<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GüL Resmi &#187; Su Ürünleri</title>
	<atom:link href="http://www.gulresmi.info/kategori/tarimsal-bilgiler/su-urunleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gulresmi.info</link>
	<description>Hareketli gül resimleri  tarımsal bilgiler ve şifalı bitkilerin yer aldığı muhteşem site</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 20:01:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-urunleri-terimleri-ve-anlamlari/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-urunleri-terimleri-ve-anlamlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 20:53:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ürünleri Terimleriisu ürünleri alamları]]></category>
		<category><![CDATA[terimlerin anlamlariyabancı kökenli bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı bitki tanımları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1135</guid>
		<description><![CDATA[Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları buyrun su ürünleri sözlüğünü sizlder için hazırladık buyrun:

Adeloparazit: Çok yakın ilişkili iki organizma arasındaki parazitlik.

Agar-Agar: l :3 beta şeklinde birleşmiş D-galaktopranoz ünitelerinin dokuzlu zincirine bağlı D-galaktopranoz sülfat olup kırmızı deniz yosunlarına has Önemli bir polisakkarittir. Agar-agar sanayinin ham maddesidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları buyrun su ürünleri sözlüğünü sizlder için hazırladık buyrun:</p>
<p>Adeloparazit: Çok yakın ilişkili iki organizma arasındaki parazitlik.</p>
<p>Agar-Agar: l :3 beta şeklinde birleşmiş D-galaktopranoz ünitelerinin dokuzlu zincirine bağlı D-galaktopranoz sülfat olup kırmızı deniz yosunlarına has Önemli bir polisakkarittir. www.gulresmi.info Agar-agar sanayinin ham maddesidir.<span id="more-1135"></span></p>
<p>Akaryotik: Çekirdeksiz.</p>
<p>Akinet: Besin depolu ve vejatif hücrenin modifikasyonu ile oluşan kalın cidarlı üreme sporu.</p>
<p>Akrenomatik: Dayanıksız ince fibrilden oluşan bir kamçı tipi.</p>
<p>Alginik asit: B-d mannopriyonik asidin l :4 glikozidik zincirleriyle bağlanmasından oluşan, esmer deniz yosunlarının hücre duvarları arasını dolduran, alginat sanayiinin hammaddesi olan, yosunlarda % 16-42 düzeyinde bulunan polisakkarittir.</p>
<p>Alloparasitizm: Birbirleri ile ilişkisi olmayan iki organizma arasındaki parazitlik.</p>
<p>Alveol: Yüzeysel boşluk veya çukur.</p>
<p>Amitosis: Kromozomsuz ve iğ ipliksiz çekirdek bölünmesi, çekirdeğin eşit 2 bölüme ayrılması (Hücre bölünmesi).</p>
<p>Ameoboid: Yalancı ayaklar yardımı ile amipsi hareket. www.gulresmi.info Androspor: Sadece küçük bir erkek filamentten gelişen özel bir spor.</p>
<p>Anizogami: Bazı algler de olduğu gibi morfolojik ve fizyolojik bakımdan farklı, kamçılı, mikro ve makro gametlerin birleşmesiyle meydana gelen eşeyli üreme.</p>
<p>Anizogamet: Eş olmayan gamet, farklı yapı ve büyüklükte olan ve birleşen iki gametten biri.</p>
<p>Anizospor: Morfolojik ve cinsiyet bakımından birbirinden farklı olan spor.</p>
<p>Anlapikalpleyt: Organizmaların posterior kısmında bulunan Dinoflagellatların cidarlarındaki plaketler.</p>
<p>Anteridium: Alglerde bulunan bir veya iki sperm üreten özelleşmiş hücre, erkek eşey organı.</p>
<p>Anterezoid: Erkek gamet.</p>
<p>Antibiotik: Kendilerinin veya başkalarının gelişmelerini durduran, organizma tarafından üretilen kimyasal madde veya unsur.</p>
<p>Apikal: Anterior, uç kısım.</p>
<p>Apikalpleyi: Organizmanın anterior kısmında bulunan dinoflagellatların cidanndaki plaketler.</p>
<p>Aplanospor: Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan, hareket edemeyen sporlar.</p>
<p>Arbuskular: Alglerin ağaç gibi gelişimi, çalı biçimi gövde.</p>
<p>Autokolony: Eş koloni hücreleri içinde oluşmuş bir yeni koloni.</p>
<p>Autogami: Silisli alglerde (Diatomeler), orijin itibariyle aynı gametangiumda oluşmuş eşey hücreleri birliği.</p>
<p>Autopotamik: Normal olarak akarsularda bulunan, www.gulresmi.info yaşamlarını akarsularda tamamlayan organizmalar (Bazen tam planktoniktirler).</p>
<p>Autospor: Ana hücre içinde hücre bölünmesiyle şekillenen iç sporlar.</p>
<p>Autotrofik: Kendi beslek, fotosentez neticesi organik madde üreterek beslenmesini temin eden.</p>
<p>Auxospor: Hücre bölünmesinden sonra diatom içinde oluşan bir spor, diatomlarda gamet gruplarından oluşan spor. (Zygospore).</p>
<p>Auxotrofik; Vitaminler gibi, ihtiyacı duyulan organik bileşiklerle beslenme.</p>
<p>Axial: Bir merkez, uzamış zon, pozisyon, filament yahut dış veya yan kısımlarla ilişkili olabilen bölge.</p>
<p>Bentik: Su ortamında genellikle planktonların bulunmadığı dip zonu.</p>
<p>Bleyd: Laminaria&#8217;da gövdenin yassılaşmış, az kalın veya ince kısmı.</p>
<p>Blefaroplasî: Kamçıdan oluşan özel granül.</p>
<p>Bloom: Mikroskobik veya yarı mikroskobik canlıların (Alglerin) aniden çok kısa bir süre içinde çoğalması ve suyu boyaması, su çiçeği.</p>
<p>Dendroid: Kök sistemine benzer düzensiz dallar.</p>
<p>Dimorfoz: Bir safhası eşey organlarını ve diğeride sporangia veya eşeysiz üreme elementlerini kapsayan 2 safhalı yaşam.</p>
<p>Diploid: Bir bitki veya hücrenin çift veya azalmayan sayıda kromozoma sahip olması.</p>
<p>Diplont: Diploid gametofitli bir bitki.</p>
<p>DNA: Deoksiribonükleik asit, kromatin materyalinin bir bileşeni.</p>
<p>Distrofik: Bataklık halini almış, besleyici olmayan su ortamı (göller için kullanılır)</p>
<p>Edatofi: Toprağın hemen altında veya üzerinde bulunan algler.</p>
<p>Ekzokit: Fucales&#8217;de oogoniumun 3 cidarından en dıştaki.</p>
<p>Ekzospor: Ana bitkide bazı hücrelerin dışa doğru meydana www.gulresmi.info getirdiği ve özel bir kese içinde oluşmayan sporlardır.</p>
<p>Endokit: Fucales&#8217;de oogoniumun üç cidarli tabakasından içteki.</p>
<p>Endofilik: Bir bitkinin dokuları arasında veya hücrelerinde bulunan organizmalar.</p>
<p>Endospor: Ana bitki üzerinde sporangium adı verilen spor keselerinde oluşan sporlardır.</p>
<p>Endotoksin: Hücrenin içinde olup ve hücrelerin ölümünden sonra çıkan zehirli maddeler.</p>
<p>Endozoik: Hücre içinde yaşiyan veya bir hayvanın dokuları arasında yaşayan organizmalar.</p>
<p>Epilimnion: Bir gölün (veya denizin) üst tabakası (Bu tabakada oksijen ve sıcaklık yaklaşık eşit bir dağılım gösterir).</p>
<p>Epifitik: Bitki üzerinde gelişen organizmalar.</p>
<p>Epizoik: Hayvanlar üzerinde yaşiyan organizmalar.</p>
<p>Eşeyli Üreme: Pek çok algde görüldüğü gibi aynı veya farklı iki fertten hasıl olan eşey bakımından farklı iki üreme hücresi veya çekirdeğin birleşip yeni bir fert oluşturması.</p>
<p>Eşeysiz Üreme: Bitkiden ayrılan tek hücrelerin veya çok hücreli kısımların birbiriyle birleşmeksizin gelişerek yeni fertler oluşturması.</p>
<p>Euplankton: Gerçek plankton, göl veya deniz kütlesinde veya suda sürüklenen organizmalar.</p>
<p>Euryhaline: Tuzlu sularda bulunan organizmalar.</p>
<p>Eutrofic: Besleyici bir göl tipi, kimyasal ve hidrografik özellikleri bakımından oldukça verimli.</p>
<p>Flament: Hücrelerin yapışkan bir madde ile veya ionsuz birbirlerine bağlanmasından oluşan tallus tipi.</p>
<p>Flimmer: Bazı kamçılar üzerindeki yatay fibriller.</p>
<p>Frustul: Diatomların kapsülü, kabuk.</p>
<p>Fukoidin: Alfa-fukoz sülfat olup esmer denizyosunlarının hücre ara sularında % 5-20 düzeyinde bulunur.</p>
<p>Gamet: Çeperi bulunmayan eşeyli üreme hücreleri, sperma ve yumurta (Tek başına gelişip yeni bir fert oluşturamazlar).</p>
<p>Gametangium: Eşey hücrelerini (gametlerini) üreten özelleşmiş veya özelleşmemiş bir hücre.</p>
<p>Gametofit: Gametleri oluşturan fertler, veya döller.</p>
<p>Girdil: Diatom hücrelerinin kabuklarını tutan kabuk içi band.</p>
<p>Gonospor: Miyoz bölünmede oluşan eşeysiz hücreler.</p>
<p>Haploid: Yarım veya azalmış kromozon sayısına sahip olan bitki veya hücre.</p>
<p>Hapteron: Bir alg tallusunun kök benzeri, dallanmış esas kısmı.</p>
<p>Haptonema: Uzun veya kısa, çoğunlukla kıvrılmış şekilde özel bir kamçı, (Bazen saldırma organı olarak kullanılır).</p>
<p>Heleoplankton: Küçük havuzların planktonu.</p>
<p>Heterogamet: Erkek ve dişi olarak açıkça farklılaşmış, yumurta ve sperm üreten gamet.</p>
<p>Heteromorfik, Heteromorfoz: Farklı iki yapıya sahip, farklı formda bitkiler.</p>
<p>Heterospor: Biçim, büyüklük, bazende fonksiyon bakımından biri diğerinden farklı sporlar.</p>
<p>Heterotallik: Ayrı bitkiler üzerinde üremiş iki çeşit gametin durumu, (gametler mutlaka farklı bitkilerden gelmiş olmalıdır).</p>
<p>Heterotrofik: Ortamdaki organik maddelerden yararlanma (besin alma).</p>
<p>Holofit: Fotosentez sayesinde besin üretme, (tamamen bitki benzeri beslenme).</p>
<p>Homotallik: Aynı bitki üzerinde oluşan iki çeşit gamet. (Gametler aynı bitkiden gelir ve biri diğeri ile birleşebilme kabiliyetindedir).</p>
<p>Hormomofoz: Morfolojik olarak benzer iki hayat devresine sahip bitkiler.</p>
<p>Hipokon: Dinoflagellat hücrelerinin alt veya üst kısmı.</p>
<p>Hipolimnion: Termoklin tabakasının altında bulunan su tabakası</p>
<p>İnternod: Filament ve talluslarda iki boğum arasında kalan bölge.</p>
<p>İnterdial: Gel-git&#8217;in alt ve üst sınırı arasındaki sahil hattı.</p>
<p>İzodinamik: Sadece tek bir çeşit hareket veya performans gösteren bir kamçı.</p>
<p>İzogamet: Verimlilik bakımından farklılaşmamış, kapasite, biçim ve büyüklük bakımından eşit eşey hücreleri.</p>
<p>İzogami: Bazı alglerde olduğu gibi morfolojik bakımdan birbirine benzeyen fizyolojik davranışlarıyla iki ayrı cinsiyete ayrılan gametlerle olan eşeyli üreme.</p>
<p>İzomorfik: Morfolojik olarak benzeyen sporofit ve gametofit olarak 2 generasyon gösteren bitkiler.</p>
<p>İzospor: Morfolojik bakımından bir birlerinin tamamen aynı olan sporlardır.</p>
<p>Kalsifilik: Kalsiyum bakımından zengin sulara iyi adapte olmuş organizmalar.</p>
<p>Kalipîra: Filamentin ucunda, hücre duvarının kalınlaşmış kısmı.</p>
<p>Karpogonial dal: Rhodophyta&#8217;daki bir veya daha çok hücrenin özel dallanması, Karpogoniumu korur.</p>
<p>Karpogonium: Rhodophyta&#8217;da dişi eşey organı.</p>
<p>Karpospor: Rhodophyta&#8217;larda karpogonium tarafından yumurtaların direk döllenmesi veya döllenmeden sonraki gelişimde endirekt olarak oluşan haploid veya diploid sporlar.</p>
<p>Karposporofit: Rhodophyta&#8217;da yumurtanın döllenmesini takiben spor üretimiyle ilişkili filamentler ,yardımcı hücreler ve Karpogoniumu da içeren tüm gelişme.</p>
<p>Karpotetraspor: Rhodophyta&#8217;da karpogoniumda oluşmuş 4 lü spor.</p>
<p>Karaginin: D-glaktoz-3, b-anhidro-D galaktoz ve mono esterli sülfirik asit kompleksi olup kırmızı denizyosunlarına has bir polisakkarittir (Karaginin sanayinin ham maddesidir. Karaginin, renksiz, kokusuz olup, pH&#8217;6 ile 9.5 arasında değişir, yapışkanlık, jeli değişmezlik ve metallerle iyon reaksiyonu özelliği nedeniyle sütlü ürünler, kozmatikler, ilaç, diş macunu, sos, salça, reçel ve marmalatların yapımında kullanılır).</p>
<p>Karpospor: Kırmızı yosunlardan Ceramium ve Nemalionales&#8217;lerde görülen karposporanguimlarda tek olarak meydana gelen sporlardır.</p>
<p>Kemosentetik: Özellikle suni kültür ortamlarında inorganik maddelerin alınmasıyla oluşan sentez.</p>
<p>Kitin: Bazı alglerin cidarlarından oluşan çözünmeyen bir karbonhidrat.</p>
<p>Kist: Kalın cidarli dormant hücre veya safha. (Genellikle son devrede metamorfoz olur. Bir veya daha fazla yeni organizma oluşur).</p>
<p>Klan: Eşey farklılığı gösteren veya fizyolojik olarak tek tür populasyon, grup.</p>
<p>Kokolit: Coccolithophoridae&#8217;nin cidarlarında bulunan kalker uzantı veya topaklar.</p>
<p>Krioplankton:, Buz ve karda yaşiyan organizmalar.</p>
<p>Kromoplazma: Bir mavi-yeşil alg hücresinin dış kısmındaki çevresel plazma. (Genellikle vücut merkezinden daha yoğun pigmentlidir).</p>
<p>Laminarin: Başlıca 20-B-D glikoprinoz ünitelerinden oluşan, bir karbonhidrattır. (Esmer denizyosunlarında % 0.5-33 düzeyinde bulunur, kara bitkilerindeki nişastanın yerini alır).</p>
<p>Lorika: Genellikle kamçılı türlerde bulunan, hücrenin dış kısmındaki kapsül veya kabuk.</p>
<p>Lumen: Hücre duvarı içinde bulunan hücre oyuğu.</p>
<p>Makrospor: Makrosporangiumlarda meydana gelen büyük ve dişi olan sporlar.</p>
<p>Mannan: D-mannopyranose kalıntısı kapsayan bir karbonhidrat (Rhodophyta&#8217;da oluşur).</p>
<p>Mannitol: Hekzahidrik alkol olup, esmer denizyosunlarında % 2-17 düzeyinde bulunur. Kara bitkilerindeki serbest şekerin yerini alır. Renksiz ve kokusuzdur. Glikojene kısmen çevrilebilir, yüksek dozlarda alındığında hafif ishal yapıcı tesiri vardır.</p>
<p>Medulla: Gövdenin merkezi veya iç bölgesi.</p>
<p>Miyozis: Kromozon sayılarının yarı yarıya azalmasıyla oluşan hücre bölünmesi.</p>
<p>Meristoderm: Alg gövdelerindeki hücrelerin dış tabakası.</p>
<p>Mezokit: Fucaleslerin oogoniumundaki üç tabakadan ortadaki.</p>
<p>Mezotrofik: Orijinal biyolojik kapasitesini yavaş yavaş kaybetmekte olan, bataklık tipi orta besleyici bir göl.</p>
<p>Metabolit: Metabolizma ürünü.</p>
<p>Metamorfozis: Erginleşinceye kadar biçim ve yapı değişimleri, başkalaşım.</p>
<p>Mikrospor: Mikrosporongiumlarda oluşan küçük ve erkek sporlar.</p>
<p>Mikrosporangium: Mikrosporların oluştuğu polen kesesi.</p>
<p>Mitokondriu: Stoplazmada bulunan küresel granüller veya çubuk şeklindeki partiküller.</p>
<p>Mitozis: Kromazonların iki misli çoğalmasıyla oluşan çekirdek bölünmesi.</p>
<p>Mikzotrofik: Fotosentez veya organik besinlerle beslenme.</p>
<p>Monoesiyos; Aynı bitkide ayrı seks hücrelerinin oluşumu.</p>
<p>Monomorfoz: Tek tip hayat devresi, ilkel bitkilerin hayat devresi.</p>
<p>Monospor: Modifikasyona uğramış (bazen çok az değişikliğe uğramış) hücre veya bitki içindeki tek spor. (Bazı Rhodopyta&#8217;da).</p>
<p>Nekridium: Ölü hücre.</p>
<p>Nematakium: Rhodophyta gövdelerindeki boşluk, oyuk.</p>
<p>Neuston: Suyun yüzey tabakasında askıda olan veya hemen altında bulunan organizmalar.</p>
<p>Oligotrofik: Az besleyici veya verimliliği düşük bir göl tipi.</p>
<p>Oogamous: Eşeysel üremede kendi kendine hareket edemeyen gamet veya yumurta.</p>
<p>Oogami: Hareketli erkek gametin yumurta hücresine ulaşarak meydana getirdiği eşeyli üremedir.</p>
<p>Oogonium: Dişi gametin içinde geliştiği gametangium, dişi eşey organı.</p>
<p>Oosfer: Çıplak, hareketsiz ve plazmasında bol yedek besin taşıyan bir hücre halindeki büyük gamet.</p>
<p>Operkulum: Kapak, kalkıp inebilen veya açılıp kapanabilen kapak (Fucales&#8217;lerde).</p>
<p>Ostiole: Ağız, boşluğa açılan küçük açıklık.</p>
<p>Parazit: Hastalıklara sebebiyet veren ve diğer canlılara saldıran organizmalar.</p>
<p>Perifiton: Su altındaki ve genellikle su seviyesine çıkan bitkilere saldıran organizmalar birliği.</p>
<p>Pedikel: Alglerdeki kısa sap.</p>
<p>Peratektum: Alg gövdesinde açılıp kapanabilir boşluk.</p>
<p>Plankton: Rüzgar, akıntı vs. gibi etkenlerle sürüklenen, akıntı zıttına doğru yüzebilme kabiliyetleri olmayan organizmalar.</p>
<p>Planospor: Bilhassa su yosunlarında yaygın olan çeperi bulunmayan bir veya daha fazla kamçı ile hareket edebilen sporlardır.</p>
<p>Pleuronematik: Sayısız yan flimmeri veya fibrilli olan kamçı.</p>
<p>Pseudevakuol: Yalancı vakuol, bir çok Cyanophyte hücrelerinde gaz dolu boşluk.</p>
<p>Raf: Diatome kabuğunda uzunluğuna çizgi.</p>
<p>RNA: Ribonükleik asit, çekirdek materyalinin bileşeği.</p>
<p>Saprofit: Çürükçül, ölü organizma veya ölü organik maddelerden beslenen organizmalar.</p>
<p>Selluloz: Bir çok alglerin cidarlarında oluşan iki yönlü parçalanmış kristaller.</p>
<p>Sentroplazm: Cyanophyte hücrelerinin çekirdek materyalinin (granüllerini) içerdiği merkezi bölgesi (Vücut merkezi).</p>
<p>Sentrozom: Hücre bölünmesindeki foksiyonlan yapan Sentriole denen küçük unsurları içeren çekirdek zarının dış kısmını saran bölge.</p>
<p>Sessil: Bir gövde, sap, pedisel vb. olmaksızın doğrudan doğruya kendini bir yere bağlıyarak yaşayan.</p>
<p>Spermatozoid: Hareket edebilme kabiliyetindeki sperm, yüzebilen erkek gamet.</p>
<p>Spor: Eşeysiz hücreler.</p>
<p>Sporla Üreme: Eşeysiz hücrelerin gelişip yeni bir bitki oluşturması.</p>
<p>Sporofit: Hayat devreleri 2 fazlı olan ve genellikle miyozla çolarak spor üreten bitkiler.</p>
<p>Sublittoral: Gel-git olayında suyun ençok çekildiği sınır.</p>
<p>Simbiyotik: 2, veya daha fazla organizmanın birlikte yaşaması veya ortak yaşama.</p>
<p>Singami: Seks hücrelerinin birleşmesi.</p>
<p>Singulum: Bir diatomun 2 kabuğunu bağlayan ara bandı.</p>
<p>Sistokarp: Kırmızı alglerde döllenmeden sonra gelişen yapılar.</p>
<p>Stitokinezis: Sitoplazma içindeki aktiviteler veya çekirdeğin bölünmeksizin veya çekirdeğin bölünmesiyle protoplastın bölünmesi.</p>
<p>Tallus: Kökler, dallar ve yaprakların bulunduğu dallanmış kısımlar hariç bitki gövdesi.</p>
<p>Tentakul: Ayaklar veya uzantılar.</p>
