her bir derinlikten alınan örnekler kendi aralarında iyice karıştırılarak içinden 1-2 kg toprak alınır ve laboratuvara gönderilir. Eğer bel ile toprak örneği alınacaksa işaretlenen noktalarda toprak 60 cm derinliğe kadar V şeklinde açılır ve V’nin yüzeyinden 2-3 cm kalınlığındaki bir tabaka 0-30 ve 30-60 cm derinliklerden ayrı ayrı alınır. Laboratuvar sonuçlarının değerlendirilmesi ve gübre önerileri Tablo 1’de verilmiştir.</p>
<p>Tablo 1. Farklı bölgelerde laboratuvar sonuçlarına göre meyve ağaçlarına verilmesi gereken N miktarları (kgN/da).</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="599">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="183"><strong>Bölge</strong></td>
<td colspan="4"><strong>Topraktaki Organik Madde Miktarları (%) </strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="101"><strong>0 &#8211; 1,0</strong></td>
<td width="101"><strong>1,1 – 2,0</strong></td>
<td width="101"><strong>2,1 – 3,0</strong></td>
<td width="101"><strong>3 +</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Trakya</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">8</td>
<td width="101">7</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Marmara Bölgesi</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">8</td>
<td width="101">7</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Karadeniz Bölgesi</td>
<td width="101">11</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">8</td>
<td width="101">6</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Orta Anadolu Bölgesi</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">9</td>
<td width="101">7</td>
<td width="101">6</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Güneydoğu Anadolu Böl.</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">11</td>
<td width="101">9</td>
<td width="101">8</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Doğu Anadolu Bölgesi</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">8</td>
<td width="101">7</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Ege Bölgesi</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">8</td>
<td width="101">7</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Göller Bölgesi</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">11</td>
<td width="101">9</td>
<td width="101">7</td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Akdeniz Bölgesi</td>
<td width="101">12</td>
<td width="101">11</td>
<td width="101">10</td>
<td width="101">8</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Tablo 2. Farklı bölgelerde laboratuvar sonuçlarına göre meyve ağaçlarına verilmesi gereken P<sub>2</sub>O<sub>5</sub> miktarları (kg P<sub>2</sub>O<sub>5</sub>/da)</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="432">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="92"><strong>Bölge</strong></td>
<td colspan="10" width="336"><strong>Olsen metodu ile bulunan fosfor miktarı (kg P<sub>2</sub>O<sub>5</sub>/da)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="33"><strong>0 &#8211; 1,0</strong></td>
<td width="34"><strong>1,1 – 2,0</strong></td>
<td width="34"><strong>2,1 – 3,0</strong></td>
<td width="34"><strong>3,1-4,0</strong></td>
<td width="34"><strong>4,1-5,0</strong></td>
<td width="34"><strong>5,1-6,0</strong></td>
<td width="34"><strong>6,1-7,0</strong></td>
<td width="34"><strong>7,1-8,0</strong></td>
<td width="34"><strong>8,1-9,0</strong></td>
<td width="34"><strong>9 +</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Trakya</td>
<td width="33">11</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">9</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Marmara Bölgesi</td>
<td width="33">11</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">9</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Karadeniz Bölgesi</td>
<td width="33">12</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Orta Anadolu Bölgesi</td>
<td width="33">10</td>
<td width="34">9</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Güneydoğu Anadolu Böl.</td>
<td width="33">12</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Doğu Anadolu Bölgesi</td>
<td width="33">11</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Ege Bölgesi</td>
<td width="33">12</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">9</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Göller Bölgesi</td>
<td width="33">12</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">9</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">3</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
<tr>
<td width="92">Akdeniz Bölgesi</td>
<td width="33">12</td>
<td width="34">10</td>
<td width="34">9</td>
<td width="34">8</td>
<td width="34">7</td>
<td width="34">6</td>
<td width="34">5</td>
<td width="34">4</td>
<td width="34">-</td>
<td width="34">-</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Tablo 3. Farklı bölgelerde laboratuvar sonuçlarına göre meyve ağaçlarına verilmesi gereken K<sub>2</sub>O miktarları (kgK<sub>2</sub>O/da).</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="426">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="183"><strong>Bölge</strong></td>
<td colspan="5" width="301"><strong>Topraktaki Yarayışlı Potasyum Miktarları (Kg K<sub>2</sub>O/da) </strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="53"><small></small><small></small><small><strong>0 &#8211; 10,0</strong></small></td>
<td width="53"><small></small><small></small><small><strong>10,1 – 20,0</strong></small></td>
<td width="53"><small></small><small></small><small><strong>20,1 – 25,0</strong></small></td>
<td width="54"><small></small><small></small><small><strong>25,1-30,0</strong></small></td>
<td width="54"><small></small><small></small><small><strong>30 +</strong></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Trakya</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>6</small></td>
<td width="54"><small>4</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Marmara Bölgesi</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>6</small></td>
<td width="54"><small>4</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Karadeniz Bölgesi</td>
<td width="53"><small>9</small></td>
<td width="53"><small>7</small></td>
<td width="53"><small>5</small></td>
<td width="54"><small>3</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Orta Anadolu Bölgesi</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>6</small></td>
<td width="54"><small>4</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Güneydoğu Anadolu Böl.</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>6</small></td>
<td width="54"><small>4</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Doğu Anadolu Bölgesi</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>5</small></td>
<td width="54"><small>3</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Ege Bölgesi</td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>6</small></td>
<td width="53"><small>5</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Göller Bölgesi</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>6</small></td>
<td width="54"><small>4</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="183">Akdeniz Bölgesi</td>
<td width="53"><small>10</small></td>
<td width="53"><small>8</small></td>
<td width="53"><small>5</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
<td width="54"><small>-</small></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu tablolara bakılarak verilmesi gereken gübre miktarları gübrelerin N, P, K içeriklerine bakılarak hesaplanır.</p>
<h2>3. Bitki Analiz Yöntemi</h2>
<p>Yaprak ve diğer bitki organlarının analizleri de son yıllarda yaygınlaşan bir verimlilik belirleme yöntemidir. Ancak tek başına yaprak analizleri ile gübre önerilerinde bulunulamaz. Mutlaka toprak analizleri ile desteklenmesi gerekir. Yaprak örneklerinin alımı: yaprak örneği alınırken bitki türü, yaşı, yaprağın alındığı sürgünün ait olduğu dönem, meyveli olup olmaması, ağacın meyve tutumu, yaprağın durumu vs. gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Her 20 dekardan 1 örnek alınabilir. Örnekler sağlıklı ağaçlardan alınmalı, semptomlu ağaçlardan ayrıca örnek alınmalıdır. Bahçedeki ağaçların en az % 20’sinden örnek alınmalı ve örnek alınacak ağaçlar bahçede zig zag çizerek belirlenmelidir. En uygun örnek alma zamanı tam çiçeklenmeden 8-12 hafta sonradır. Bu da yaklaşık temmuz sonu ile ağustos ortasına denk gelir. Örnekler omuz hizasında güneş gören dalların orta yaprakları sapları ile birlikte koparılarak alınmalıdır. Alınan örnekler delikle plastik torbalara konularak en kısa zamanda laboratuvara ulaştırılmalıdır.</p>
<p>            Yaprak analiz sonuçları aşağıda tabloda verilen değerler arasındaysa eksiklik ya da fazlalık yoktur. Aksi halde toprak analizleri ile desteklenerek eksiklik giderilmelidir.</p>
<p>Tablo 4. Değişik meyvelerde yapraklardaki besin elementlerinin alt ve üst sınırları.</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="425">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="118"><strong>Besin Elementi</strong></td>
<td colspan="4" width="401"><strong>Yapraktaki besin elementi düzeyleri</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="82"><strong>Elma</strong></td>
<td width="82"><strong>Armut</strong></td>
<td width="83"><strong>Şeftali</strong></td>
<td width="83"><strong>Kiraz</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="118">N (%)</td>
<td width="82">1,5-3,0</td>
<td width="82">1,8-2,6</td>
<td width="83">2,5-3,5</td>
<td width="83">1,7-3,5</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">P (%)</td>
<td width="82">0,12-0,25</td>
<td width="82">0,12-0,25</td>
<td width="83">0,15-0,4</td>
<td width="83">0,16-0,4</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">K (%)</td>
<td width="82">1,2-2,0</td>
<td width="82">1,0-2,0</td>
<td width="83">1,5-2,5</td>
<td width="83">1,0-3,0</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">Ca (%)</td>
<td width="82">1,5-2,0</td>
<td width="82">1,0-3,7</td>
<td width="83">1,5-2,0</td>
<td width="83">0,7-3,0</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">MG (%)</td>
<td width="82">0,2-3,5</td>
<td width="82">0,25-0,9</td>
<td width="83">0,25-0,6</td>
<td width="83">0,4-1,0</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">Mn (ppm)</td>
<td width="82">25-150</td>
<td width="82">20,170</td>
<td width="83">20-300</td>
<td width="83">20-300</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">Fe (ppm)</td>
<td width="82">40-400</td>
<td width="82">100-800</td>
<td width="83">100-200</td>
<td width="83">20-250</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">B (ppm)</td>
<td width="82">20-50</td>
<td width="82">20-60</td>
<td width="83">20-80</td>
<td width="83">20-60</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">Zn (ppm)</td>
<td width="82">15-200</td>
<td width="82">20-60</td>
<td width="83">12-50</td>
<td width="83">15-75</td>
</tr>
<tr>
<td width="118">Cu (ppm)</td>
<td width="82">5-20</td>
<td width="82">6-25</td>
<td width="83">6-15</td>
<td width="83">5-25</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>4. Bitkilerde Eksiklik Belirtilerinin Teşhisi</h2>
<p>Bitkilerde eksiklik belirtilerinin teşhisi son derece dikkat isteyen bir yöntemdir. Bitkilerde eksiklik belirtilerinin görülmesi besin elementi düzeyinin kritik seviyenin altına düşmesi anlamına gelir ve acil müdahale edilmezse bitkiler ölebilir. Bu konu “Bitki Besin Elementleri” bölümünde ayrıntılı olarak anlatılacaktır.</p>
<h2>5. Radyoizotop Metodu</h2>
<p>Son yıllarda kullanılan ve bitkilerin topraktan kaldırdıkları besin elementi miktarını dolaysız olarak veren bir yöntemdir. Yöntemde önce toprağa verilecek besin maddesi spesifik aktivitesi bilinen radyoizotopu ile etkilenmekte ve sonradan bitkide radyoaktivite ölçümleri yapılmaktadır. Meyve ağaçları için uygulanabilir bir yöntemdir. İleri teknoloji gerektirir.&lt; Verimlilik belirlenmesinde birtakım saksı denemeleri de kullanılmakla birlikte fazla yaygın değildir. Bu yöntemlerde kısa sürede yetişen bitkiler veya mantarların saksılardan kaldırdıkları besin elementi düzeyinden yola çıkılarak yüksek bitkilerin besin elementi ihtiyaçları belirlenmeye çalışılmaktadır.</p>
<h1>D. Meyve Ağaçlarına Verilecek Gübre Miktarının Belirlenmesinde Göz Önünde Tutulacak Hususlar</h1>
<h2>1. İklim Faktörleri</h2>
<h3>a.      a.      Isı Faktörleri</h3>
<p>Mevcut bilgiler ışığında diğer gelişim faktörlerinin uygun olması durumunda ısının gündüz yüksek, gece düşük olduğu yerlerde daha fazla gübre kullanılması gerekmektedir.</p>
<h3>b.     b.     Işık Faktörleri</h3>
<p>Işık gübreleme ilişkisi özellikle gölgede yetiştirilen bitkiler için önemlidir. Böyle bitkilerde birim alana düşen karbonhidrat miktarı azalacağından daha az gübre verilmesi gerekir. Işık yoğunluğu arttıkça verilmesi gereken gübre miktarı artırılmalıdır.</p>
<h3>c.      c.      Yağış Faktörü</h3>
<p>Su faktörü ile gübreleme arasında çok önemli bir ilişki vardır. Verilen besin elementlerinin çözünüp bitkiye yararlı hale gelebilmesi, bitki tarafından alınabilmesi ve bitki bünyesinde taşınabilmesi suya bağlıdır. Bu yüzden suyun yetersiz olduğu yerlerde verilecek gübre miktarının da ona göre ayarlanması gerekir. Aksi halde ekonomik kayıplar söz konusu olur.</p>
<h2>2. Toprak Faktörleri</h2>
<h3> a.      Toprağın verimlilik derecesi</h3>
<p>Gübreleme yapılmadan önce toprakların verimlilik durumlarının belirlenmesi ve bitki ihtiyaçları da dikkate alınarak verilecek gübrenin belirlenmesi gerekir.</p>
<h3> b.     Toprak reaksiyonu</h3>
<p>Besin elementlerinin bitkiler tarafından alınabilmesi için toprak pH’sı çok önemlidir. Besin elementlerinin en rahat alınabileceği toprak pH’sı 6-7 arasındadır. Şekil 1’de besin elementlerinin alınabilirliği ile toprak pH’sı arasındaki ilişki görülmektedir.</p>
<p>Şekil 1. Toprak pH’sı ile bitki besin elementlerinin elverişliliği arasındaki ilişki</p>
<h3>c. Toprağın su kapsamı</h3>
<p>Yukarıda su faktörü anlatıldı. Ancak burada toprağın tekstürüne bağlı olarak bünyesinde hapsettiği su miktarının öneminden bahsedilecektir. Örneğin kumlu topraklarda fazla su da verilse tutulamayacağından pek bir önemi yoktur. Öte yandan aşırı killi topraklarda su çok kuvvetle tutulduğundan mevcut sudan bitkiler yararlanamayabilir. Tablo 5’de toprak yapısına göre yararlı su miktarları görülmektedir.</p>
<p>Tablo 5. Toprak yapısına göre yararlı su miktarları</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="407">
<tbody>
<tr>
<td width="152"><strong>Toprak Yapısı</strong></td>
<td width="99"><strong>Tarla Kapasitesi (1dm3’deki su) (g)</strong></td>
<td width="99"><strong>Solma Noktası (1dm3’deki su) (g)</strong></td>
<td width="99"><strong>150 cm derinliğindeki alınabilir su (mm)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="152">Kum</td>
<td width="99">100</td>
<td width="99">30</td>
<td width="99">105</td>
</tr>
<tr>
<td width="152">Tınlı Kum</td>
<td width="99">200</td>
<td width="99">80</td>
<td width="99">180</td>
</tr>
<tr>
<td width="152">Kumlu Tın</td>
<td width="99">300</td>
<td width="99">120</td>
<td width="99">270</td>
</tr>
<tr>
<td width="152">Tın</td>
<td width="99">350</td>
<td width="99">150</td>
<td width="99">300</td>
</tr>
<tr>
<td width="152">Killi Tın</td>
<td width="99">400</td>
<td width="99">220</td>
<td width="99">216</td>
</tr>
<tr>
<td width="152">Kil</td>
<td width="99">450</td>
<td width="99">300</td>
<td width="99">150</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>  </p>
<h3>d.      Uygulanan toprak işleme sistemi</h3>
<p>Meyve ağaçları dikildikleri toprakları uzun yıllar işgal eder. Bu sebeple düzenli toprak işleme yapılamaz. Özellikle dikimin ilk yıllarında tarla yabancı ot mücadelesi açısından işlenmelidir. Ancak meyve bahçelerinde derin toprak işleme yapılmamalıdır. Çünkü derin işleme kılcal köklere zarar verebilir. Gübreleme açısından özellikle fosfor ve potasyum toprak işlenerek veya bant şeklinde açılarak kök bölgesine yakın olacak şekilde verilmelidir. Eğer işlenmeden verilirse verilecek gübre miktarı artmaktadır.</p>
<h2>3. Bitki Faktörleri</h2>
<h3>a.      Meyvenin tür ve çeşidi</h3>
<p>Farklı tür meyvelerin gübre istekleri çok farklılık gösterir. Tablo 6’de bazı meyvelerin gübre istekleri görülmektedir.</p>
<p>Tablo 6. Ürüne yatmış meyve ağaçlarının 1. yılda kg olarak hektardan kaldırdıkları besin maddeleri.</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="391">
<tbody>
<tr>
<td width="56"><small><strong>Meyve Türü</strong></small></td>
<td width="87"><small><strong>Hektardaki Ağaç Sayısı</strong></small></td>
<td width="72"><small><strong>Azot         (kg)</strong></small></td>
<td width="77"><small><strong>Fosfor       (kg)</strong></small></td>
<td width="75"><small><strong>Potasyum (kg)</strong></small></td>
<td width="77"><small><strong>Kalsiyum  (kg)</strong></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="56">Elma</td>
<td width="87">86</td>
<td width="72">57,8</td>
<td width="77">15,7</td>
<td width="75">61,7</td>
<td width="77">63,9</td>
</tr>
<tr>
<td width="56">Armut</td>
<td width="87">296</td>
<td width="72">33,1</td>
<td width="77">7,8</td>
<td width="75">37,0</td>
<td width="77">42,6</td>
</tr>
<tr>
<td width="56">Ayva</td>
<td width="87">593</td>
<td width="72">51,0</td>
<td width="77">17,4</td>
<td width="75">63,9</td>
<td width="77">73,5</td>
</tr>
<tr>
<td width="56">Şeftali</td>
<td width="87">296</td>
<td width="72">83,5</td>
<td width="77">20,2</td>
<td width="75">80,7</td>
<td width="77">127,8</td>
</tr>
<tr>
<td width="56">Erik</td>
<td width="87">296</td>
<td width="72">33,1</td>
<td width="77">9,5</td>
<td width="75">42,6</td>
<td width="77">46,0</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3><small></small><small>b.     Anaç</small></h3>
<p>Meyve ağaçlarının beslenmesinde besin alımını etkileyen en önemli faktörlerden birisi anaçtır. Çünkü ağaçların verin ve büyüklüklerini anaç belirler. Anaca göre dikim sıklığı da değişmektedir. Tablo 7’te bazı elma anaçlarının cm<sup>2</sup> kesit alana verimleri görülmektedir. Buna göre fazla verim veren anaçlar üzerine aşılı ağaçlara fazla gübre verilmelidir.</p>
<p>Tablo 7. Bazı elma anaçlarının cm<sup>2</sup> kesit alana verimleri</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="120"><strong>Anaç</strong></td>
<td width="144"><strong>Verim (kg/cm<sup>2</sup>)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="120">M9</td>
<td width="144">7,07</td>
</tr>
<tr>
<td width="120">M7</td>
<td width="144">5,35</td>
</tr>
<tr>
<td width="120">M4</td>
<td width="144">5,88</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3>  c.      Ağacın yaşı</h3>
<p>Ağacın yaşı ile verim ve büyüklük doğru orantılıdır. Dolayısıyla ağaç yaşı arttıkça verilecek gübre miktarı da artırılmalıdır. Ancak bu artış ağaç pik verime ulaştıktan sonra durdurulmalıdır.</p>
<h3>d.     Ağacın büyüklüğü</h3>
<p>Ağaç büyüklüğü ile önerilecek gübre miktarı arasında sıkı bir ilişki vardır. Ağaç büyüklüğünde ölçü ise gövde kalınlığıdır. Gövde kalınlığı arttıkça besin elementi ihtiyacı da artmaktadır.</p>
<h3>e.      Dikim sıklığı</h3>
<p>Birim alana dikilen ağaç sayısı arttıkça verilmesi gereken gübre miktarı da artmaktadır.</p>
<p>E. Bitki Besin Elementleri (Elverişliliği, Bitki Fizyolojisindeki Önemi, Eksiklik ve Fazlalığı, Gübreleme)</p>
<h2>1. Azot</h2>
<p>Tabiatta azotun kaynağı organik maddeler ve havanın serbest azotudur. Havanın serbest azotu ve organik maddelerin bünyesindeki azot bazı kimyasal olaylar (amonifikasyon, nitrifikasyon vs.) sonucunda bitkilerin faydalanabileceği amonyum ve nitrat formuna dönüşür.</p>
<p>Azot bitkilerin temel yapı taşlarındandır. Amino asitler, proteinler, nükleik asitler gibi organik bileşiklerin vazgeçilmez bileşenlerinden biridir. Azot bitkilerde vegetatif aksamın gelişmesini sağlar.</p>
<p><em>Azot Eksikliği:</em> Azot yetersizliğinde bitkiler genellikle koyu yeşil görünümlerinin aksine soluk açık yeşil bir görünüm kazanırlar. Ciddi noksanlık durumlarına yapraklarda kloroz görülür. Bu durum yaşlı yapraklardan başlar.</p>
<p>Azot eksikliği özellikle bitkinin vegetatif gelişimini olumsuz etkiler. Yaprak ve gövde sistemi zayıf olur. Vegetatif gelişme periyodu kısalır. Bitkiler erken olgunlaşır, erken çiçek açar ve erken yaşlanır.</p>
<p>Elmalarda yapraklar küçük dar ve açık yeşil renkli olur. Yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler. Yaprak sapları dar açı oluşturacak şekilde, ince ve kısadır. Şiddetli noksanlıkta yaprak sapları ölür. Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.</p>
<p>Armut, kiraz ve erikte noksanlık belirtileri elmaya benzer. Kirazda meyveler koyu renkli olurlar.  </p>
<p>Kayısıda yapraklar kısa ve sarımsı yeşil renkli olur. Dallar ince gelişirler. Genellikle çiçek bol olmakla beraber, meyve sayısı az ve meyveler küçük olur.</p>
<p>            Şeftalide dal ve sürgünler kısa, zayıf, kabukları kahvemsi mor renkli olur. Yapraklar sarımsı yeşil renkli, yaşlı yapraklar kırmızımsı sarı, bazen de nekrozludur. Erken yaprak dökümü olur. Meyveler küçük ve ekseriyetle bozuk şekilli olurlar.</p>
<p>            Asma yaprakları açık yeşil ve sarıya döner. Yaprak kenarları nekrozlu ve aşağıya kıvrık olur. Yaprak sapları pembemsi bir renktedir. Sürgünler zayıf ve uçları ölüdür. </p>
<p>            <em>Azot fazlalığı:</em> Bitkilerde fazla azot vegetatif gelişme periyodunu uzatır. Çiçeklenmeyi geciktirir. Vegetatif aksam yani dal sürgün ve yaprak miktarı fazla, iri, geniş ve uzun olur. Buna karşılık generatif gelişme zayıf kalır. Meyvelerde geç olgunlaşma meydana gelir. Depolanma kabiliyetleri düşer ve bazı depo hastalıklarına daha hassas olurlar.</p>
<p>            <em>Gübreleme :</em> Azotlu gübrelerin etkinliği yönünden aralarında önemli bir fark yoktur. Uygulanacak gübrenin belirlenmesinde en önemli faktör toprak faktörüdür. Asit karakterli topraklara üre, kireçli topraklara ise gaz halinde kayıplar fazla olacağından amonyum içerikli gübrelerin verilmesi tavsiye edilmez. Yıkanmanın fazla olduğu yağışlı bölgelerde geleneksel azotlu gübreler yerine yavaş serbestlenen azotlu gübreler verilebilir.</p>
<p>            Verilecek gübre miktarı topraktaki organik madde miktarına göre değişmekle birlikte azotun kolay yıkanan bir gübre olması ve organik maddenin zamanla elverişli hale geçmesi nedeniyle toprakta mevcut azot pek dikkate alınmaz. Verilecek gübre miktarının belirlenmesinde ise farklı yöntemler kullanılabilir. Örneğin şu formülden faydalanılabilir;</p>
<p>Ağacın yaşı (yıl) x 2,27</p>
<p>                     &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;  = kg gübre /ağaç</p>
<p>                         Gübrenin % azot içeriği</p>
<p> Yani eğer ağaç 15 yaşındaysa ve gübre olarak ta amonyum nitrat (% 26) kullanıyorsak;</p>
<p>(15&#215;2,27)/26 = 1,3 kg/ağaç Amonyum nitrat vermemiz gerekir. Hesaplamada göz önüne alınması gereken bir diğer husus ta ağacın verimidir. Diğer bir deyişle verilecek gübre miktarı ağaç pik verimine ulaşıncaya kadar artırılmalı ondan sonra artırılmamalıdır. Doz belirlenmesinde Tablo 8’ den de faydalanılabilir;</p>
<p> Tablo 8. Elma için N önerileri.</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="416">
<tbody>
<tr>
<td width="138"><strong>Yaş (yıl)</strong></td>
<td width="139"><strong>g N/ağaç</strong></td>
<td width="139"><strong>Kg N/dekar</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="138">1</td>
<td width="139">yok</td>
<td width="139">yok</td>
</tr>
<tr>
<td width="138">2</td>
<td width="139">100</td>
<td width="139">2,5</td>
</tr>
<tr>
<td width="138">3-5</td>
<td width="139">100-150</td>
<td width="139">3-4</td>
</tr>
<tr>
<td width="138">6-7</td>
<td width="139">200-250</td>
<td width="139">6</td>
</tr>
<tr>
<td width="138">7 yaş üzeri</td>
<td width="139">300-500</td>
<td width="139">8-12</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu verilen rakamlar kuvvetli anaçlar üzerine aşılı elma ağaçları içindir. Eğer M9 veya MM106 gibi bodur ve yarı bodur gelişen anaçlar için tam verim çağında 80-100 kg N verilmesi tavsiye edilebilir. Öte yandan taş çekirdekliler için ise verim çağında dikim sıklığına göre şu önerilerde bulunulabilir;</p>
<p>Tablo 9. Taş çekirdekli meyveler için N önerileri.</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="407">
<tbody>
<tr>
<td width="135"><strong>Dikim Sıklığı</strong></td>
<td width="136"><strong>Verilecek N (g/ağaç)</strong></td>
<td width="136"><strong>Verilecek N (kg/da)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="135">6 m X 6 m</td>
<td width="136">400-600</td>
<td width="136">10-15</td>
</tr>
<tr>
<td width="135">Orta sıklıkta</td>
<td width="136">300-400</td>
<td width="136">15-20</td>
</tr>
<tr>
<td width="135">Sık dikim (4&#215;2)</td>
<td width="136">200-250</td>
<td width="136">20-25</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>             Azot toplam miktar en az 3 eşit parçaya bölünerek verilmeli ve uygulamalar erken ilkbaharda başlamalıdır. En son uygulama ise temmuz ortasını geçmemelidir. Şiddetli ilkbahar yağmurlarından önce verilmemelidir. Ancak uygulamanın sulamadan veya normal şiddette bir yağıştan önce  verilmesi gübrelemenin etkinliği açısından önemlidir. Uygulamalar ağaç gövdesine yaklaşmayacak şekilde ağacın taç izdüşümüne veya banda verilmelidir. Gübre verildikten sonra sulama yapılmayacaksa toprakla karıştırılması tavsiye edilir.</p>
<h2>2. Fosfor</h2>
<p>Bitki ve topraktaki fosforun tamamına yakını beş değerlikli oksidasyon derecesinde bulunur (P<sub>2</sub>O<sub>5</sub>). Toprakların fosfor düzeyi % 0,02 ile %0,15 arasında değişir. Ancak bunun çok az bir kısmı bitkiler tarafından alınabilir formdadır. Özellikle topraktaki kil tipi ve miktarına bağlı olarak fosforun önemli bir kısmı toprak tarafından tutulur. Fosfor bitkide son derece hareketli bir besin elementidir. Aşağı ve yukarı doğru taşınabilir.</p>
<p>Fosfor bitkide; enerji depolanması ve taşınması, genlerin ve kromozomların yapı taşı olması ve besinlerin taşınması gibi fizyolojik işlevlere sahiptir. Fosfor ayrıca çiçeklenmeyi ve meyve tutumunu artırır, saçak kök oluşumunu sağlar, tohumların çimlenmesinde etkilidir, olgunlaşmayı hızlandırır.</p>
<p><em>Fosfor Eksikliği :</em> Bitkilerin normal P içeriği %0,15 ile %0,5 arasındadır. Eksiklik durumunda bu oran % 0,1’in altına düşmektedir. P eksikliğinde bitki türüne ve eksiklik oranına bağlı olarak farklı belirtiler görülse de genel olarak; özellikle yaşlı yapraklarda sararma, kalın ve dik yaprak görünümü, bodur büyüme, mavimsi yeşil veya mor renk oluşumu tipiktir.</p>
<p>Fosfor eksikliği elma armut gibi ağaçlarda hububat ve otsu bitkilerde olduğu gibi çok yaygın değildir. Belirtiler daha çok genç ağaçlarda meydana gelir. Sürgünler ve çiçeklenme azalır, tomurcuk patlaması gecikir. Meyve tutumu zayıftır ve olgunlaşma erkendir. Öte yandan çoğu kez meyvelerde şekil bozukluğu, koyu kırmızı renk ve çatlaklık görülür. Daha çok yaprakların ortasında veya ana damarlar arasında olmak üzere koyu yeşilden mora kadar değişen renklenme görülür. Yapraklar normalden daha küçüktür ve yaprak sapı ile dal arasında dar açı vardır. Sonunda yapraklar açık yeşile veya sarıya dönerler ve erken koparlar.</p>
<p><em>Fosfor fazlalığı</em>; Fe, Zn ve Cu’ın alımını engellediğinden dolaylı olarak bitkiye zarar verir. </p>
<p><em>Fosfor Gübrelemesi :</em> Fosfor gübrelemesinde dikkat edilmesi gereken hususların başında toprak çözeltisindeki elverişli fosfor konsantrasyonunun artırılmasıdır. Bunun için kullanılacak gübre çeşit ve miktarı kadar uygulama yöntem ve zamanı da önem taşımaktadır. Gübrenin toprakla temas yüzeyinin artması ve temas süresinin uzaması toprakta fosfor fiksasyonunun artmasına yol açacağından fosforlu gübrelerin mümkün olduğunca bitkinin alacağı dönemde verilmesi gerekir. Öte yandan fosfor toprakta hareketsiz olduğundan gübrenin bitki kök bölgesine yakın verilmesi gübrelemenin etkinliğini artırmaktadır. Ayrıca gübre verilirken kesinlikle serpilerek dağıtılmamalı taç izdüşümüne veya banda açılan çukurlara toplu olarak verilmelidir.</p>
<p>Uygulanacak gübre miktarına gelince; fosforlu gübreler uygulanmadan önce toprağın elverişli fosfor seviyesinin toprak analizleri ile belirlenmesi gerekir. Yöremiz toprakları genel olarak fosfor açısından oldukça zengindir. Yapılan tarla denemeleri sonucunda Isparta – Eğirdir yöresi toprakları için dekara 2-3 kg P<sub>2</sub>O<sub>5</sub> verilmesi tavsiye edilmektedir. Buda eğer triplesüperfosfat kullanılacaksa (%44) toplam dekara 5-7 kg gübre verilmesi demektir.</p>
<p>Fosfor gübrelemesinde uygulama zamanı olarak erken ilkbahar hatta kış sonu yani şubat-mart ayları tavsiye edilmektedir.</p>
<h2>3. Potasyum</h2>
<p>Toprakta potasyum N ve P’a göre daha fazla bulunur. Toprağın potasyum kapsamı % 2,4 dolayımdadır. Potasyum bitkiler tarafından son derece hızlı ve etkin alınırlar ve çift yönlü taşınabilir. Ancak temel taşınma genç dokulara doğrudur. Potasyum alımının hızlı ve etken olması diğer katyonların alımını sınırlandırabilir. Bitki floem özsuyunun % 80’i potasyumdan oluşur.</p>
<p>Potasyum bitkilerde su dengesini sağlar, fotosentez ürünlerinin üretimini ve taşınmasını sağlar, ve bazı enzim sistemlerini etkinleştirir yada aktive eder. Özellikle meyveler açısından potasyum çok önemlidir. Şeker oranı yüksek, tam renklenmiş albenisi fazla, kaliteli meyveler elde edilmesi yeterli potasyum verilmesine bağlıdır.</p>
<p><em>Potasyum Noksanlığı :</em> Potasyum noksanlığı kumlu hafif tekstürlü topraklarda yetiştirilen bitkilerde daha çok görülür. Potasyum noksanlığı belirtileri hemen görülmez. Önce önemli oranda gerileme görülür. Daha sonra kloroz ve nekrozlara rastlanır.</p>
<p> Belirtiler önce yaşlı yapraklarda görülür. Zira eksiklik halinde yaşlı yapraklardaki potasyum genç yapraklara taşınır. Belirtiler yaprak kenarlarında ve uçlarında başlar. Yaprak kenarları önce sararır, daha sonra koyu kahverengine döner. Şiddetli noksanlık halinde siyahlaşabilir. Yaprağın kenar ve uçları belirtilen şekilde ölmesine karşılık diğer kısımları uzun süre yeşil kalabilir.</p>
<p>Elmada yaprak kenarlarında esmer-kahverengi kloroz oluşur. Bu bölgeler kurur. Yapraklar bu haliyle ağaç üzerinde uzun süre kalabilirler. Meyveler küçük ve soluk renkli, kalın kabuklu, şeker miktarları az ve ekşi olurlar.</p>
<p>Armut yaprakları sarımsı yeşil olur ve tipik bir şekilde kıvrılma gösterir. Yaprak kenarlarında yukarıda bahsedilen tipik belirtiler oluşur.</p>
<p>Kiraz, şeftali, kayısı gibi taşçekirdekli meyve ağaçlarında potasyum noksanlığı yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahverengi lekelerden oluşan belirtilere neden olur. Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek oluşumu ve normalden küçük meyveler oluşur.</p>
<p>Asma yapraklarında da yaprak kenarlarında sararma kahverengileşme görülür. Çiçeklenme zayıf, meyve tutumu az ve meyveler ekşi olur.</p>
<p><em>Potasyum fazlalığı :</em> Potasyum fazlalığı Mg ve Ca noksanlığına sebep olabilir.</p>
<p><em>Potasyum Gübrelemesi :</em> Potasyum gübrelemesi yapılmadan önce toprakların potasyum içeriklerinin toprak tahlilleri ile belirlenmesi gerekir. Potasyumda fosforda olduğu gibi ağaç kök bölgesine yakın ve dağıtılmadan verilmelidir. Uygulama zamanı da fosforda olduğu gibi kış sonu veya erken ilkbahardır.</p>
<p>Uygulama dozu topraktaki potasyum seviyesine, ağacın yaşı ve verimine bağlı olarak değişmekle beraber pratik bir öneri olarak yumuşak çekirdekliler için 10-15 kg/da K<sub>2</sub>O, sert çekirdekliler için ise 7,5-15 kg/da K<sub>2</sub>O verilmesi önerilebilir.</p>
<h2>4. Kalsiyum</h2>
<p>Topraklarda genellikle ihtiyacı karşılayacak düzeyde kalsiyum bulunur. Özellikle kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde yıkanma olmadığından Ca oranı oldukça fazladır. Hatta bazı yerlerde diğer bazı mikro elementlerin alımını engelleyecek kadar fazla olabilmektedir. Bu sebeple ülkemizde topraktan Ca ilavesine pek ihtiyaç duyulmaz. Ancak yağışlı bölgelerde yıkanmanın çok fazla olduğu yerlerde topraktan Ca gübrelemesi gerekebilir.</p>
<p>Kalsiyumun bitkilerce alım hızı çok düşüktür ve topraktan Ca<sup>++</sup> iyonu şeklinde alınırlar. Taşınması ise büyük ölçüde transprasyona bağlıdır. Yani xylem dokusunda Ca taşınması kitlesel akış ile olmaz. Bu kalsiyumun bitkide son derece hareketsiz olduğu sonucunu ortaya koyar. Floem dokularında Ca içeriği çok düşüktür. Bu durum besinlerinin önemli bir kısmını floem dokuları aracılığı ile sağlayan meyvelerde sık sık Ca eksikliği görülmesine neden olur.</p>
<p><em>Kalsiyum eksikliği :</em> Kalsiyum noksanlığı meyvelerde, özellikle elmalarda çok önemlidir. Elmalarda görülen acı benek Ca noksanlığının bir sonucudur. Acı benek elmalarda derime yakın veya derimden sonra depolama sırasında meydana gelen ve karşıdan bakıldığında kabuğun üzerinde şekil bozukluğu oluşturan kahverengi-siyah beneklerle kendini belli eden bir fizyolojik bozukluktur.</p>
<p><em>Kalsiyum gübrelemesi :</em> Yukarıda da söylendiği gibi kalsiyumun floem dokusunda hareketsiz oluşu nedeniyle bitkilerde ancak xylem dokularında ve transprasyon sonucunda taşınabilir. Ca noksanlığının belirlenmesinde yaprak analizleri de faydalı olmamaktadır. Çünkü yapraklardaki Ca meyvelere taşınamamaktadır. Ca noksanlığını gidermenin en etkili yolu doğrudan meyveye Ca içeren çözeltiler püskürtmektir. Bu amaçla yaz döneminde belli aralıklarla (15-20 gün) meyve üzerine kalsiyum sülfat veya bir başka Ca içeren çözelti püskürtülmelidir.</p>
<h2>5. Magnezyum</h2>
<p>Toprakların Mg içerikleri kumlu topraklarda %0,05 civarındayken killi topraklarda bu oran %0,5 ‘e kadar çıkabilmektedir. Magnezyum kalsiyum gibi kolay yıkanabilen bir elementtir.</p>
<p>Magnezyumun topraktan alımında rekabet koşulları etkilidir. Azot ve potasyum arasında besin alımı arasında rekabet vardır. Mg transprasyon  akımı ile yukarı taşınır ve floem de hareketli bir besin elementidir.</p>
<p>Bitkilerde Magnezyum, klorofil sentezinde yapı elementidir, fosforilasyon sürecinde görevlidir, çeşitli enzim sistemlerinde aktivatör görevi görür ve karbon ve protein metabolizmasında görevlidir.</p>
<p><em>Magnezyum eksikliği :</em> Bitkilerde Mg seviyesi % 0,2’ nin altına düşerse eksiklik durumu oluşur. Magnezyum noksanlığı protein sentezini engellemektedir. Eksiklik daha çok yıkanma tehlikesinin olduğu topraklarda görülür. Ayrıca fazla miktarda potasyumlu gübre verilmesi de Mg noksanlığına yol açabilir.</p>
<p>Elma ağaçlarının özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damarlar arasında gayrı muntazam şekilli açık yeşil, sarımsı, bazen grimsi yeşil renkli lekeler oluşur. Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler. Lekeler hızla kırmızımsı kahverengi nekrozlara dönüşürler. Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökülür. Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar.</p>
<p>Armut yapraklarında ana damar çevresi ve kenarlara yakın bölgelerde nekrozlar oluşurken, yaprak kenarları yeşil rengini korurlar. Bu belirtilerin ortaya çıkışı mevsim sonlarına doğru olur ve yapraklarda erken dökülme görülür.</p>
<p>Sert çekirdekli meyvelerden en fazla şeftali etkilenir. Yaprakların damar aralarında kloroz görülür. Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır. Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur. Yapraklarda erken dökülme görülür.</p>
<p>Asma yapraklarında damar aralarında lekeler şeklinde başlayan kloroz, lekelerin hızla genişlemesiyle sapa doğru yayılır ve yapraklarda ördek ayağı şeklinde tipik görüntü oluşur. Kloroz görülen bölgelerde kahverengi nekrozlar oluşur.</p>
<p><em>Magnezyum fazlalığı :</em> Mg fazlalığı nadiren görülür ve potasyum alımını engeller. Ayrıca ağaçların kök gelişmesini olumsuz etkiler.</p>
<p><em>Magnezyum gübrelemesi :</em> Bitkiler normal şartlarda nadiren Mg gübrelemesine ihtiyaç duyarlar. Ancak günümüzde azotlu ve potasyumlu gübrelerin fazla kullanılması sebebiyle magnezyum gübrelemesi bir ihtiyaç halini almıştır. Özellikle yıkanmanın fazla olduğu topraklarda Mg gübrelemesi önem taşır.</p>
<h2>6. Kükürt</h2>
<p>Kükürt organik maddelerin yapısında bulunan bir elementtir. Bu yüzden toprakta organik ve inorganik formda bulunabilir. Ancak topraklardaki kükürt miktarının önemli bir kısmını organik kükürt oluşturmaktadır.</p>
<p>Bitkiler kükürdü kökleri vasıtasıyla sülfat iyonu (SO<sub>4</sub><sup>-2</sup>) şeklinde alırlar. Öte yandan stomaları aracılığı ile de kükürt dioksit olarak alabilirler. Kükürt bitkilerde daha çok yukarı doğru taşınır. Aşağı taşınma çok sınırlıdır. Yaşlı dokulardaki kükürt genç dokulara taşınmaz.</p>
<p>Bitkide proteinlerin bileşiminde bulunur. Klorofil oluşumu için gereklidir. Bazı vitaminlerin bünyesinde bulunur. Bitkilerde soğuğa dayanımı artırır.</p>
<p><em>Kükürt eksikliği :</em> Bitkilerde kükürt eksikliğinde azot eksikliğine çok benzeyen belirtiler görülür. Yani homojen bir sararma vardır. Ancak aradaki fark, sararmanın önce genç yapraklarda olmasıdır. Azotta ise sararma yaşlı yapraklarda olur. Bunun sebebi kükürdün yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınamamasıdır.</p>
<p><em>Kükürt gübrelemesi :</em> Kükürt gübrelemesi daha çok yağışlı bölgelerde önem taşır. Gübre olarak piyasada bulunan kükürt içerikli gübreler kullanılabilir (jips, amonyum sülfat, potasyum sülfat vs.).</p>
<h2>7. Demir</h2>
<p>Yer kabuğunun % 5’ ini demir oluşturur. Topraklar genellikle demir açısından zengin olmasına karşılık ortamda Ca’un fazla olması ve havalanması uygun olmayan toprak şartlarında bitkiler demirden faydalanamazlar.</p>
<p>            Bitkiler demiri daha ziyade Fe<sup>2+</sup> formunda alırlar. Bazen de Fe<sup>3+</sup> formunda alabilirler. Ayrıca demir kleytleri olarak ta alınabilmektedir. Demir hangi formda alınırsa alınsın bitki bünyesinde Fe<sup>2+</sup> formuna dönüşmeden kullanılamaz. Yüksek kalsiyum olduğunda yani toprak pH’sı yüksek iken demir bileşikleri Fe<sup>2+</sup> ve Fe<sup>3+</sup> formlarına indirgenemez. Öte yandan bikarbonat iyonları da demirin hareketliliğini azaltarak, alımını azaltabilirler. Topraktaki kirecin çözünmesinde CO<sub>2</sub>’in önemli etkisi vardır. Havasız koşullar da CO<sub>2</sub> oluşumuna sebep olmakta ve bu durum dolaylı olarak demir eksikliğiyle sonuçlanmaktadır. Sıkışık topraklar, uzun süreli sulama, aşırı yağışlar, yüksek taban suyu da demir alımını engelleyen unsurlardır. Toprakta fazla miktarda ağır metal olması da (örneğin mangan) demir eksikliğine neden olmaktadır.</p>