<p>Tetraspor: Esmer ve kırmızı yosunlarda görülen miyoz bölünmesini takiben tetrasporangiumlarda 4 adet oluşan sporlar.</p>
<p>Tetrasporofit: Tetrasporlan üreten diploid bitki.</p>
<p>Termoklin: Göl veya denizlerde, sıcaklığın uniform olarak dağıldığı ve derinlikle orantılı olarak azaldığı, Epilimnion tabakasının hemen altındaki tabaka.</p>
<p>Tonoplast: Vakuol membram.</p>
<p>Trikoblast: Rhodophyta&#8217;larda gövdenin bir dalı.</p>
<p>Trikokist: Dışarı doğru fibriller veren, hücrenin periplast tabakası içindeki organ.</p>
<p>Trikom: Tüy veya jelatinli kıl (hücre cidarın dışında).</p>
<p>Trikogm: Rhodophyta&#8217;larda dişi organ.</p>
<p>Trumpet h ifa: Bazı esmer alglerde flamenli hücreler.</p>
<p>Tufa: Mavi-yeşil alglerde oluşan kireçli yapı.</p>
<p>Tykoplanklon: Sahil bölgede serbest yüzen organizmalar.</p>
<p>Vakuol: Koful, hücrenin atık maddelerini ihtiva eden zarla çevrili bölgesi (Sitoplazmada bulunur).</p>
<p>Vejatatif Üreme: Basit hücre bölünmeleri veya ana bitkiden ayrılan vejatatif kısımların bağımsız fertler halinde gelişmesi, eşeysiz üreme.</p>
<p>Vejatatif Üreme (Çok hücreye bölünerek): Yeşil yosunlarda (Chlorophyceae) olduğu gibi birbirini takip eden çekirdek ve hücre bölünmeleriyle ana hücreden bir çok yeni hücrenin meydana gelmesi ve bunların serbest hale gelerek bağımsız fertler oluşturması.</p>
<p>Vejatatif Üreme (İkiye bölünerek): Tek hücreli alglerin basit olarak bölünüp iki ayrı fert oluşturması.</p>
<p>Zoospore: Hayvan benzeri hareketli sporlar (Genellikle yeni bir bitki üretebilme yeteneğine sahiptirler).</p>
<p>Zigot: İki gametin birleşerek oluşturduğu bir diploid hücre veya döllü yumurta.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/bitkisel-su-urunleri/" title="bitkisel Su Ürünleri" rel="tag">bitkisel Su Ürünleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-urunleri/" title="Su Ürünleri" rel="tag">Su Ürünleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-urunleri-terimleri-ve-anlamlari/" title="Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları" rel="tag">Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-urunleri-terimleriisu-urunleri-alamlari/" title="Su Ürünleri Terimleriisu ürünleri alamları" rel="tag">Su Ürünleri Terimleriisu ürünleri alamları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/terimlerin-anlamlariyabanci-kokenli-bitkiler/" title="terimlerin anlamlariyabancı kökenli bitkiler" rel="tag">terimlerin anlamlariyabancı kökenli bitkiler</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yabanci-bitki-tanimlari/" title="yabancı bitki tanımları" rel="tag">yabancı bitki tanımları</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-urunleri-terimleri-ve-anlamlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Bitkilerinin Hasat Yöntemleri</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-hasat-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-hasat-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 20:50:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bot Süpürgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yosunu Hasadı]]></category>
		<category><![CDATA[Elle Hasat]]></category>
		<category><![CDATA[hasat yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyıda yosun hasadı]]></category>
		<category><![CDATA[Makina İle Hasat]]></category>
		<category><![CDATA[Sığ Sularda Yosun Hasadı]]></category>
		<category><![CDATA[su bitkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bitkileri Kesicisi]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bitkilerinin Hasat Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Su Böceği]]></category>
		<category><![CDATA[Su Süpürgesi]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı su bitkilerinin hasadı]]></category>
		<category><![CDATA[Testere Balığı]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Saplı Orak]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Saplı Tırpan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1133</guid>
		<description><![CDATA[Su Bitkilerinin Hasat Yöntemleri nasıl yapılmaktadır sizler için araştırdık ve sitemize taşıdık buyrun;
Su bitkilerinin hasat edilmesi gelişmekte olan ülkelerde bunların ot ve gübre olarak kullanılmasını amaçlar. Buna ilaveten su bitkilerinin hasadı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Bitkilerinin Hasat Yöntemleri nasıl yapılmaktadır sizler için araştırdık ve sitemize taşıdık buyrun;</p>
<p>8.1. Tatlı Su Bitkilerinin Hasadı</p>
<p>Su bitkilerinin hasat edilmesi gelişmekte olan ülkelerde bunların ot ve gübre olarak kullanılmasını amaçlar. Buna ilaveten su bitkilerinin hasadı<span id="more-1133"></span></p>
<p>—Maliyetin ucuz olmasını sağlaması</p>
<p>—İthal olan kimyasal herbisid miktarının azaltılması</p>
<p>—İş alanı yaratması</p>
<p>—Ekonomik ve maksimum balık üretimi sağlaması</p>
<p>—Alanın çabuk temizlenmesini sağlaması</p>
<p>—Kirlenmeyi önlemesi</p>
<p>—Faydalı materyalin üretimini sağlaması bakımından da faydalıdır.</p>
<p>Su bitkilerinin hasadı ve taşınması özel teknik gerektirir. Material çok ıslak olup bazen çamur içerebilir. Su bitkileri suya batmış, köklü ve yaprakları yüzen ve tamamen yüzen oluşlarına göre çeşitli hasat zorlukları çıkarır. Her tür su bitkisi ayrı bir araç ve yöntemle hasat gerektirir.</p>
<p>Su bitkilerinin hasadında genellikle el ve makina ile hasat yöntemleri yanı sıra hayvanlara yedirme yöntemleri de kullanılır.</p>
<p>8.1.1. Elle Hasat</p>
<p>Yüzen bitkilerden Eichornia crassies ve Pistia stratiotes gibi geniş yapraklı olanlar elle ve ot çatalı ile hasat edilir. Leinina veya Azolla gibi yüzen bitkilerden küçük olanlar ince gözlü ağlarla veya dip ağlarla toplanırlar. Suya batan bitkiler suyun altının tırmıklanması ile hasat edilebilirler. Yüzeye çıkan ve yüzer yapraklı bitkiler istenen seviyeden kesilerek veya elle köklenerek hasat edilirler. Elle hasat yönteminde bir kişi yaklaşık günde 1500 kg yaş bitki hasat edebilir.</p>
<p>8.1.2. Makina İle Hasat</p>
<p>Su bitkilerinin elle hasadı ve su miktarının fazlalığından dolayı taşınması büyük problem teşkil ettiğinden makina ile hasat daha çok uygulanılır. Hasat makinaları doğrama sistemleri ile birleştirilerek hasat edilen ürünün daha az hacim kaplaması ve daha kolay taşınması sağlanır.</p>
<p>8.1.2.1. Su Süpürgesi</p>
<p>Bu makina, bir bota kesici ve taşıyıcısı montesi ile oluşur. Bu makina 0 ile 1.5 m derinliğe kadar kesim yapabilir. Böyle bir sistemle haftada 100 t Hidrilla veya 140 t Vallisneria hasat edilir.</p>
<p>8.1.2.2. Su Bitkileri Kesicisi</p>
<p>Kesici U şekilli ve 107 cm enli olup 107 cm derinliğe kadar kesim yapabilir. 3 B.G. iki devirli bir motorla çalışır. Ağırlığı 99 kg olup 4.5 m ve daha uzun botlara monte edilir. Kesiciye 2.8 m genişlikte tırmık da monte edilebilir.</p>
<p>8.1.2.3. Su Böceği</p>
<p>Gereç, 6.1 m uzunluğunda 15 m genişliğinde ve 13 cm süpürgeliği olan iki polietilen duba üzerine monte edilen bir platform içerir ve 8 B.G. 1.2 m çaplı 360° dönebilir hava güçlü bir motorla saatte 8 km yapabilir, iki dikey ve 2.4 m eninde bir ufki bıçağı vardır. l .2 m derinliğe kadar kesim yapar ve bir kişi tarafından yönetilir. Bu aletin daha büyükleri de geliştirilmiştir ve taşıyıcılarla donatılmıştır.</p>
<p>8.1.2.4. Testere Balığı</p>
<p>Yandan çarklı bir gereç olup önünde bir ufki iki dikey U şeklinde bıçakla donanmıştır. 2.4 m genişliğinde ve l .5 m derinliğinde kesim yapar. Bir kişi tarafından yönetilir ve 25 cm kadar su derinliği olan alanda bile çalışır.</p>
<p>8.1.2.5. Bot Süpürgesi</p>
<p>3,5 veya 4 m uzunluğunda bot olup 1.4 m enindeki su kanallarında çalışır. Özel süpürücü bıçaklarla donanmıştır. Daha uzun tiplerinde yan kesicilerde bulunur. Süpürme işlemi 4-5 km /s hızla yapılır. Yan kesme yavaş olur. Bir kişi tarafından yönetilir ve bottan aktarma ve nakliye için kesikli bir treyler tarafından yürütülür.</p>
<p>8.2. Deniz Yosunu Hasadı</p>
<p>8.2.1. Kıyıda Yosun Hasadı</p>
<p>Bu grup, özellikle gel-git olaylarının fazla olduğu kıyılarda deniz çekildiği zaman deniz yosunlarının hasadında kullanılan gereçlerin tanımlarını içerir.</p>
<p>8.2.1.1. Uzun Saplı Orak</p>
<p>Kesici kısmın uzunluğu yaklaşık 36 cm ve kalınlığı 4-5 mm ve sapı bambu veya hafif sırıktan olup uzunluğu hasat bölgesindeki suyun derinliğine bağlı olarak değişir. Su derinliği l m civarındaki sularda kıyıdan bir kişi tarafından kullanılarak hasat yapılır.</p>
<p>8.2.1.2. Uzun Saplı Tırpan</p>
<p>Kesici kısmının uzunluğu yaklaşık 42 cm ve daha uzun, kalınlığı 4.5 mm dir. Sapı bambu veya ince uzun sırıktan oluşan, kıyıda bir kişinin kullandığı l m ve daha derin sularda yosun hasadında kullanılan bir alettir.</p>
<p>8.2.1.3. Kıyı Tırmığı</p>
<p>Buğdaygil hasatlarında kullanılan tırmık benzeri olup dişleri metal ve sapı daha uzundur. Kıyıdan kayalar üzerinde, kökü zayıf denizyosunlarının hasadında kullanılır.</p>
<p>8.2.2. Sığ Sularda Yosun Hasadı</p>
<p>8.2.2.1. Ağ Torba</p>
<p>25 cm genişliğinde ve 50 cm uzunluğunda ağdan yapılmış torba olup dalarak toplanan kırmızı yosunların hasadında kullanılır. Bir ip ve kayıktaki makara yardımı ile suyun yüzeyine çıkıp inmesi sağlanır.</p>
<p>8.2.2.2. Sığ Su Tırpanı</p>
<p>Tırpan benzeri olup 3-4 m uzunluğundaki sapları ile 3-5 m erinliğindeki sulardaki yosunların hasadında kullanılır. Hasad kayık üzerinde yapılır.</p>
<p>8.2.2.3. Burarak Hasat Edici Gereçler</p>
<p>Tipleri yosun çeşidine bağlı olarak çok değişkenlik gösterir. Burucu kısım genellikle 1.7 m uzunluğunda 1.2 cm kalınlığında odun veya demirden sapları 6-7 m uzunluğunda ve 3 cm kalınlığında meşe ağacından, 70 cm uzunluğunda ve 3 cm kalınlığında söğüt ağacından yapılmış burma sapından oluşan esmer yosun hasat gereçleridir.</p>
<p>8.2.3. Derin Su Yosun Hasadı ve Gereçleri</p>
<p>8.2.3.1. Derin Su Tırmıkları</p>
<p>İki, üç ve daha fazla dişleri olan değişik maddelerden yapılmış tırmıklar olup, 400 ile 700 m derinlikteki yosunların sürütme sistemi ile hasat edilmesinde kullanılırlar. İş gücüne bağlı olarak kayık veya motora bağlı makara ve vinçlerden faydalanılır.</p>
<p>8.2.3.2. Derin Su Çengelleri</p>
<p>Motor çapalarına benzeyen üç veya daha fazla çengelden oluşan derin sulardaki yosunların sürütülerek hasadında kullanılan makara ve vinçlerle çekilen gereçlerdir.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/bot-supurgesi/" title="Bot Süpürgesi" rel="tag">Bot Süpürgesi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/deniz-yosunu-hasadi/" title="Deniz Yosunu Hasadı" rel="tag">Deniz Yosunu Hasadı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/elle-hasat/" title="Elle Hasat" rel="tag">Elle Hasat</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/hasat-yontemleri/" title="hasat yöntemleri" rel="tag">hasat yöntemleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/kiyida-yosun-hasadi/" title="Kıyıda yosun hasadı" rel="tag">Kıyıda yosun hasadı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/makina-ile-hasat/" title="Makina İle Hasat" rel="tag">Makina İle Hasat</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/sig-sularda-yosun-hasadi/" title="Sığ Sularda Yosun Hasadı" rel="tag">Sığ Sularda Yosun Hasadı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bitkileri/" title="su bitkileri" rel="tag">su bitkileri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bitkileri-kesicisi/" title="Su Bitkileri Kesicisi" rel="tag">Su Bitkileri Kesicisi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bitkilerinin-hasat-yontemleri/" title="Su Bitkilerinin Hasat Yöntemleri" rel="tag">Su Bitkilerinin Hasat Yöntemleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bocegi/" title="Su Böceği" rel="tag">Su Böceği</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-supurgesi/" title="Su Süpürgesi" rel="tag">Su Süpürgesi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/tatli-su-bitkilerinin-hasadi/" title="tatlı su bitkilerinin hasadı" rel="tag">tatlı su bitkilerinin hasadı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/testere-baligi/" title="Testere Balığı" rel="tag">Testere Balığı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/uzun-sapli-orak/" title="Uzun Saplı Orak" rel="tag">Uzun Saplı Orak</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/uzun-sapli-tirpan/" title="Uzun Saplı Tırpan" rel="tag">Uzun Saplı Tırpan</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-hasat-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Bitkilerinin Doğal Üretimi</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-dogal-uretimi/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-dogal-uretimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 19:44:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayırma İşlemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru Ziraatı]]></category>
		<category><![CDATA[Mikro Alglerin ÜretimiBüyütme Ortamının Hazırlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bitkilerinin Doğal Üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ispanağının Üretim Teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[su ürünlerinin yapay üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sulu Ziraatı]]></category>
		<category><![CDATA[Tatlı Su Bitkilerinin Üretimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1130</guid>
		<description><![CDATA[Su Bitkilerinin Doğal Üretimini sizler için çeşitli kaynaklardan araştırdık ve sitemize aktardık.İnsan ve hayvan yiyeceği olarak veya endüstrüde ham madde olarak kullanılan su bitkilerinin doğal olarak üretimleri sınırlı olanlarının yapay üretimi yapılmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Bitkilerinin Doğal Üretimini sizler için çeşitli kaynaklardan araştırdık ve sitemize aktardık.</p>
<p>İnsan ve hayvan yiyeceği olarak veya endüstrüde ham madde olarak kullanılan su bitkilerinin doğal olarak üretimleri sınırlı olanlarının yapay üretimi yapılmaktadır.</p>
<p>7.1. Tatlı Su Bitkilerinin Üretimi</p>
<p>7.1.1. Su Ispanağının Üretim Teknikleri<span id="more-1130"></span></p>
<p>Su Ispanağı (Ipomoea aquatica), tatlı patetes ile aynı familyaya bağlı olup Çin&#8217;de çok eskiden beri yeşil sebze olarak değerlendirilir. İki varyetesinin Hong Kong&#8217;da kuru ve sulu ziraatı yapılır. Hong Kong&#8217;da yılda 3-5 milyon kg üretilir, % 15&#8242;i insan ve diğer bölümü domuz yiyeceği olarak değerlendirilir (Edie ve Ho 1969). Bu bitki dünyanın her tarafına yayılmıştır.www.gulresmi.info</p>
<p>Kuru Ziraatı</p>
<p>Su ıspanağının &#8220;Ching Quat&#8221; diye bilinen yeşil saplı türü soğuğa dayanıklı olup İlkbahar aylarında Mart&#8217;dan Mayis&#8217;a kadar ki periyodda yetişir. Yetiştirme tekniği lahana ve benzeri sebzelerinkine benzer. Yetiştirme yataklarından alınan fideler sulama kanallarına 12 cm aralıklarla dikilirler. Dikim süresinde iki veya üç güne bir verilmek üzere toplam olarak hektara 3140 kg gübre kullanılır. Bitki küçük iken günde 3 defa daha sonra 2 defa su verilir. Tabanın ot temizliği elle yapılır. www.gulresmi.info 50 ile 60 gün içinde su ıspanağı pazarlanacak büyüklüğe ulaşır. Yıkanıp paketlenerek pazarlanır.</p>
<p>Su ıspanağının diğer türü beyaz saplı olup &#8220;Pak Quat&#8221; olarak bilinir. Yazın yetiştiriciliği yapılır. Bu türde toprak seviyesindekilerin kesilip alınması yeni sürgünlerin çıkmasına neden olduğundan yaz uzunluğuna bağlı olarak bir kaç defa hasat yapılır.</p>
<p>Sulu Ziraatı</p>
<p>Su ıspanağının bu tür yetiştiriciliği daha yaygındır. Bu tip üretim çeltik tarlasını andıran arazilerde yapılır. Böyle arazilerde kış aylarında su teresi, yazında su ıspanağı (Pak Quat) yetiştiriciliği yapılır. Tohumdan açılma ve başlangıçtaki gelişme su altında zayıf olduğundan tohum ekimi kuru alana yapılır. Sürgünlerin çıkmasından altı hafta sonra yedi veya sekiz boğumlu sürgünler kesilerek 40 cm ara ile dikilir. Dikimden önce dikim alanı 3-5 cm su ile doldurulur ve fidelerin kolayca sokulabileceği çamurlu bir ortama dönüşmesi beklenir. Dikimden sonra yavaş yavaş su verilerek derinlik 15-20 cm&#8217;e ulaştırılır. www.gulresmi.info Gübre uygulaması kuru yetiştiricilikte olduğu gibidir. Su akımının 12 saat devam etmesi yeterlidir. Daha fazlasına gerek yoktur. Yetiştirme alanlarında yabancı ot problemi yoktur.</p>
<p>Yetiştirme havuzlarında gelişme, çok hızlı olduğundan dikimden 30 gün sonra ilk hasat yapılabilir. Hasatta su yüzeyinden kesim yapılır. Ana bitki yeni sürgünler vererek hızlı bir gelişme, göstererek 7 ile 10 gün içinde tekrar hasat boyuna ulaşır. Bu şekilde devamlı hasat yapılarak hektara 90 ton ürün alınır. Eylül ayında bitkiler çiçek açar ve hasat tamamlanır. Sular boşaltılarak meyvanın gelişmesi sağlanır. Olgun meyvalar hasat edilir, güneşte kurutulur ve ayakla yavaşça ezilerek tohumlar ayrılır, tohumlar hava geçirmez kutularda saklanır.</p>