<p>            Demirin bitkilerdeki fizyolojik işlevi; bir çok enzim sisteminde prostetik gurup olarak görev yapan hem hemin maddelerinde yapı elementi olmasıyla ilgilidir.</p>
<p>            <em>Demir eksikliği : </em>Demir eksikliği belirtileri öncelikle genç yapraklarda başlar ve yaprak damarları arsında sararma dikkat çeker. Görünümleri oldukça tipiktir. Kolayca tanınırlar. En ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki renk tamamıyla sarıya döner. Şiddetli noksanlıkta damarlarda sararabilir. Bazen magnezyum noksanlığı ile karışır. Aradaki fark Mg noksanlığında sararma yaşlı yapraklarda görülür. Demirde ise genç ve tepe noktalardaki yapraklarda belirtilere rastlanır.</p>
<p>            Meyve ağaçlarında Fe noksanlığının bazı dallarda görülüp, bazılarında görülmemesi sık görülür. Yaprak analizleri demir noksanlığının tanınmasında yeterli değildir. Çünkü bazen klorozlu yaprağın demir içeriği sağlam olandan daha yüksek bile çıkabilmektedir. Bunun nedeni demirin bütün formlarının bitkiye yarayışlı olmamasından ileri gelir.</p>
<p>Tanının en kolay yolu uygun demir çözeltisini yapraklara püskürtmektir. Kloroz kaybolur veya hafiflerse Fe noksanlığı olduğu anlaşılır.</p>
<p><em>Demir gübrelemesi :</em> Demir noksanlığının giderilmesinde yaprak gübrelemeleri etkili olmaktadır. İnorganik demir tuzları (örneğin demir sülfat) % 0,05 ve % 1 arasındaki konsantrasyonlarda püskürtülmesi faydalı olabilir. Dikkat edilecek husus tuz içerikli gübrelerin yapraklarda yanmalara neden olabileceğidir. Yani uygulama zamanı ve konsantrasyon iyi ayarlanmalıdır.</p>
<p>Piyasada EDDHA ve EDTA ile şelatlanmış demir şelatları bulunmaktadır. Bunlar yapraktan ve topraktan başarı ile uygulanabilir. Toprağa uygulandıklarında pH’ sı yüksek bir topraksa Fe-EDDHA daha iyi sonuç vermektedir. Bazen her iki şelatla da şelatlanmış demirli gübreler olabilir. Bunlar hem düşük, hem de yüksek pH’ da etkili olabilirler. Toprağa uygulandıklarında meyve bahçelerinde ağaç büyüklüğüne göre ağaç başına 70-150 gr yetebilmektedir. Bununla beraber şiddetli noksanlık durumunda bu oran 500 gr’ a kadar çıkarılabilir. Bağlarda ise asma başına 10-50 gr yeterlidir.</p>
<p>Demir şelatlarının toprağa verilmesi yaprağa verilmelerinden daha kesin sonuç verir. Ancak bu durumda kullanılacak miktar çok fazla olmaktadır ve maliyeti artmaktadır. Bu yüzden yaprak uygulamaları ekonomik açıdan daha uygundur. Ancak şiddetli noksanlık hallerinde toprak uygulamaları şarttır.</p>
<h2>8. Çinko</h2>
<p>Yerkabuğunun ortalama çinko oranı 80 ppm  civarında iken, toprakların çinko içeriği 10-300 ppm arasında değişmektedir. Toprakta çinko çözünürlüğü toprak pH’sı ile ters orantılıdır.</p>
<p>Bitkiler çinkoyu suda çözünebilir formda ve aktif olarak alırlar. Çinko alımı ile bakır, demir, mangan ve kalsiyum alımı arasında rekabet mevcuttur. Bitki bünyesinde çinko Zn <sup>2+</sup> iyonları şeklinde veya organik asitlere bağlı olarak xylem dokularınca taşınır. Sınırlı da olsa yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınma olmaktadır. Bitkilerde fosfor ile çinko arasında antagonistik bir etki vardır. Çinko bitki fizyolojisi açısından son derece önemli bir elementtir. Bitkilerde, enzimleri yapı elementi olarak ve aktive edilmesinde, protein sentezinde, karbonhidrat metabolizmasında ve IAA sentezinde görevlidir. Çinko eksikliği : Meyve ağaçlarının Zn içeriği 15-200 ppm arasında değişmektedir. Çinko eksikliği çoğunlukla fosfor yönünden zengin, karbonhidrat içerikli nötr veya alkali topraklarda meydana gelir. Zn eksikliği kültür bitkilerinde daha ziyade kökleri etkiler ve yaşlı kök dokularının ölümüne sebep olur. Öte yandan çinko noksanlığında yaprak damarları arasında kloroz meydana gelir. Yaprak damarları yeşil kalırken, damarlar arası renk açık yeşil,sarı hatta beyaza döner.</p>
<p>            Meyve ağaçlarının hepsinde çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yaprak ve rozet oluşumudur. Bu oluşumun nedeni ise boğum araları uzunluklarının oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alır. Yaprak yüzeyinde damar kenarları yeşil kalmak üzere damarlar arasında sarı mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler. Şiddetli noksanlı olursa sürgün gelişimi de tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır, hatta tamamen yok olur. Sert çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.</p>
<p>            Bağlarda çinko noksanlığı yaygın olarak ortaya çıkmaktadır. Erken ilkbaharda oluşan yapraklar küçük, dar ve dişli olurlar. Damarlar arasında çok sayıda klorotik lekeler oluşurken damarların etrafında 1-2 mm genişliğinde bir bölge yeşil rengini korur. Alt yapraklar yeşil kalır ve hafif klorozlu olurlar. Belirtiler sürgün uçlarına doğru daha şiddetli bir hal alır. Büyüme geriler, ana sürgünler çalımsı bir hal alır. Salkımlar seyrek ve üzüm taneleri küçük olur.</p>
<p>            <em>Çinko Gübrelemesi :</em> Bitkilerin topraktan kaldırdıkları çinko miktarı genellikle 0,5 kg/ha/yıl’ dan daha azdır. En çok kullanılan çinko gübresi çinko sülfattır. Topraktan ve uygun konsantrasyonlarda yapraktan uygulanabilir. Yaprak analizleri sonucunda Zn eksikliği bulunmuşsa 100 litre suya 0,5 kg çinko sülfat, 250 gr sönmüş kireç ve 200 gr üre ve yapıştırıcı karıştırılarak hazırlanan çözelti, meyve tutumundan itibaren eksikliğin şiddeti de göz önüne alınarak 20’şer gün aralıklarda yapraklara püskürtülerek verilebilir.</p>
<h2>9. Mangan</h2>
<p>Toprakların mangan içeriği 200-3000 ppm arasında değişmektedir. Toprak pH’sı ile mangan elverişliliği arasında sıkı bir ilişki vardır. Yüksek pH’ lı topraklarda manganın alınabilirliği düşüktür. Bu sebeple kireçli topraklarda Mn eksikliği sık görülür. Mangan eksikliği : Mangan noksanlığı belirtileri Mg noksanlığı belirtilerine benzer. Yapraklardaki damarlar arasında sarama görülür. Ancak Mg noksanlığı önce yaşlı yapraklarda olmasına karşılık Mn noksanlığı genç yapraklarda görülür. Mangan noksanlığında yapraklar arası kloroza ilave olarak yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur. Meyve ağaçlarında Mn eksikliği belirtileri rahatlıkla demir noksanlığı ile karışabilir. Yaprak analizleri doğru teşhis için önemli bir araçtır. 25-30 ppm’ den az Mn bulunursa mangan eksikliği muhtemeldir. 20 ppm’ den az olursa mangan noksanlığı vardır. Şeftali, kayısı ve erik diğer sert çekirdeklilere göre daha fazla mangana ihtiyaç gösterirler.</p>
<p>            Asmada yaprak yüzeyinde üniform bir sararma olur. Yapraklar normalden küçük ve açık yeşil renklidirler. Zamanla çok sayıda küçük nekrotik lekeler ortaya çıkar. Sonunda sarı bölgeler kahverengine döner ve yaprak ölür.</p>
<p>            <em>Mangan gübrelemesi :</em> Mangan noksanlığı daha çok kireçli yüksek pH’ ya sahip topraklarda yetiştirilen bitkilerde görülür. Böyle topraklara mangan sülfat gibi tuzlar vermek genellikle faydasızdır. Çünkü verilen mangan kısa sürede yükseltgenerek alınamaz hale gelir. Böyle topraklara mangan verilecekse serpme yerine banda toplu olarak verilmelidir Manganlı gübrelerin yaprağa uygulanmaları da mümkündür. Bu amaçla kullanılmak üzere çeşitli Mn-şelatlar üretilmektedir. % 1’ lik MnSO<sub>4</sub> çözeltisi veya dekara 10-50 gr Mn hesabıyla şelatlı gübreler yapraklardan uygulanabilir. Manganın bitkilerde hareket kabiliyeti iyi olmadığından uygulama 2-3 kez tekrarlanmalıdır. Toprağa verilecekse dekara 3 kg Mn hesabıyla mangan sülfat verilebilir. Yerkabuğunun Cu kapsamı 55 ppm dolayındadır. Bakır toprakta genellikle iki değerlikli bakır iyonu şeklinde bulunur ve elverişliliği organik maddelerle kompleks oluşturmasına bağlıdır. Bakır bitkilerce çok küçük miktarlarda alınır. Bitkiler bakırı Cu 2+ iyonu veya bakır kleyti şeklinde alırlar. Öte yandan bakır ile demir, mangan, çinko ve nikel gibi ağır metaller arasında rekabet söz konusudur. Bitkilerde taşınması % 99 oranında xylem özsuyunda olmakta ve floemde taşınma gerçekleşmemektedir. Bu taşınma transprasyon akımına bağlıdır. Bakır az da olsa yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınabilir. Bakır bitki fizyolojisi açısından çok önemli bir elementtir.. Vitamin, karbonhidrat ve protein sentezi ile fotosentez ve solunum gibi çok sayıda komplike olayda görev alır.</p>
<p><em>Bakır eksikliği :</em> Bitkilerin bakır kapasitesi vegetatif organlarda 4-20 ppm civarındadır. Eksiklik sınırı 4 ppm olarak kabul edilmektedir. Bakırın yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınma kabiliyeti iyi olmadığından eksiklik belirtileri öncelikle genç yapraklarda görülmektedir. Grimsi yeşil renk, hatta beyazlaşma gibi renk değişimleri ve solma görülür. Gelişme zayıflar. Meyve ağaçlarında dalların uç kısımlarında kurumalar olur. Bazı hallerde uç kurumalarının görülmesinden önce normalden büyük yapraklar oluşur.</p>
<p><em>Bakır fazlalığı :</em> Bakır içerikli fungusitlerin meyve bahçelerinde ve bağlarda çokça uygulanması bakır toksitesi meydana getirebilmektedir. Bakır tositesinde de noksanlıkta olduğu gibi bitki gelişmesi geriler ve yapraklarda yanmalar görülür.</p>
<p><em>Bakır gübrelemesi :</em> Pratikte meyve ağaçlarında bakır gübrelemesi yapılmaz. Çünkü fungusit  olarak bakır sülfat çokça kullanıldığından meyve bahçelerinde genellikle yeterli miktarda bakır bulunur. Bor toprakta borik asit ya da borat anyonu şeklinde bulunur. Bitkilerce bor iyonize olmamış borik asit formunda alınmaktadır. Bitkide hareketi oldukça sınırlıdır ve bitkilerde xylem dokusunda transprasyon etkisi ile taşınır. Bor eksikliği : Normal olarak bitkiler 25-100 ppm arasında bor içerirler. 20 ppm bitkilerde borun eksiklik sınırı olarak kabul edilmektedir. Bitkilerde bir çok hastalığın bor noksanlığından meydana geldiği bilinmektedir. Örneğin elmalarda mantarlaşmış çekirdek evi hastalığı bunlardan biridir. Armut ve elmalarda bor noksanlığında çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah bir renk alır. Bu halleri ile dökülmeyip bir süre dalda kalırlar. Don zararı aynı görüntüyü oluşturmakla beraber dondan etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler. Şiddetli noksanlıkta yaprak çıkışı gecikir, vegetatif büyüme noktaları ölür. Sürgünler kısa, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar. Ancak yapraklarda kloroz görülmez. Elma ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve içte ve dışta mantarlaşmalar görülür. Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur. Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar Ca eksikliğinden meydana gelen acı benek ile karıştırılmamalıdır. Acı benek ya dalda meyvenin olgunlaşmasına yakın, ya da daha çok hasat sonrasında depolama sırasında görülür.</p>
<p>            Şeftali ve kayısı meyvelerinde kahverengi lekeler ve veya mantarımsı doku oluşur. Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülür. Olgunlaşma gayrı muntazam olur.</p>
<p>            Asmalarda genç yapraklarda damarlar arasında sarı lekeler şeklinde kloroz oluşur. Kloroz yaprak kenarlarından başlayıp, ortaya doğru yayılır. Kloroz çoğu kez şekil bozukluğu ile birliktedir. Sonraları yaprak kenarları kahverengiye döner ve kurur. Yaprak sapları kısa ve kalın olur. Vegetatif gelişme noktaları kalınlaşır ve ölür. Buna bağlı olarak yan sürgün sayısı artar. Ancak bu sürgünler de arızalı olur. Meyve az olur. Salkımlarda üzüm tanelerinin çoğunluğu buruşuk ve çekirdeksizdir. Sadece aralarında birkaç tane normal üzüm bulunur.</p>
<p>            <em>Bor fazlalığı :</em> Borun eksikliği gibi fazlalığı da sakıncalıdır. Toprakta 5 ppm’ den fazla bor olması bor fazlalığına işaret eder. Bu sebeple bor gübrelemesi yapılırken dikkat edilmelidir. Bor toksitesinde yaprak uçları sararır ve nekrozlar oluşur. Belirtiler daha sonra yaprak kenarlarına ve orta damara yayılır. Yapraklar yanık bir görüntü alırlar ve erken dökülürler. Belirtiler yaşlı yapraklarda görülür.           </p>
<h2>F. Fertigation</h2>
<p>Son yıllarda sulama yöntemlerinde  uygulanan yeni teknolojiler gübrelerin uygulanmasında da bazı kolaylık ve yenilikleri beraberinde getirmiştir. Örneğin damla sulama sistemi modern meyve bahçelerinin vazgeçilmez ekipmanı haline gelmiştir. Bu durum gübre uygulamalarının da sulama suyu ile verilmesini sağlamıştır. Fertigation olarak bilinen bu yöntemde suda çözünebilir formdaki gübreler sulama sistemine aplike edilen bir gübre tankı vasıtası ile meyve bahçelerine verilmektedir. Piyasada çeşitli ticari isimlerle farklı besin elementi içerikli çok sayıda sıvı veya suda eriyebilir gübre vardır. Bunlardan bazıları ve besin elementi içerikleri Tablo 10’da verilmiştir.</p>
<p>Tablo 10. Bazı suda eriyebilir gübre kombinasyonları ve besin elementi içerikleri</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="399">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="188"><small><strong>Gübre Adı</strong></small></td>
<td colspan="4" width="326"><small><strong>% Besin Elementi İçeriği</strong></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><small><strong>N</strong></small></td>
<td width="62"><small><strong>P</strong></small></td>
<td width="62"><small><strong>K</strong></small></td>
<td width="62"><small><strong>Diğer</strong></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Üre</td>
<td width="62"><small>46</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Amonyum Nitrat</td>
<td width="62"><small>34</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Amonyum Sülfat</td>
<td width="62"><small>20</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small>24 Kükürt</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Mono-amaonyun fosfat (MAP)</td>
<td width="62"><small>12,5</small></td>
<td width="62"><small>22</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Di-amaonyum fosfat</td>
<td width="62"><small>19</small></td>
<td width="62"><small>20</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Potasyum klorür</td>
<td width="62"> </td>
<td width="62"> </td>
<td width="62"><small>50</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Potasyum nitrat</td>
<td width="62"><small>13</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small>38</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Potasyum sülfat</td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small>42</small></td>
<td width="62"><small>18 Kükürt</small></td>
</tr>
<tr>
<td width="188">Fosforik asit</td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small>Farklı oranlarda</small></td>
<td width="62"><small></small></td>
<td width="62"><small></small></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<h3>1. Uygulama Yöntemleri</h3>
<p>Fertigation yönteminde verilecek su miktarı, uygulama süresi, gübre oranı, uygulamanın başlama ve bitiş saatleri kontrol edilebilmektedir. Ayrıca fertigation yöntemi ile gübre uygulanması bitki besin elementlerinin etkinliğini de artırmaktadır. Öte yandan iş gücü ve gübre ekonomisi sağlamaktadır. Fertigation uygulama yöntemleri şöyle sıralanabilir;</p>
<p><em>Sürekli uygulama :</em> Sisteme sulamanın başlangıcından bitimine kadar belli bir konsantrasyonda gübre uygulanır. Yani gübre tankına konulan gübre sulamanın başlaması ile beraber sisteme dahil edilir ve sulama süresince bu durum devam eder. Böylece sulama miktarı ne olursa olsum belirli miktardaki gübre sisteme verilmiş olur.</p>
<p><em>Üç aşamalı uygulama :</em> Sulama gübre olmadan başlar ve toprak ıslanana kadar sisteme sadece su verilir. Toprak ıslandıktan sonra gübreleme uygulaması başlar. Bu gübre tankını kontrol eden vananı açılıp kapatılması ile sağlanır. Sisteme gübre verilmesi sulama bitmeden durdurulur. Sulama sitemi içimdeki gübre kalıntıları basınçlı temiz su ile iyice temizlenene kadar gübresiz sulamaya devam edilir. Bu yöntemde de sulama suyu miktarı ne olursa olsun sisteme sabit miktarda gübre verilmektedir.</p>
<p><em>Orantılı Uygulama :</em> Bu yöntemde sisteme verilecek gübre oranı suyun akış oranı ile orantılıdır. Örneğin 1 litre gübre solüsyonu 1000 litre sulama suyu gibi. Bu yöntemde gübre tankına koyulacak gübre miktarının önemi yoktur. Çünkü sisteme verilecek gübre suyun akış hızına bağlı olarak gübre tankında vakumla çekilir. Bu yöntemde çok miktarda besin elementi vermek için uzun süre sulama yapmak gerekir.</p>
<p><em>Miktarı belli uygulama :</em> Bu yöntem daha ziyade deneme amaçlı ve farklı parsellere farklı miktarlarda gübre uygulamak amacıyla uygulanır. Gübre konsantrasyonu belli sulama suyundan değişik yerlere değişik miktarlarda sulama suyu verilir. Mesela A parseline % 2 gübre solüsyonu içeren sulama suyundan 20 litre, B parseline yine % 2 gübre solüsyonu içeren sulama suyundan 40 litre gibi.</p>
<h3>2. Kullanılan Ekipman</h3>
<p>            Fertigation genellikle damla sulama sistemiyle birlikte kullanılmaktadır. Sistemin kurulması içine gerekli olanlar;</p>
<p>1.      1.      Su kaynağı</p>
<p>2.      2.      Emme basma tulumba</p>
<p>3.      3.      Elektrik motoru veya herhangi bir motor</p>
<p>4.      4.      Kum ve yosun filtresi</p>
<p>5.      5.      Gübre tankı</p>
<p>6.      6.      Sulama sistemi için ana ve damlama boruları ve diğer parçalar.</p>
<p>Kurulan sistem kapalı bir sistemdir ve sulama alanının büyüklüğüne bağlı olarak 1-3 atmosfer basınç altında çalışmaktadır. </p>
<h3>3. Kullanılacak Gübre Miktarı</h3>
<p>            Fertigation yönteminde kullanılacak gübre miktarı klasik yöntemlerden daha azdır. Öte yandan fertigation yöntemi ile gübrelenmiş bahçelerde klasik yönteme göre daha fazla verim alınmaktadır. Örneğin elma üzerine yapılan bir çalışmada klasik gübreleme yöntemi ile gübrelenen parsellerde toplam ağaç başına 79 kg elma alınırken fertigation ile gübrelenmiş parsellerde toplam ağaç başına 93 kg elma alınmıştır.</p>
<p>            Fertigation sisteminde dekara 250 ağaç dikilen ve 5-6 ton/da verim alınan bir elma bahçesine 8-10 kg/da azot, 2-3 kg/da fosfor ve 14-16 kg/da potasyum verilmesi yeterlidir. </p>
<h2>G. Organik Gübreleme</h2>
<p>Organik gübreler içerdikleri besin elementleri ile bitki beslenmesine katkıda bulunurken bir yandan da toprağın fiziksel yapısının düzelmesine olumlu etki yaparlar. Organik gübreler; yeşil gübreler, çiftlik gübreleri, ev ve sanayi artıkları olarak sınıflandırılabilir. Meyve bahçelerinde yeşil gübreleme ancak çapalama sonucu yabancı otların toprağa karıştırılması ile yapılabilir. Ev ve sanayi artıklarının kullanılması da pek yaygın değildir. Pratikte organik gübreleme amacıyla genellikle çiftlik gübreleri kullanılmaktadır.</p>
<p>Kullanılacak çiftlik gübresinin yanmış olması gereklidir. Çünkü çiftlik gübrelerinin bünyesindeki azot bitkiler için elverişsiz formdadır. Yanma sürecinde azot fikse olur ve amonyum ve nitrata dönüşerek bitkiler için elverişli hale gelir.</p>
<p>Meyve ağaçlarında mineral gübrelemeye ilave olarak ilk yıldan itibaren her yıl için ağaç başına 5-10 kg çiftlik gübresi verilebilir. Tam meyveye yatmış bahçelerde 2-3 yılda bir 1-2 ton/da çiftlik gübresi verilmesi faydalı olur. Çiftlik gübrelerinin besin içerikleri Tablo 11’ da görülmektedir.</p>