<p>7.2. Mikro Alglerin Üretimi</p>
<p>Mikro algler, kabuklu su hayvanlarının ve fitoplankton ile beslenen balık ve yavrularının ilk ve en önemli yemleridir. Bu nedenle mikro alg üretimi, yapay üretimi yapılan balıklar ve kabuklu su hayvanlarının yavrularının yetiştiriciliği açısından çok önemlidir.</p>
<p>7.2.1. Büyütme Ortamının Hazırlanması</p>
<p>Büyütme ortamı aşağı yukarı mikro algin geliştiği ortamın yapay olarak hazırlanmasıdır.</p>
<p>Diatomeler için yapay ortam</p>
<p>Bazı mikro algler için bu ortama vitamin ilavesi gereklidir. Genellikle B12 ilave edilir.</p>
<p>Yavru yetitştirciliği gelişmiş ülkelerde yavru üretimi için mikro alg üretimi hazır besin ortamı satılır.</p>
<p>Büyütme Ortamı Olarak Doğal deniz Suyu</p>
<p>Doğal deniz suyunu büyütme ortamı olarak kullanmak gerektiğinde doğal organizmalar uzaklaştırılmalı veya öldürülmeli ve gerekli besinler ilave edilmeli.</p>
<p>Süzme</p>
<p>Küçük miktarda su ile çalışıldığında istenmeyen organizmaların uzaklaştırılmasında şekilde görüldüğü gibi geçirgen pamukl süzgeç olarak kullanılır. Bununla beraber çeşitli süzme metaryelinden de faydalanılabilir. 0.2 mikronluk filitrelere tavsiye edilirside 5 mikronluk fiklitreler deniz suyu süzmede yeterlidir.</p>
<p>Deniz suyunda doğal olarak bulunan organizmalar, klor veya ultraviyole ışığı uygulaması ile öldürebilinir. Klor uygulanmasında 60 ppm, yoğunluk yeterlidir. Klorlamadan sonra birkaç saat beklenerek klorun uçması gerçekleştirilir. Klorlamdan sonra uygulamaya geçilecek ise nötrleştirmek üzere hiposülfat ilave edilir.</p>
<p>Ultraviole ışığı uygulanmasında ultraviyole lambalarından faydalanılır.</p>
<p>Suyun steril hale getirilmesinde son çare suyu 20 ile 60 dakika 70 – 100 °C kadar ısıtmaktır. Soğuduktan sonra su kullanılabilir. Isıtmadan hemen sonra kullanılmak istenirse ıstma süresinde bir kişi bir boru ile nefesle CO2 vermelidir.</p>
<p>Zenginleştirme</p>
<p>Besin maddeleri ısıtmadan önce ve sonra ilave edilebilir. Genellikle 0.1 g NaNO3 ve 0.001 g Na2 HPO4 bir litre su için makro mineral açısından yeterlidir. İz elementleri takviye etmek üzere 2 ml P-I eriyiğinden katılır.</p>
<p>Deniz suyu kirli olmayan körfezden alınmış ise vitaminler ve diğer mikro elementlerce zengin açık denizden alınmış ise fakirdir. Suyun alındığı ortama bağlı olarak zenginleştirme yapılır.</p>
<p>7.2.2. Ayırma İşlemi</p>
<p>Tek bir mikro alg yetiştiriciliğinde uygun türün ayrılmasında çok değişik yöntemler uygulanır.</p>
<p>İkinci Derecede Kültürlerin Tekrarı ile Ayırma İşlemi</p>
<p>Bu çok basit ve kullanışlı yöntemdir. Plakton ağı ile toplanan planktondan 1 damla test tüplerine veya erlenmayare (50-100ml) koyunuz. Damladaki plankton sayısını, çeşidini azaltmak için plankton damlası seyreltilebilir. Erlenmayer ve test tüpleri de ortam olarak, doğal deniz suyu, seyraltilmiş deniz suyu, zenginleştirilmiş deniz suyu, değişik tuzlulukta yapay ortamdan faydalanılır. Erlenmayerler sıcaklık, ışık yoğunluğu, aydınlanma süresi farklı koşullarda bekletilir. Birkaç gün sonra erlenmayerlerde dominant türler kendilerini gösterirler. Dominant türler ortaya çıkınca her erlenden bir damla ayni ortamdaki erlene damlatılarak ayı koşullarda tutulur. Bu ikinci ayırma tek türü orataya çakaracaktır.</p>
<p>Agar Yöntemi ile Ayırma Yöntemi</p>
<p>100 ml ortalama 1.5 gr agar tozu ilave ederek ortamı ısıtınız. Agar eridikten sonra petri kutularına boşaltınız. Agar eriyiği soğuduğu zaman katılaşaktır. Plankton eriyiği çeşitli yoğunlukta seyreltilir. Her seyreltik eriyikten bir damla ayrı agar petri kutusuna damlatılır ve damla çubuk etrafa yayılır. Daha sonra uygun kuluçka ortamına yerleştirilir. On gn sonra her agar üzerinde yeni mikroalg kolonileri oluşur. Mikroskop altında tek tür alg kolonileri agar ile birlikte uygun bir alet ile alınır.</p>
<p>Kanca ve Pipetle Ayırma Yöntemi</p>
<p>Bu yöntemle ayırma işlemi yapılırken plankton suyu gerekirse seyreltilmiş halde petri kutularına dökülür. Arzu edilen tür veya türler ince kancalarla veya kapilleri pipetlerle binokuler mikroskop altında alınır.</p>
<p>Alınan organizma ağar pleyti üzerine bırakılır ve tekrar mikroskop altında tek tür olup olmadığı kontrol edilir. Tek tür ise ağar üzerinde kültürü yapılabildiği gibi eriyik ortamı bulunan erlenmayere alınır. Daha ileri bir ayırım gerekiyor ise alt kültür yetiştiriciliği ve ağar yöntemi veya kanca ve pipetle ayırım işlemi tekrar edilebilir.</p>
<p>7.2.3. Hücre Miktarının Ölçümü</p>
<p>Algler, balık larvalarına verilecek ise hücre miktarının bilinmesi gereklidir. Hücre miktarının tespiti hücrelerin sayımı, optik yoğunluğu. hücre hacmi, kuru ağırlık ve kimyasal maddelerle yapılır.</p>
<p>Hücre Sayısı</p>
<p>Plankton, larva yiyeceği olarak kullanılacak ise onun yoğunluğu larvanın yaşama şansını etkiler. Hücre yoğunluğunun ölçülmesinde genellikle haemoctoymeter kullanılır. Tipda kan sayısında kullanılan haemocylometer aynı maksat için kullanılabilir. Geliştirilmiş Neubauer tipi daha uygundur. Haemocytometer kullanıldığında sayımdan önce on dakika beklenir. Bu süre içinde diatomların çoğunluğu dibe çöker.</p>
<p>Optik Yoğunluk</p>
<p>Yaşayan hücrelerin yoğunluğu spektrofotmetre ile tespit edilebilir. Değişik hücre yoğunluklarının optik yoğunluğu doğrudan spektrometreden okunabilir. Her hücre için deney ile saptanan hücre yoğunluğu eğrisinden faydalanarak hakiki hücre sayısı saptanabilir.</p>
<p>Hücre Hacmi</p>
<p>Hücre hacmi genellikle plankton suyunun belirli motor hızı ve belirli sürede santrifüj edilmesi ile bulunur. Bu şekilde ölçüm &#8220;paket hücre hacmi&#8221; olarak isimlendirilir.</p>
<p>Kimyasal Maddeler</p>
<p>Mikro algin gıda olarak değeri doğrudan hücrelerin kimyasal yapıları ile belirtilir. Kimyasal yapıları aynı hücrelerin yetiştirilme ortamlarına göre değişim gösterdiğinden her ortam için kimyasal yapılarının tespiti gerekir.</p>
<p>7.2.4. Kültür Yöntemleri</p>
<p>Yetiştirme Tankları</p>
<p>Zehirli etkisi olmayan bütün kap ve tanklar mikro alg yetiştiriciliğinde kullanılır. Laboratuvar düzeyinde yetiştirmede erlenmayerler, petri kutuları, beherglaslar kullanılır. Geniş çapta üretim için tahta ve plastik kaplar kullanılır. Metal kaplar genellikle uygun değildir ve bazı plastikler formaldehit verdiklerinden kullanılmazlar.</p>
<p>Tankların şekli önemlidir. Geniş üretimlerde organizmaların dipte toplanmalarını önlemek için uygun bir karıştırıcı gereklidir. Eğer karıştırma uygun yapılmaz ise diatomeler çökerler ve gelişme geriler.</p>
<p>Tankın ışık geçirgenliği de önemlidir. Yoğun üretimde su derinliği fazla ise tank dibinde fotosentez için ışık yoğunluğu yetersiz olabilir. Dışarıya yerleştirilen tanklarda da ışık yoğunluğunu azaltıcı filitreler gerekir.</p>
<p>Yetiştirme tankları ve diğer gereçler kullanılmadan önce gereçler steril hale getirilmelidirler. Tankda bir yabancı hücre bile kalmış olsa yaşayabilir ve diğer türleri bulaştırabilir. Gereçler kaynar su içinde steril hale getirilir. Yoğun üretimde geniş tankların steril edilmesine gerek yoktur. Tek tür devamlı dominant olarak kalır ve larva için gerekli gıdayı sağlar.</p>
<p>Karıştırma</p>
<p>Geniş kap ve tanklarda yetiştirmede havalandırma ortamın karıştırılmasında en iyi ve uygun yöntemdir. Havaya % 0.5 düzeyinde CO2 gazı verilirse fotosentez için faydalı olur. Karıştırıcı kullanılıyor ise karıştırıcının Cu ve diğer zehirli elementleri içermemesi gerekir.</p>
<p>Laboratuvar düzeyinde yetiştiricilikte erlenmayerlerin günde elle bir kaç defa çalkalanması yeterlidir.</p>
<p>Işık ve Sıcaklık</p>
<p>Diatomeler için 15 ile 20 °C lik sıcaklık genellikle uygundur. Diatomeler 28 °C&#8217;e kadar yaşayabilirler. Daha yüksek sıcaklıklarda yeşil algler gelişir.</p>
<p>Mikro alglerde çoğalma, genellikle hücre bölünmesi ile olduğundan sıcaklık kadar ışık yoğunluğu da etkilidir. Diatmoeler için 20 °C de 1.000 lüx ışık uygun çoğalmayı sağlar. Eğer sıcaklık daha yüksek ise ışık yoğunluğu düşürülmelidir, sıcaklık düşük ise ışık yoğunluğu artırılmalıdır. Yavru diatomeler karanlıkta ana diatome haline geldiklerinden uzun aydınlatma hızlı çoğalmayı kısa aydınlatma ise sıhhatli gelişmeyi ve devamlılığını temin eder.</p>
<p>Beyaz ışık diatomelerin büyük çoğunluğu için uygundur.</p>
<p>Yoğunluk</p>
<p>Chaetoceros calcitrans diatomesi normal kültür koşullarında bulunur. Phaeodactylum tricornutum ve Nitzschia closterium genellikle daha fazla yoğunlukta olurlar. CO2 gazı verilmesi en fazla üretime ulaşmayı sağlar.</p>
<p>7.2.5. Depolama</p>
<p>Diatomelerin çoğunluğu serin ve karanlık koşullarda saklanabilir. Yapılan denemelere göre buz dolaplarında 5 °C de diatomeler 3 aydan fazla ve Nitzschia closterium 3 yıl yaşayabilir. Buzdolabında 3 ay saklanan türler taze ortama alındıklarında yeniden gelişebilir ve tekrar depo edilebilirler. Depolama yoğunluğu 3xl06/ml dir.</p>
<p>7.2.6. Türler ve Yemleme</p>
<p>Herhangi bir mikro alg larvalar için yem olarak kullanılabilir. Bununla beraber balık larvalarına yem olarak verilecek organizmalarda aşağıdaki özellikler aranır:</p>
<p>Organizma yenebilecek büyüklükte olmalıdır,<br />
Kolayca yetiştirilebilmelidir,<br />
Hızlı çoğalmalıdır,<br />
Yoğun üretime uygun olmalıdır,<br />
Zehirli madde tiretmemelidir.<br />
Araştırmalardan öğrendiğimize göre tek tür ile beslenen larva karışık türlerle beslenenler kadar gelişmemektedir. Tek türün larvanın gerekli besinler ihtiyacını karşılayamadığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>Japonya&#8217;da değişik larvalar için farklı tür mikro alg yetiştirilciliği yapılır.</p>
<p>7.3. Deniz Yosunu Yetiştiriciliği</p>
<p>Makro algler deniz yosunu olarakda adlandırılırlar. Bunlardan ekonomik olarak yetiştiriciliği yapılanlar burada anlatılacaktır.</p>
<p>7.3.1. Porphyra Deniz Yosunu</p>
<p>Kırmızı deniz yosunlarından olan porphyra Japon halkı tarafından 1000 yıl öncesinden beri gıda olarak değerlendirilir. 1735 de kültüre alınarak üretimi başlamıştır. 1940&#8242;da hayat devresi keşfedildikten sonra bütün Japon sahillerinde üretimine geçilmiştir. Şimdi diğer Doğu Asya ülkelerinde kültürüne başlanmıştır.</p>
<p>Porphyra deniz yosunundan kağıt kalınlığında koyu renkli &#8220;Nori&#8221; diye adlandırılan ürün Japon&#8217;ların en sevdikleri gıda maddelerinden biridir. Nori&#8217;nin tüketimi genellikle pirince bağlıdır. Kaynatılmış pirincin nori ile sarma veya dolma haline getirilmişi başlıca piknik yemeklerindendir. Nori ile kaplı pirinç unu pastaları Japonya&#8217;da çay zamanı yenir.</p>
<p>Japonya&#8217;da Nori üretimi 60.000 hektar alanda yapılır ve üretim senede 6.000 milyon yaprağa ulaşır. Bir yaprak 20 x 19 cm. ebadında ve 3 gr ağırlığında olup senede 3.5-4 milyar TL. lik gelir sağlanır. Kilogram fiyati 150-240 TL. arasında değişmektedir (ATÂY, 1978).</p>
<p>Nori&#8217;nin kalitesi eksperler tarafından pazarlamadan önce rengine, yapısına, pişirildiği zaman yeşil rengin meydana gelişine ve tadına göre değerlendirilir. Bununla beraber fiyat takdirinde tek önemli ve değişmeyen faktör renktir.</p>
<p>Porphyra&#8217;nnı rengi yeşilimsi siyahtır. Bu renk klorofil, phycoerytbirin, phycocyanin ve karatinoidlerden meydana gelir.</p>
<p>Nori&#8217;nin pazarlanmasında havanın rutubetinden korunması zorunludur. Yüksek rutubette klorofil bozulur, azalır, koku ve tadı değişir. Klorofilin tersine phycoerytbirin rutubete karşı dayanıklı olup bu nedenle rutubet altında Nori pembeye dönüşür. Eğer tamamen kuru olarak saklanabilirse Nori 12 ay depo edilebilir. Nori&#8217;nin rutubeti % 20-40 gibi yüksek olursa l ila 3 ay depolamada bozulur.</p>
<p>Kağıt şeklindeki ürünün yanısıra, marmelat benzeri ürününe, soya sosu ile pişirilmişine, ince kıyılmışlarına yumurta ile kurutulmuşlarına ve diğer değişik ürünlerine de pazarda rastlamak mümkündür.</p>
<p>7.3.1.1. Yetiştirme Tekniği</p>
<p>İlkbaharda prophyra yaprakları denizde kaybolur ve tabii şartlarda hiç bir tarafta da görülmez. Sonbaharda denizde sıcaklık 22 °C&#8217;e düşmeğe başlayınca porphyra kültür ağlarına veya diğer maddelere yapışır. 1940 da hayat devresi keşfedildikten sonra ana yapraklardan ayrılan karposporların dibe çöktüğü denizdeki ölü kabuklar üzerine yapıştığı anlaşılmıştır.</p>
<p>Şekil 7.1. Porphyranın hayat devresi</p>
<p>Kabuklar üzerindeki mikroskobik mantara benzer filementyosunlar halinde gelişir. Bu durum konkosel durumu olarak adlandırılır.</p>
<p>Üretim başlangıçta yapraksız ağaç dalları ve bambuların dikey olarak sığ suların kumluk kısmına yerleştirilmesi ile yapılıdır. Konkosporlar bu dallara yapışır ve üzerinde büyürdü Norinin hasadı ile bu dallarda toplanırdı. 1920 den sonra pirinç samanı ve palmiye yaprakları-ağları kullanılmaya başlanmıştır. Şimdi ise sentetik ağlar kullanılmaktadır. Bu ağlar sığ sulara dikey olarak dikilen bambu direkler arasına yatay olarak yerleştirilir. 1-2 m eninde 18.2 m boyunda olup bazen 36.4 m uzunluğunda çift ağlar halindede konulmaktadır.</p>
<p>Son yıllarda dayanıklı nori üretim araçlarının geliştirilmesi ile sığ alanlarda Porphyra üretimi şeklini değiştirmiştir. Bu arada yüzen üretim tesislerinin gelişmesi nori üretiminin sahilden 2-3 km. uzaklaşmasına sebep olmuştur.</p>
<p>Üretim alanlarının kullanılması vilayetler ve kooperatifler tarafından düzenlenir. Bu düzenlemede vilayet araştırma istasyonlarının işbirliğinden faydalanılır.</p>
<p>Konkosel Üretimi</p>
<p>Daha önce belirtildiği gibi sonbahar sporları konkosel durumundan meydana gelir. Bu nedenle önceleri denizde tabii olarak meydana gelen konko sporlar denize yerleştirilen ağlara yapışır ve hasat oluncaya kadar burada geliştirilirdi.</p>
<p>Son yıllarda Porphyra üreten yetiştiriciler konkosel durumunu ve kendi konko sporlarını üretmeğe başladılar. Teknik bilgiye sahip yetiştiriciler, hasat zamanı ağlarında iyi kalitede anaçları damızlık ayırırlar. Bunların yaprakları karpo sporları taşırlar. Yetiştiriciler seçtikleri bu anaç yaprakları küçük parçaciklar halinde doğradıktan sonra temiz deniz hayvan kabukları ve deniz suyu ile dolu tepsiler üzerine serperler.</p>
<p>Bir kaç gün içinde serbest hale gelen karposporlar kabuklara yapışır ve kabuk yüzünde birkaç mikrona kadar büyürler. Bir kaç günde bir tepsilerdeki su değiştirilerek, sonbahara kadar büyütmeğe devam edilir. Bu mikroskobik iplik şeklinde bir yetiştirme devresidir ve konkosel üretim devresi olarak adlandırılır.</p>
<p>Yazın bazı nori yetiştiricileri kabukları tepsilerden alıp plastik ve ya tahta tank depolar içinde muhafaza ederler. Kabuklar tanklar içine yerleştirilen dikey ipler üzerine asılırlar. Çünkü ışık tankların dibine pek ulaşamaz. Yetiştiriciler tankın suyunu büyütme süresince bir kaç defa değiştirirler.</p>
<p>Üretim odasının durumu da kontrol edilmelidir. Çünkü konkosel durumunda fazla sıcak ve ışıktan ölürler. Bu nedenle yetiştiriciler perdelerle ve pencere açıp kapamalarla yazın sıcaklığı ve ışığı kontrol ederler.</p>
<p>Konkosporlar su sıcaklığı yaz sonunda 22 °C düştüğü zaman olgunlaşır ve serbest hale gelir. Denizde kendi kendine serbest hale gelen konkosporların toplanması &#8220;tabii spor toplanması&#8221;, tepsi veya tanklar da üretilen konkosellerden spor toplanması &#8220;sun&#8217;i spor toplanması&#8221; olarak adlandırılır.</p>
<p>Denizde sun&#8217;i spor toplanması iki türlüdür.</p>
<p>Birinde konkoselli kabukları taşıyan bambu ve plastik taşıyıcılar ağların alt yüzüne bağlanır. Bu taşıyıcılar su ihtiva ettiklerinden deniz çekildiğinde konkosellerin güneş ışığına maruz kalıp ölmelerini önlerler. Genellikle her 30 ile 50 ağ için bir grup taşıyıcı yeterlidir. Bazı bölgelerde aynı maksatla plastik şişeler tobalar veya benzer taşıyıcılar kullanılır.</p>
<p>Sun&#8217;i spor toplanmasında diğer metod &#8220;zobu&#8221; toplanması diye adlandırılır. Bu metodda ağlar ve konkoselleri taşıyan kabuklar deniz suyu bulunan büyük bir naylon torba içine yerleştirilir. Torbanın havası alınır ve ağzı bağlanarak deniz yüzeyinde yüzmeğe bırakılır. Bu metodla serbest hale geçen bütün sporlar ağa yapışırlar.</p>
<p>Her iki usulde spor toplamada da yetiştiriciler sporların ağa yapışmasını ve büyümelerini yakından izlerler. Yapışmadan hemen sonra büyütme ağları büyütme yerlerine yerleştirilmelidir.</p>
<p>Tank içinde, spor toplanmasında konkoselli kabular tanka temiz deniz suyu ile birlikte yerleştirilirler. Spor toplama ağları çelik çerçeveler içinde tanka daldırılır. Serbest kalan sporlar devamlı dönen ağa yapışırlar. Sporların yapışmasından sonra ağlar denizdeki yetiştirme yerlerine yerleştirilirler. Bu metod diğerlerine göre daha pahalıdır.</p>
<p>Sporların Denizde Geliştirilmesi</p>