<p>Tablo 11. Bazı hayvansal gübrelerin besin elementi içerikleri.</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="412">
<tbody>
<tr>
<td width="148"><strong>Hayvan Türü</strong></td>
<td width="93"><strong>N</strong></td>
<td width="93"><strong>P</strong></td>
<td width="93"><strong>K</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Tavuk</td>
<td width="93">3,6</td>
<td width="93">1,3</td>
<td width="93">1,3</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Sığır</td>
<td width="93">2</td>
<td width="93">0,65</td>
<td width="93">1,6</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Ördek</td>
<td width="93">2,6</td>
<td width="93">0,8</td>
<td width="93">0,5</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Keçi</td>
<td width="93">4</td>
<td width="93">0,61</td>
<td width="93">2,8</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   At</td>
<td width="93">2,5</td>
<td width="93">0,25</td>
<td width="93">0,8</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Domuz</td>
<td width="93">2,8</td>
<td width="93">1</td>
<td width="93">1,2</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Koyun</td>
<td width="93">3,5</td>
<td width="93">0,55</td>
<td width="93">1</td>
</tr>
<tr>
<td width="148">   Hindi</td>
<td width="93">5</td>
<td width="93">0,6</td>
<td width="93">0,8</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak:<br />
<strong>Tarım Bakanlığı Yayınları </strong><br />
TEKNİK METİN YAZARLARI<br />
Doç. Dr. İbrahim GEDİKOĞLU</p>
<p>Zir. Yük. Müh. Fikret EYÜPOĞLU</p>
<p>Doç. Dr. Naci KURUCU</p>
<p>Dr. Süleyman ALTINTAŞ</p>
<p>Editör Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/calsiym/" title="calsiym" rel="tag">calsiym</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/demir/" title="demir" rel="tag">demir</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/fosfor/" title="fosfor" rel="tag">fosfor</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubrelemenin-onemi/" title="Gübrelemenin Önemi" rel="tag">Gübrelemenin Önemi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/magnezyum/" title="magnezyum" rel="tag">magnezyum</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/meyveagaclari/" title="meyveağaçları" rel="tag">meyveağaçları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/potasyum/" title="potasyum" rel="tag">potasyum</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yve-agaclarinda-gubrelemenin-onemi/" title="yve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi" rel="tag">yve Ağaçlarında Gübrelemenin Önemi</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/meyve-agaclarinda-gubrelemenin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaprak Gübresi Nedir ? Yaprak Gübresi Kullanımı</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/yaprak-gubresi-nedir-yaprak-gubresi-kullanimi/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/yaprak-gubresi-nedir-yaprak-gubresi-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 15:37:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı yaprak gübresi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaprak Gübresi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaprak Gübresi Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaprak Gübresi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak gübresi uygulaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3334</guid>
		<description><![CDATA[Yaprak Gübresi Nedir ? Yaprak Gübresi Kullanımı hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için sitemize aktardık buyrun Organik ve mineral gübreler toprağa uygulanabildikleri gibi toprak üstü aksamlara, özellikle bitkilerin yapraklarına da uygulanabilmektedir. Yani bitkilerin pirimer besin alma organları kökleridir. Sekonder olarak ta yapraklar ve sınırlı olsa da diğer toprak üstü aksamlarından besin maddesi alabilmektedir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/yaprak-gubresi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3335" title="yaprak-gubresi" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/yaprak-gubresi.jpg" alt="" width="425" height="257" /></a>Yaprak Gübresi Nedir ? Yaprak Gübresi Kullanımı hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için sitemize aktardık buyrun </p>
<p>Dünya nüfusunun gün geçtikçe artması gıda ihtiyacının hızlı artmasına sebep olmaktadır.Tarım alanlarının sınırlı olduğu dikkate alınırsa artan gıda maddesi ihtiyacının birim alandan daha çok ürün elde ederek karşılanabileceği ortadadır.Topraktan bitkilerin kaldırdığı besin elementlerinin tekrar iade edilmesi gerekir. Aksi halde toprak gittikçe verimsizleşecek ve elde edilen ürün gün geçtikçe azalacaktır. <span id="more-3334"></span>İşte birim üründen daha fazla ürün elde etmek ve topraktan bitkilerin kaldırdığı besin maddelerini iade etmek amacıyla toprağa organik ve inorganik maddelerin ilave edilmesine gübreleme denir. Organik ve mineral gübreler toprağa uygulanabildikleri gibi toprak üstü aksamlara, özellikle bitkilerin yapraklarına da uygulanabilmektedir. Yani bitkilerin pirimer besin alma organları kökleridir. Sekonder olarak ta yapraklar ve sınırlı olsa da diğer toprak üstü aksamlarından besin maddesi alabilmektedir.</p>
<p>Yapraklar ve diğer toprak üstü organlar bir yandan fotosentez işlemlerini sürdürürken diğer yandan da suda çözülmüş organik ve inorganik maddeleri iyon şeklinde üre ve metal kleytler gibi maddeleri molekül şeklinde ve CO2, O2 ve SO2 gibi besin maddelerini de gaz halinde absorbe ederler.</p>
<p>Yapraklardan özellikle N, P, K gibi makro besin elementlerinin püskürtülerek verilmesi pek ekonomik ve yaygın değildir. Zira yaprakların absorbsiyon hızları son derece düşüktür ve bitkinin ihtiyaç duyduğu besin elementi yanında son derece sınırlı kalır. Gerçi son yıllarda topraktan gübrelemeye destek olarak özellikle üre uygulaması yaygınlaşmaktadır. Ancak tek başına yapraktan uygulamak yeterli değildir. Bu sebeple bitkilere yapraktan daha az ihtiyaç duydukları mikro besin elementlerinin verilmesi daha uygun ve daha yaygındır.</p>
<p>Sonuç olarak gübrelerin bitki toprak üstü kesimlerine genellikle sıvı biçimde ve püskürtülerek uygulanmalarına yaprak gübrelemesi denir. Bitkilerin yapraklarına püskürtülerek verilen ve içinde bir veya birden fazla bitki besin elementi bulunan çözeltilere de yaprak gübreleri denir.</p>
<p>2. Yapraklardan Besin Maddesi Alımı</p>
<p>Yaprak ayasının 1cm2 sinde 20-40 cm boyunda 150-300 tane gözenek bulunmaktadır. Yapraklardaki hava boşluklarının kutin ile kaplı olması ve içinde gaz bulunması yaprağa verilen besin maddelerinin içeri girmesine engel oluşturur. Tranprasyonla su ve salgılanan maddelerin dişarı atılması gözenekler yoluyla gerçekleştiğinden verilen besin maddelerinde aynı şekilde gözeneklerle yaprağa girdiği kabul edilmektedir.</p>
<p>Bitki besin elementleri 3 yolla yaprağa girerler.</p>
<p>1. Yaprağın ıslatılmasıyla kutikula tabakası ıslanır ve kutin kabarmaya başlayarak genişler (Şekil 1) böylece kutikula tabakasında bulunana mumsu tanecikler arasındaki aralık büyür. Ve besin maddeleri diffizyon yoluyla hücre duvarlarından içeriye girerler. Burada epidermi hücreleri arasındaki kanalcıklardan ya doğrudan hücre plazma menbranına ve oradan da enerji kullanarak hücre içine alınır, yahut da komşu hücre duvarları arasında bulunan kanalcıklar yardımıyla etrafa dağılır ve herhangi bir noktadan hücreye girerler.</p>
<table border="1" width="28%">
<tbody>
<tr>
<td width="100%"><img src="http://www.bahce.biz/gubre/yaprak_dosyalar/kutikula.jpg" alt="kutikula.jpg (18076 bytes)" width="250" height="165" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Şekil 1. Kutikula tabakasından besin elementlerinin geçişi</p>
<p>2. Çözeltilerdeki gerilim düşürücü maddeler yardımıyla stomalardan yaprakların solunum boşluklarına girerler (Şekil 2).</p>
<table border="1" width="25%">
<tbody>
<tr>
<td width="100%"><img src="http://www.bahce.biz/gubre/yaprak_dosyalar/yaprakkesiti.jpg" alt="yaprakkesiti.jpg (29079 bytes)" width="250" height="165" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Şekil 2. Stomalardan besin elementi girişi</p>
<p>3. Besin maddeleri epidermi hücrelerinin plazmaları tarafından alındıktan sonra plazmalar arası bağlantılar yoluyla hücreden hücreye geçerler. (Şekil 3)Bitkiler yaşlandıkça kutikula tabakası kalınlaşırken mumsu tanecikler büyür ve esnekliklerini kaybederler. İşte bundan dolayı yaşlı bitki ve yapraklara püskürtülen besin maddelerini gençlere göre daha yavaş alırlar. Kutikula ve mumsu tanecikler yaprakların üst yüzeylerinde, gözenekler ise alt yüzeylerinde fazla bulunurlar.</p>
<table border="1" width="28%">
<tbody>
<tr>
<td width="100%"><img src="http://www.bahce.biz/gubre/yaprak_dosyalar/yaprak3.jpg" alt="yaprak3.jpg (25748 bytes)" width="250" height="165" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Şekil 3. Yaprağa besin elementi girişi ve taşınması</p>
<p>3. Yapraktan Besin Maddelerinin Alınma Hızı Ve Bitkilerdeki Hareketlilikler</p>
<p>Gübrelerin etkinlikleri besin maddelerinin yapraktan alınma hızlarına ve bitkilerdeki hareketliklilerine bağlıdır besin maddelerinin alınma hızları ve bitki bünyesinde taşınmaları önemli farklılıklar göstermektedir. Konsantrasyonlarının az yada çok oluşu taşınmanın aktif yada pasif şekilde olmasını tayin eder. Düşük konsantrasyonlarda aktif şekilde yüksek konsantrasyonlarda ise pasif şekilde taşınırlar. Yavaş alınan besin maddelerinin bitkideki konsantrasyonu düşük olacağından taşınma daha kolay olur. Hızlı alınan besin elementlerinin hücredeki konsantrasyonu artacağından diğer besin maddelerinin alımında engellenmesi, taşınımın güç olması, bununla birlikte toksik etki göstermesi söz konusudur.</p>
<p>Besin elementlerinin yapraktan alınma hızları ve bitkilerdeki hareketlilikleri Tablo 1 de görülmektedir. Öte yandan besin elementlerinin çeşitli bitkilerden yüzde 50 sinin absorbe edilmesi için geçen sürede Tablo 2 de verilmiştir. Tablodan da anlaşılacağı gibi besin elementlerinin alınma hızları alınma sürelerini de önemli ölçüde etkilemektedir.</p>
<p>Tablo 1. Besin elementlerinin yapraktan alınma hızları ve bitkilerdeki hareketlilikleri</p>
<p>Alınma Hızı (Absorbsiyon) Bitkilerdeki Hareketlilikleri (Mobilizasyon)<br />
Hızlı Üre Azotu Çok Hareketli Azot<br />
Sodyum Potasyum<br />
Potasyum Sodyum<br />
Klor Hareketli Fosfor<br />
Çinko Klor<br />
Kükürt<br />
Orta Kalsiyum Az Hareketli Çinko<br />
Kükürt Bakır<br />
Fosfor Mangan<br />
Mangan Demir<br />
Bor Molibden<br />
Yavaş Magnezyum Hareketsiz Bor<br />
Bakır Magnezyum<br />
Molibden Kalsiyum</p>
<table border="1" cellspacing="2" cellpadding="7" width="428">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2"><sub><sup><strong><big>Al<span style="font-family: Times New Roman;">ınma Hızı (Absorbsiyon)</span></big></strong></sup></sub></td>
<td colspan="2"><sub><sup><strong><big>Bitkilerdeki Hareketlilikleri (Mobilizasyon)</big></strong></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="6" width="49"><sub><sup><big>H<span style="font-family: Times New Roman;">ızlı</span></big></sup></sub></td>
<td width="93"><sub><sup><big>Üre Azotu</big></sup></sub></td>
<td rowspan="3" width="131"><sub><sup><big>Çok Hareketli</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Azot</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Sodyum</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Potasyum</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Potasyum</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Sodyum</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Klor</big></sup></sub></td>
<td rowspan="3" width="131"><sub><sup><big>Hareketli</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Fosfor</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="93" valign="top"><sub><sup><big>Çinko</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Klor</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="79"><sub><sup><big>Kükürt</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="5" width="49"><sub><sup><big>Orta</big></sup></sub></td>
<td width="93"><sub><sup><big>Kalsiyum</big></sup></sub></td>
<td rowspan="5" width="131"><sub><sup><big>Az Hareketli</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Çinko</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Kükürt</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Bak<span style="font-family: Times New Roman;">ır</span></big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Fosfor</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Mangan</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Mangan</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Demir</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Bor</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Molibden</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="3" width="49"><sub><sup><big>Yava<span style="font-family: Times New Roman;">ş</span></big></sup></sub></td>
<td width="93"><sub><sup><big>Magnezyum</big></sup></sub></td>
<td rowspan="3" width="131"><sub><sup><big>Hareketsiz</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Bor</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Bak<span style="font-family: Times New Roman;">ır</span></big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Magnezyum</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="93"><sub><sup><big>Molibden</big></sup></sub></td>
<td width="79"><sub><sup><big>Kalsiyum</big></sup></sub></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>4. Besin Maddelerinin Yapraktan Alımını Etkileyen Faktörler</p>
<p>a. Bitkinin Türü ve Absorbsiyonu Yapan Organın Morfolojik Özellikleri</p>
<p>Yapılan araştırmalar besin elementlerinin alınmasının çeşitli bitkilerin yapraklarında, aynı bitkinin farklı yapraklarında hatta aynı yaprağın değişik kısımlarında farklılıkların olduğunu ortaya koymuştur. Geniş yapraklı bitkilerde yaprak gübreleri daha etkili olmaktadır. Ayrıca bitkilerin yaşlanmasıyla kutikula tabakasının büyümesi ve mumsu tabakanın kalınlaşması da besin elementlerinin genç yapraklarda yaşlılardan daha hızlı alınmasına neden olmaktadır.</p>
<p>b. Bitkilerin Beslenme Durumu</p>
<p>Kök bölgesinde elverişli fosfor konsantrasyonun yüksek olması yapraklarda olan fosfor absorbsiyonun azalmasına neden olduğunu gösteren bir çok araştırma vardır.</p>
<p>Tablo 2. Besin elementlerinin çeşitli bitkilerden yüzde 50 sinin absorbe edilmesi için geçen süre</p>
<table border="1" cellspacing="2" cellpadding="7" width="405">
<tbody>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><strong><big>Besin Elementi</big></strong></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><strong><big>Uygulanan Bitki</big></strong></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><strong><big>% 50 Absorbsiyon <span style="font-family: Times New Roman;">İçin Geçen Süre</span></big></strong></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Azot (Üre)</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Narenciye</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1-2 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><sub><sup><big>Elma</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1-4 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><span style="font-family: Times New Roman;"><sub><sup><big>Şeker Kamışı, Tütün</big></sup></sub></span></td>
<td width="118"><sub><sup><big>24 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><sub><sup><big>Kahve, Kakao</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1-36 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><sub><sup><big>Muz, H<span style="font-family: Times New Roman;">ıyar, Fasulye</span></big></sup></sub></td>
<td width="118"> </td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><sub><sup><big>Domates, M<span style="font-family: Times New Roman;">ısır</span></big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1-6 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><sub><sup><big>Kereviz, Patates</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>12-24 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Fosfor</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Elma</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>7-11 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>6 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"> </td>
<td width="96"><span style="font-family: Times New Roman;"><sub><sup><big>Şeker Kamışı</big></sup></sub></span></td>
<td width="118"><sub><sup><big>15 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Potasyum</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye, Kabak</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1-4 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Kalsiyum</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>4 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Magnezyum</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Elma (% 20&#8242;si)</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Kükürt</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>8 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Klor</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>1-2 gün</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Demir</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye (% 8&#8242; i)</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>24 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Mangan</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye, Soya Fas.</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>24 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
<tr>
<td width="133"><sub><sup><big>Molibden</big></sup></sub></td>
<td width="96"><sub><sup><big>Fasulye (% 4&#8242;ü)</big></sup></sub></td>
<td width="118"><sub><sup><big>24 saat</big></sup></sub></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Besin Elementi Uygulanan Bitki % 50 Absorbsiyon İçin Geçen Süre<br />
Azot (Üre) Narenciye 1-2 saat<br />
Elma 1-4 saat<br />
Şeker Kamışı, Tütün 24 saat<br />
Kahve, Kakao 1-36 saat<br />
Muz, Hıyar, Fasulye<br />
Domates, Mısır 1-6 saat<br />
Kereviz, Patates 12-24 saat<br />
Fosfor Elma 7-11 gün<br />
Fasulye 6 gün<br />
Şeker Kamışı 15 gün<br />
Potasyum Fasulye, Kabak 1-4 gün<br />
Kalsiyum Fasulye 4 gün<br />
Magnezyum Elma (% 20&#8242;si) 1 saat<br />
Kükürt Fasulye 8 gün<br />
Klor Fasulye 1-2 gün<br />
Demir Fasulye (% 8&#8242; i) 24 saat<br />
Mangan Fasulye, Soya Fas. 24 saat<br />
Molibden Fasulye (% 4&#8242;ü) 24 saat</p>
<p>c. Yaprak Gübrelerinin pH’sı ve Taşıyıcı İyonun Etkisi</p>
<p>Bitki besin elementlerinin çoğunun çözünürlüğü düşük pH değerlerinde yüksek olduğundan bu reaksiyonlarda besin maddelerinin yapraktan absorbsiyonu fazladır. Bu nedenle yaprak gübrelerinin pH değerleri genellikle 5-6,5 arasında olması gerekir. Taşıyıcı olarak ta anyon ve katyon yerine kleytlerin kullanılması ile besin elementlerinin yapraktan alınması daha fazla olur.</p>
<p>Kleyt organik yapılı mikro element gübrelerine verilen isimdir. Kleytler (Şelat) metalik tuzların doğal veya sentetik organik kompleksler ile reaksiyonu sonucu elde edilir. Böylece organik komplekse bağlanan mikro elementin toprakla reaksiyonu önlenerek yararlılığı artırılır. Günümüzde 5 ayrı yapıda kleyt üretilmektedir.</p>
<p>1. EDTA : Ethylendiamın tetra asetik asit</p>
<p>2. EDDHA : Etilandiamin di-o-hidroksifonil asetik asit</p>
<p>3. HEDTA :Hidroksietilendidiamıntri asetik asit</p>
<p>4. DTPA : Dietilentriamin penta asetik asit</p>
<p>5. NTA : Nitrotri asetik asit</p>
<p>Kleyt formundaki mikro element gübreleri ineorganik yapılı olanlardan en az 10 kat daha etkilidir. Ancak çok pahalı olduklarından kullanılmaları her zaman ekonomik olmayabilir. Bu gübrelerin piyasada en çok bulunanları genellikle ağır metal kleytleridir.</p>
<p>d. Yaprak Gübrelerine İlave edilen Kimyasal Maddelerin Etkisi</p>
<p>Yaprak gübrelerine yayıcı, nemlendirici, yapıştırıcı ve aktivatör maddelerin ilave edilmeleriyle bitkilerin gübrelerden daha fazla yararlanmaları sağlanabilmektedir. Tutucu madde hem püskürtülen çözeltinin ince bir tabaka halinde yaprak yüzeyinde kalmasını sağlar, hemde püskürtülerek uygulanan çözeltideki suyun yaprak yüzeyindeki gerilimini azaltmak suretiyle besin maddelerinin absorbsiyonlarının artırabilmektedir.</p>
<p>Yaprak yüzeyinde su tabakası ne kadar uzun kalırsa iyonların yaprağa girişide o kadar kolay olur. Aksi halde iyonlar kristalize olarak daha fazla derine nufuz edemezler. Püskürtülen soluoyona bu amaçla gliserin, glikoz, fruktoz, sakkaroz gibi çeşitli maddeler katılır. Mesela yüzde 1-2 ‘lik gliserin ilavesiyle KH2PO4’ın absorbsiyonunun 2-3 kat arttığı; yüzde 5’lik glikoz, fruktoz ve sakkaroz ilavesiyle buğdayda fosfor absorbsiyonun 3 kat arttığı belirlenmiştir.</p>
<p>e. Yaprak Gübresinin Uygulama Konsantrasyonları ve Damlacık Büyüklüğünün Etkisi</p>
<p>Püskürtülerek uygulanan gübrelerin belli konsantrasyonları geçmemesi gerekir, ayrıca düşük konsantrasyonlarda besin elementlerinin absorbsiyon hızı artar.</p>
<p>Damlacık büyüklüğü mümkün mertebe büyük olmalıdır. (0,1-0,2mm) zira damlacık çapı küçüldükçe absorbsiyon artar.</p>
<p>f. Işık, Sıcaklık, Rüzgar, ve Nisbi Nemin Etkisi</p>
<p>Güneş ışınlarının dik geldiği zaman gözenekler fazla su kaybını önlemek için kaplı olduğundan, yapraktan gübreleme serin ve bulutlu günlerde yada sabahın erken saatleriyle akşamın geç saatleri arasında ve mümkünse rüzgarsız havalarda yapılmalıdır.</p>
<p>4. Yapraktan Gübreleme Hangi Durumlarda Uygulanmalıdır</p>
<p>a. Toprağın Besin Elementi Düzeyinin Düşük Olması</p>
<p>Kireçli topraklarda Fe noksanlığı, yüksek organik madde içerikli topraklarda ve pH’ sı yüksek ortamlarda Mn noksanlığı ve asidik ortamlarda Mo noksanlığı halinde yapraktan gübreleme yararlıdır.</p>
<p>b. Pulluk Tabakasının Nem Düzeyinin Düşük Olması</p>
<p>Kurak ve yarı kurak yörelerde toprağın üst katmanları sürekli koruma eğilimdedir. Bu ise bitkilerin yeterince besin maddesi almasını engeller. Böyle ortamlarda toprakta gübrelemenin etkisi sınırlı kalır ki buralarda yaprakta gübreleme yararlı olur.</p>
<p>c. Kök Sistemde Arazların Farlığı</p>
<p>Dane oluşumu devresinde kök sisteminde arazların meydana gelmesi halinde yapraktan gübreleme yapılabilir. Bu yolla kök sistemi arızası nedeniyle gecikerek genaratif gelişme önlenmiş olur.</p>
<p>d. Danede Protein oranın yükselmesi</p>
<p>Tüketicinin arzusu doğrultusunda protein miktarını artırmak amacıyla bir miktar N li bileşikler verilmesi depo organlarında protein oluşum ve birikimini hızlandırır.</p>
<p>e. Ca Elementinin Floem Borusundaki Hareketsizliği</p>
<p>Bazı meyve ağaçlarında Ca noksanlığı görülür. Ca ‘nın hareketsizliği aynı zamanda yaprakta yapılan gübrelemeyide etkisiz kılar bununla beraber özellikle elma ağaçlarında yapraktan gübrelemenin birkaç defa tekrarlanması veya meyveye doğrudan verilmesi yararlı olabilmekte ve hasat sonrası meyve dayanımını artırmaktadır.</p>
<p>6. Yaprak Gübrelerinin Hazırlanması</p>
<p>Yaprak gübrelerinin hazırlanmadan önce ne amaçla yaprak gübresi hazırladığımızı ve hangi besin elementinin ne kadar konsatrasyonda verileceğini belirlememiz gerekir. Ayrıca işçilik ve zaman tasarruf amacıyla hazırlanan yaprak gübreleri pestisitlerle karıştırarak verilebilir. Ancak bu arada dikkat edilmesi gereken husus kalsiyum ve sülfür içerikli yaprak gübreleri alkali reaksiyonlu pestistlerle karıştırılmamalıdır. Zira bu durumda yaprak gübresi bitkiye uygulanmadan çökelir. Çeşitli besin maddelerini ihtiva eden yaprak gübrelerinin hazırlanması Tablo 3 ‘te görülmektedir.</p>
<p>Tablo 3. Çeşitli besin maddelerini ihtiva eden yaprak gübrelerinin hazırlanması</p>
<table border="1" cellspacing="2" cellpadding="7" width="395">
<tbody>
<tr>
<td width="62"><sub><sup><strong><span style="font-size: small;">Gübrenin Ad<span style="font-family: Times New Roman;">ı</span></span></strong></sup></sub></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup><strong>Çöz. Kont. (%)</strong></sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup><strong>Gübre Miktar<span style="font-family: Times New Roman;">ı (kg)</span></strong></sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup><strong>Bes.El. Miktar<span style="font-family: Times New Roman;">ı (kg/ha)</span></strong></sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup><strong>Verildi<span style="font-family: Times New Roman;">ği Yer</span></strong></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Üre</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>8-16</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>32-65</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>15-30 N</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Tah<span style="font-family: Times New Roman;">ıl, Hardal</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Üre</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5-1</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2-4</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>1-1.8 N</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Meyve, Sebze, Ba<span style="font-family: Times New Roman;">ğ</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>N Çözeltisi</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>-</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>50-100</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>14-28 N</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Tah<span style="font-family: Times New Roman;">ıl, Hardal</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>N Çözeltisi</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>-</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>25-35</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>7-10 N</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Patates, Pancar</sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Triple S.Fosfat</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>8</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>1.6 P</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>P ve K&#8217; lu gübreler ender uygulan<span style="font-family: Times New Roman;">ır</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Potasyum Sülfat</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>4</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>1.7 K</sup></sub></span></td>
<td width="66"> </td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Kalsiyum Nitrat</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5-1</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2-4</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.3-0.6 Ca</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Meyve a<span style="font-family: Times New Roman;">ğaçlarına</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Demir Kleyt</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.1-0.2</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.4-0.8</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.03 Fe</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Meyve, Sebze, Ba<span style="font-family: Times New Roman;">ğ</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Mangan Kleyt</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>1-2</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>4-8</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>1-2 Mn</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Tah<span style="font-family: Times New Roman;">ıl</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Mangan Kleyt</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5 Mn</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Bahçe</sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Çinko Sülfat</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5 ZN</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Tah<span style="font-family: Times New Roman;">ıl</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Çinko Sülfat</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.2</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.8</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.2 Zn</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Bahçe</sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Bak<span style="font-family: Times New Roman;">ır Sülfat</span></sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5 Cu</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Tah<span style="font-family: Times New Roman;">ıl</span></sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Bak<span style="font-family: Times New Roman;">ır Sülfat</span></sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.2</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.7</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.2 Cu</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Bahçe</sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Boraks</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>1</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>4</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.4 B</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><sub><sup>Ş. Pancarı gibi bit-kiler, Meyve,Sebze</sup></sub></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Boraks</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.5</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>2</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.2 B</sup></sub></span></td>
<td width="66"> </td>
</tr>
<tr>
<td width="62"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Molibden</sup></sub></span></td>
<td width="33"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.1</sup></sub></span></td>
<td width="67"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.4</sup></sub></span></td>
<td width="73"><span style="font-size: small;"><sub><sup>0.03 Mo</sup></sub></span></td>
<td width="66"><span style="font-size: small;"><sub><sup>Lahana, A<span style="font-family: Times New Roman;">ğaçlara bunun % 50&#8242;si</span></sup></sub></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p>Gübrenin Adı Çöz. Kont. (%) Gübre Miktarı (kg) Bes.El. Miktarı (kg/ha) Verildiği Yer<br />
Üre 8-16 32-65 15-30 N Tahıl, Hardal<br />
Üre 0.5-1 2-4 1-1.8 N Meyve, Sebze, Bağ<br />
N Çözeltisi &#8211; 50-100 14-28 N Tahıl, Hardal<br />
N Çözeltisi &#8211; 25-35 7-10 N Patates, Pancar<br />
Triple S.Fosfat 2 8 1.6 P P ve K&#8217; lu gübreler ender uygulanır<br />
Potasyum Sülfat 2 4 1.7 K<br />
Kalsiyum Nitrat 0.5-1 2-4 0.3-0.6 Ca Meyve ağaçlarına<br />
Demir Kleyt 0.1-0.2 0.4-0.8 0.03 Fe Meyve, Sebze, Bağ<br />
Mangan Kleyt 1-2 4-8 1-2 Mn Tahıl<br />
Mangan Kleyt 0.5 2 0.5 Mn Bahçe<br />
Çinko Sülfat 0.5 2 0.5 ZN Tahıl<br />
Çinko Sülfat 0.2 0.8 0.2 Zn Bahçe<br />
Bakır Sülfat 0.5 2 0.5 Cu Tahıl<br />
Bakır Sülfat 0.2 0.7 0.2 Cu Bahçe<br />
Boraks 1 4 0.4 B Ş. Pancarı gibi bit-kiler, Meyve,Sebze<br />
Boraks 0.5 2 0.2 B<br />
Molibden 0.1 0.4 0.03 Mo Lahana, Ağaçlara bunun % 50&#8242;si</p>
<p>7. Yapraktan Gübre Uygulamasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar</p>
<p>a. Tahıllarda çimlenmeden 3 yaprak oluşumuna kadar ve başak sürümünün başlangıcı ile çiçeklenmede, şekerpancarında 5 yaprak oluşumuna kadar, yem bitkilerinde ise biçimden 1 gün sonra gübreleme yapılmamalıdır.</p>
<p>b. Çiçeklenme döneminde ve meyve oluşumunun başlangıcında yapraktan gübreleme yapılmamalıdır.</p>
<p>c. Yapraklar alttan gübrelenmelidir. Üstten gübreleme mercek oluşumu ve tuz birikimi ile yakıcı etki yapabilir.</p>
<p>d. Güneşin dik geldiği zaman gözenekler fazla su kaybını önlemek için kapalı olacağından gübreleme sabah erken ve akşam geç saatlerde ve mümkünse rüzgarsız havalarda yapılmalıdır.</p>
<p>e. Çözelti konsantrasyonu iyi ayarlanmalıdır.</p>
<p>f. Yapraktan gübrelemede püskürtülen su damlacıklarının büyüklüğü 0,1-0,2 mm gibi küçük olmalıdır.</p>
<p>g. Üre gibi yakıcı gübreler uygulandığında içine çözeltinin pH’ sının düşürülmesi için silikon içerikli bazı maddeler eklenmesi absorbsiyonu artırdığı gibi yaprakların zaratr görmesini de önler.</p>
<p>8. Yapraktan Gübrelemede Rastlanan Bazı Olumsuzluklar</p>
<p>a. Kahve ve turunçgil gibi bazı bitkilerde yapraktan gübrelemenin etkisi, bunların yapraklarının absorbsiyon hızları çok düşük olduğundan sınırlı kalmaktadır.</p>
<p>b. Hidrofobik (su sevmeyen) özelliğe sahip bitki yapraklarının yüzeylerinden besin elementi çözeltileri akarak uzaklaşır ve yine besin elementlerinin etkisi sınırlı kalır.</p>
<p>c. Yağışlı bölgelerde ve sulama sularıyla besin elementleri yapraklardan kolaylıkla yıkanabilir.</p>
<p>d. Kurak ve yarı kurak bölgelerde püskürtülen besin maddeleri, çözelti hızla kuruduğundan nitratlı gübrelerde olduğu gibi tuz oluşturarak dokuda yanma ve nekrotik belirtilere yol açar.</p>
<p>e. Ca gibi hareketsiz besin elementlerinin bir yapraktan diğer yaprağa geçişi sınırlı kaldığından eğer homojen bir gübreleme yapılmamışsa dengeli bir beslenme gerçekleşmeyebilir.</p>
<p>Kaynak:<br />
Hüseyin AKGÜL</p>
<p>Ziraat Yüksek Mühendisi</p>
<p>Eğirdir Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/sivi-yaprak-gubresi/" title="sıvı yaprak gübresi" rel="tag">sıvı yaprak gübresi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yaprak-gubresi/" title="Yaprak Gübresi" rel="tag">Yaprak Gübresi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yaprak-gubresi-kullanimi/" title="Yaprak Gübresi Kullanımı" rel="tag">Yaprak Gübresi Kullanımı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yaprak-gubresi-nedir/" title="Yaprak Gübresi Nedir" rel="tag">Yaprak Gübresi Nedir</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yaprak-gubresi-uygulamasi/" title="yaprak gübresi uygulaması" rel="tag">yaprak gübresi uygulaması</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/yaprak-gubresi-nedir-yaprak-gubresi-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mikro Gübreler (MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME)</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/mikro-gubreler-mikrobiyolojik-gubreleme/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/mikro-gubreler-mikrobiyolojik-gubreleme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 15:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[Mikro Gübreler]]></category>
		<category><![CDATA[MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3331</guid>
		<description><![CDATA[Mikro Gübreler (MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME) nelerdir? Mikro Gübreler (MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME) hakkında ayrıntıları sizler için sitemiz gulresmi.info da yayınladık buyrun 
Kısaca; Biyolojik azot tesbiti:Havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasıdır. Havadaki serbest azotun toprağa kazandırılması mikroorganizma dediğimiz canlılar aracılığı ile gerçekleşmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/mikro-gubre.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3332" title="mikro-gubre" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/mikro-gubre.jpg" alt="" width="255" height="169" /></a>Mikro Gübreler (MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME) nelerdir? Mikro Gübreler (MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME) hakkında ayrıntıları sizler için sitemiz gulresmi.info da yayınladık buyrun  Bitkisel ve hayvansal besinlerin kaynağı topraktır. Toprağın verim gücü ise içindeki besin maddelerinin yeteri miktarda bulunmasına bağlıdır. Eğer verimli bir toprak istiyorsak topraktaki eksik besin maddelerini gübrelemek suretiyle tamamlamamız gerekir.</p>
<p> <span id="more-3331"></span></p>
<p>Bu besin maddelerinin başında azot gelir. Azot ürün verimine etki eden en önemli besin maddesidir. bu nedenle dünyada azotlu gübrelerin üretimi ve tüketimi diğer besin maddelerini taşıyan gübrelerden daha çoktur. Azotlu gübreler en çok üretilip ençok tüketilmesine rağmen bitkilerin topraktan aldıkları azot besin maddelerini karşılamaktan uzaktır. İşte toprakta eksik kalan azot besin maddesini havada bulunan serbest azotun toprağa kazandırılması ile karşılayabiliriz. Biz bu havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasına biyolojik azot tesbiti diyoruz.</p>
<p>Bu yolla; yani havadaki azotun tespit edilmesiyle dünyadaki azot kazancının 90 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir.</p>
<p>BİYOLOJİK AZOT TESBİTİ NEDİR?</p>
<p>Kısaca; Biyolojik azot tesbiti:Havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasıdır. Havadaki serbest azotun toprağa kazandırılması mikroorganizma dediğimiz canlılar aracılığı ile gerçekleşmektedir.</p>
<p>NASIL TESBİT EDİLİR</p>
<p>Toprakta biyolojik azot tesbitini gerekleştiren mikroorganizma dediğimiz canlılar ya toprakta serbest yani bağımsız yaşayarak yada herhangi bir baklagil ile ortak yani birlikte yaşarak havadaki azotu tespit ederler ve bitkiye verirler.</p>
<p>Baklagil bitkileri havadaki azotu kendi başlarına kullanamazlar. Havadaki azotun toprağa kazandırılması baklagillerin köklerinde oluşan, nodozite adı verilen yumrucukların içinde yaşayan mikroorganizma dediğimiz canlılar sayesinde gerçekleşmektedir. Bu yüzden bitkinin havadaki serbest azottan yararlanması için; Baklagil bitkileri ekilirken bu canlıların toprakta bulunması gerekir. Eğer yoksa ekeceğimiz baklagil tohumlarının içinde bu canlılar bulunan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü dediğimiz bu maddelerle kaplanması gerekir. Yaptığımız bu kaplama işlemine AŞILAMA denmektedir.</p>
<p>Baklagillerin aşılanarak ekilmesi ile önemli miktarda azot kazacı sağlanabilir. Yapılan çalışmalara göre bu kazanç; ortalama olarak, yılda dekara;</p>
<p>Yonca ile 24 kg</p>
<p>Mercimek ile 13 kg</p>
<p>Fiğ ile 10 kg</p>
<p>Bezelye ile 9 kg</p>
<p>Soya fasulyesi ile 7 kg olabilmektedir.</p>
<p>Elde edilen bu azot kazancının gübre olarak değeri ise, ekilen baklagilin cinsine bağlı olarak 33-114 kg arasında Amonyum sülfata 27- 92 kg arasında Amonyum nitrat gübresinden sağlanan azot miktarına eşittir.</p>
<p>MİKROBİYOLOJİK GÜBRELERİN (NODOZİTE BAKTERİ KÜLTÜRLERİNİN) HAZIRLANMASI</p>
<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de mikrobiyolojik gübreler (nodozite bakteri kültürleri) hazırlanmakta çiftçilerimizin talep etmeleri halinde kendilerine verilmektedir.</p>