<p>Denizde spor toplamada 30 veya daha fazla spor toplama ağı bir grup konkosel taşıyıcısı üzerine yerleştirilir. Sporlar 20 mikron civarında olup yapıştıkları ağlarda büyümeye başlarlar. Ağlarda büyümeyi kolaylaştırmak için ağların bir kısmı başka yere yerleştirilir. Sporların yapışmasından bir ay sonra genç bitki l cm olmaya başlar. Bu durumda her ağ ayrı bir yere yerleştirilir, l cm olduktan sonra nori çok hızlı büyür ve genellikle spor yapışmasından 45 ile 50 gün sonra hasat boyu olan 15 cm&#8217;e ulaşır. Bir ağ genellikle büyüme mevsimi olan 3-4 ay boyunca her iki haftada bir hasat edilir.</p>
<p>1970 de gelişmekte olan noriyi dondurup depolama tekniği geliştirildi.</p>
<p>Genç nori l ile 3 cm&#8217;e ulaştığı zaman ağlar 2 ile 3 saat süre ile açık havada kurutulur ve plastik torbalar içinde &#8211; 20 ile &#8211; 25 °C de depo edilir.</p>
<p>Ağlar böylece denize konmadan 2-3 ay depo edilebilir. Hatta bir sene bile saklanabilir.</p>
<p>Bir ağda iki üç defa hasat yapıldıktan sonra verim düşer. Bu durumda depolanan ağlar denize yerleştirilerek üretim kapasitesi artırılır. Hastalıklarda veya denizin ağları parçaladığı zamanlarda da üreticiyi kurtaracak iyi bir sistemdir.</p>
<p>7.3.1.2. Hasat ve İşleme Tekniği</p>
<p>Hasat ve işleme tekniği oldukça mekanik hale gelmiştir. Yetiştiriciler genellikle hasadı makina ile yaparlar. Kullanılan inakinalardan biri vakumlu elektrik süpürgeleri gibidir. Bunlar döner bıçaklar, emme borusu, pompa ve ayırıcıdan ibarettir.</p>
<p>Su ile yosun birlikte emilir ve yosunlar bu arada kesilir. Su, yosundan ayırıcıda ayrılır, yosun sepetlerde toplanır.</p>
<p>Hasad edilen yosunlar deniz suyunda yıkanarak yabancı maddelerden ayrılır. Sonra işleme yerlerine getirilir. Burada et kıyma makinesinden geçirilir ve soldırma makinesinde kağıt kalıplar haline getirilir. Bu kalıplar bambudan olduğu gibi son zamanlarda plastikten de yapılmaktadır. Kıyılmış nori ölçülü miktarlarda kalıplar üzere makina tarafından otomatik olarak dökülür. Bu makinalar saatte 3.000 nori kalıbı yapar.</p>
<p>Yataklar üzerinde kalıp haline getirilen nori suyu alınmak üzere santrifüj edilir ve sonra kurutucuda kurutulur. Yakıtla ısınan kurutucularda dolanarak 2 veya 3 saat içinde kurutulur. Kuruyanlar taşıyıcılarla otomatik olarak dışarı alınır. Burada elle veya son zamanlarda olduğu gibi nori yataklarından ayrılarak on tanesi bir paket yapılır. Böylece pazarlanır.</p>
<p>Kurutma işlemi daha önceleri güneş ışığında yapılırdı.</p>
<p>Wakame (Undaria) Deniz Yosunu</p>
<p>Wakame, esmer deniz yosunlarından Undaria pirnatifida olup Japon ve Kore sahillerinde bulunur. Tam büyümüş yapraklar 2 m&#8217;ye kadar ulaşır.</p>
<p>7.3.2.1. Hayat Devresi</p>
<p>Genç Undaria yaprakları denizde sonbaharda ortaya çıkar ve kış boyunca büyür. Deniz suyu 5 ile 13 °C arasında olduğunda büyüme en iyidir. Spor üreten yaprakları ilkbahar sonunda veya yaz başlangıcında görülür ve sporofil olarak adlandırılır.</p>
<p>Zoosporlar, su sıcaklığı 14 °C civarından olduğunda serbest hale gelirler ve 17 ile 20 °C serbest hale geçmede maksimum noktaya ulaşırlar.</p>
<p>Serbest hale geçen zoo-sporlar 8-9 mikron uzunluğunda ve 5-6 mikron genişliğindedirler. Yanlarındaki iki adet kılcal kuyrukları ile çok iyi yüzerler. Bir gram sporofil takriben 2 x 107 zoospor ihtiva eder. Zoosporlar birşeye tutunduktan bir dakika sonra son derece kuvvetli şekilde yapışırlar. Serbest hale geldikten sonra yapışacak ortam bulamazlarsa kısa zamanda yapışma özelliklerini kaybederler.</p>
<p>Bir yere yapışan zoosporlar kılcal kuyruklarını kaybederler ve gametofit diye adlandırılan erkek ve dişi mikroskobik ipliğimsi bir vücut meydana getirirler. Bu büyüme, su sıcaklığı 25 °C ye ulaşıncaya kadar devam eder ve bundan sonra büyüme durur. Bu durum Sonbaharda su sıcaklığı 25 °C ye düşünceye kadar devam eder. Döllenmeden sonra Oogonia küçük yaprak şeklinde büyümeğe başlar. Büyüme devam eder ve geniş yapraklı wakame (Undaria) meydana gelir.</p>
<p>7.3.2.2. Yetiştirme Tekniği</p>
<p>Gametofitlerin Üretimi</p>
<p>İlkbaharın sonunda veya yaz başlangıcında su sıcaklığı 15 ile 20 °C arasında olduğunda Undaria yetiştiricileri sporofilleri toplarlar. Bazı yetiştiriciler sporofilleri anaç olarak ayırdıkları hasat etmedikleri Undarialardan, bazı bölgelerde de tabii şartlarda meydana gelen Undaria&#8217;lardan toplarlar.</p>
<p>Yetiştiriciler sporofilleri topladıktan sonra deniz suyunda yıkarlar ve havanın rutubetine bağlı olarak 30 ile 60 dakika arasında kuruturlar. Kurutma mutlaka gölgede olmalıdır. Çünkü güneş ışınları fazla olursa sporofilleri öldürür.</p>
<p>Kurutulan sporofiller deniz suyu bulunan tanklara daldırılır. Olgunlaşan zoosporlar sporofilden ayrılır ve yüzmeğe başlar. Yetiştirici sentetik ipleri tanka daldırır ve yüzmeye başlayan zoosporlar tohum toplayıcı olan bu iplere yapışırlar. 10 ile 30 dakika sonra bu ipler temiz deniz suyu ile dolu diğer tanka aktarılır. Yapışan zoosporlar gametofitler halinde gelişmeye ve büyümeğe başlarlar. Sonbahara kadar büyüme böyle devam eder.</p>
<p>Daha önceden belirtildiği gibi yazın su sıcaklığı 25 °C&#8217;e yükseldiğinde büyüme durur ve sonbaharda 25 °C nin altına düştüğünde tekrar başlar. Bununla beraber yetiştiriciler yaz boyunca tanklardaki su seviyesini, ışık ve sıcaklığı devamlı kontrol ederler. Uygun ışık durumu özellikle gametofitlerin büyümesini engelleyen diatom ve mavi-yeşil yosunların büyümesini azaltmak bakımından önemlidir. Yaz boyunca gametofitleri sıhhatli tutabilmek için özel itina gerekir.</p>
<p>Yaz boyunca yetiştiricilerin bu uğraşılarını azaltmak üzere yaptığı araştırmalarında Umabeyashı (1975) gametofitlerin yüksek rutubette su dışında da yaşayabildiklerini tespit etmiş ve bunu pratiğe intikal ettirmiştir. Gametofitli iplerin naylon torbalar içinde karanlıkta, 15 °C de rutubetini muhafaza ettikleri ve bu durumda gametofitlerin 6 ay yaşayabildiği gösterilmiştir. Tanklarda su sıcaklığı 25 °C ye düştüğünde böylece depo edilen ipler tekrar tanklara alınmakta normal şekilde muhafaza edilmektedir.</p>
<p>Denizde Üretim</p>
<p>Sonbaharda sporofitler gelişmeğe başladığı zaman tohumlu ipler tanklardan denize nakledilir ve yüzen üretim tesisine yerleştirilir. Başlangıçta ipler çerçeveleri ile yerleştirilir. Yetiştirici genç bitkilerin gelişmelerini yeterli bulursa, tohumlu ipleri çerçevelerinden çıkararak yüzen üretim tesisinin ana ipleri üzerine spiraller halinde dolandırır veya tohumlu ipleri kısa kısa kesip yüzen sistemin ana iplerinin lifleri arasına yerleştirilir.</p>
<p>Bu ana ipler yüzen sistem üzerinde yatay veya düşey olarak yerleştirilir.</p>
<p>7.3.2.3. Hasat ve İşleme Tekniği</p>
<p>Undaria denize aktarıldıktan takriben üç ay sonra hasat uzunluğuna erişir. Yetiştiriciler ağı kaldırır hasat uzunluğuna gelen yosunları keserek hasat ederler. Böylece büyükler arasında korunan küçüklere büyüme olanağı verilmiş olur.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/ayirma-islemi/" title="Ayırma İşlemi" rel="tag">Ayırma İşlemi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/kuru-ziraati/" title="Kuru Ziraatı" rel="tag">Kuru Ziraatı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/mikro-alglerin-uretimibuyutme-ortaminin-hazirlanmasi/" title="Mikro Alglerin ÜretimiBüyütme Ortamının Hazırlanması" rel="tag">Mikro Alglerin ÜretimiBüyütme Ortamının Hazırlanması</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bitkilerinin-dogal-uretimi/" title="Su Bitkilerinin Doğal Üretimi" rel="tag">Su Bitkilerinin Doğal Üretimi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-ispanaginin-uretim-teknikleri/" title="Su Ispanağının Üretim Teknikleri" rel="tag">Su Ispanağının Üretim Teknikleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-urunlerinin-yapay-uretimi/" title="su ürünlerinin yapay üretimi" rel="tag">su ürünlerinin yapay üretimi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/sulu-ziraati/" title="Sulu Ziraatı" rel="tag">Sulu Ziraatı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/tatli-su-bitkilerinin-uretimi/" title="Tatlı Su Bitkilerinin Üretimi" rel="tag">Tatlı Su Bitkilerinin Üretimi</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-dogal-uretimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Bitkilerinin Kimyasal Yapısı Nasıldır?</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-kimyasal-yapisi-nasildir/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-kimyasal-yapisi-nasildir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 20:41:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Agar-agar]]></category>
		<category><![CDATA[B Grubu Vitaminleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mineral Maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bakterileri]]></category>
		<category><![CDATA[su bitkilerinin kimyasal yapsı]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin A]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin C]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin E]]></category>
		<category><![CDATA[Yağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Yosunların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1127</guid>
		<description><![CDATA[Su Bitkilerinin Kimyasal Yapıları hakkında yapılan araştımayı sizlere sunuyoruz buyrun ,Tatlı su bitkilerinin kimyasal yapıları kara yem bitkilerine benzerlik gösterir ve kuru maddeleri % 4 ile % 23 arasında değişir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Bitkilerinin Kimyasal Yapıları hakkında yapılan araştımayı sizlere sunuyoruz buyrun </p>
<p>6.1. Tatlı Su Bitkilerinin Kimyasal Yapıları</p>
<p>Tatlı su bitkilerinin kimyasal yapıları kara yem bitkilerine benzerlik gösterir ve kuru maddeleri % 4 ile % 23 arasında değişir. Ham kül miktarı kara bitkilerine oranla daha yüksek olup % 6 ile % 40 arasında değişme gösterir. Ham protein, Ham yağ ve Ham sellüloz düzeyleri kuru çayır otları ile yonca unu arasında olup proteinler % 9 ile % 24, ham yağlar % 1.6 ile % 8 ve ham sellülozları % 10 ile 41 arasında bulunur.<span id="more-1127"></span></p>
<p>Kara yem bitkilerinden yüksek kaliteli olanlar % 2.3 den daha az tanin içerirler. Tatlı su bitkilerinden yarısı % 6-7 den fazla tanin içerdiklerinden hazmolma dereceleri ve yem değerlilikleri düşüktür. Tatlı su bitkilerinde tanin miktarı % l ile % 16 arasında büyük değişme gösterir. Boyd (1968)&#8217;e göre çeşitli su bitkilerinin kimyasal yapıları cetvel. 6.1.de verilmiştir.</p>
<p>6.1.1. Su</p>
<p>Tatlı su bitkileri kara bitkilerine kıyasla daha fazla su içerir. Yapısının % 90&#8242;nını su teşkil eder (Cetvel. 6.2.).</p>
<p>Su bitkilerinin su içeriği aynı bitkinin farklı kısımlarında ayrılık gösterir .</p>
<p>6.1.2. Protein</p>
<p>Tatlı su bitkilerinin kuru maddeki protein düzeyleri, kuru çayır otlarına ve yonca ununa benzerlik gösterir. Protein içeriklerine tatlı su bitkileri 3 grupta toplanır.</p>
<p>Cetvel 6.1. Tatlı su bitkilerinin kimyasal yapılan, %, kuru durumda</p>
<p>tablo</p>
<p>Tatlı su bitkileri amino asitleri bakımından da kara bitkilerine benzerlik gösterir ve yemle alınması gereken aminoasitleri içerir.</p>
<p>Tatlı su bitkilerinin protein düzeyleri büyüme aylarında farklılık gösterir. Örneğin: T. latifolia da % 4 ile % 11.9 arasında da değişir (Boyd 1970 b). Protein düzeyinde görülen bu değişme kısmen de olsa amino asit miktarlarını da etkiler.</p>
<p>6.1.3. Mineral Maddeler</p>
<p>Tatlı su bitkilerinde mineral maddeler ilkbahar aylarında fotosentez ürünleri ile ters orantılı olarak Nisan ayından başhyarak Temmuz ayına kadar genellikle azalan bir değişme gösterir (Boyd 1970).</p>
<p>Cetvel 6.3. Su bitkilerinin protein ve amino asit miktarları, K.M. %</p>
<p>tablo</p>
<p>Cetvel 6.4. Mineral maddelerin gösterdiği değişmeler, K. M. %</p>
<p>tablo</p>
<p>Tatlı su bitkilerinin mineral maddeleri farklı türler arasında büyük farklılık gösterir.</p>
<p>Cetvel 6.5. Tatlı su bitkilerinde makro mineral maddeler, K.M. %</p>
<p>tablo</p>
<p>Cetvel 6.6. Tatlı su bitkilerinde mikro mineral maddeler, K.M. de ppm</p>
<p>tablo</p>
<p>Suların çeşitli şekilde kirlenmeleri tatlısu bitkilerinin mineral yapısını etkiler (Lavvrence, 1970).</p>
<p>Yukarıdaki tablodan tatlı su bitkilerinin mineral yapısının suyun kirlilik durumuna bağlı olarak değişme gösterdiği anlaşılmaktadır. Benzer durum Reay (1972) nin arsenikçe zengin (Geothermall ve arsenikçe düşük (non-geothermal) sularda yetişen tatlı su bitkilerindeki arsenik birikimiyle ilgili çalışmasında da görülmektedir.</p>
<p>Su bitkilerinden E. nana, T. orientalis ve Scirpus&#8217;un arsenikli sulardan etkilenme derecelerinin daha düşük olduğu bulunmuştur.</p>
<p>9.1.4. Renk Maddeleri</p>
<p>Tatlı su bitkilerinde renk maddeleri büyüme çağının farklı aylarında Nisan ayından Temmuz&#8217;a kadar azalan bir değişme gösterir (Boyd, 1970).</p>
<p>9.1.5. Tatlı Su Bitkilerinde Kalori</p>
<p>Tatlı su bitkilerinde kalori düzeyi büyük farklılık göstermez ve kuru madde yaklaşık 4000 kl /g içerir.</p>
<p>Cetvel 6.7. Bazı tatlı su bitkilerinde Protein ve kalori düzeyleri, kuru maddade</p>
<p>6.2. Deniz Yosunlarının Kimyasal Yapısı</p>
<p>6.2.1. Su</p>
<p>Denizyosunları taze iken % 65 ile % 90 arasında değişen ve ortalama olarak % 83 su ihtiva ederler.</p>
<p>6.2.2. Proteinler</p>
<p>Çeşitli deniz yosunlarının amino asitleri birbirine benzer. Fakat serbest ve peptid amino asidleri birbirinden farklıdır. Deniz yosunlarından Rhodymenia palmata, Laminaria digitata yaprakları ile Ulva lactuca iyodo amino asidleri ve diğer iyodlu bileşikleri karanlıkta sentezleyebilirler.</p>
<p>Deniz yosunlarından Pelvita canaliculata&#8217;nm peptidleri üzerinde yapılan çalışmalarda glutamik asidin en belli başlı peptid olduğu bulunmuştur.</p>
<p>Deniz yosunlarında toplam azotun % 70&#8242;i mono amino asidlerin, % 3-20&#8242;i de diamino amino asidlerin bünyesinde toplanır.</p>
<p>Deniz yosunlarının protein ve amino asitleri kara bitkilerine benzer. Glutamik asid, alanin, giysin, aspartik asid, prolin ve treoninin deniz yosunlarında bol miktarda bulunmasına rağmen triptofana iz miktarda rastlanır. Kapsadığı amino asidleri nedeniyle denizyosun-lan kara bitkilerine protein yapısı bakımından benzer. Bunlardan başka deniz yosunlarında sitrulin ve ornitin de bulunur. Diğer taraftan iyodintrosin sadece esmer deniz yosunlarında bulunmuştur.</p>
<p>Deniz yosunlan proteinlerinden amino asitler izole edildiğinde, histidinin yetersiz olduğu tesbit edilmiştir.</p>
<p>Esmer deniz yosunlarında alginik asidin mevcudiyeti saf proteinin ayrılmasını önlemektedir. Esmer deniz yosunlarında, proteinin hazmolma derecesi alginat protein kompleksinde, alginat miktarına bağlıdır. Alginat miktarı arttıkça hazmolma derecesi düşer ve hatta negatif olur. Bu nedenlerle deniz yosunu insanlar için iyi bir protein kaynağı değildir.</p>
<p>Deniz yosunlarında protein genellikle kromo-protein halinde bulunur ve hazım edilmesi kolay değildir.</p>
<p>Ülkemiz deniz yosunları ile koyunlarda yapılan hazım denemelerinde proteinin, Ulva lactuca&#8217;da % 44.4, Cystoseira barbata&#8217;ta % 34.9, C. amentecea&#8217;da % 25.4 ve Sargassum vulgare&#8217;de negatif olarak hazmolduğu bulunmuştur. Yeşil yosunlardan Ulva&#8217;da proteinin hazmolma derecesinin daha yüksek bulunuşu yeşil yosunların alginik asit ihtiva etmemelerinden ileri gelmektedir. Alginatın protein ile yaptığı kompleksler proteinin hazmını güçleştirir.</p>
<p>Deniz yosunlarında protein miktarı, türlere, bölgelere, mevsimlere göre değişmektedir. Ekonomik önem taşıyan bazı esmer deniz yosunlarının protein düzeyleri ve mevsimlere göre gösterdiği değişmeler cetvel 6.9.&#8217;de gösterilmiştir. Cetvel 6.9. &#8216;in incelenmesinden anlaşılacağı üzere denizyosunlarında ham proteinin ilkbaharda en fazla ve sonbaharda en az olduğu anlaşılır.</p>
<p>Kırmızı yosunların protein düzeyleri üzerinde düzenli çalışma yapılmamıştır. Japonya&#8217;da yenebilen yosunlardan Porhyra % 40, Entromorpha % 23, Undaria % 14, Eisenia % 8, Prasiola % 40 ve Hijikia % 6 ham protein kapsar.</p>
<p>Cetvel 6.9. Esmer deniz yosunlarında ham protein, miktarları ve mevsimlere göre gösterdiği değişmeler, kuru maddede, %</p>
<p>6.2.3. Karbonhidratlar</p>
<p>Karbonhidratlar, deniz yosunlarının esas kısmını teşkil eder. Yapıları kara bitkilerine benzemez, daha karışıktır. Bu nedenle deniz yosunlarında karbonhidratların yapısı tamamen çözümlenmiş değildir.</p>
<p>Esmer, yeşil-mavi ve kırmızı deniz yosunlarının protein yapıları arasında büyük benzerlik olmasına rağmen karbonhidratları arasında önemli farklılıklar vardır. Bu bakımdan deniz yosunlarının karbonhidratları üç ayrı grup halinde incelenecektir.</p>
<p>6.2.3.1. Esmer Deniz Yosunlarının (Phaeophyceae) Karbonhidratları</p>
<p>Esmer deniz yosunlarında karbonhidratlar başlıca; mannitol, laminarin, alginik asit, fukoidin ve sellulozdan ibarettir.</p>
<p>Mannitol</p>