<p>Bu bakteri kültürlerinin hazırlanması için ilk önce baklagil ekimi yapılan değişik yerlerdeki tarlalardan baklagil bitkileri toplanır. Bunların köklerindeki nodazit denilen yumrucukların içinde yaşayan mikroorganizma dediğimiz canlılar nodozitlerden yumrulardan ayrıştırılarak saflaştırılır. saflaştırılmış bu rnikroorganizmalar sera ve çeşitli tarla koşullarında denenir. İçinden azot tespit etme gücü yüksek olanlar alınır ve saklanır. Bu işlemler her baklagil bitkisi için ayrı ayrı yapılır.</p>
<p>Sonra elimizdeki bu mikroorganizmalar ekilecek baklagilin cinsine göre yeteri kadar çoğaltılır. Ve daha sonra da bunlar organik bir toprağa emdirilerek gübre haline getirilir.</p>
<p>AŞILAMA NEDİR?</p>
<p>Baklagil tohumlarının havadaki azottan yararlanmayı sağlayan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü dediğimiz maddelerle kaplanması işlemidir.</p>
<p>AŞILAMANIN FAYDALARI</p>
<p>Baklagil tohumları aşılanarak ekilirse bitki köklerinde, bitkinin gelişmesinin erken dönemlerinde nodozite dediğimiz yumrucuklar oluşur ve içindeki canlılar havanın serbest azotunu toprağa tespit ederler. Böylece topraktaki azot besin maddesi miktarı arttığından bitki gelişmesini gayet iyi tamamlar.</p>
<p>Aşılama ile daha fazla ve daha kaliteli ürün alınması mümkündür. Eğer topraklarda diğer besin maddeleri yeteri kadar varda azot eksikliği görülüyorsa aşılamanın etkisi belirli bir şekilde görülür.</p>
<p>Aşılama sonucu tespit edilen azotun önemli bir kısmı, tarladaki bitkinin hasad edilmesiyle topraktan kaldırılmış olur. Ancak tespit edilen azotun % 20 si kökler ve alt yapraklar vasıtası ile toprakta kalabilir.</p>
<p>Bazı baklagil bitkilerinin örneğin yoncanın yeşil gübre olarak toprağa gömülmesi halinde tespit edilen azotun tümü toprağa ilave edilmiş olur. Böylece toprak hem azot hemde organik madde miktarı bakımından zenginleşmiş olur. Aynı zamanda toprağın fiziksel özellikleri de düzelir. İşte bu nedenlerle baklagil bitkileri, uygulanan ekim sistemi içerisinde münavebeye girmesi gereken bitkilerin başında gelir.</p>
<p>AŞILAMANIN GEREKLİ OLDUĞU DURUMLAR</p>
<p>Genellikle yeni bulunmuş çeşitler ekilirken veya tarlamıza her zaman ektiğimizin dışında yeni bir baklagil çeşidi ekiyorsak bu topraklarda o bitki ile ilgili bakteriler bulunmaz. Bu durumlarda baklagil tohumlarının aşılanarak ekilmesi, bitki köklerinde nodozite dediğimiz yumrucukların oluşması için çok yararlı olur.</p>
<p>Bazı durumlarda da toprakta doğal olarak bulunan nodozite bakterileri kalitesiz olabilir. Tarlamızda bulunan bu bakterilerin iyi veya kötü kaliteli olduğunu kabaca şu şekilde anlamamız mümkündür.</p>
<p>KALİTELİ NODOZİT BAKTERİSİ NASIL ANLAŞILIR</p>
<p>Bitki çiçeklenme devresinde kökü ile birlikte topraktan çıkarılır. Topraktan kökü ile birlikte çıkardığımız bitkinin ana kök civarında BÜYÜK ve içi PEMBE RENKLİ nodozitler yani yumrucuklar varsa bunların kalitesi iyidir.</p>
<p>Eğer, bütün kök üzerine dağılmış UFAK ve BEYAZ RENKLİ nodozitler yani yumrucuklar görülürse tarlamızdaki bakterilerin kalitesi iyi değildir. Böyle durumlarda tohumların aşılanması azot tespitinin garanti altına alınması için gereklidir.</p>
<p>Ancak aynı baklagil bitkisi bölgede uzun süreden beri yetiştiriliyorsa ve köklerinde yaptığımız kontrolde kaliteli nodozitler yani yumrucuklar görülüyorsa aşılama yapılmasına gerek yoktur.</p>
<p>Aşılama işlemi fazla masraflı olmayan ve fazladan yapılırsa da zararlı olmayan bir işlemdir. Bu nedenle kesin karar veremediğimiz durumlarda aşılama yapılması faydalı olur.</p>
<p>TOHUMLARIN AŞILANMASI VE EKİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR</p>
<p>Aşılamanın dolayısı ile azot tespitinin başarılı olmasını etkileyen pek çok faktör vardır. Bu nedenle aşılama yapmak için aldığımız gübreyle birlikte verilen tavsiyelere iyi bir şekilde uymamız ve uygulamayı buna göre yapmamız gerekir.</p>
<p>BUNLAR NELERDİR ?</p>
<p>Gölgede sakla</p>
<p>Bakteri kültürü dediğimiz gübre serinlikte ve gölgede taşınmalı ve yine serin bir yerde saklanmalıdır. Çünkü yüksek ısı ve kuruma, gübrenin içinde yaşayan bakteri dediğimiz canlıların ölümüne neden olur.</p>
<p>Yetecek kadar gübre kullan</p>
<p>Aşılama için alınan gübre belirlenen miktardan daha az kullanılmamalıdır. Normal şartlarda 1 kg bakteri kültürü 50 kg. yonca tohumu için yine 1 kg bakteri kültürü 100 kg nohut tohumluğunun aşılanması için yeterlidir.</p>
<p>İyi karıştır</p>
<p>Aşılama yapılacak gübrenin tohuma iyice karışması sağlanmalı, tohumlar gerektiğinden fazla nemlendirilmemelidir. Fazla nemlilik tohumların birbirine yapışarak topakçıklar meydana getirmesine neden olur. 100 kg tohum için 1 It su yeterlidir.</p>
<p>Aşılanmış tohumu hemen ek</p>
<p>Aşılama işlemi serin ve gölge bir yerde yapılmalı, aşılanmış tohumlar güneş altına bırakılmamalıdır. Eğer aşılama yaptığımız tohumları 24 saat içinde ekmediysek aşılama işlemini yeniden yapmalıyız.</p>
<p>Tohum yatağı nemli olsun</p>
<p>Aşılanmış tohumlar, nemli tohum yatağına ekilmelidir. zirai ilaçlardan uzak tut.</p>
<p>Aşılama yapılan tohumlar, azotlu ticari gübrelerle, ot öldürücü, mantar öldürücü ve böcek öldürücü ilaçlara bulaştırılmamalıdır.</p>
<p>Ekeceğin toprağı iyi seç</p>
<p>Aşılanmış tohumları asitli veya çok tuzlu topraklara ekme.</p>
<p>Toprağını havalandır</p>
<p>Aşılama yaptığın gübrenin içindeki canlıların yaşayabilmesi için havaya ihtiyacı vardır. Bu nedenle toprağın havalanması iyi olmalıdır.</p>
<p>Toprağın tahlil ettirmeden aşılanmış tohumu kullanma.</p>
<p>BAKTERİ KÜLTÜRÜNÜ &#8220;GÜBREYİ&#8221; NEREDEN TEMİN EDECEĞİZ</p>
<p>Bu bakteri kültürleri diğer ticari gübreler gibi piyasada satılmamaktadır. Eğer bir üretici bu bakteri kültürünü almak istiyorsa;</p>
<p>- Ekimden 1-2 ay önce</p>
<p>- Hangi baklagil bitkisini ekeceğini</p>
<p>- Ekeceği tohum miktarını</p>
<p>- Ekim zamanını</p>
<p>Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü&#8217;ne bağlı Ankara&#8217;daki Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsüne bildirdikleri takdirde ihtiyaç duyulan aşılama gübreleri bu enstitü tarafından hazırlanarak kendilerine verilmekte yada ödemeli olarak adreslerine gönderilmektedir. Çiftçiler bu konuda daha geniş bilgi ve yardımı bölgelerindeki Köy Hizmetleri Araştırma Enstitülerinden sağlayabilirler.</p>
<p><span style="font-family: Arial Tur for sebit;">Kaynak:<br />
<strong>Tarım Bakanlığı Yayınları </strong><br />
TEKNİK METİN YAZARLARI<br />
Doç. Dr. İbrahim GEDİKOĞLU </span></p>
<p>Zir. Yük. Müh. Fikret EYÜPOĞLU</p>
<p>Doç. Dr. Naci KURUCU</p>
<p>Dr. Süleyman ALTINTAŞ</p>
<p>Editör Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/mikro-gubreler/" title="Mikro Gübreler" rel="tag">Mikro Gübreler</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/mikrobiyolojik-gubreleme/" title="MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME" rel="tag">MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/mikro-gubreler-mikrobiyolojik-gubreleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ticaret Gübreleri ve Kullanımları</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/ticaret-gubreleri-ve-kullanimlari/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/ticaret-gubreleri-ve-kullanimlari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 14:58:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[azot]]></category>
		<category><![CDATA[fosfor]]></category>
		<category><![CDATA[gübre kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[potasyum]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret Gübreleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret Gübreleri kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3328</guid>
		<description><![CDATA[Ticaret Gübreleri ve Kullanımları nelerdir? Ticaret Gübreleri ve Kullanımları hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için sitemize aktardık buyrun detaylar aşağıdadır Her tarım üreticisi için toprak işleme, sulama, zararlılarla mücadele, gübreleme gibi tarımsal işlemler üzerinde durulması gereken faaliyetler olmakla beraber gübreleme; üretici için ürünün miktarını ve kalitesini belirleyen en önemli bir faktördür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/ticaret-gubreleri.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3329" title="ticaret-gubreleri" src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/ticaret-gubreleri.jpg" alt="" width="360" height="270" /></a>Ticaret Gübreleri ve Kullanımları nelerdir? Ticaret Gübreleri ve Kullanımları hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için sitemize aktardık buyrun detaylar aşağıdadır Toprak canlıları besleyen temel bir kaynaktır. Ülkemizde nüfusun büyük bir kısmı tarımla uğraşmakta olup, geçimini üretmiş olduğu tarımsal ürünlerden karşılamaktadır . Toprak zaman içerisinde erozyon gibi dış etkilerle veya üzerine ektiğimiz ürünleri besleyerek verimli olma özelliğini kaybetmektedir, işte toprakta eksilen bu besin maddelerini giderici uygulamaya gübreleme diyoruz.<span id="more-3328"></span></p>
<p>Her tarım üreticisi için toprak işleme, sulama, zararlılarla mücadele, gübreleme gibi tarımsal işlemler üzerinde durulması gereken faaliyetler olmakla beraber gübreleme; üretici için ürünün miktarını ve kalitesini belirleyen en önemli bir faktördür.</p>
<p>İyi bir gübreleme ise kullanacağımız gübrenin çeşidini, en uygun yöntemlerle, tavsiye edilen miktarlarda ve zamanında uygulanmasıyla beklenen sonucun verecektir.</p>
<p>Bu dersimizde kullandığımız ticari gübreleri ve gübrelemenin kurallarını vermeye çalışacağız.</p>
<p>TİCARET GÜBRELERİ</p>
<p>Bileşiminde azot, fosfor ve potasyum gibi bitki besin maddelerinden birini veya birkaçını birarada bulunduran ve ticaret amacı ile pazarlanan gübrelere ticaret gübreleri denilmektedir. Halk arasında &#8220;suni gübre&#8221; veya &#8220;kimyevi gübre&#8221; diye adlandırılan bu gübrelerin değeri doğrudan doğruya bünyelerindeki besin maddesi miktarları ile ölçülmektedir.</p>
<p>Ticaret gübreleri içerisindeki bitki besin maddelerinin çeşidine göre;</p>
<p>1. Azotlu gübreler</p>
<p>2. Fosforlu gübreler</p>
<p>3. Potasyumlu gübreler</p>
<p>4. Kompoze gübreler diye sınıflandırılır.</p>
<p>Şimdi sırasıyla kullanılan bu ticaret gübrelerinin özelliklerini ve kullanım şekillerini görelim.</p>
<p>1. AZOTLU GÜBRELER</p>
<p>Azotlu gübrelerin birçok çeşidi olup, yurdumuzda ençok kullanılan azotlu gübreler şunlardır.</p>
<p>Amonyum sülfat</p>
<p>Amonyum nitrat (Kireçli ve saf amonyum nitrat)</p>
<p>Üre</p>
<p>AMONYUM SÜLFAT</p>
<p>Genellikle beyaz renkli olup toz şekere benzediği için çiftçilerimiz tarafından şeker gübre diye adlandırılır. Aslında bu gübrenin renkli veya beyaz olmasının, etkisi ile hiçbir ilgisi olmayıp her ikisi de iyi gübredir.</p>
<p>Bu gübrenin kendisi asit karakterli olduğu için nötr ve alkali yani kireçli topraklarda güvenle kullanılabilir. Bu gübrenin içinde ağırlının 1/5 oranında yani % 21 oranında azot bitki besin maddesi vardır. Bu nedenle eğer bu gübreyi asit reaksiyonlu topraklarda uzun süre ve çok kullanılırsa toprakların daha fazla asitleşmesine sebep olacağından toprağı verimsizleştirir.</p>
<p>AMONYUM NİTRAT</p>
<p>Amonyum Nitrat gübresi piyasada kireçli ve saf olmak üzere iki şekilde satılmaktadır.</p>
<p>Kireçli olanı yaklaşık olarak ağırlığının 1/4 oranında yani % 26 saf azot besin maddesi bulundurur.</p>
<p>Saf olanı ağırlığının 1/3 oranında yani % 33 saf azot besin maddesi bulundurur.</p>
<p>Amonyum nitrat gübresinin içinde bulunan azot besin maddesinin yarısı amonyum yarısı da nitrat şeklinde bulunur. Bitki her iki şekildeki azot besin maddesinden de yararlanabildiği için bu gübrenin etkisi hem daha çabuk olmakta hemde devamlı olmaktadır.</p>
<p>Amonyum nitrat gübresi ekim zamanında kullanılabildiği gibi bitkinin büyüyüp geliştiği dönemlerde de başarı ile uygulanabilir.</p>
<p>ÜRE</p>
<p>Üre içinde bulunan azot besin maddesi bakımından diğer azotlu gübrelerden daha zengindir. Üre gübresinin içinde ağırlığının yarısına yakın % 46 saf azot besin maddesi bulunur.</p>
<p>Üre gübresi toprağa atıldıktan sonra içindeki organik bünyeli azot toprakta kimyasal değişmelere uğrayarak kısa zamanda bitkilerin kolayca faydalanabilecekleri bir hale gelir.</p>
<p>Üre bütün bitkilere başarı ile uygulanabilir.</p>
<p>Sonbahar gübrelemesinde kullanıldığı gibi, bitkilerin belirli gelişme dönemlerinde, ilkbaharda veya daha sonra da kullanılabilir. Fazla miktarda üre verilmesi gerektiğinde hepsi bir defada değil birkaç kısma bölünerek atılmalıdır.</p>
<p>Üre toprağa verildikten sonra derhal toprağa karıştırılmalıdır. Aksi halde toprak yüzeyinde kalan gübreden azot kaybı olabilir.</p>
<p>2. FOSFORLU GÜBRELER TRİPLE SÜPERFOSFAT</p>
<p>Triple süperfosfat gübresi kirli beyaz veya gri renkli yuvarlak danecikler halinde olup bu gübreye çiftçilerimiz taban gübresi veya TSP’ de demektedir.</p>
<p>Triple süperfosfat gübresinin kullanılmasında dikkat edilecek en önemli konu gübrenin ekim veya dikimden hemen önce verilmesini ve mümkün olduğu kadar tohum ve kök derinliğine gömülmesini sağlamaktır.</p>
<p>Bu gübre uzun süre rutubetli yerlerde saklandığında su çekerek topaklaşabilir. Bu keseklerin tekrar tanecikler şeklinde dağıtılarak kullanılmasında tarımsal yönden bir sakınca yoktur. Kullanımı kolaylaştırmak için bunları kırmalıyız.</p>
<p>3. POTASYUMLU GÜBRELER</p>
<p>Topraklarımız genellikle azot ve fosfor bakımından fakir potasyum besin maddesi bakımından ise yeterli durumda olduğundan ülkemizde potasyumlu gübre kullanımı azot ve fosforlu gübre kullanımına göre daha az olmaktadır.</p>
<p>Kullandığımız potasyumlu gübreler şunlardır.</p>
<p>Potasyum sülfat</p>
<p>Potasyum klorür</p>
<p>POTASYUM SULFAT</p>
<p>Potasyum sülfat gübresi kirli beyaz renkli küçük kristal tanecikler halindedir. Ağırlığının yarısı oranında % 50 potasyum besin maddesi bulundurur. Bu gübreyi bütün bitki çeşitlerinde uygulayabiliriz.</p>
<p>Potasyum sülfat gübresi rutubetli yerlerde saklanmaması gerekir. Bu gübre rutubetli yerlerde kesekleşir. Kesekleşmiş olan bu gübre ufalanarak tekrar kullanılabilir. Ancak ufalanmış olan gübre mibzerle atılmamalı elle veya gübre serpicisi ile atılmalıdır.</p>
<p>POTASYUM KLORÜR</p>
<p>Potasyum klorür gübresi ağırlığının yarısından biraz fazla % 60 potasyum besin maddesi bulundurur. İçinde bulunan klor maddesi nedeniyle potasyum klorür gübresi tütün ve patates gibi bazı bitkilerin kalitesini düşürebileceği için bu bitkilere potasyum sülfat gübresi kullanılmalıdır.</p>
<p>4. KOMPEZE GÜBRELER</p>
<p>Kompoze gübreler birden daha fazla bitki besin maddesini birarada bulunduran gübrelerdir.</p>
<p>Kompoze gübrenin içerisindeki bitki besin maddeleri sırası ile azot, fosfor ve potasyumdur. Bu besin maddeleri % olarak ifade edilmektedir. Örneğin 20-20-0 oluşumundan meydana gelen bir kompoze gübrenin 100 kilosunda 20 kilo saf azot, 20 kilo saf fosfor var. Potasyum ise yok demektir.</p>
<p>Kompoze gübreler birkaç çeşit bitki besin maddesini birlikte bulundurdukları için çiftçileri çeşitli gübreleri ayrı ayrı alma taşıma, depolama ve tarlaya verme sıkıntısından kurtarmış olur. Bu gübrenin kullanımı daha az emek ve zaman harcayarak çiftçiye ekonomi ve kolaylık sağlar.</p>
<p>Bütün bu iyi yönlerine rağmen her zaman kompoze gübre kullanamayız çünkü:</p>
<p>a) Kompoze gübrelerin içinde bulunan bitki besin maddeleri miktarı ekeceğimiz bitkinin isteğine her zaman uygun olmayabilir. Az olabilir, istenenden çok olabilir.</p>
<p>b) Kompoze gübrenin içinde bulunan bitki besin maddeleri iklime ve toprağımızın özelliğine göre ayrı ayrı ve farklı usullerle verilmesi gerekiyor olabilir. kompoze gübrelerde besin maddeleri birarada olduğundan bu imkansızdır.</p>
<p>Kompoze gübrelerin bu özellikleri gözönünde bulundurularak yararın daha çok olacağının düşünüldüğü hallerde kompoze gübrelerin kullanılması uygun olabilmektedir.</p>
<p>Yurdumuzun çeşitli bölgelerindeki topraklarında genellikle potasyum besin maddesi yeterli miktarlarda bulunduğundan kullanılacak kompoze gübreler çoğunlukla içinde potasyum bulunmayan kompoze gübreler olması gerekir. Tarlamızdan aldığımız toprak örneklerinin analiz sonuçlarına göre toprağımızda azot ve fosfor yanında potasyum eksikliği de görülüyorsa o zaman içinde azot, fosfor ve potasyum bulunduran kompoze gübreleri kullanmalıyız.</p>
<p>Genellikle kompoze gübreler içinde tek besin maddesi bulunan diğer gübrelerden daha pahalıdır. Bunun sebebi birçok besin maddesinin bir araya getirilerek içindeki besin maddesi miktarının artırılmış olmasıdır.</p>
<p>DİAMONYUM FOSFAT</p>
<p>Diamonyum fosfat gübresi kompoze bir gübredir. Diamonyum fosfat gübresi halk arasında DAP diye adlandırılmaktadır. 100 kg diamonyum fosfat gübresinde 18 kg saf azot ve 46 kg fosfor bulunur. Yani içerisindeki her bir kilo azota karşılık 2,5 kg. fosfor bulunur. Bu nedenle daha ziyade fosforlu bir gübre gibi kullanılır.</p>
<p>Diamonyum fosfat gübresi iri ve kirli beyaz renkte granül tanecikleri halindedir.</p>
<p>Diamonyum fosfat gübresi içerisinde bulundurduğu fosfor ve azot besin maddeleri nedeniyle Orta Anadolu ve geçit bölgelerinde yetiştirilecek buğday için çok uygun bir gübredir.</p>
<p>Bu gübrenin hububat ve benzeri bitkilere sonbaharda, ekim esnasında, mibzerle tohum derinliğine ve bant halinde verilmesi en uygun verme şeklidir. Mibzerle ekimin yapılmadığı hallerde diamonyum fosfat gübresi ekimden hemen önce tarla yüzeyine serpilip sonra ekim yapılarak gübrenin toprakla karışması temin edilmelidir.</p>
<p>HANGİ BİTKİYE HANGİ GÜBREYİ KULLANACAĞINA KARAR VERMEDEN MUTLAKA TOPRAĞINI TAHLİL ETTİR. TAHLİL SONUCUNA GÖRE GÜBRE KULLAN.</p>
<p>Resim 1. Gübreleme çalışması.</p>
<p>GÜBRELEMENİN KURALLARI</p>
<p>Bitkilerin beslenmeleri için gerekli olan bitki besin maddelerinin başında AZOT, FOSFOR ve POTASYUM gelir. Bunlar bitkilerin ençok ihtiyaç duydukları besin maddeleri olup, tarım topraklarında da genellikle yeteri kadar bulunmamaktadır.</p>
<p>Gerek ürünler beslenmek için gerekse toprak içinde sızan sular önemli miktarda besin maddelerini topraktan uzaklaştırır. Bunun sonucu topraklar fakir düşer, bitkiler yeterince besleyemez hale gelir. Bu nedenlerle aynı topraktan sürekli bir şekilde iyi ürün almak için o toprağa eksik olan bitki besin maddelerinin verilmesi gerekir. Buda gübreleme ile olur.</p>
<p>Gübrelerden en iyi şekilde yararlanabilmek için gübrenin toprağa verilme zaman ve şekline dikkat etmek gerekir. Sadece kullanılacak gübrenin çeşidi ve miktarını bilmekle iş bitmez. Gübreden beklenen yararın sağlanabilmesi için gübrenin EN UYGUN ZAMAN ve EN DOĞRU bir şekilde toprağa verilmesi gerekir.</p>
<p>GÜBREYİ NASIL VE NE ZAMAN KULLANMALIYIZ?</p>
<p>Bu sorunun cevabını gübrelerin verilme şekli ve gübrelerin uygulama zamanı olarak iki başlık altında göreceğiz.</p>
<p>1. GÜBRELERİN VERİLME ŞEKLİ</p>
<p>Gübreler genellikle EL veya MAKİNA ile toprağın üstüne SERPİLEREK verilmekte ya da tohum veya bitkiden belirli uzaklıklarda olmak üzere çizgi halindeki bir BANDA veya bitki etrafındaki OCAĞA verilmektedir.</p>
<p>A. Serpme Usulü gübreleme:</p>
<p>- Gübre, ya ekimden önce toprak yüzeyine serpildikten sonra belirli toprak işleme aletleri ile toprağa gömülür ve sonra ekim yapılır.</p>
<p>- Ya da ekimden hemen önce toprak yüzeyine serpilen gübre ekim işlemi ile toprakla karıştırılır.</p>
<p>Birçok hallerde ekimden sonra da serpme usulü ile gübre tatbik edilmektedir. Bazı bitkilere ihtiyaçları olan gübrenin tamamı bir defada ekimden önce veya ekim esnasında verilmeyip, gübrenin bir kısmı ekimde bir kısmı da bitkinin belirli bir büyüme döneminde verilmekte ve böylece gübreden daha çok yararlanılmaktadır.</p>
<p>Tarlada bitki varken yapılan bu ikinci gübreleme serpme usulü ile yapıldığı gibi gübre serpicisi gibi aletlerle de yapılabilir.</p>
<p>Bitki büyümeye başladıktan sonra verilen gübreler genellikle AZOTLU ve özellikle NİTRATLI gübrelerdir. Fosforlu gübreler bitki büyüdükten sonra serpme olarak verilmemeli; Fosforlu gübreler ekimden hemen önce veya ekim sırasında tohum derinliğine gömülmelidir.</p>
<p>Resim 2. Serpme olarak azotlu gübreleme..</p>
<p>B. Bant usulü gübreleme</p>
<p>Bant usulü gübreleme genellikle mibzerle yapılmakta ise de bazı hallerde pulluk ve hatta çapa gibi basit aletler kullanılmaktadır. Gerek yurdumuzda ve gerekse diğer ülkelerde yapılan birçok araştırma, gübrelerin bant halinde verilmesinin daha yararlı olduğunu göstermektedir. Gübre banda verildiği zaman gene bitkinin henüz fazla gelişmemiş olan kökleri bitki yanındaki bu gübreden kolaylıkla yararlanmakta ve daha çabuk büyümektedir.</p>
<p>Banta verilen gübrenin içindeki bitki besin maddesi özellikle fosfor bitkiye faydalılığını daha uzun bir süre devam ettirmektedir. Serpme olarak verilen gübredeki fosfor ise kısa bir sürede topraktaki kireç ve diğer maddelerle birleşerek bitkinin hemen yararlanamayacağı veya zorlukla yararlanacağı bir yapıya dönüşürler. Bu nedenle de bitki banda verilen gübreden daha çok yararlanmaktadır. Bitki banda verilen gübreden serpmeye oranla % 15-% 10 daha çok yararlanabilmektedir.</p>
<p>Resim 3. Özellikle sıraya ekilen bitkiler banda verilen gübrelerden daha çok yararlanırlar..</p>
<p>2. GÜBRELERİN UYGULAMA ZAMANI</p>
<p>Gübrelerin mahsul artışına olan etkisini çoğaltmak için gübre uygulama zamanı</p>
<p>- Bölgenin iklimine</p>
<p>- Toprağın karakterine</p>
<p>- Gübrelenecek bitkinin cinsine ve</p>
<p>- Verilecek gübrenin çeşidine göre ayarlanması gerekir.Bütün mesele bitkinin ihtiyacı olduğu zaman ona gerekli olan besin maddesini sağlamaktır. Bu nedenle bazı bölgelerde yetiştirilen belirli bitkiler için verilmesi gerekli olan gübrenin tamamı bir defada ve genellikle ekimde verilirken bazı hallerde bu miktar bölünmek suretiyle bitkinin çeşitli gelişme dönemlerinde bir kaç defada verilmektedir. Gübrelerin çok erken veya çok geç verilmesi halinde bitkiye faydası büyük ölçüde azalır.</p>
<p>Gübre verme zamanı konusunda üzerinde durulması gereken en önemli konulardan birisi de tohumun çimlenmesi sırasında toprakta yeteri kadar bitkiye yarayışlı besin maddesi bulunmasını sağlamak ve gübreleme zamanını buna göre ayarlamaktır. Aksi halde toprağa verdiğimiz gübreden beklenen faydayı sağlayamayız.</p>
<p>Çeşitli bölgelerde ekilecek çeşitli bitkiler için gübre verme zamanı konusunda herkesin uyacağı bir tek zaman vermek mümkün değildir. Bununla beraber gübre verme zamanı ile ilgili olarak aşağıdaki genel kurallara uymakta yarar vardır.</p>
<p>Fosforlu gübrelerin verme zamanı:</p>
<p>Fosforlu gübreler ekimden veya dikimden hemen önce veya ekim sırasında verilmeli ve toprağa mutlaka gömülmelidir. Çok erken verilmesi halinde toprakta zamanla bitkinin hemen yararlanamayacağı şekle dönüşeceğinden; bitki büyüdükten sonra verilmesi halinde ise toprağın üstünde kalacağı için bitkiye yararlı olamayacaktır.</p>
<p>Şu halde fosforlu gübrenin tamamı gözlük ve yazlık ekimlerde EKİMDEN HEMEN ÖNCE veya EKİM SIRASINDA toprağa tohum derinliğine gömmek gerekir.</p>
<p>Resim 4. Patates tarımında gübreleme ile mahsülü büyük ölçüde artırmak mümkündür..</p>
<p>Potasyumlu gübrelerin verme zamanı:</p>
<p>Topraklarımızda genellikle yeteri kadar potasyum bulunmakla beraber bazı alanlarda potasyum eksikliği olabilir. Toprak analizleri yaptırılarak potasyum eksikliği tespit edilen yerlere potasyumlu gübre verilmesi gerekir.</p>
<p>Bu gübrede de fosforlu gübreler gibi ekim ve dikim zamanında verilmelidir.</p>
<p>Azotlu gübrelerin verilme zamanı:</p>
<p>Azotlu gübreler toprakta çok hareketli gübreler oldukları için fazla yağışlarla ve sulama suyu ile yıkanarak; veya gaz halinde uçmak suretiyle kayıplara uğrayabilirler. Bu gibi kayıpları önlemek ve bitkinin bu besin maddesine en fazla ihtiyacı olduğu zamanda onu toprakta hazır bulundurmak için bazen bitki için gerekli azot miktarının hepsini bir defada ekim veya dikimde vermeyip bitkinin çeşitli büyüme devrelerinde olmak üzere birkaç kısma bölünerek verilmelidir.</p>
<p>Azotlu gübrenin bölünerek verilmesine karar verildiği zaman ekim ve dikimde mutlaka yarısına yakın bir kısmının verilmesi çok faydalı olur. Gübrenin geri kalan kısmı bitki gelişmesinin hızlı olduğu dönemlerde ve çok geç kalınmadan verilmelidir.</p>
<p>HANGİ ÇEŞİT AZOTLU GÜBRE KULLANMALI</p>
<p>Güzlük ekimler için yapılacak azotlu gübre tatbikatlarında genellikle Amonyum sülfat veya üre gübrelerini ilkbahar veya yazın yapılacak gübrelemelerde ise Amonyum nitrat gübresinin kullanılması tercih edilmelidir.</p>
<p>Buna rağmen azotlu gübre çeşitleri arasında mahsulü artırma yönünden büyük bir fark olmaması nedeniyle herhangi bir azotlu gübrenin piyasada bulunmaması halinde onun yerine diğer bir azotlu gübrenin kullanılması uygun olur.</p>
<p>Kaynak:<br />
Tarım Bakanlığı Yayınları<br />
TEKNİK METİN YAZARLARI<br />
Doç. Dr. İbrahim GEDİKOĞLU</p>
<p>Zir. Yük. Müh. Fikret EYÜPOĞLU</p>
<p>Doç. Dr. Naci KURUCU</p>
<p>Dr. Süleyman ALTINTAŞ</p>
<p>Editör Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/azot/" title="azot" rel="tag">azot</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/fosfor/" title="fosfor" rel="tag">fosfor</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubre-kullanimi/" title="gübre kullanımı" rel="tag">gübre kullanımı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/potasyum/" title="potasyum" rel="tag">potasyum</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/ticaret-gubreleri/" title="Ticaret Gübreleri" rel="tag">Ticaret Gübreleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/ticaret-gubreleri-kullanimi/" title="Ticaret Gübreleri kullanımı" rel="tag">Ticaret Gübreleri kullanımı</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/ticaret-gubreleri-ve-kullanimlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahır Gübresi ( Organik &#8211; Hayvansal Gübre )</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/ahir-gubresi-organik-hayvansal-gubre/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/ahir-gubresi-organik-hayvansal-gubre/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 14:54:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[Ahır Gübresi]]></category>
		<category><![CDATA[BESIN MADDELERININ OLUŞUMU]]></category>
		<category><![CDATA[GÜBRENIN MUHAFAZA EDILMESI ve önemi]]></category>
		<category><![CDATA[HAYVANIN CINS VE YAŞI]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvansal Gübre]]></category>
		<category><![CDATA[hayvansal gübre işleme nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[organik]]></category>
		<category><![CDATA[organik gübre]]></category>
		<category><![CDATA[YEMIN BESIN DEGERI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3325</guid>
		<description><![CDATA[Ahır Gübresi ( Organik - Hayvansal Gübre ) ,Ahır Gübresi nedir? Ahır Gübresi muhafazası nasıl olmalıdır? Ahır Gübresi hakkında ayrıntıları araştırdık ve sitemizde yayınladık ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/ahir-dosyasi.jpg"><img src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/ahir-gubresi.jpg" alt="" title="ahir-gubresi" width="484" height="413" class="alignleft size-full wp-image-3326" /></a>Ahır Gübresi ( Organik &#8211; Hayvansal Gübre ) ,Ahır Gübresi nedir? Ahır Gübresi muhafazası nasıl olmalıdır? Ahır Gübresi hakkında ayrıntıları araştırdık ve sitemizde yayınladık<br />
MUHAFAZASI VE UYGULANMASI<br />
Ahır gübreleri, tarihin ilk çağlarından beri, bitkisel üretimi artırmak için kullanılmıştır.<span id="more-3325"></span><br />
Ahır gübreleri bir yandan bitkilerin gelişmesi için lazım olan besim maddelerini sağlarken, diğer yandan da toprağın yapısını tarım için en uygun hale getirirler. Ahır gübrelerinin bitkilere sağladığı besin elementleri bakımından ticari gübreler gibi tek yönlü değildir. Içerisinde birçok besin elementleri bulundurmaktadır. Bu dersinizde ahır gübresi nedir, nasıl oluşur faydaları nelerdir, nasıl muhafaza edilmelidir bunları göreceğiz. Ahır gübresinin kıymetini bilelim, kullanalım ve bol ürün alalım.<br />
AHIR GÜBRESI Ahır hayvanlarının sıvı ve katı dışkıları ile yataklıklarının karışımında oluşan artıklar ahır gübresi olarak adlandırılır.BESIN MADDELERI Hayvanlar yedikleri yemlerdeki besin maddelerinin ancak % 45&#8242;inden yararlanabilirler, yemdeki bitki besin maddelerinin yarısından fazlası dışkı ile ahır gübresine geçer. Böylece ahır gübreleri içerdikleri besin maddelerinden dolayı bitkiler için zengin bir besin maddesi deposudur.</p>
<p>BESIN MADDELERININ OLUŞUMU NELERE BAĞLIDIR?<br />
Ahır gübresinin içindeki bitki besin maddelerinin oluşumu aşağıdaki faktörlerle bağıntılıdır.- Hayvanın cinsine ve yaşına- Hayvana yedirilen yemin miktarı ve besin değerine &#8211; Hayvanların yemden yararlanma durumuna- Hayvanların gördüğü işe- Kullanılan yataklığın cins ve miktarına- Gübrenin saklanma tekniği gibi faktörlere bağlıdır. Şimdi bu saydığımız faktörleri sırasıyla inceleyelim.HAYVANIN CINS VE YAŞI Ahır gübrelerinin içerdikleri bitki besin maddeleri; dışkının alındığı hayvanların türüne göre büyük farklılıklar gösterir. Koyun ve tavuktan elde edilen ahır gübrelerinin besin maddesi miktar ve çeşidi sağır ve beygirden elde edilenlere göre daha yüksektir. Bu kıyaslamayı aşağıdaki tabloyu inceleyince daha iyi anlayacaksınız. Hayvanların cinsine göre, ahır gübresi içindeki bitki besin maddeleri dağılımıHayvanın Cinsi Azot Fosfor Potasyum Kalsiyum% N % P2 O5 % K20 % CaOSığır 0.29 0.17 0.10 0.34Beygir 0.44 0.35 0.35 0.15Koyun 0.55 0.31 0.15 0.46Tavuk 1.70 1.40 0.90 2.0Genç hayvanlar kendi kemik yapılarını ve kas yapılarını geliştirmek için fazla miktarda fosfor, potasyum, kalsiyum gibi besin maddelerine ve proteinlere ihtiyaçları vardır. Ve bu besin maddeleri ile proteinleri kendi gelişmeleri için kullanırlar. Bu nedenle genç hayvanlardan elde edilen ahır gübreleri azot, fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi bitki besin maddeleri açısından, yaşlı hayvanlardan elde edilen gübrelere göre daha düşüktür.<br />
YEMIN BESIN DEGERI<br />
Besin değeri yüksek yemlerle beslenen hayvanlardan elde edilen ahır gübrelerinin bitki besin maddesi değeri, daha yüksektir.HAYVANIN GÖRDÜĞÜ IŞ Süt veren ineklerden süt verme dönemlerinde elde edilen ahır gübrelerinin, içindeki bitki besin maddesi miktarı, kurudaki zamanlarına göre daha az azot, fosfor ve potasyum gibi bitki besin maddelerine sahiptir. Çünkü, süt inekleri, süt verebilmek için yemden fazlası ile yararlanmak zorundadırlar.Besi sığırları ve süt ineklerinden elde edilen ahır gübrelerinin içinde bulunan azot besin maddesi bakımından bir farklılık bulunmamasına rağmen, Besi sığırlarından elde edilen ahır gübresi süt sığırından elde edilen ahır gübresine göre fosfor ve potasyum besin maddesi bakımından daha zengindir.</p>
<p>KULLANILAN YATAKLIĞIN CINS VE MIKTARIIyi bir ahır gübresi elde edebilmek için mutlaka yataklık kullanılmalıdır. Ahırlarda kullandığımız yataklık hayvanın idrarını emerek yıkanmasını ve sıvı dışkı kaybını önler. Eğer yeterli miktarda yataklık kullanırsak sıvı dışkı kaybı hiçbir zaman söz konusu değildir. Yataklık kullanımı ile amonyum ve gübrenin yitirilmesine engel oluruz. Organik maddeleri ve bitki besin maddelerini ahır gübresine verir. Gübrenin değerini korumanın en iyi şekli yeterli yataklık kullanmaktır.</p>
<p>GÜBRENIN MUHAFAZA EDILMESI ve önemi:Ahır gübresinin bitkilere faydalı olabilmesi için içinde bulundurduğu Karbon/Azot oranı büyük önem taşımaktadır. Mesela taze sığır dışkısında yataklıkla birlikte bu oran 60 karbona karşı bir azot, (60/1) beygir dışkısında 40 karbona karşı bir azottur. (40/1) Halbuki iyi bir gübrede bu oranın sığır dışkısında 15/1 beygir dışkısında 20/1 olması gerekmektedir. Ahır gübrelerinde bu karbon/azot oranı değeri küçüldükçe, bu gübrelerden bitkiler daha iyi yararlanırlar.Ahır gübresi taze halde toprağa verilirse bu taze gübrenin içindeki karbon/azot oranı büyük olduğundan bitki bu gübreden yararlanamaz.Gübre toprakta kurur ve atıldığı yerde çürümeden kalır. Gübrenin bitkiye faydalı olabilmesi için olgunlaştırılarak bu karbon, azot oranının küçültülmesini sağlamak gerekmektedir. Bunu sağlamakta iyi bir muhafaza ile mümkündür.Muhafaza:Ahır gübrelerinin tarlaya verilinceye kadar geçen zaman içerisinde gübre değerini kaybetmeden muhafaza edilmesi en önemli konulardan bir tanesidir. Ahır gübresinin muhafazası iki şekilde yapılır. A. Ahır içerisinde muhafaza B. Ahır dışında muhafazaşimdi bunların nasıl yapıldığını görelim. A. Ahır gübresinin ahır içerisinde muhafaza edilmesi:Ahırda muhafaza, gübrenin değerini koruma bakımından en iyi korumu şeklidir. Ahırda muhafazada, hayvanlar sürekli olarak ahır gübresinin üzerinde gezindiklerinden, ahır gübresi ve yataklık iyice sıkışır. bu sıkışma sunucu havasız koşullar oluşur. Ahır gübresinin ayrışması havasız koşullarda gerçekleştiğinden, içindeki organik madde ve azot kaybı en aza iner. Gübre ahırın içinde olduğu için yağmur almaz ve dolayısıyla da yıkanma olmaz. Yıkanma olmadığı içinde besin maddelerinin kaybı söz konusu değildir.Ancak ahır gübresinin bu şekilde ahır içerisinde muhafaza edilmesi hayvan sağlığı açısından iyi değildir. Çünkü ahır gübresinin ayrışması sırasında açığa çıkan amonyak, kükürtlü hidrojen gibi gazlar ahırın havasının bozulmasına neden olur. Buna bağlı olarak da hayvanların sağlığı bozulur. Kötü kokulu gazlar, süt hayvanlarının sütünün temizliğini ve kalitesini olumsuz etkiler. bu koşullarda elde edilen sütler, hem çabuk bozulur hem kötü kokar. Ahır gübresinin ahır içerisinde muhafazası süt inekçiliği ve besicilikte hiç tavsiye edilmez. Ama koyun ve keçi ağıllarında rahatlıkla uygulanabilir. B. Ahır gübresinin ahır dışında muhafaza edilmesi: Ahır gübresinin ahır dışında muhafazası da iki şekilde yapılır. 1 .Dağınık olgunlaştırma 2. Toplu olgunlaştırma 1. Dağınık olgunlaştırma:Ahırdan alınıp, ahır dışındaki gübreliğe dikkatsizce, gelişi güzel yığılan gübrelerin bekletilmesi işlemidir. Böyle gelişi güzel ve dağınık olarak atılan gübrelerin olgunlaşması gübrenin her kısmında aynı olmaz. Bu tip gübre yığınlarının alt kısımlarının ıslak ve sulu olmasına rağmen üst kısımları gevşek ve kurudur. Böyle gelişigüzel yığılan gübre yığınlarının üst kısmında havalı ayrışma, alt taraflarında ise havasız ayrışma meydana gelecektir. Bu durumda gübre istenildiği gibi olgunlaşmayacağı gibi gübreden gaz halinde azotun kaybolması da söz konusudur.</p>
<p>2. Toplu olgunlaştırma:Toplu olgunlaştırmada ahırdan çıkarılan taze gübre gübrelikte, toplu ve muntazam bir şekilde muhafaza edilir. Toplu olgunlaştırma soğuk ve sıcak olmak üzere iki şekilde yapılır.<br />
a. Soğuk olgunlaştırma Soğuk olgunlaştırmada; ahırdan çıkarılan ve gübreliğe getirilen ahır gübresi gübrelikte iyice sıkıştırılır. Sıkıştırırken gübrenin yeteri kadar nemli olması gerekmektedir. Eğer sıkıştıracağımız gübre kuru ise önce ıslatılmalı sonra sıkıştırılmalıdır.Ahır gübresinin olgunlaşması havasız koşullarda oluştuğundan, bu gübre yığınının ısısı pek yükselmez. Sıkıştırma nedeniylede gübre yığının içerisine gübre içindeki besin maddelerinin yıkanmasına yol açabilecek suyun sızması önlenmiş olur.<br />
b. Sıcak OlgunlaştırmaSıcak olgunlaştırmada; Ahırdan çıkarılan ve gübreliğe getirilen gübre önce yaklaşık 60 cm&#8217;lik bir tabaka halinde sıkıştırılmadan bırakılır. Böylece gübrenin olgunlaşması havalı koşullarda oluşur. Yığının ısısı kısa sürede 70 °C ye yükselir. Gübrenin içindeki bakterilerin yardımı ile gübre yanmaya başlar. Daha sonra bu gübre yığınını ıslatıp sıkıştırılır. Gübrenin sıkışması ile bu sefer havasız şartlarda olgunlaşmayı sağlayan bakteriler çalışmaya devam ederek yanmayı tamamlar.Buraya kadar gübrenin muhafaza şekillerini vermeye çalıştık şimdide ahır gübresinin muhafazasında kullandığımız gübreliğin taşıyacağı özellikler nelerdir onları görelim. GÜBRELIĞIN ÖZELLIKLERI-Gübrelik gübrenin ahırdan kolaylıkla taşınabilmesi için ahırın yanında olmalıdır.-Gübrenin serin kalabilmesi için kuzey tarafa yapılmalıdır.-Gübreliğin büyüklüğü; hayvan sayısı, hayvandan elde edilen gübre miktarı ve gübrenin gübrelikte bekletilme süresi gözönünde tutularak belirlenmelidir. (bir büyükbaş hayvanın 12 aylık gübresini muhafaza etmek için yaklaşık S-8 m3 yere ihtiyaç vardır.)-Gübreliğin tabanı, sıvı ifrazatın toprak altına sızmasını önleyecek şekilde yapılmalıdır. mümkünse beton, aksi takdirde sıkıştırılmış kil üzerine taş döşemek suretiyle yapılmalıdır.-Gübreliğin tabanı toprak seviyesinden 50 cm derinde ve şerbet kuyusuna doğru hafif meyilli olmalıdır.-Şerbet kuyusu ise gübreliğin taban seviyesinden 60-70 cm daha aşağıda olup; üzeri bir kapak ile kapatılmalıdır. AHIR GÜBRESINDE MEYDANA GELEN KAYIPLAR Hazırlanan ahır gübresi, gerekli önlemler alınıp korunmazsa tarlaya verilinceye kadar geçen süre içerisinde, organik madde ve bitki besin maddeleri bakımından büyük kayıplara uğrar. Bu kayıplar nasıl olur? Bu kayıplar, gübrenin içindeki bitki besin maddelerinin sıvı dışkı ile uzaklaşması, yağmur ile yıkanması ve gaz şekline dönüşüp uçması şeklinde olur. AHIR GÜBRESINDE MEYDANA GELEN KAYIPLARIN ÖNLENMESI Kayıpları önlemek için ne yapmalıyız- Ahır içerisinde mutlaka yataklık kullanılmalıdır. Çünkü yataklık hayvan idrarını tutarak yıkanma yoluyla kayıpları önler, amonyak kaybını engeller. Yataklık içinde bulunan organik madde ve bitki besin maddelerini gübreye verir ve gübrenin kullanımını kolaylaştırır.- Olgunlaştırma sırasında ahır gübresindeki mevcut azotun kaybını önlemek için ahır gübresine jıbbs, CaCl2, Ca(No3)2 gibi koruyucu maddeler katılabilir.- 1 ton ahır gübresine 30-35 kg normal süper Fosfat eklemek suretiyle hem gübredeki azot kaybını engellemiş oluruz, hem de gübrenin fosfor değerini artırmış oluruz.- Ahır gübresinin muhafazası sırasında mümkün olduğu kadar havasız şartlarda, sıkıştırılmış olarak olgunlaştırılması sağlanmalıdır. Böylece azot ve organik madde kaybı yarı yarıya azalır.- Kayıpları önlemek için, ahır gübresi fazla yağış alan alanlarda üstü kapalı olarak muhafaza edilmelidir. Az yağış alan yerlerde ise rüzgar tutmayan, oldukça yüksek bir yerde ve iyice sıkıştırılmış yığın halinde muhafaza edilmelidir. Buradaki gübrenin üzerine ince bir toprak tabakası veya organik maddece zengin bir örtü tabakası ile kapatılmış olarak muhafaza edilmelidir.- Kayıpların önlenmesi ve ahır gübresinin korunmasını sağlamak için gübreliğin yukarda da belirttiğimiz gibi uygun olması gerekir. AHIR GÜBRESININ KULLANIMINE ZAMANNEKADARNASIL kullanmalıyız.Ahır gübresinin tarlaya verilmesi için en uygun mevsimler ilkbahar ve Sonbahardır. Kullanılacak ahır gübresi miktarı da genellikle dönüme 2- 4 tondur.Ahır gübresi özellikle az yağış alan bölgelerde ve ağır bünyeli topraklarda Sonbahar mevsiminde uygulanır. Çok yağış alan bölgelerde ve kumlu topraklarda ise ilkbahar aylarında gübreleme yapılır.Içerisinde fazla sap bulunan olgunlaşmamış gübreler bahar ekiminden az önce toprağa atıldıkları takdirde fayda yerine zarar verirler. çünkü olgunlaşmamış gübre ve içinde saplar toprakta derhal çürümeye başlar, bu esnada çoğalan bakteri dediğimiz küçük canlılar topraktaki bitkiye yarayışlı besin maddelerini tüketirler. Ve gelişmekte olan bitkilerin faydalanmasına engel olur. bu sakıncayı yok etmek için ahır gübrelerinin güz mevsiminde toprakla karıştırılmaları, ve baharda ise çapa bitkilerinin ekilmesi en uygunudur.Ahır gübresinden organik madde ve besin maddeleri kaybını önlemek için, tarlaya atılır atılmaz pullukla toprak altına gömülmelidir. Eğer bu işlem yapılmazsa attığımız gübrenin tarlada bekletilme süresi ve şekline bağlı olarak gübre değerinden çok şey kaybeder. AHIR GÜBRESININ FAYDALARIAhır gübrelerinin bitkilerin gelişmesi ve toprağın yapısına olan faydalarını görelim.- Ahır gübresinin kullanılması ile toprağımızın su tutma kapasitesi artar. Toprağın su geçirgenliği iyileşir. Böylece ahır gübresi atılan topraklarda suyun toprak yüzeninden akıp gitmesi ve buharlaşmasına engel olunur. Su toprak yüzeyinden akarken tarıma elverişli toprakları da götüreceğinden toprağın tarlamızda kalmasını sağlar. Bu durum erozyonun son derece büyük zararlar verdiği ülkemiz toprakları için gerçekten çok önemlidir.- Ahır gübresi toprağın kolay tava gelmesini sağlar ve işlenmesini kolaylaştırır.- Ahır gübresi kullanılan ince yapılı ve kumlu topraklarda toprak parçacıklarının birbirine bağlanmasını sağlar. Ağır killi topraklarda ise toprağın gevşemesini ve toprak içeride boşlukları artırır. Her iki durumda da toprağı bitki gelişimi için daha iyi bir yapı kazandırır.- Ahır gübresinin en önemli özelliklerinden biriside zengin mikro- organizma kaynağı olmasıdır. 1 gram sığır dışkısında 60 ila 137 milyar bakteri bulunmaktadır. Toprağa katılan ahır gübresi, topraktaki mikro- organizma sayısını ve etkinliğini artırır. Böylece bitkilerin gelişmesi için çok yararlı olan, topraktaki faaliyetleri artırır.- Ahır gübresi yapısı nedeniyle toprağın havalanmasını uygun hale getirir. Yine ahır gübresi toprakta var olan ve bitkilerin kullanamadığı bazı besin maddelerini bitkiler için faydalı hale getirir.- Ahır gübresi bitkilerin gelişmesi için lazım olan besin maddelerini, doğrudan toprağa sağlar.</p>