<p>Deniz yosunlarında serbest şekerler mevcut değildir. Kara bitkilerinde bulunan serbest şekerin yerini deniz yosunlarında hekzahidrik alkol olan mannitol alır. D-Mannitol veya manna şekeri, renksiz, kokusuz olup kristal bir tozdur. Glikojene kısmen çevrilebildiğinden küçük miktarlarda alınması faydalıdır. Yüksek dozlarda alındığında hafif ishal yapıcı tesire sahip olduğu görülür.</p>
<p>Deniz yosunlarının hücre öz sularında bulunan mannitol bütün karbonhidratların gösterdiği değişmeleri gösterir.</p>
<p>Laminarin</p>
<p>Kara bitkilerindeki nişastanın yerini esmer deniz yosunlarında, başlıca 20-B-D glikoprinoz ünitelerinin birleşmesinden meydana gelen laminarin alır. Laminarin seyreltik asidlerle hidrolize edilebilir ve bazı enzimlerde D-glikoz verir.</p>
<p>Nitrat ve fosforca fakir sularda yetişen yosunlardan L. cloustoni yapraklarında olduğu gibi kuru maddede % 36&#8242;a kadar ulaşır.</p>
<p>Laminarin yosunlarda iki değişik yapıda, L. cloustoni ve L. saccharina yapraklarında olduğu gibi erimez (soğuk suda erimez, sıcak suda erir) ve L. digitata yapraklarında olduğu gibi suda erir durumda bulunur. Bununla beraber her iki laminarin yapısı arasında kimyasal farklılık yoktur.</p>
<p>Laminarin geviş getirenler ve tek midelilerden domuzlar tarafından iyi değerlendirilir.</p>
<p>Laminarin miktarı Türkiye orijinli deniz yosunlarında sadece kara-denizin Ordu, Giresun ve Tirebolu bölgelerinden alınan Cystoseira barbata denizyosunlannda araştırılmıştır. Bu araştırmada laminarin miktarı Temmuz ayında en az ve Eylül aynıda en fazla olmak üzere kuru maddede aylar arasında % l ile 4.5 arasında değişme gösterdiği tespit edilmiştir (ATAY, 1974).</p>
<p>Fukoidin:</p>
<p>Fukoidin, L-fukoz sülfat olup deniz yosunlarının hücre ara sularında bulunur ve yosunun yetiştiği derinliğe bağlı olarak değişme gösterir. Pelvetia canaliculata&#8217;da kuru madddede % 20 ye ulaştığı halde laminariaceae&#8217;lerde düşük olup %5 civarındadır.</p>
<p>Alginik asit</p>
<p>Alginik asit esmer deniz yosunlarının hücre duvarları arasını doldurarak hücrelerin dayanıklı olmasını sağlar. Alginik asit, B-d mannoprünarik asidin l :4 glikozidik zincirleriyle bağlanmasından meydana dana gelir.</p>
<p>Dişi albino tavşanlarında sodyum alginat ile yapılan denemede alginik asidin önemli besleme değerine sahip olduğu anlaşılmıştır.</p>
<p>Selluloz</p>
<p>Çeşitli deniz yosunlarından izole edilen selluloz pamuk sellulozunun aynıdır.</p>
<p>Deniz yosunları sellulozunun hazmı genellikle negatif veya son son derece düşüktür.</p>
<p>Türkiye orijinli deniz yosunları ile koyunlarda yapılan hazım denemelerinde selluloz, Cystoseira barbata&#8217;da negatif, C. amenteceavar&#8217;da % 37-62 ve Sargassum vulgare de negatif olarak hazmolmuştur (ATAY, 1969).</p>
<p>Norveç orijinli deniz yosunlarından Alaria esculanta&#8217;da ve laminaria yapraklarında selluloz miktarları düzenli bir değişme gösterir. Kışın en az olup ilkbaharda devamlı artar ve yaz başında en fazla olur. Bu değişme kuru maddede % 4.5-9 arasındadır. Laminaria sapları yapraklara nazaran daha fazla selluloz kapsar ve % 8-11 arasında bir değişme gösterir.</p>
<p>Türkiye orijinli diğer deniz yosunlarında selluloz miktarı, kuru maddede, Cystoseira amantecae var&#8217;da % 10.9 ve Sargassum vulgare de % 12.48 dir (ATAY, 1969 ve 1974).</p>
<p>6.2.3.2. Kırmızı Deniz Yosunlarının (Rhodophyceae) Karbonhidratları</p>
<p>Kırmızı yosunların karbonhidratları üzerinde çalışmaların büyük kısmı agar-agar ve karaginin üzerinedir. Diğer karbonhidratlarını inceleyen çalışmalar esmer denizyosunlarında olduğu gibi fazla değildir.</p>
<p>Galaktoz, kırmızı yosunlarda başlıca galaktan veya galaktan sülfürik olan agar-agar veya karaginin halindedir.</p>
<p>Agar-agar:</p>
<p>Bu önemli polisakkaridin üretimi ve kullanılması hakkında pek-çok araştırma yapılmıştır. Ağarın yapısı, son incelemelere göre l :3 Beta şeklinde birleşmiş D-glaktopranoz ünitelerinin dokuzlu zincirinde bağlı L. galaktopranoz sülfat dan ibarettir.</p>
<p>Karaginin:</p>
<p>Karaginin ilk defa Chondrus crispus ve Gigartina stella kırmızı deniz yosunlarından elde edilmiştir.</p>
<p>Karaginin ağara benzerse de, kimyasal olarak hakiki ağar değildir. Ağar ile arasındaki en önemli farklılık karagininde organik sülfat miktarının (% 25-35) çok daha yüksek olmasıdır. Karaginin D-galaktoz-3, b-anhidro-D galaktoz ve mono esterli sülfürik asit kompleksidir.</p>
<p>6.2.3.3. Yeşil Yosunların (Chlorophyceae) Karbonhidratları</p>
<p>Yeşil yosunların karbonhidratlarının ekonomik önem taşımaması ve yapı bakımından kara bitkilerine daha çok benzemesi nedeniyle üzerinde çalışmalar yoktur.</p>
<p>Yeşil deniz yosunlarında karbonhidratlar amilopektin ve amiloz halinde depo edilir. Karbonhidratlarının yapı taşlarını L-arabinoz, d-ksiloz, L-glikoz, d-galaktoz ve d-glukoronik asit teşkil eder.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yapılan bir çalışmada Ege denizi orijinli Ulva lactuca deniz yosununda ham sellulozun kuru maddede % 9.2 olduğu ve % 55.8 nisbetinde hazmolduğu tespit edilmiştir (ATAY, 1969).</p>
<p>6.2.4. Yağlar</p>
<p>1952 de, Japon orijinli yedi deniz yosunundan yağ asitleri izole edilmiş ve son senelerdeki sistematik çalışmalarla yağ maddelerinin oleik asidlerden ibaret olduğu tespit edilmiştir.</p>
<p>Yağ asitleri yapısı bakımından yeşil deniz yosunları C22 asitlerince C16 asitlerine nazaran daha fakirdirler. Kırmızı yosunları C21 asitlerince daha zengin, fakat Cı6 asitlerince fakirdirler. Esmer deniz yosunlarında durum kırmızı ve yeşil deniz yosunlarının ortalaması durumundadır.</p>
<p>Deniz yosunlarında yağların sabunlaşmayan kısımları steroller karotinoidler ile diğer hidrokarbonlar teşkil eder.</p>
<p>Yeşil deniz yosunlarında steroller, sitosterol (C29H500), ergos-terol (C28H440) ve fucosterol (C29H480) den ibarettir. Kırmızı yosunsunlarda sterollar genellikle kolestrol kapsarlar.</p>
<p>İngiltere orijinli yosunlarda yapılan çalışmalarda ham yağ içinde incelenen maddelerin deniz yosununun yetiştiği yerin derinliğine bağlı olarak değiştiği ve derinlik nisbeti arttıkça ham yağ miktarının azaldığı bulunmuştur. Ham yağ düzeyi deniz yosunlarında çok düşük olup kuru maddede %0.2-1.7 arasında bulunur.</p>
<p>6.2.5. Vitaminler</p>
<p>6.2.5.1. Vitamin A.</p>
<p>Deniz yosunlarının vitamin A değerleri üzerinde ilk çalışmalar japonyada yapılmıştır. Farelerle yapılan denemelerde, deniz yosunları, Vitamin A, D ve E bakımından yetersiz rasyonlarda artan etkiye sahip oldukları görülmüştür. Deniz yosunlarında vitamin A&#8217;nın biyolojik değerini tespit etmek maksadıyla Ascophyllum nodosum ve Fucus serratus deniz yosunlarıyla farelerde yapılan denemelerde vitamin A&#8217;nın biyolojik değerinin yosunlardaki karotin miktarın % 80 ile % 100&#8242;üne tekabül ettiği tespit edilmiş ve bu bakımdan deniz yosunlarında vitamin A değerinin sadece karotin miktarına bağlı olduğu ve karotin miktarından vitamin A değerinin tahmin edilmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır (HAUG ve LARSEN 1957).</p>
<p>6.2.5.2. B Grubu Vitaminleri</p>
<p>Deniz yosunlarının B grubu vitaminleri üzerindeki araştırmalar karotine kıyasla daha azdır.</p>
<p>Esmer denizyosunlarından Cystoseira, Fucus ve Ascophyllum denizyosunlarında niasin ve biotin vitaminleri üzerinde düzenli çalışmalar yapılmış.</p>
<p>B grubu vitaminlerinden tiamin ve riboflovin miktarları bazı yosunlarda tespit edilmiştir. Esmer deniz yosunlarından Laminaria sacc-harina 1.3 ile 7.25 mg/kg, Laminaria digitata 2.5 ile 9.3 mg/kg tiamin ve yenebilen yosunlardan Laminaria japonica 9.4 mg/kg, Porphyra tenera 37 mg/kg riboflavin kapsarlar.</p>
<p>6.2.5.3. Vitamin C</p>
<p>Vitamimn C yeşil yosunlarda daha düşük olup 100 g kuru maddede 4-65 mg fakat esmer deniz yosunlarında 50 ile 880 mg arasında değişme gösterir. Norveç orjinli esmer deniz yosunlarında vitamin C miktarları kış aylarında en az ve ilkbaharda en yüksek olmak üzere, Ascophyllum nodosumda 100 g kuru maddede 65 ile 165 mg F. serratus&#8217;ta 60 ile 260 ve Fucus vesiculosus&#8217;da 50 ile 220 mg arasında değişme gösterir. Denizyosunları % 10 rutubet ve 15°C sıcaklıkla depolandığında vitamin C nin yarısı 9 ayda, % 20 rutubetle depolandığında ise 7 ayda hepsi kaybolur.</p>
<p>6.2.5.4. Vitamin E</p>
<p>Denizyosunlarında vitamin E miktarları JENSEN (1966) tarafından tespit edilmiştir. Denizyosunlannda tokeferollar ve gösterdiği değişmeler Fucaceae&#8217;lerde JENSEN (1966) tarafından incelenmiştir.</p>
<p>Genellikle Fucaceae&#8217;lerde kış numunelerinde tokoferol düzeyi yaz numunelerinden daha yüksektirler. Ascophyllum numunelerinde değişmeler daha küçüktür.</p>
<p>Vitamin E Ocak ayında en az ve Eylül ayında en fazla olmak üzere, 100 gr kurumaddede F. vesiculosus de 13.8 ile 27.2 mg, Ascophyllum nodosum da 15.6 ile 29.8 mg ve Pelvetia canaliculata&#8217;da 22.9 ile 34.7 mg arasında bulunur (JENSEN 1966).</p>
<p>Denizyosunu unlarının depolanmasında sıcaklık ve rutubetin az olması istenir. Sıcaklık ve rutubet denizyosunlarının depolanmasında kaliteyi etkiler. Bu konu deniz yosunları unu bölümün de daha detaylı olarak incelenecektir.</p>
<p>6.2.6. Mineral Maddeler</p>
<p>Denizyosunlarında ham kül miktarı diğer besin maddelerine nisbetle daha fazladır. Kurumaddede % 15 ile % 40 arasında değişir. Denizyosunlarının mineral yapısı üzerinde çalışmalar diğer maddelerine kıyasla daha azdır.</p>
<p>Denizyosunlarında mineral maddelerin mevsimlere, türlere ve bölgelere göre değişmeler ATAY (1974) tarafından araştırılmıştır. Bunlardan hayvan yemi olarak kullanılan Ascophyllum nodosum ile Fucus vesiculosus denizyosunu ile ülkemizde bol üretimi olan Cystoseira barbata deniz yosununun makro elementleri cetvel 6.10. toplu halde verilmiştir.</p>
<p>Cetvel 6.10. Yosunlarda makro elementler, kuru maddede, %</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/agar-agar/" title="Agar-agar" rel="tag">Agar-agar</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/b-grubu-vitaminleri/" title="B Grubu Vitaminleri" rel="tag">B Grubu Vitaminleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/mineral-maddeler/" title="Mineral Maddeler" rel="tag">Mineral Maddeler</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bakterileri/" title="Su Bakterileri" rel="tag">Su Bakterileri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bitkilerinin-kimyasal-yapsi/" title="su bitkilerinin kimyasal yapsı" rel="tag">su bitkilerinin kimyasal yapsı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/vitamin-a/" title="Vitamin A" rel="tag">Vitamin A</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/vitamin-c/" title="Vitamin C" rel="tag">Vitamin C</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/vitamin-e/" title="Vitamin E" rel="tag">Vitamin E</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yaglar/" title="Yağlar" rel="tag">Yağlar</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/yesil-yosunlarin/" title="Yeşil Yosunların" rel="tag">Yeşil Yosunların</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-bitkilerinin-kimyasal-yapisi-nasildir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Mantarları</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-mantarlari/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-mantarlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 19:35:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Algsi Mantarlar-Phycomycetes]]></category>
		<category><![CDATA[Blastocladiales]]></category>
		<category><![CDATA[Chytridales]]></category>
		<category><![CDATA[Hypochytriales]]></category>
		<category><![CDATA[Labyrinthulales]]></category>
		<category><![CDATA[Mantar]]></category>
		<category><![CDATA[Monoblepharidales]]></category>
		<category><![CDATA[Myxomycetes]]></category>
		<category><![CDATA[Peronoporales]]></category>
		<category><![CDATA[Plasmodiophorales]]></category>
		<category><![CDATA[plazmodium]]></category>
		<category><![CDATA[Saprolegniales-Su küfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sümüksü Mantarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1124</guid>
		<description><![CDATA[Su Mantarları nedir ? faydaları nelerdir? gibi birçok sorunun cevabını araştırdık ve araştırma sonucunu sitemizde yayınladık buyrun;Mantarlar silindirik iplikçiklerden oluşan bir yapıya sahiptirler. Silindirik iplikçiklerin bir tanesi "hif" ve iplikçiklerin bir araya gelmesinden oluşan yapı "misel" olarak adlandırılır. Hifler bölmeli veya bölmesiz olurlar.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Mantarları nedir ? faydaları nelerdir? gibi birçok sorunun cevabını araştırdık ve araştırma sonucunu sitemizde yayınladık buyrun;</p>
<p>Mantarlar silindirik iplikçiklerden oluşan bir yapıya sahiptirler. Silindirik iplikçiklerin bir tanesi &#8220;hif&#8221; ve iplikçiklerin bir araya gelmesinden oluşan yapı &#8220;misel&#8221; olarak adlandırılır. Hifler bölmeli veya bölmesiz olurlar.</p>
<p>Şekil 5.1. Mantar (Mairland, 1975).<span id="more-1124"></span></p>
<p>Çeperleri genellikle kitin bazen de selluloz oluşumludur. Mantar hücreleri genellikle ikiden fazla nükleus ve her nükleus içinde bir çekirdekçik içerir. Hücreler kloroplast içermediğinden heterofturlar ve dolayısıyla saprofit ve parazit olarak yaşarlar.</p>
<p>Suda yaşayan mantarlar eşeysiz olarak kamçılı zoosporlarla ve eşeyli üreme izogami, aniogami, oogami, gametagogami veya soma-togami ile olur.</p>
<p>Mantarların 4 sınıfı suda vasarsada 2 sınıfı önemlidir.</p>
<p>5.1. Sümüksü Mantarlar-Myxomycetes</p>
<p>Sümüksü mantarlar suda yaşarlar ve ilkel yapılıdırlar. Klorofilleri olmayan tek çekirdekli hücrelerin bir birleri ile kaynaşmaksizm birleşmelerinden oluşan, amipsi hareket eden etrafı çok ince bir zarla kaplı protoplazma kitlesinden ibaret bir &#8220;plazmodium&#8221; halindedir.</p>
<p>Plazmoduim, türlere bağlı olarak kırmızı kahve renkli, yeşil, turuncu, mavi, mor, siyah, gri ve sarı olabilir. Plazmodium rutubetin nisbetine parelel olarak hızlı hareket ederek besin maddelerini amip gibi içine alır ve hazmeder. Anormal şartlarda 2 yıl veya daha uzun süre canlılığını muhafaza eder, normal şartları bulunca tekrar eski haline döner.</p>
<p>Eşeysiz üreme plasma durumunda oluşan sporangium&#8217;larda meydana gelen sporlarla olur. Eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>Suda yaşayan cıvık mantarlar su içinde rastladıkları organik maddelerle beslenirler ve Zostera ve Lamineria gibi su bitkilerinde parazit olarak yaşarlar.</p>
<p>5.1.1. Labyrinthulales</p>
<p>Bu takımın üyeleri iğ veya oval biçimde, zarı bulunmayan tek çekirdekli hücreler olup jelatin yapılı kamçıları vardır. Hücreler jelatinli kamçıları ile birbirlerine tutunarak ağ şeklini alırlar. Parazit olanları Ulva ve Zostera üzerinde yaşarlar. Labyrintula türü denizlerde yaşar, Macrocystis ve Zostera yosunlarında hastalık yapar. Labyrinthoriza ise daha çok tatlı sularda yaygın olarak bulunur.</p>
<p>5.2. Algsi Mantarlar-Phycomycetes</p>
<p>Su yosununa benzeyen bu sınıfın üyeleri tek hücreli olabildikleri gibi bazıları hif teşkil edebilir. Hiflerin bölmeleri olmayıp tüp şeklin-dedirler. Hiflerin dişten görünümü pamuk yığını şeklindedir.</p>
<p>Parazit olanlar su yosunları, yüksek bitkiler, balık ve böcekler üzerinde yaşarlar. Saprofit olanlar su içindeki besin maddeleri, ölü bitki ve hayvan gövdelerinde yaşarlar.</p>
<p>Su yosununa benzer mantarlarda hem eşeyli hemde eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz üreme çeşitli yapıya sahip sporangiumlarda meydana gelen sporlarla olur. Eşeysel üreme izogami, heterogami veya oogami ile olur.</p>
<p>5.2.1. Chytridales</p>
<p>Algsi mantarlar sınıfının ilkel takımı olup tatlı su yosunları üzerinde parazit olarak yaşarlar. Bazıları tuzlu sulara uyum göstermiştir. www.gulresmi.info Tallusları küre veya armut şeklinde tek çekirdekli hücrelerden oluşur.</p>
<p>Ichthyophonus hoferi türü balıklarda bel incelmesine ve yüzme bozukluğuna neden olan Ichthyophonus hastalığını meydana getirirler.</p>
<p>Chylridium cinsi, talh su ve denizlerde yeşil su yosunlarında parazit olarak yaşar.</p>
<p>Olpidium cinsi, holokarpik olup türleri tatlı ve tuzlu su yosunlarında ve diğer su canlılarında ve onların yumurtalarında parazit olarak yaşar.</p>
<p>Rhizophydium cinsi talluslan şist (torba) diye adlandırılan tek hücreli ve rizoidli algsi mantarlardır.</p>
<p>Nowakowskiella cinsinin türleri sulardaki organik madde üzerinde saprofit olarak yaşayan daha gelişmiş bir su mantarıdırlar.</p>
<p>5.2.2. Blastocladiales</p>
<p>Bu takımın üyelerinde tallus dallanmış ve çok çekirdekli hiflerden oluşmuştur. Sularda parazit ve saprofit olarak yaşarlar. Önemli cinsleri Allomyces ile Blactocladiella&#8217;dir.</p>
<p>5.2.3. Monoblepharidales</p>
<p>Bu takımın üyelerinde tallus bölmesiz kollu hifler halinde olup sığ sular içindeki bitkisel artıklar üzerinde saprofit olarak yaşarlar.</p>
<p>5.2.4. Plasmodiophorales</p>
<p>Bu takımın bazı cinsleri su bitkileri üzerinde parazit olarak yaşarlar ve onların su ve besin iletim demetlerini bozarak gelişmenin gerilemesine ve erken ölüme neden olurlar.www.gulresmi.info</p>
<p>5.2.5. Hypochytriales</p>
<p>Bu takımın üyeleri sulara adepte olmuş mantarlar olup tatlı su ve denizlerdeki su bitkileri üzerinde parazit ve organik artıklar üzerinde saprofit olarak yaşarlar.</p>
<p>5.2.6. Saprolegniales-Su küfleri</p>
<p>Bu takımın üyeleri iyi havalanmış sularda ve ıslak topraklarda yaygın olarak bulunur.</p>
<p>Saprolegnia cinsi, yaygın bir su küfü olup, tatlı sulardaki ölü böcekler, balıklar ve diğer ölü su hayvanları üzerinde yaşarlar. Bazı türleri canlı balık ve yumurtalarına ve yüksek su bitkilerinin köklerine saldırarak ölümlerine neden olurlar. Beyaz hifleri ile pamuk yığını şeklinde görünürler</p>
<p>5.2.7. Peronoporales</p>
<p>Bunlar sınıfının en gelişmiş takımı olup bazı cinsleri sulara adapte olmuştur.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/algsi-mantarlar-phycomycetes/" title="Algsi Mantarlar-Phycomycetes" rel="tag">Algsi Mantarlar-Phycomycetes</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/blastocladiales/" title="Blastocladiales" rel="tag">Blastocladiales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/chytridales/" title="Chytridales" rel="tag">Chytridales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/hypochytriales/" title="Hypochytriales" rel="tag">Hypochytriales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/labyrinthulales/" title="Labyrinthulales" rel="tag">Labyrinthulales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/mantar/" title="Mantar" rel="tag">Mantar</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/monoblepharidales/" title="Monoblepharidales" rel="tag">Monoblepharidales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/myxomycetes/" title="Myxomycetes" rel="tag">Myxomycetes</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/peronoporales/" title="Peronoporales" rel="tag">Peronoporales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/plasmodiophorales/" title="Plasmodiophorales" rel="tag">Plasmodiophorales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/plazmodium/" title="plazmodium" rel="tag">plazmodium</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/saprolegniales-su-kufleri/" title="Saprolegniales-Su küfleri" rel="tag">Saprolegniales-Su küfleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/sumuksu-mantarlar/" title="Sümüksü Mantarlar" rel="tag">Sümüksü Mantarlar</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-mantarlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Askıları</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-askilari/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-askilari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 19:30:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Su Askıları]]></category>
		<category><![CDATA[Su Askıları nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Su Askıları tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Su Askıları tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[su ürünleri nediir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1122</guid>
		<description><![CDATA[Su Askıları nedir,nerede yaşarlar,zararları ve yararları hakkında geniş ayrıntı sizler için sitemize aktarıldı buyrun;

Çiçeksiz su bitkilerinden küçük bir grubu oluştururlar. Charales adında tek bir takım içinde toplanırlar. Su yosunlarına çok yakın olduklarından su yosunu olarakda incelenirlerse de kendine has özellikleri vardır. Bitkilerin kökleri yoktur rizoidleri ile çamurlara tutunurlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Askıları nedir,nerede yaşarlar,zararları ve yararları hakkında geniş ayrıntı sizler için sitemize aktarıldı buyrun;</p>
<p>Çiçeksiz su bitkilerinden küçük bir grubu oluştururlar. Charales adında tek bir takım içinde toplanırlar. Su yosunlarına çok yakın olduklarından su yosunu olarakda incelenirlerse de kendine has özellikleri vardır. Bitkilerin kökleri yoktur rizoidleri ile çamurlara tutunurlar.<span id="more-1122"></span></p>
<p>Su askıları yüksek organizasyonla bitkiler olup talllusları rizoid, gövde ve ışınsal doğrultuda uzayan dallardan oluşan, katmanlı şamdanları andıran bitkilerdir. Boyları ortalama 30-40 cm. arasında değişir ve tatlı suların sığ bölgelerinde çayırlar oluştururlar. Dik büyüyyen gövde düğüm (nod) ve düğümler arasından (internodlardan) oluşur ve yan dallar düğümlerden çıkar. Düğümü teşkil eden hücreler çok çekirdekli, diğerleri tek çekirdektir. Hücre çeperi selluloz olmasına rağmen bol miktarda kireç de depolanır. Gıda maddesi nişastadır. Düğümlerde oluşan kök ve gövde yumrucukları ana bitkiden ayrılarak eşeysiz olarak yeni bitki meydana getirirler. Düğümlerde gelişen eşey organları oogami ile eşeyli üremeyi oluştururlar. Tatlı sularda, nadiren de acı sularda yaşarlar.</p>
<p>Bu sınıfın sadece bir takımı (Charales) ve Chara ve Nitella olmak üzere iki önemli cinsi vardır.</p>
<p>Chara</p>
<p>Charanın ana ekseni dalları ve yapraklarından düğüm ve düğüm aralıklarıyla ayrılır. Eksenden yükselen dallar yaprakları taşır. Genellikle bir düğümde bir dal bulunur. Her düğümde 6-16 yapraklardan oluşan bir yaprak demeti vardır. Yaprakları parçasızdır. 5 ile 15 arasında değişen dürümlerin herbiri diken benzeri yaprak demeri vardır. Düğüm araları korteks tüpleri ile örtülüdür. Dişi organın tacı 5 hücre olup bir katlıdır ve rengi yeşildir. 80 kadar türü vardır.</p>
<p>Şekil 4.1. Chara vulgaris (Clegg, 1974).</p>
<p> Nitella</p>
<p>Nitella&#8217;nm ana ekseni ve dalları düğüm ve düğüm aralıklarıyla ayrılır. Her düğümden çıkan dallarda diken benzeri yaprak demeti bulunmaz. Her düğümde yaprakların merkezinden 2 veya daha fazla dal yükselir. Döllü ve dölsüz yapraklar flament seklindedir. Düğümler arası çıplak olup korteks tüpleri ile örtülmemiştir. 109 kadar türü vardır.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-askilari/" title="Su Askıları" rel="tag">Su Askıları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-askilari-nedir/" title="Su Askıları nedir" rel="tag">Su Askıları nedir</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-askilari-tanimi/" title="Su Askıları tanımı" rel="tag">Su Askıları tanımı</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-askilari-tarifi/" title="Su Askıları tarifi" rel="tag">Su Askıları tarifi</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-urunleri/" title="Su Ürünleri" rel="tag">Su Ürünleri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-urunleri-nediir/" title="su ürünleri nediir" rel="tag">su ürünleri nediir</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-askilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Algler ve Su Yosunları</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/algler-ve-su-yosunlari/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/algler-ve-su-yosunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 19:27:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[alg]]></category>
		<category><![CDATA[alg nedir]]></category>
		<category><![CDATA[algler]]></category>
		<category><![CDATA[algler hakkındaisu yosunları]]></category>
		<category><![CDATA[Algler ve Su Yosunları]]></category>
		<category><![CDATA[ceramiales]]></category>
		<category><![CDATA[durgun su yosunları]]></category>
		<category><![CDATA[su yosunları nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1119</guid>
		<description><![CDATA[Algler ve Su Yosunlarının b ilinmeyen tüm yönleriyle araştırdık ve sizler için sitemize aktardık buyrun;
Yeşil su yosunlarının fotosentez yapan pigmentleri kromotaforlarında bulunur. Klarofil a ve b, karoten ve ksantofilleri örttüğünden yeşil görünürler. Fotosentez ürünü genellikle nişasta olarak depo edilir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Algler ve Su Yosunlarının b ilinmeyen tüm yönleriyle araştırdık ve sizler için sitemize aktardık buyrun;<br />
3.1. Yeşil Su Yosunları-Chlorophyceae</p>
<p>Yeşil su yosunlarının fotosentez yapan pigmentleri kromotaforlarında bulunur. Klarofil a ve b, karoten ve ksantofilleri örttüğünden yeşil görünürler. Fotosentez ürünü genellikle nişasta olarak depo edilir.</p>
<p>Yeşil su yosunları hareketli, hareketsiz, tek hücreli veya koloni teşkil eden tek veya çok çekirdekli, dallanan veya basit yapılı çok hücreli flamentlere sahip formları içerir. Hücre zarları kuvvetli olup genel olarak sellulozdandır ve dış kısmı çoğunluk şişen pektin tabakası halindedir. Kloroplastları kadeh, şerit, disk, kol düğmesi, halka, ağ, sipiral, yıldız v.b. olup sayıları bir veya daha fazladır. Çoğunluğunda prenoid bulunur. Eşeysiz üreme, tek hücrelilerde hücre bölünmesi çok hücrelilerde fragmentasyon veya mitoz bölünme, eşeyli üreme, izogami, anizogami ve oogami ile olur. % 10&#8242;u denizlerde, % 90&#8242;ı tatlı sularda yaşar.<span id="more-1119"></span></p>
<p>3.1.1. Yüzebilen Hücre ve Koloniler-Volvocales</p>
<p>Yeşil su yosunları sınıfının en ilkel takımıdır. Genellikle tatlısularda yaşarlar, denizlerde yaşayan pek az türü vardır. Vejatatif hücreler hareketli olup 2-4 veya 8 tane eşit uzunlukta kamçıları vardır, hücre çeperleri sellulozludur. Eşeysiz üreme, hücrenin boyuna bölünmeleriyle, eşeyli üreme izogami, anizogami ile olur.</p>
<p>3.1.1.1. Chlamydomonas</p>
<p>Chlamydomonas, yuvarlak, oval veya silindirik hücreli olup iki eşit kamçısı ile yüzer. Prenoidli ve prenoidsiz olabilir, fakat kırmızı göz noktası daima bulunur. Hücre duvarı selluloz yapıda düzgün ve incedir. Hücreler 2.5 ile 50 mikrometre arasında genellikle 5-20 mikrometre uzunluğundadır. Her türlü su ortamında bulunur.</p>
<p>3.1.1.2. Chlorogonium</p>
<p>Chlorogonium, iğ şeklinde, 5-50 mikrometre uzunluğunda hücrelerdir. Eşit iki kamçılı olup, kamçıları hücrenin yaklaşık yarısı kadardır. Protoplastı zarif bir hücre duvarı ile çevrilir.</p>
<p>3.1.1.3. Brachiomonas</p>
<p>Brachiomonas, kuyruğu noktalı ve ayrı dört parçalıdır. Kamçıları genellikle hücreden daha uzundur. Kloroplastları prenoidlidir. Deniz yakınındaki havuzlarda bulunur. Uzunluğu 10-50 mikrometre arasındadır.</p>
<p>3.1.1.4. Pteromonas</p>
<p>Pteromonas, Chlamydomonas&#8217;a benzer, karaağaç meyvesinde olduğu gibi vücudun iki tarafında kanat bulunur. Kloroplastları bir veya daha fazla prenoid ihtiva edebilir. Yüzerken döner. Uzunluğu 10-25 mikrometredir. Havuzlarda ve yavaş akan nehirlerde yaşar.</p>
<p>3.1.1.5. Haematococcus</p>
<p>Haematococcus, oval yapılı olan hücre 10-30 mikrometre uzunluğunda olup hücre duvarı içeriğinden ışınsal ipliklerle uzaklaşmıştır. Yeşil kloroplast bazan kırmızı renkli yağla örtülüdür. Kaya oyuklarında ve açık yeşil veya küf kırmızısı su birikintilerinde yoğun halde bulunur.</p>
<p>3.1.1.6. Lobomonas</p>
<p>Lobomonas, Chlamydomonaslara benzer, fakat hücre zarının düzensiz oluşu ile ayırt edilir. Kamçıları yaklaşık hücre uzunluğundadır. Kamçıların bağlantı kisiminda 2 büzülebilir vakuol bulunur. Kloroplasti kap şeklinde ve (anüs) geri kısmında bir tek pirenoid vardır. Loblu ve dalgalı dış yüzeye sahiptir. Havuzlarda ve su birikintilerinde bulunur.</p>
<p>3.1.1.7. Phacotus</p>
<p>Phacotus, 10-20 mikrometre uzunluğunda olup Chlamydomonaslara benzer ve aynı yerlerde bulunur. Birbirine bağlı iki saat camı arasında yerleşmiş bir yapıdadır. Kamçıların bağlantı yerinde genellikle iki adet büzülebilir vakuol (boşluk) bulunur. Kloroplastl bir veya daha fazla prenoid ihtiva eder.</p>
<p>3.1.1.8. Pyraminonas</p>
<p>Pyrominonas, 5 ile 25 mikrometre uzunluğunda, oval veya çilek şeklilli ve dört kamçılıdır. Öndeki kısmı 4 veya 8 parçaya ayrıldığından çilek görünümü verir. Havuzlarda, su birikintilerinde ve yavaş akan nehirlerde bulunur.</p>
<p>3.1.1.9. Pyrobotrys</p>
<p>Pyrobotrys, inci şeklinde, 5 ile 25 mikrometre uzunluğunda hücrelerin hafif bağlantılı olarak dut şeklinde bir araya gelmesiyle oluşan bir kolonidir.</p>
<p>Kloroplasti prenoidsizdir. Göz noktası hücrenin ön kısmının sonunda bulunur.</p>
<p>Eudorina, 5 ile 15 mikrometre uzunluğunda, küçük yuvarlak hücreler olup 16-32 veya 64 ü küre şeklinde 200 mikrometrelik bir koloni oluşturur. Kamçıların uzunluğu, hücre çapının 2 ile 4 katıdır. Kamçıların bağlantı yerinde 2 adet büzülebilir vakuol ve hücrenin ön kısmının sonunda bir adet göz noktası bulunur. Su birikintileri, havuzlar, göller ve nehirlerde bulunur. Suları yumuşak olan göllerin plaktonu olarak bilinir. Eşeysiz üreme pandorina&#8217;da olduğu gibidir. Eşeyli üreme oogami ile olur.</p>
<p>3.1.1.11. Pandorina</p>
<p>Pandorina, hücrelerin birbirine çok yakın şekilde birleşmesi ile Eudorina&#8217;dan ayrılır. Hücreler 5 ile 20 mikrometre, koloni çapı 50 mikrometre uzunluğundadır. Koloniler 8 ile 32, genellikle 16 hücreden oluşur. Su birikintilerinde, havuzlarda, göl ve nehirlerde bulunur. Suları oldukça sert olan göllerin plaktonudur. Eşeysiz üremede hücrelerin her biri ard arda 4 defa bölünerek 16 hücreden ibaret yeni kaloni oluşur. Eşeyli üreme genellikle izogami ile olur.</p>
<p>3.1.1.12. Gonium</p>
<p>Gonium, 5 ile 25 mikrometre uzunluğunda 4 veya 16 hücrenin bir araya gelip 100 mikrometre çapında meydana getirdiği kare şeklinde kolonidir. Su birikintileri, göller ve yavaş akan nehirlerde bulunur. Eşeysiz üremede her ana hücrede 2 ile 16 zoospor meydana gelir. Yeni zoosporlar hücreyi terk ederken aynlmayip yeni bir koloni oluşturur. Eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.1.1.13. Stephanospaera</p>
<p>Stephanospaera, haematoccus benzeri sekiz hücre ekvatural halka üzerinde toplanıp 60 mikrometre çapında koloniler meydana getirir. Her hücre protoplast üzerine yayılmış birkaç tane büzülebilir</p>
<p>Vakuol ihtiva eder. Prenoid sayısı bir ile beş arasında değişir. Koloni su içinde dönerek yüzer. Kireçli kaya boşluklarında toplanan sularda bulunur.</p>
<p>3.1.1.14. Volvox</p>
<p>Volvox, takımın en gelişmiş cinsi olup kolonileri yüzlerce hücreden oluşur. Kolonide hücre sayısı en az 500 ve ençok yaklaşık 50.000 kadar olabilir. Büyüklüğü l mm ye kadar olabildiğinden gözle görülebilir. Su birikintilerinde, havuzlarda, göllerde ve yavaş akan nehirlerde bulunur. Eşeysiz üreme, ana kolonide belirli hücrelerin bölünmesiyle meydana gelir. Eşeyli üreme oogami ile olur.</p>
<p>3.1.2. Yüzemeyen tek hücre ve koloniler-Protococcales</p>
<p>Tek hücreli veya koloni teşkil eden küresel veya çok köşeli yüzemeyen yeşil su yosunlarıdır.</p>
<p>3.1.2.1. Chlorella</p>
<p>Chlorella, 2 ile 15 mikrometrelik oval veya yuvarlak, küçük ve basit hücrelerdir. Bir kloroplastlı olup kloroplastları kap veya eğri bant şeklinde ve genellikle prenoidsizdir. Hücre yüzemeyen iki veya dört hücreye ayrılarak çoğalır ve şekilde görüldüğü gibi eski hücre duvarının içinde kalır. Gübre karışan sularda çok bulunur. Bazı türleri kapsadıkları protein ve yağ dolayısıyla gıda olarak değerlendirildiklerinden kültüre alınmıştır.</p>
<p>3.1.2.2. Oocystis</p>
<p>Oocystis, l ile 20 mikrometre uzunluğunda oval veya limon şekilli hücreler olup 2, 4, 8 veya 16 sı bazen ana hücre duvarı içinde birlikte kalabilir. Hücre duvarları ince ve dikensizdir. Deliklerinde küçük kabarıklıklar bulunabilir. Havuzlar, göller ve yavaş akan nehirlerin plaktonudur.</p>
<p>3.1.2.3. Chodatella</p>
<p>Chodatella, şekil ve büyüklüğü bakımından Oocystis&#8217;e benzer, tek başına serbest yüzen, tek hücreli, limon benzeri, elip veya yarı silindirik şekilli, dışında jelatinli tabakası bulunmayan cazip hücre duvarlı ,uzun ve ince bir kaç kılla bezenmiş yeşil su yosunudur. Protoplazması bir prenoid ihtiva eder. 1-4 kloroplastlıdır. Havuzlar, sığ göller ve yavaş akan nehirlerin plaktonudur.</p>
<p>3.1.2.4. Tetraedron</p>
<p>Tetraedron, 5 ile 20 mikrometre uzunluğunda, küçük köşeli, yeşil tek başına yüzen üçgen, dörtgen veya çokgen şekilli, yassılaşmış, hücre duvarı ince ve düzgün hücrelerdir. Havuzlar, göller ve yavaş akan nehirlerde bulunur. Büyük türleri plankton olarak bilinir.</p>
<p>3.1.2.5. Ankistrodesmus</p>
<p>Ankistrodesmus, 50 mikrometre uzunluğuna kadar büyüklükte, düz yay veya spiral iğne şeklinde hücrelerdir. Hücreler tek başına serbest olarak bulunabildiği gibi birbirine sarılmış veya çok gevşek bir-bağ ile birbirine bağlanmış olarak da bulunabilirler. Akvaryumlar dahil olmak üzere her türlü tatlı suda bulunur.</p>
<p>3.1.2.6. Characium</p>
<p>Characium, oval veya iğ şeklinde ve 80 mikrometre kadar uzunluğunda olup flamentli alglere ve diğer ortama yapışık olarak yaşar.</p>
<p>3.1.2.7. Actinastrum</p>