<p>Kaynak:<br />
Tarım Bakanlığı Yayınları<br />
TEKNİK METİN YAZARLARI<br />
Doç. Dr. İbrahim GEDİKOĞLU<br />
Zir. Yük. Müh. Fikret EYÜPOĞLU<br />
Doç. Dr. Naci KURUCU<br />
Dr. Süleyman ALTINTAŞ<br />
Editör Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/ahir-gubresi/" title="Ahır Gübresi" rel="tag">Ahır Gübresi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/besin-maddelerinin-olusumu/" title="BESIN MADDELERININ OLUŞUMU" rel="tag">BESIN MADDELERININ OLUŞUMU</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubrenin-muhafaza-edilmesi-ve-onemi/" title="GÜBRENIN MUHAFAZA EDILMESI ve önemi" rel="tag">GÜBRENIN MUHAFAZA EDILMESI ve önemi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/hayvanin-cins-ve-yasi/" title="HAYVANIN CINS VE YAŞI" rel="tag">HAYVANIN CINS VE YAŞI</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/hayvansal-gubre/" title="Hayvansal Gübre" rel="tag">Hayvansal Gübre</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/hayvansal-gubre-isleme-nasil-yapilir/" title="hayvansal gübre işleme nasıl yapılır" rel="tag">hayvansal gübre işleme nasıl yapılır</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/organik/" title="organik" rel="tag">organik</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/organik-gubre/" title="organik gübre" rel="tag">organik gübre</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yemin-besin-degeri/" title="YEMIN BESIN DEGERI" rel="tag">YEMIN BESIN DEGERI</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/ahir-gubresi-organik-hayvansal-gubre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gübreleme ve Gübre Çeşitleri</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/gubreleme-ve-gubre-cesitleri/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/gubreleme-ve-gubre-cesitleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 14:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gübre ve Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[Gübre Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[gübre nasıl atılır]]></category>
		<category><![CDATA[gübre özelliği]]></category>
		<category><![CDATA[Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[gübreler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=3321</guid>
		<description><![CDATA[Gübreleme ve Gübre Çeşitleri nelerdir? Gübreleme ve Gübre Çeşitleri hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için araştırdık ve sitemizde yayınladık Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi gelişmeleri için beslenmek zorundadırlar. Bitkiler besinlerinin büyük bir kısmını topraktan kökleri vasıtasıyla alırlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/gubre-cesitleri.jpg"><img src="http://www.gulresmi.info/wp-content/uploads/2010/06/gubre-cesitleri.jpg" alt="" title="gubre-cesitleri" width="404" height="350" class="alignleft size-full wp-image-3322" /></a>Gübreleme ve Gübre Çeşitleri nelerdir? Gübreleme ve Gübre Çeşitleri hakkında ayrıntılı bilgileri sizler için araştırdık ve sitemizde yayınladık Tarımsal üretimin artırılması için, toprak işlenmeli, ekilmeli, sulanmalı, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmelidir. Bütün bu işlemlerin yanısıra bitkiyi besleyici, üretimi artırıcı çarelere de başvurmak gerekir.<span id="more-3321"></span></p>
<p>Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi gelişmeleri için beslenmek zorundadırlar. Bitkiler besinlerinin büyük bir kısmını topraktan kökleri vasıtasıyla alırlar. Toprakta, yetiştirilen bitkilerin ihtiyacını karşılayacak miktarda besin maddesi yoksa, gübreleme vasıtasıyla toprağa bitki besin maddesi verilmesi gerekir. Toprak eğer beslenmezse, bir süre sonra besin maddelerinin eksilmesi nedeniyle üretim azalır. Yeterli ve kaliteli ürün alabilmek için toprağın beslenmesi gerekir.</p>
<p>Bu dersimizde gübre nedir, gübreleme nedir, gübre çeşitleri ve gübrelerin yapısında neler bulunduğunu ve gübrenin bitkiye ve toprağa sağladığı faydaları göreceğiz.</p>
<p>unutma!&#8230;.</p>
<p>UYGUN GÜBRELEME BOL MAHSUL BOL PARA DEMEKTİR.</p>
<p>Bitkisel üretimde, amaçlanan verimin ve kalitenin sağlanabilmesi için organik ve inorganik kaynaklardan yararlanılır.</p>
<p>Resim 1. Bol mahsül için gübreleme esastır.</p>
<p>GÜBRE NEDİR?</p>
<p>İçerisinde bir veya birkaç bitki besin maddesini birada bulunduran bileşiklere gübre denir.</p>
<p>GÜBRELEME NEDİR?</p>
<p>Gübrelerin toprağa veya doğrudan doğruya bitkiye verilmesi işlemine de gübreleme denir.</p>
<p>Gübreler yapılarına göre işletme ve ticari gübre olmak üzere iki gruba ayrılır.</p>
<p>İŞLETME GÜBRELERİ</p>
<p>İşletme gübrelerinin hayvan gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan tozu, boynuz ve tırnak tozu gibi çeşitleri vardır. Ancak işletme gübreleri içerisinde en çok, hayvan gübresi kullanılır.</p>
<p>AHIR GÜBRESİ NEDİR?</p>
<p>Ahır hayvanlarının ve katı dışkıları ile yataklıklarının artıklarından oluşan karışıma ahır gübresi denir.</p>
<p>FAYDALARI NELERDİR</p>
<p>Ahır gübreleri bitkilerin gelişimi için gerekli besin maddelerini sağlar. Aynı zamanda toprağın yapısını tarıma uygun hale getirir. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini düzenler.</p>
<p>Ahır gübresinin toprağa verilmesi sonucu toprağın su tutma kapasitesi artar, geçirgenliği olumlu yönde etkilenir. Böylece ahır gübresi, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akmasına buharlaşmasına ve tarıma elverişli toprakları taşıyıp götürmesine engel olur . Gübreleme ile toprağın tarlada tutulması erozyon tehlikesine karşı tedbir olarak düşünülmelidir.</p>
<p>Ahır gübrelerinin uygulandığı topraklar daha kolay tava gelir ve işlenmesi kolaylaşır. İnce yapılı kumlu toprakların parça bağlılığını gevşetir, hava boşluklarını artırır ve toprağa bitki gelişimi için uygun bir yapı kazandırır.</p>
<p>Ahır gübrelerinin nemli özelliklerinden biri de zengin mikro-organizma kaynağı olmasıdır. Toprakla karıştırılan ahır gübresi, topraktaki mikro-organizma sayısını ve etkinliğini artırır, biyolojik değişimlerin hızlandırılmasını sağlar.</p>
<p>Hayvanlar yedikleri yemlerdeki besin maddelerinin ancak 45&#8242;inden yararlanabilirler. Yemde bulunan bitki besin maddelerinin yarısından fazlası dışkı ile ahır gübresine geçer. Bu nedenle ahır gübreleri içerdikleri besin maddelerinden dolayı, bitki için de zengin bir besin kaynağıdır.</p>
<p>BESİN MADDELERİ NEYE GÖRE DEĞİŞİR</p>
<p>Ahır gübrelerinin içerdiği bitki besin maddeleri, elde edildikleri hayvanın türüne göre farklılıklar gösterir. Koyun ve tavuktan elde edilen ahır gübrelerinin besin maddesi kapsamı, sığır ve beygirden elde edilen gübrelere oranla daha yüksektir. Genç hayvanların gübreleri azot, fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi bitki maddeleri açısından, yaşlı hayvanlardan elde edilen gübrelere göre daha düşüktür. Çünkü genç hayvanlar, kemik ve kas yapılarını geliştirmek için besin maddeleri ile proteinlere daha fazla gerek duyarlar ve kullanırlar.</p>
<p>AHIR GÜBRELERİNİN BİTKİLERE YARARLI OLMASI NELERE BAĞLIDIR</p>
<p>Ahır gübresinin bitkilere yararlı olabilmesi için, içerdiği karbon/azot oranı büyük önem taşır. Bu oran yataklıkla birlikte taze sığır dışkısında 60/1 beygirde ise 40/1 dir. İyi bir ihtimar ve yanma ile gübredeki karbon/azot oranının 15/1 veya 20/1&#8242;e düşürülmesi gerekir. Ahır gübresi taze halde toprağa verilirse yüksek olan karbon/azot oranından dolayı, bitki bundan yararlanamaz, toprakta kurur. Bu nedenle ahır gübresinin ihtimarı ve fermantasyonu gerekir.</p>
<p>Ahır gübresindeki organik madde ve besin maddeleri kaybını önlemek için, gübre tarlaya verilir verilmez pullukla toprak altına gömülmelidir. Aksi halde, gübre tarlada bekletilme süresine bağlı olarak değerinden çok şey kaybeder.</p>
<p>YEŞİL GÜBRE</p>
<p>İşletme gübrelerinden biri de yeşil gübredir. Yeşil gübre baklagil cinsi bitkilerinden seçilir. Baklagiller havanın azotundan yararlanarak, köklerinde azot depolayan ve toprağın azotça zenginleşmesini sağlayan bitkilerdir.</p>
<p>TİCARET GÜBRELERİ</p>
<p>Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, ticaret gübreleridir. Gübre bayilerinde satılan ticaret gübreleri, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundurur. İşletme gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünürler.</p>
<p>ÇEŞİTLERİ</p>
<p>Ticaret gübreleri içerdikleri besin maddelerine göre;</p>
<p>Azotlu</p>
<p>Fosforlu</p>
<p>Potasyumlu</p>
<p>Kompoze gübreler olarak 4 ana gruba ayrılırlar.</p>
<p>AZOTLU GÜBRELER</p>
<p>Amonyum sülfat</p>
<p>Amonyum nitrat ve</p>
<p>Üredir.</p>
<p>Şimdi bu gübreleri kısaca tanıyalım.</p>
<p>Amonyum Sülfat:</p>
<p>Amonyum sülfat, beyaz renklidir. Ve toz şekere benzediği için halk arasında şeker gübre olarakta bilinir. Kimi zaman açık yeşil, açık mavi veya grimsi yeşil renkli de olabilir. Terkibinde % 21 azot bulunan amonyum sülfat, asit reaksiyonlu topraklarda uzun süre kullanılırsa asitlenme yapabilir. Bu nedenle amonyum sülfat yerine amonyum nitrat kullanılmalıdır.</p>
<p>Amonyum Nitrat:</p>
<p>Amonyum nitrat, kireç ihtiva eder ve 100 kilosunda 20 ile 26 kg arasında saf azot vardır.</p>
<p>Üre:</p>
<p>Azotlu gübrelerden üre, içerisinde en fazla azot bulunduran gübredir. 100 kilogramında 45-46 kilo saf azot bulunur. Suda tamamen erir, beyaz renkli ve yuvarlak tanelidir. Üre bütün bitkilere rahatlıkla uygulanır. Sonbahar ve İlkbahar gübrelemelerinde, bitkinin gelişme dönemlerinde de kullanılabilir. Ürenin fazlaca verilmesi gerektiği durumlarda, verilecek miktar birkaç kısma bölünerek uygulanmalıdır.</p>
<p>FOSFORLU GÜBRELER</p>
<p>Süperfosfat</p>
<p>Triple süperfosfat olmak üzere iki çeşittir.</p>
<p>Süperfosfat:</p>
<p>Süperfosfat danecikler halinde yani granül görünümdedir. Açık gri veya boz renkli olan süperfosfat içerisinde % 16-18 oranında suda eriyebilen fosfor asidi vardır.</p>
<p>Triple süperfosfat:</p>
<p>Fosforlu gübrenin diğer bir çeşidi de triple süperfosfattır. 100 kilogramında 43-46 kilo arasında fosfor asidi vardır. Kirli beyaz veya gri danecikler halindedir. Uzun süre rutubetli yerlerde saklandığında su çekerek topaklaşır. Eğer topaklaşmış ise bu kesekler kırılarak kullanılabilir.</p>
<p>POTASYUMLU GÜBRELER</p>
<p>Ticaret gübrelerinin potasyum içerenleride iki tanedir. Bunlar;</p>
<p>Potasyum sülfat</p>
<p>Potasyum nitrattır.</p>
<p>Yurdumuz toprakları genelde potasyum bakımından yeterli durumda olduğundan, potaslı gübre tüketimi de sınırlıdır. Potasyum sülfat % 48-52 oranında potasyum bitki besin maddesi içerir. Potasyum nitrat ise % 46 oranında potasyum bitki besin maddesi içermektedir.</p>
<p>Potasyumlu gübreler ancak, toprak analizi yaptırıldıktan sonra verilen tahlil sonuçlarına göre ihtiyacı olan yerlerde, uygun miktarda kullanılmalıdır.</p>
<p>Resim 2. Dengeli bir gübreleme ile kaliteli ve bol ürün elde edilmektedir.</p>
<p>KOMPOZE GÜBRELER</p>
<p>Kompoze gübreler birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundururlar. Kompoze gübrenin içerisindeki bitki besin maddeleri azot, fosfor, potasyumdur. Bunlar sırasına göre % olarak ifade edilir.</p>
<p>Örneğin 15-15-15 terkibindeki bir kompoze gübrenin 100 kilogramında 15 kilo saf azot, 15 kilo fosfor, 15 kilo da potasyum oksit var demektir.</p>
<p>Diamonyum fosfat:</p>
<p>Diamonyum fosfat 20-20-0, 26-13-0 ve 15-15-15 terkibindedir. Diamonyum fosfat fosfor ve azot gibi iki önemli bitki besin maddesini içerir. Koyu gri veya kirli beyaz renkli danecikler halindedir. içerisinde her bir kilo azota karşılık, yaklaşık 3 kg fosfor bulunur. Bütün bitkilerde kullanılabilir. Diamonyum fosfatın 100 kilosunda yaklaşık olarak 65-70 kg. saf bitki besin maddesi vardır.</p>
<p>20-20-0 terkibindeki kompoze gübrenin 100 kilosunda, 20 kilo saf azot, 20 kilo saf fosfor var; potasyum ise yok demektir. Gri-kahverengi granüller halindedir. Uygun şartlarda uzun süre saklanabilir ve her türlü toprakta kullanılabilir.</p>
<p>15-15-15 şeklindeki kompoze gübrede azot, fosfor ve potas gibi temel bitki besin maddeleri vardır. Bu gübrenin 100 kilogramında 15 kilo saf azot, 15 kilo fosfor, 15 kilo potas vardır.</p>
<p>Resim 3. Gübre ile ayçiçeği mahsulünde önemli artışlar sağlanır.</p>
<p>AŞILAMA</p>
<p>Gübreleri incelerken bitkilerde ürün veriminin ve kalitesinin artırılmasında özellikle baklagiller için uygulanan aşılama yönteminden de söz etmek gerekir.</p>
<p>Baklagil bitkileri havadaki serbest azotu kendi başlarına kullanamazlar, bunun için gerekli bakterilerin toprakta bulunmaları şarttır. Eğer toprakta bakteri yoksa, baklagil tohumları ekilirken bu tohumların hazırlanan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü ile kaplanması gerekir. İşte bu işleme de AŞILAMA denir.</p>
<p>Baklagil tohumları aşılanarak ekilirse bitki köklerinden gelişmenin erken dönemlerinde nodozitler oluşur. Özellikle azot eksikliği görülen topraklarda, bitkiyi aşılamanın yararları belirli şekilde görülür.</p>
<p>Ayrıca toprağa uygulanacak azotlu gübreden de kazanç sağlanmış olur. Baklagil bitkileri için kullanılacak bakteri kültürleri, ekimden 1-2 ay önce Toprak Gübre Araştırma Enstitülerinden veya Köy Hizmetleri Araştırma Enstitülerinden sağlanabilir.</p>
<p>Gübreleme şekilleri:</p>
<p>Gübre toprağa, banda verme, serpme, üstten veya yandan gübreleme, püskürtme, damla sulama şekillerinden hangisi uygunsa o şekilde verilir. Gübreyi yukarda belirtilen şekillerden biri ile uyguluyorsak uygulamaya geçmeden önce, ne miktarda verileceğinin belirlenmesi önemli bir konudur.</p>
<p>Gübrenin az veya fazla verilmesinin pek yararı olmayacağının da bilinmesi gerekir. En uygun gübre türüne ve miktarına karar verebilmek için, mutlaka ekilecek tarladan toprak örneği alınmalı ve tahlil yaptırılmalıdır.</p>
<p>Toprağa uygun gübrenin cins ve miktarını tespit eden laboratuvarlar, toprak analizi yolu ile raporlar hazırlayarak çiftçiye yardımcı olurlar.</p>
<p>Laboratuvarlarda toprak örnekleri, kimyasal yollarla analiz edilir.</p>
<p>TOPRAK ANALİZİ NEDİR?</p>
<p>Toprak analizi ile toprak içerisindeki bitkiye yarayışlı bitki besin maddeleri, Potasyum, fosfor ve kireç miktarları belirlenir. Toprağın ihtiyacı olan gübreler, bir rapor halinde düzenlenerek çiftçiye ulaştırılır. Böylece bitkide toksik etki yapacak kadar, aşırı gübre kullanımında önüne geçilir.</p>
<p>Gübre kullanımında en ekonomik yol toprak analizidir. Bunun için yapılması gereken tek şey kurallara uygun olarak alınan toprak örneğinin laboratuvarlara ulaştırılmasıdır.</p>
<p>TOPRAK ÖRNEĞİ ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ</p>
<p>Toprak örneği alınırken tek yıllık veya çok yıllık bitkilerden hangisi ekilecekse ona uygun olan yöntem seçilmelidir. Tek yıllık bitkilerde toprağın 20 cm derininden örnek alınır.</p>
<p>Çok yıllık bitkilerde ise toprağın derinlemesine örneklenmesi gerekir. Toprak örneği 20-40-60 cm derinliklerden alınabileceği gibi, gerekli görülürse 90 ve 120 cm derinden de alınabilir.</p>
<p>Toprak örneği alınırken, toprak yüzeyi temizlenir ve kürek istenilen derinliğe kadar batırılır. İlk alınan toprak bir kenara konur. İkinci alınan toprak ise temiz bir leğene boşaltılır. Tarlada zik-zaklar çizerek topraklar biriktirilir. En son topraklar paçal yapılır ve torbalanır. Alınan toprak örneğinin 1 kg&#8217;dan az olmamasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Bir kağıda, ad, soyad, toprak örneğinin nereden alındığı gibi bilgiler yazılar örnek torbasının içine konulur. Etiketler mutlak kurşun kalemle yazılmalıdır. Torba muayyen bir yerinden delinerek, nemin kağıdı parçalamasına engel olunulmalıdır. Alınan bu örnekler, laboratuvara gönderilir.</p>
<p>Laboratuvar sonuçlarına göre, uygulanacak gübre cins ve miktarı tespit edilmiş olur.</p>
<p>Kaynak:<br />
Tarım Bakanlığı Yayınları<br />
TEKNİK METİN YAZARLARI<br />
Doç. Dr. İbrahim GEDİKOĞLU </p>
<p>Zir. Yük. Müh. Fikret EYÜPOĞLU </p>
<p>Doç. Dr. Naci KURUCU </p>
<p>Dr. Süleyman ALTINTAŞ </p>
<p>Editör Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubre-cesitleri/" title="Gübre Çeşitleri" rel="tag">Gübre Çeşitleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubre-nasil-atilir/" title="gübre nasıl atılır" rel="tag">gübre nasıl atılır</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubre-ozelligi/" title="gübre özelliği" rel="tag">gübre özelliği</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubreleme/" title="Gübreleme" rel="tag">Gübreleme</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/gubreler/" title="gübreler" rel="tag">gübreler</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/gubreleme-ve-gubre-cesitleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