<p>Actinastrum, 10 ile 25 mikrometre uzunluğunda ve puro şekilli son noktalarında 2, 4, 8 veya 16 sı bir araya gelerek yıldız şeklini alırlar. Uzunlukları enlerinden 4 ile 8 defa fazladır. Kloroplastları uzun bir şerit şeklinde ve bir prenoidlidir. Havuzlar, göller ve yavaş akan sular plaktonudurlar.</p>
<p>3.1.2.8. Micractinum</p>
<p>Micractinum, 3 ile 20 mikrometre uzunluğunda, hücre çapından bir kaç misli daha uzun bir veya daha fazla uzun ince kılları olan, her hücrede bir prenoidi, kap şekilli bir kloraplasti bulunan hücrelerdir. Dört hücre biraraya gelerek grup halinde bulunurlar. Gruplar bir araya gelerek koloni görünümünü arzeder. Göl ve nehirlerin planktonudur.</p>
<p>3.1.2.9. Coelastrum</p>
<p>Coelastrum, yuvarlağımsı yüzemeyen hücrelerin 4, 8, 16, 32 veya 128 inin bir araya gelerek meydana getirdikleri 100 mikrometre çapında küresel kolonilerdir. Hücreler küremsiden çokgene kadar değişebilen şekillerde olabilir. Göllerin, havuzların ve yavaş akan nehirlerin plaktonudurlar.</p>
<p>3.1.2.10. Pediastrum</p>
<p>Pediastrum, 4 ile 32 çokgen şekilli hücreden oluşan bazen 128 e kadar olabilen 100 mikrometre çapında yassı diks şeklinde kolonidir. Havuz, göl ve yavaş akan nehirlerin plaktonudur. Eşeysiz üreme, kolonideki hücrelerde bir torba içinde meydana gelen ve sayıları kolonideki hücre sayısı kadar olan zoopsporlarla, eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.1.2.11. Crucigenia</p>
<p>Crucigenia, yassı ve oval, üçgen ve yarı dairevi hücrelerin dörtlü gruplarının gevşek bir şekilde tekrar dörtlü grup haline, gelmesi ile oluşur. Hücreler 5 ile 15 mikrometre uzunluğunda, genellikle bir prenoidi bulunan disk, hilal ay şekilli l ile 4 adet kloroplastlıdır. Tatlısuların plaktonudurlar.</p>
<p>3.1.2.12. Scenedesmus</p>
<p>Scenedesmus, 2-4 veya 8 adet gerilmiş hücrelerin sıra halinde yanyana gelmesinden oluşan yassı mekik şeklinde bir kolonidir. Bazılarının koloni köşelerinde dikenleri vardır. Tatlı sularda yaygın bir algdir. Her hücre 2-4 veya 8 yavru verir ve yeni koloniler oluşur. Zoospor ve gamet oluşumu yoktur. Eşeyli üreme görülmez.</p>
<p>3.1.2.13. Tetrastrum</p>
<p>Terastrum, 4 hücreli olup ekseni çevresinde küçük iğneler bulunur. Hücreler 10 mikrometre uzunluğunda olup, havuz, göl ve yavaş akan nehirlerin plaktonudur.</p>
<p>3.1.2.14. Dictyosphaerium</p>
<p>Dictyosphaerium, kolları ile merkezde birleşen 10 mikrometre büyüklüğündeki yeşil, oval ve küremsi şekilli hücrelerden oluşan gevşek yapılı bir kolonidir. Ekseri çıplak gözle görülebilir büyüklüktedir. Havuz, göl ve yavaş akan nehirlerde bazan çok miktarda bulunur.</p>
<p>3.1.2.15. Hydrodictyon</p>
<p>Hydrodictyon, yeşil, silindirik hücrelerin beş veya altısının birleşerek meydana getirdikleri ağa benzer koloni olup nehir ve kanallarda bulunur. Hücrelerin çoğalmasıyla birbirine bağlı algler meydana getirerek 10 mm. uzunluğa kadar büyürler. Eşeysiz üremede ana hücrede meydana gelen 7 ile 20 bin kamçılı zoospor ağ şeklinde yeni bir koloni oluşturarak serbest hale geçer. Eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.1.2.16. Botryococcus</p>
<p>Botryococcus, 5 ile 10 mikrometrelik sayısız yeşil hücrenin 0,05 mm. ye kadar meydana getirdiği koloniler olup, renkleri açık yeşilden portakal rengine veya kırmızıya kadar değişir. Havuz ve göllerin planktonu olup ekseriya suda yüzerler.</p>
<p>3.1.3. Ulotricales</p>
<p>Bu takıma girenler yüksek bitkilere giden evrimin ilk basamağını teşkil ederler. Gövde bir kaç hücreden oluşmuş ve hücreler arası iş bölümü başlamıştır. İlkel yapıda olanlarda gövde dallanma-mistir ve gelişmişlerde ise dallanmiştir. tpliksi ve yapraksıdırlar.</p>
<p>3.1.3.1. Mougeotia</p>
<p>Mougeotia, 5 ile 20 mikrometre büyüklüğünde dalsız flamentlerdir. Hücreler tek kloroplast içerir ve durgun sularda bulunur.</p>
<p>3.1.3.2. Zygnema</p>
<p>Zygnema, 10 ile 50 mikrometre çapında yapışkan flamentler olup her hücre iki adet yıldız şeklinde kloroplast içerir ve durgun sularda bulunur.</p>
<p>3.1.3.3. Spirogyra</p>
<p>Spirogyra, 10 ile 100 mikrometreden büyük yapışkan flamentler olup, hücreleri spiral kloroplast içerir. Ekseri erken ilkbaharda durgun sularda bulunur.</p>
<p>3.1.3.4. Ulothrix</p>
<p>Ulothrix, 5 ile 70 mikrometre çapında dalsız ipliksi alg olup her hücre hücreyi band gibi saran bir kloroplast içerir. Özellikle ilkbaharda durgun ve akar sularda bulunur. Taş ve benzeri yüzeylere tutunur. Taban hücresi hariç her hücre ikiye bölünerek uzun ipliksi bir yapı oluşturur. Eşeysiz üremeleri hücrelerin bölünmeleri, eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.1.3.5. Microspora</p>
<p>Microspora, 5 ile 25 mikrometre çapında dalsız flamentlerdir. Hücrelerin bazılarında cidarda toplanan sayısız kloroplast vardır. Durgun ve akar sularda bulunur.</p>
<p>3.1.3.6. Draparnaldia</p>
<p>Draparnaldia, hücreleri kloroplast şekli bakımından Ulothrix&#8217;e benzersede, bitki bir tüy görünümündedir. Merkezde 50 mikrometre çapında geniş hücreler ve yanlarda ince uzun dal haline gelen hücreler vardır. Durgun ve akar sularda bulunur.</p>
<p>3.1.3.7. Enlromorpha</p>
<p>Entromorpha, l cm. eninde 15 cm ve daha uzun boyda boru şeklinde boş bir vücudu bulunan cidari kloroplastlı ve kalın duvarlı hücrelerden oluşan bir bitkidir. Koyu yeşil renktedir. Bazen kütle halinde yavaş akan nehir ve kanal suların yüzeyinde veya büyulc su bitkilerine yapışık olarak tatlı, acı sularda ve denizlerde bulunur. Omnivor ve otobur balıkların yiyeceğini içşkti eder. Eşeyli üreme anizogami ile, eşeysiz üreme ulvadaki gibi Sporofit ve gamofitlerle olur.</p>
<p>3.1.3.8. Deniz Marulu- Ulva</p>
<p>Deniz marulu, marula benzeyen bir algdir. Tatlısularda 30 cm. ve daha uzun olabilir. Genişliği 4-10 cm. arasında değişir. Koyu yeşil renklidir. Renksiz uzun rizoidlerden oluşan ayak kısmı ile kendini yüzeylere tespit eder. Her hücrede tek çekirdek ve bir prenoidi bulunur. Tek kloroplast içerir. Deniz marullarından Ulva lactuca kuru maddede, % 76,19 organik madde, % 18 H. protein % 0.73 H. yağ, % 9.22 H. selluloz ve % 47 N&#8217;siz öz maddeler ihtiva eder. Bazı Akdeniz ülkelerinde ve Asya&#8217;da salata olarak yenir. Omnivor ve otobur balıkların yiyeceğini teşkil eder. Denizden toplanıp kurutularak rasyonlara % 10 düzeyinde katılabilir. Üremesi Ulothrix&#8217;e benzer. Deniz kıyılarında, kirli sularda satha yakın bol miktarda bulunur. En önemli türü U. lactuca&#8217;dir.</p>
<p>3.1.4. Cladophorales</p>
<p>Tallusu dallanan flament şeklindedir. Hücreler çok çekirdekli, uzun silindirik ve kloroplastlıdır. Tatlı su ve denizlerde yaşarlar.</p>
<p>3.1.4.1. Cladophora</p>
<p>Cladophora, tatlı sularda ve denizlerde bulunur. Tatlısu türleri, 100 mikrometreye kadar uzayan dallı flamentlerdir. Flamenti teşkil eden hücreler çok çekirdekli olup uzun silindiriktir. Bitki genellikle dokunulabilecek kadar büyük ve kabadır. Taban kısımdaki rizoidi andıran hücre ile durgun ve akar sulardaki kaya ve taş gibi sert zemine yapışır. Hızlı büyür, bir kaç metreye ulaşır. Havuzlarda problem yaratır ve battaniye yosunu olarak adlandırılır. Bazıları havuz diplerinde tenis topları gibi şekil alır.</p>
<p>Denizlerde bulunan türlerde tallus genellikle çalıya benzer yapıda ipliksi ve dik dallı, alt kısmı biraz sert 5-10 cm. uzunluğunda, 0.1-0.5 cm kalınlığında koyu yeşil renkte, diğer alglere yapışık olarak 20 cm ile 3 m derinliğinde bulunurlar.</p>
<p>Denizlerimizde bulunan türlerinden bazıları C. pellucida, C. prophera, C. catenata. C. utriculera, C. mediferxane, C. glomerata, C. bertolonii, C. hutkiria, ve C. laetevirens dir.</p>
<p>3.1.5. Chaetophorales,</p>
<p>Tallusu dallanmış iplik şeklinde olup, hücreleri birer çekirdekli genellikle tek kloroplasth yeşil alglerdir.</p>
<p>3.1.5.1. Stigeoclonium</p>
<p>Stigeoclonium, band şekilli cidari kloroplastlı, Ulothrix&#8217;e benzer hücrelerden oluşan, dallı 20 mikrometreden daha uzun flamentlerdir. Cladophora&#8217;lardan daha, küçük ve daha yumuşaktır. Özellikle ilkbaharda ve sonbaharda durgun ve akar sularda bulunur.</p>
<p>3.1.5.2. Chaetophora</p>
<p>Chaetophora, 20 mikrometrelik hücrelerden oluşan yünümsü yapıda gelişen, renksiz uzun saçlara benzeyen dallı flamentlerdir. Su bitkilerine veya sert zeminlere yapışık olarak yaşar. Tatlı sularda bulunur. Eşeysiz üreme dalların ucundaki hücrelerde meydana gelen l ile 4 arasında değişen 4 kamçılı zoosporlarla, eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.1.5.3. Coleochaete</p>
<p>Coleochaete, 10 ile 20 mikrometre uzunluğundaki hücrelerin l mm çapında disk şeklinde tabaklar halinde bir araya gelmeleriyle oluşur ve akvaryum camlarına ve tatlı su bitkilerine yapışıp gelişir. Eşeysiz üreme 2 kamçılı zoosporlarla, eşeyli üreme oogami ile olur.</p>
<p>3.1.6. Oedogomales</p>
<p>Tallusu ipliksi olup bazen dallanır. Hücreleri tek çekirdekli, şerit veya ağ şeklinde kloroplasth yeşil alglerdir.</p>
<p>3.1.6.1. Bulbochaete</p>
<p>Bulbochaete, 10 ile 30 mikrometre uzunluğunda dallı flamentlerden oluşan küçük bir bitkidir. Hücreler ağa benzer, kloroplast ve kabarcıklar üzerinde sakal uzunluğunda kılları vardır. Diğer algler üzerinde yaşar ve yavaş akan sularda ve durgun sularda bulunur.</p>
<p>3.1.6.2. Oedogonium</p>
<p>Odeogonium, 3 ile 50 mikrometre büyüklüğünde dalsız flamentlerdir. Kalın duvarlı bir tüp içinde bir kaç hücreden oluşur ve durgun sularda bulunur.</p>
<p>3.1.7. Siphonales</p>
<p>Hücre çeperi bulunmayan, az veya çok dallanmış, ipliksi boru şeklinde, ekseri sıcak denizlerde yaşayan tek hücreli gözle görülebilir alglerdir. Tatlı sularda yaşayan formları da vardır. Üremeleri eşeyli olup genellikle izogami veya anizogami ve nadiren oogami ile olur.</p>
<p>3.1.7.1. Caulerpa</p>
<p>Caulerpa, tallusu, renksiz rizoidleri ve nişasta teşkil eden levkoplastları bulunur, ana eksen ve asimilasyon yapan yeşil yapraklardan oluşur. Tallusu 0.5-3 cm çapında genellikle 5-15 cm boyunda, koyu yeşil renkte şeritsi yapıda olup 30 cm ile 6 m derinliğinde deniz kıyılarında çayır teşkil eder. Akdenizde C. prolifera türü bulunur.</p>
<p>3.1.7.2. Derbesia</p>
<p>Derbesia, tallusu, tabanda rizoidleri bulunan tüp şeklinde ipliksi, 0.1-2 mm kalınlığında dik şekilde yükselen, az dallanan 10 cm boyunda şeritler teşkil eden, denizlerin gölgelik yerlerinde kayalar üzerinde 20-80 cm derinliğinde bulunan bir algdir. Sporofit haline Derbesia ve haploid gamatofit haline Halicystin denir. Denizlerimizde D. ramauroux türü bulunur.</p>
<p>3.1.7.3. A cetabularia</p>
<p>Acetabularia&#8217;nın tallusu şemsiyeyi andırır. Tabandaki rizoidlerle yaşama ortamına kendisine tespit eder. Tepedeki diskin çapı l cm yi bulur. Fazla CaCO2 içerdiğinden rengi beyazımsı yeşildir. Tropik ve Suptropik bölgelere yayılmıştır. Akdenizde bulunanı zarif bir alg olup boyu 10-11 cm&#8217;ye ulaşır.</p>
<p>3.1.7.4. Codium</p>
<p>Codium, denizlerde yaşar. Tallus, çatallı dallardan, merkezi iplik ve tabanda tutunucu ayaktan oluşur, koyu yeşil renkte ve süngerimsi görünümdedir. Dallar 3-10 mm kalınlığında ve tallusun boyu türlere göre 6 ile 60 cm arasında değişir. Denizlerde 0.5 ile 6 m derinliğinde bulunurlar. Denizlerimizde bulunan türlerinden bazıları C. tomentosum, C. difforme ve C. burda&#8217;dır.</p>
<p>3.1.8. Kavuşur Su Yosunları-Conjugales (Desmidler)</p>
<p>Kavuşur su yosunları, tek hücreli veya dallanmamış iplik şeklinde su yosunlarıdır. Her hücrede bir çekirdek veya daha çok kloroplast bulunur. Kloroplastlar yıldız, spiral, plak ve diğer şekillerde olabilirler. Genellikle tatlı sularda, nadiren de denizlerde yaşarlar.</p>
<p>3.1.8.1. Hyalotheca</p>
<p>Hyalotheca, 5 ile 40 mikrometrelik silindirik, çevresi yapışkan madde ile kaplı flamentler olup bataklık yapıdaki havuzlarda bulunur.</p>
<p>3.1.8.2. Mesotaenium</p>
<p>Mesataenium, 8 ile 30 mikrometrelik, yassı kloroplastlı küçük bir desmiddir. Hücreler silindirik, oval veya iğ şeklindedir. Suların yalayıp geçtiği kayalarda kaygan bir örtü oluşturur ve genellikle mavi-yeşil alglerle birlikte bulunur.</p>
<p>3.1.8.3. Pleurotaenium</p>
<p>Pleurotaenium, çubuk şeklinde l mm uzunluğunda desmid olup bataklık kısımlarda, suların yaladığı kayalarda bulunur. Hücrenin ortasındaki dalgalı çizgiler başlıca karakteristik özelliğidir. Hücreleri oldukça büyük, doğru ve boyu eninden bir kaç defa daha uzundur.</p>
<p>3.1.8.4. Closterium</p>
<p>Closterium, hilal şekilli bir desmid olup, hücrenin her iki ucunda kalsiyum sülfat kristallerini içeren bir vakuol bulunur. Bataklıklarda olduğu gibi göller ve yavaş akan nehirlerde de bulunur. Eşeysiz üreme hücrelerin ikiye ayrılması, eşeyli üreme kopulasyonla olur.</p>
<p>3.1.8.5. Cosmarium</p>
<p>Cosmatrium, elipse benzer ve hücre orta kısımdan dar bir boğazla iki yarım hücre halinde boğumlanmıştır. Delikli çeperlerinden sallanan ipliklerle hareketini sağlar. Genellikle bataklıklarda bulunur. Hücre yarımları elips, yarı dairevi veya dikdörtgene benzer şekillidirler. Eşeysiz üreme ikiye aynlma, eşeyli üreme kopulasyonla olur.</p>
<p>3.1.8.6. Staurastrum</p>
<p>Staurastrum, hücrenin yarısı üçgen görünümlü her köşede diken veya kolları bulunan bir desmiddir. Hücreler orta kısmımda dar bir boğazla yarım hücre halinde boğumlanmıştır. Büyüklükleri ve şekilleri türlere göre çok değişkenlik gösterir. Genellikle merkezi simetrik şekillidir. Büyük türlerde hücre 350 mikrometre uzunluğunda olup göllerin plaktonu olarak bilinir.</p>
<p>3.1.8.7. Micrasterias</p>
<p>Micrasterias, 350 mikrometre uzunluğuna kadar büyüklükte olabilir. Hücreler çok yassı iki yanı simetrik ve yaprağımsı olup kenarları dişli, dikenli, çıkıntılı, loplu ve yıldız görünümdedir. Asitli havuzlarda ve bataklıklarda bulunur.</p>
<p>3.1.8.8. Xanthidium</p>
<p>Xanthidium hücresi çeşitli iğnelerle bezenmiş olup büyüklüğü türlere göre 10 ile 200 mikrometre arasında değişir. Tek hücrelidir. Bütün türler aşağı yukarı basık yarım hücreler halinde, bazıları merkezi simetrik şekillidir. Asidik veya bataklık havuzlarda bulunur.</p>
<p>3.1.8.9. Euastrum</p>
<p>Euastrum, hücreleri bazen yassı olup, köşeli kısımları bulunur. Hücre büyüklüğü türlere göre 10 ile 200 mikrometre arasında değişir. Hücrelerin boyu eninin iki katı uzunluğundadır. Hücreler yanlardan basık ve lopludur. Yarım hücreler pramit görünümlüdür. Asidik havuzlar ve bataklık yerlerde bulunur.</p>
<p>3.2. Sarı Su Yosunları-Xanthophyceae</p>
<p>Sarı su yosunlarının sarımtırak yeşil koromoplastlaır klorofil betakaroten ve bir ksaentofil ihtiva eder. Kloroplastları disk şeklindedir. Prenoid nadiren bulunur. Yedek besin maddeleri yağ ve luseindir. Hiçbir zaman nişasta teşekkül etmez. Tek hücreli veya çok hücreli flament teşkil ederler. Hücre çeperleri selluloz ve pektinden oluşur, tek veya çok çekirdekli olurlar. Üreme kamçılı formlarda hücrenin ikiye bölünmesiyle, kamçısız formlarda zoospor, aplanospor, staspor ve fragmentasyon yolu ile olur. Eşeyli üreme nadiren görülür. Tatlı sularda yaşarlar, acı su ve denizlerde nadiren görülürler.</p>
<p>3.2.1. Heterochloridales</p>
<p>Heterochloris, heterokont kamçılı, prenoidli, armut şeklinde çıplak tek hücreli bir algdir. 3 ile 20 mikrometre çapında herbiri iki veya daha fazla açık yeşil kloroplast içeren, sosis şeklilli serbest yüzen tek hücre algdir. Genel olarak gençler ana hücreye bağlı olarak bulunur. Ana hücrede Cladophera flamentine yapışıktır.</p>
<p>3.2.2. Rhizochloridales</p>
<p>Kloroplastı amipsi şeklinde tek hücreli bir algdir, kloroplastı çıplak olabileceği gibi bir lorika içinde gizli olabilir.</p>
<p>3.2.3. Heterocapsales</p>
<p>Kloroplast taşıyan hücrelerin koloniler haline gelmesinden oluşur. Hücre ve kolonilerin çevresi jelatinli bir madde ile kaplıdır.</p>
<p>Koloniler 20 mm çapında veya daha büyük olabilir. Serbest veya bir su bitkisine bağlı olarak bulunurlar. Kolonilerde hücreler jelatinli homojen bir ortama bağlıdır.</p>
<p>3.2.4. Heterococcales</p>
<p>Bu takımda ki türler hareketli ve hareketsiz olabilirler. Hücre zarları kuvvetlidir. Tek hücre ve koloni halinde bulunurlar.</p>
<p>3.2.4.1. Botrydiopsis</p>
<p>Botrydiopsis, tek hücre ve koloni halinde yaşarlar. Hücre zarları kuvvetlidir. Kolonilerin büyüklüğü değişkendir.</p>
<p>3.2.5. Heterotrichales</p>
<p>Çok hücreli olup gerçek flament oluştururlar. Flamentler genellikle basit olur. Bazı formları dallanma gösterir.</p>
<p>3.2.5.1. Tribonema</p>
<p>Hücreleri 5 ile 20 mikrometre çapında, birkaç tane cidarı kloroplast içeren, çeperlerinin H şekli ile Microspora benzeyen büyüklüğü ve nişasta kapsamadığı nedeniyle ondan ayrılabilen dallanmayan flament bir algdir. Tatlı sularda, göllerde ve otlu havuzlarda bulunur. Eşeysiz üreme aplanaspor veya zoosporlarla, eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.2.6. Heterosiphonales</p>
<p>Bu takımın üyeleri çok çekirdeklidir.</p>
<p>3.2.6.1. Botrydium</p>
<p>Kurumakta olan çamurlarda bulunur. Ortalama 2 mm uzunluğunda tek hücreli fakat çok çekirdekli bir algdir. Hücre çeperi pektin ve sellulozdandır. Üst kutup hava içerdiğinden hava kesesi diye de adlandırılır. Alt kutup renksiz rizoidler halindedir. Bu rizoidlerle ortama tutunur. Eşeysiz üreme çok sayıdaki heterokent 2 kamçılı zoospor ve eşeyli üreme izogami ile olur.</p>
<p>3.2.6.2. Vaucheria</p>
<p>Çok bilinen açık yeşil flament algdir. Özellikle durgun veya yavaş akan sularda bulunur. Kalınlığı 50 ile 200 mikrometre arasında değişir. Sayısız küçük yeşil kloroplastı bulunur. Hücre çeperi pektin ve selloluzdandır. Eşeysiz üreme zoosporlarla, eşeyli üreme oogami ile olur.</p>
<p>Tatlı sularda yaşayanlar, göl, havuz, su birikintileri ile soğuk ve süratli akan dere, göl, ırmak ve kaynak sularının fitoplanktonlarim teşkilederler. Bazı küçük formları denizlerin fitoplanktonlandır.</p>
<p>3.3. Altın rengi Su Ürünleri-CHRYSOPHYCEAE</p>
<p>Genellikle tek hücreli olup, koloni veya flament teşkil ederler.Hücreleri çıplak olduğu gibi sellüloz veya pektin içeren zarlada kaplı olur. Silis ve kalsiyum içeren hücre zarlarıda vardır. Kamçılı formlarında 1, 2 veya nadiren 3 kamçı bulunur. Fotosentez ürünü lökosin ile yağdır.</p>
<p>Klorofili fukoksantin ve karotin tarafından maskelendiğinden altınımsı esmer renkte görünürler. Hücrlerde tek çekirdek çekirdek zarı çekirdekler bulunur. Eşysiz üreme zoosporlarla eşyli üreme iki kamçılı izogami ile olur.</p>
<p>Tatlısularda yaşayanlar göl havuz su birikintileri ile soğuk ve süratli akan dere göl ırmak ve kaynak sularının fitoplanktonlarını teşkil ederler. Bazı küçük formları denizlerin fitoplanktonlarıdır.</p>
<p>3.3.1. Chrysomonadales</p>
<p>Genellikle tatlı sularda yaşarlar. Denizlerde yaşayanları çok küçük planktonları teşkil ederler. Kamçılı olup olgunluk devresinde çevre şartlarına göre amipsi hale geçen tek hücreli organizmalardır. Kamçılara yakın olan kromatoforların önünde kırmızı göz noktası vardır. Amipsi duruma geçenlerde kamçı, kromatofor ve kırmızı göz noktası kaybolur.</p>
<p>3.3.1.1. Ochromonas</p>
<p>Ochromonas, 2 ile 25 mikrometre uzunluğunda, genellikle oval bir veya iki esmer kloroplastlı ve biri uzun, biri kısa iki kamçılı, yüzebilen tek hücre bir algdir. Özellikle ilkbaharda su birikintilerinde ve göl, havuzlarda bulunur.</p>
<p>3.3.1.2. Mallomonas</p>
<p>Mallomonas, Ochromonas&#8217;a benzeyen tek hücreli ve tek kamçılı olup hücreler camsı silikat pullar ile kaplıdır. Bazı türlerin uzun silikat dikenleri vardır. Hücreler 5 ile 50 mikrometre uzunluğunda olup özellikle ilkbaharda göller, havuzlar ve su birikintilerinde bulunur, özellikle berrak suların planktonudur.</p>
<p>3.3.1.3. Dinobryon</p>
<p>Dinobryon, Ochromonas&#8217;a benzeyen kamçılı hücreler olup her biri sellülozdan yapılmış şeffaf bir vazo içinde bulunur. Tek başına veya dallanmış kolonilar halinde, serbestçe yüzebilir veya bir yere yapışık kalabilirler. Uzunlukları 30 ile 100 mikrometre arasında değişir. Özellikle ilkbaharda bol miktarda bulunur. Havuz ve göllerin planktonudur.</p>
<p>3.3.1.4. Synura</p>
<p>Synura, Mallomonas&#8217;a benzer 20 ile 40 mikrometre uzunluğunda silis plakalarla örtülü esmer hücreler olup radiyal tarzda dizilmiş 500 mikrometre çapında yüzen koloniler oluşturur. İlkbaharda görülürler. Havuzların ve göllerin planktonudurlar.</p>
<p>3.3.1.5. Uroglena</p>
<p>Uroglena, 500 mikrometre çapında yüzen koloniler halinde bulunur. Zamk gibi içi görülmeyen yumuşak topun kenarlarına küçük hücrelerin yerleşmesiyle koloniler oluşur. Kuyrukları merkeze doğru gider fakat ekseri görülmez. Baharda havuz ve göllerde bulunur.</p>
<p>3.3.2. Silisli Su Yosunları-Diatomeler</p>
<p>Silisli su yosunları şekilleri çok değişik, küçük esmer renkli fitoplanktonlardır. Tek veya koloniler halinde denizlerde acı sularda ve tatlı sularda yaşarlar. Hücreleri klorofil içerdiğinden autotrofturlar. Hücre zarı iki kapaktan oluşur, esas maddesi pektindir. Arıca yapısında silisde vardır. Hücre çeperi bir kutu gibi kapağı olan iki parçadan veya kabuktan oluşur. Kabuklar delikli olup kısmen besin almağa kısmende musilaj salmağa yarar. Salgılanan musilajlarla hücreler birleşerek koloniler oluşur. Eşeysiz üreme hücrelerin kabuk yüzeyine parelel bölünmeleri, eşeyli üreme, izogami, anizogami ve oogami ile olur. Bazen Diatomeae adıyla ayrıca bir sınıfta toplanırlarsada içerdikleri kromator ve yedek maddeleri ile Chrysophycae sınıfı içerisinde incelenirler.</p>
<p>3.3.2.1. Melosira</p>
<p>Melosira, 5 ile 100 mikrometrelik, sayısız esmer kloroplast içeren silindirik hücrelerin birleşmesinden meydana gelen flament bir diatomedir. Genellikle hücre duvarları düzgün olur. Bazıları ise sakala benzer tüyler ve dikenler içerir. Su kanallarında, havuz ve göllerde bulunur. Pek çok türü göllerin plaktonudur.</p>
<p>3.3.2.2. Cyclotella</p>
<p>Bunlar 5 ile 50 mikrometre büyüklüğünde silindirik diatomeler olup genellikle tek veya çift bulunur, fakat uzun zincir oluşturmazlar. Herbiri sonundan çıkan fakat görülmesi zor olan uzun ince ışınlar bir taç oluşturur. Tatlı, acı ve tuzlu sularda bulunur. Genellikle deniz orjinlidirler. İlkbahar ve yazın ençok görülür. Tatlı su türleri suları kahverengi olan havuzlar, göller ve yavaş akan suların plaktonudur.</p>
<p>3.3.2.3. Tabellarıa</p>
<p>Tabellana, düz zig zağ flamentlerden veya Asterionella gibi ışınsal kolonilerden oluşan bir diatomedir. Zigzag hücrelerin biraraya gelmesinden oluşanlar kemer ve bant görünümündedir. Hücre uzunluğu 100 mikrometreye ulaşabilir. Kahverengi kloroplastlar üst hücrelerde görülebilir. Genellikle az kalkerli sularda bulunurlar. Göllerin plaktonudurlar.</p>
<p>3.3.2.4. Diatoma</p>
<p>Diatomaların zig-zag, düz veya flament formları vardır. Hücreler 70 mikrometre uzunluğundadirlar. Her türlü suda bulunurlar.</p>
<p>3.3.2.5. Meridion</p>
<p>Meridion, 10 ile 100 mikrometre uzunluğunda diatoma benzeri hücrelerden oluşan yelpaze şeklinde serbest yüzen bir kolonidir. Genellikle ilkbaharda havuz ve nehirlerde bulunur.</p>
<p>3.3.2.6. Synedra</p>
<p>Synedra, uzun ve dar bir diatom olup zincir halinde bulunmaz. Tek başına planktonik olarak veya alt tabakalara yapışarak ışına benzer koloniler halinde küçük türleri akar sularda taşlara bağlı, büyükleri havuz ve göllerde kenarlara yapışık ve serbest yüzen durumda bulunurlar. Hücreler 500 mikrometreye kadar uzunluğa erişebilirler. Göllerin planktonudurlar.</p>
<p>3.3.2.7. Fragilaria</p>
<p>Kabuk görünümü Synedra&#8217;ya benzer, fakat hücreler 150 mikrometre uzunluğundadır. Flament kolonileri, bentik veya planktonik formları vardır. Yavaş akan akarsular, havuz ve göller de bulunur. Göllerin planktonudur.</p>
<p>3.3.2.8. Asterionella</p>
<p>Asterionella, 100 mikrometre uzunluğundaki hücrelerin yıldız şeklinde oluşturduğu yüzen bir kolonidir. Göllerin planktonudur.</p>
<p>3.3.2.9. Cocconeis</p>
<p>Cocconeis, oval diatomeler içinde en çok bilinenidir. 10 ile 30 mikrometre uzunluğunda olup bitki, taş ve diğer ortama yapışır. Türlerin büyük çoğunluğu deniz orijinlidir. Tatlı su türleri genellikle flamentli yeşil su yosunlarına yapışık olarak bulunur.</p>
<p>3.3.2.10. Navicula</p>
<p>Navicula, 5 ile 200 mikrometre uzunluğunda uzamış diatomelerdir. Tek hücre halinde serbest olarak yüzerler. Türlerin çoğunluğu tathsularda diğerleri çamurda ve her türlü suda bulunur.</p>
<p>3.3.2.12. Gyrosigma</p>
<p>Gyrosigma, güzel sigmoid şekli ile tanınır. Uzunluğu 200 mikrometreye kadar ulaşır, çamurlarda, göl, havuz ve nehirlerde bulunur.</p>
<p>3.3.2.13. Cymbella</p>
<p>Cymbella, 10 ile 200 mikrometre uzunluğunda pastaya benzer enine simetrik bir diatom olup genellikle yapışkan sapları ile bitkilere veya diğer yerlere yapışır. Bazı türleri serbest halde yüzer. Türlerin çoğunluğu tatlısularda, bir kaçı acı sularda bulunur.</p>
<p>3.3.2.14. Gomphonema</p>
<p>Gomphonemalar ekseriya yapışkan sapları ile bir zemine yapışırlar ve sürünerek yer değiştirirler. Asimetrik bir yapıda olup dar oval yapıdan mumya şekline kadar değişen formları vardır. Hücre uzunluğu 8 ile 100 mikrometre arasında değişir. Türlerin çoğunluğu tathsularda, bir kısmı denizlerde bulunur.</p>
<p>3.3.2.15. Nitzchia</p>
<p>Nitzschia, türlerinin uzunluğu 5 ile 100 mikrometre arasında değişir. Navicula ve diğer diatomlardan hücre sonlarında bulunan iki kloroplast ile ayrılır. Tatlı, acı ve tuzlu sularda tek başına serbest yüzen veya birlikte grup halinde bulunabilirler. (Şekil 87).</p>
<p>3.3.2.16. Surirella</p>
<p>Surirella, büyük benlik diatomlardan olup, valf görünümü elpis veya oval, yan görünüm dörtgen veya takoz şeklindedir. Hücre uzunluğu 15 ile 200 mikrometre arasında değişir, havuz, göl ve nehirlerde acı ve tuzlu sularda bulunur.</p>
<p>3.3.2.17. Cymalopleura</p>
<p>Cymatopleura, Surirella&#8217;ya benzer, aynı yerlerde bulunur, fakat hücreler daha yassı olup biskivü şeklindedir.</p>
<p>3.4. Ateş Rengi Su Yosunları-Pyrrhophyceae</p>
<p>Fitaplanktonların önemli kısmı bu sınıf içinde toplanır. Çoğunluğu tek hücrelidir. Nadiren koloni teşkil ederler. Bazen flament şekilli olanlarına rastlanır. Çıplak veya selluloz zırhla çevrili olabilirler. Zırh bazılarında ince plaklar halindedir. Kamçıları heterokont olup, ipliksi kamçı ile uzun eksen yönünde helozoni hareket ederler.</p>
<p>Hücreler, oldukça büyük bir çekirdek ile bir veya daha fazla çekirdekçik içerir. Denizde yaşayan türlerde protoplast büyük merkezi bir vakuol kapsar. Hareketli türlerde ışığa hassas göz noktası bulunur.</p>
<p>Fotosentez yapabilenlerde genellikle klorofil a ve c, bazılarında sadece B karotin veya karotin ve ksantofiller bulunduğundan sarı-yeşil, sarımtırak esmer, yeşilimsi kahve, altınımsı kavhe, mavi-yeşil ve kırmızı görülürler. Yedek besin maddeleri nişasta, nişasta benzeri, polisakkaritler ve katı yağlardır. Yağ damlaları hücre içinde parlak sarı veya kırmızı renkte görülür. Genellikle foto-autrofik, nadirende saprofik, parazitik veya fagotrofik olarak beslenirler.</p>
<p>Hareketli formlarda üreme hücrelerin uzunlamasına ikiye bölünmesiyle, eşeyli üreme izogami veya anzogami ile olur.</p>
<p>Ateş rengi su yosunları genellikle denizlerde yaşarlar ve denizlerin fitoplanktonlarını teşkil ederler. Pek azı acı ve tatlı sularda bulunur.</p>
<p>3.4.1. Cryptomonadales</p>
<p>Hareketli türlerin bulunduğu tek hücreli alglerdir. Hücreler karın ve ön uç kısımdan çıkan 2 heterokont kamçılı, çıplak veya selluloz ihtiva etmeyen ince bir zarla çevrilidir. Koloni teşkil etmezler.</p>
<p>3.4.1.1. Cryptomonas</p>
<p>Tek hücreli bir algdir. Hücreler 10 ile 80 mikrometre uzunluğunda asimetrik kalp şeklinde olup renkleri kahverenginden zeytin yeşili rengi arasında değişir. Heterokont 2 kamçılıdırlar. Her türlü suda bulunurlar.</p>
<p>3.4.2.1. Phaeoplax</p>
<p>Hücreler, hareketsiz olup etrafları musilaj kınla çevrilidir. Eşeysiz üremeleri 2 heterokont kamçılı zoosporlarla olur. P. marinus türü denizlerde yaşar.</p>
<p>3.4.3. Gymnodinialis</p>
<p>Bu takımın üyelerinde hücrelerde hücre duvarı bulunmaz, fakat ince bir periplast ile çevrilidirler.</p>
<p>3.4.3.1. Gymnodium</p>
<p>Hücreleri çıplak olup periplastla çevrilidir. Aşırı çoğalmalarında denizlerde balık ölümlerine neden olurlar.</p>
<p>3.4.4. Peridiniales</p>
<p>Bu takımın üyelerinde hücreler selluloz bir zırhla çevrili ve çokgen şekilli kamçılı olup diş yüzeylerinde birbirine dikey iki oluk bulunur. Büyük çoğunluğu denizlerde birkisim türleri tatlı sularda bulunur.</p>
<p>3.4.4.1. Glenodium</p>
<p>Hücreler yuvarlak veya yuvarlağımsıdır. Hücre zırhı ince olduğundan kolaylıkla kırılabilir. Zehir etkisi yapan alkoloidleri içerdiğinden balık ölümlerine neden olurlar.</p>
<p>3.4.4.2. Ceratium</p>
<p>Esmer renkli zırhlı olup kendine has boynuzu vardır. İki kamçısından biri uzun diğeri eğri olup oyuk içindedir. Hücre 400 mikrometre uzunluğuna erişebilir. Denizlerde koloniler halinde yaşarlar ve yakamoza sebeb olurlar. Göl ve havuzlarda da bulunurlar.</p>
<p>3.5. Euglena&#8217;lar-Euglenophyceae</p>
<p>Tek hücreli, hücre çevresi çepersiz veya pelikula diye adlandırılan örtülü olup kamçılı hayvansal ve bitkisel karakter gösteren küçük yapılı talli bitkilerdir. Bazı formlarda selluloz ve pektinden yapılmış bir zar bazılarında silisyum ve kalsiyumca zengin sert kılıf bulunur.</p>
<p>Autotrof olanlar da hücre içinde tanecikler halinde Polisakkarit (Paramilon) ve yağlar (ergostrol) bulunur. Pigment içermeyenler heterotrof olup su hayvanları üzerinde saprofit olarak yaşarlar. Katı besin maddelerini yutanlar fagotrofdurlar.</p>
<p>Bir veya daha fazla çekirdekçik kapsayan çekirdekleri vardır. Kromozomlarda mitoz bölünme alglerde olduğu gibidir. Eşeysiz üreme hücrelerin uzunluğuna ikiye bölünmesi ile olur. Eşeyli üremede izogami bazı formlarda oogami görülür.</p>
<p>Genellikle tatlı sularda pek azı denizlerde serbest veya koloniler halinde yaşarlar ve balıklar için fitoplanktonları teşkil ederler. Bazıları balıklar için zehirli maddeler salgıladıklarından balıkların ölümlerine neden olur. Euglenalann bütün cinsleri Euglenales takımında toplanır.</p>
<p>3.5.2. Phacus</p>
<p>Phacus, yeşil kloroplasth, parlak kırmızı göz noktalı ve tek kamçılı, yaprak gibi yassı ve nokta kuyrukludur. Hücre 100 mikrometre uzunluğa erişir. Besin maddelerince fakir olan durgun sularda bulunur.</p>
<p>3.6. Mavi-Yeşil Su Yosunları-Myxophyceae</p>
<p>Bakterilere akraba olan, çekirdekleri ve kloroplastları farkedilemeyen mavi-yeşil alg grubudur. Su yosunlarının en ilkeli olup, tek hücreli veya ipliksidirler. Fotosentez yaptıklarından autotrofturlar. Üreme eşeysiz olup hücrelerin ikiye bölünmesiyle çoğalırlar. Genellikle tatlı sularda nadirende acı sularda yaşarlar.</p>
<p>3.6.1. Chroacoccales</p>
<p>Bu takımın üyelerinde hücreler küre veya elips şeklinde tek veya koloni halinde genellikle durgun suların yüzeyinde bulunurlar. Kolonilerin etrafı musilajli bir zarla çevrilidir.</p>
<p>3.6.1.1. Aphanothece</p>
<p>Aphanothece, 3 ile 8 mikrometre uzunluğunda, küçük uzamış hücrelerin geçirgen ve yapışkan ortama gevşekçe gömülmelerinden oluşan bir kolonidir. Bataklıklarda ve havuzlarda serbest olarak yüzen veya su bitkilerine ve kayalara yapışık halde bulunur.</p>
<p>3.6.1.2. Gomphosphaeria</p>
<p>5 mikrometre çapındaki küçük hücrelerin bir çukurda birleşmelerinden oluşan yüzen bir kolonidir. Kabaca küreye benzer ve siyahımsı bir görünüm arzeder. Kolonilerin çapı 100 mikrometreye ulaşır, göllerin planktonu olarak bilinir.</p>
<p>3.6.1.3. Microcystis</p>
<p>5 mikrometreye kadar olan küçük küre veya elips hücrelerin yapışkan bir ortama yoğun olarak gömülmelerinden oluşan şekilsiz kolonidir. Durgun suların yüzeyinde &#8220;Su Çiçeği&#8221; denilen yeşil örtüleri meydana getiren plankton formlarıdır. Bataklık ve göllerde bulunur.</p>
<p>3.6.2. Chamesiphonales</p>
<p>Tek hücre ve koloni halinde bulunurlar. Tek hücreler küre veya elips, koloniler silindir şeklinde olur. Koloninin tepesi spor üretir, taban kısmı koloniyi uygun zemine tespit ederek su bitkileri ve ıslak kayalar üzerinde bir tabaka meydana getirirler.</p>
<p>3.6.2.1. Chamaesiphon</p>
<p>5 mikrometre çapında uzamış küçük küre veya elips hücreler olup hücre sonundan daha büyük alglere tutunarak yaşamını sürdürür. Koloni sonundaki hücre ucunda diziler halinde ekzosporlar ürer.</p>
<p>3.6.3. Hormogonales</p>
<p>Birbirine sıkıca tutunmuş hücrelerin oluşturduğu flamentler halindedirler. Flamentler dallanmamış basit yapıda veya yalancı ve gerçek dallanmış olabilirler.</p>
<p>3.6.3.2. Anabaena</p>
<p>Planktonik flament alg olup tesbih şeklinde görünümüyle kolayca farkedilir. Ekseri kıvrık olup, bazen kalın duvarlı heterosist hücreleri ve sosis şekilli yoğun sporları vardır. Hücrelerin enleri 10 mikrometredir. Göllerin ve havuzların planktonu olarak bilinir. Bazen bataklıklarda da bulunur (Şekil 104).</p>
<p>Şekil 3.1. Anabaena (Belcher ve Svvale 1977).</p>
<p>3.6.7.3. Nostoc</p>
<p>Anebaena flamentlerine benzer, teşbih şeklindeki hücreler bir araya gelerek veya siyahımsı renklerde belirli şekilli koloni oluştururlar. Nehir yataklarında, ıslak topraklarda ve çiçek saksılarında bulunur. Hücrelerin eni 9 mikrometre olup birkaç santimetrelik koloniler oluştururlar.</p>
<p>Şekil 3.2. Nostoc (Belcher ve Svvale 1977).</p>
<p>3.6.7.4. Aphanizomenon</p>
<p>Flamentleri bazı durumları ile Anabaena ya benzer, 2 ile 6 mikrometre çapındaki hücrelerin bir bant üzerinde kümelenmesi ile birkaç mm, uzunluğunda daha az tesbihli flamentler oluşur, havuz ve göllerin yüzeyinde yüzerler. Bazen çok miktarda çoğalarak &#8220;Su Çiçeği&#8221; denilen ve kısmen diğer plankton bitkileriyle birleşerek yeşil ve yeşile çalan bir örtü meydana getirirler ve kimyasal olaylarla zararlı gazların oluşumuna, balıklar ve diğer organizmalar için zararlı bir ortam meydana gelmesine neden olurlar.</p>
<p>Şekil 3.3. Aphanizomenon (Belcher ve Svvale 1977).</p>
<p>3.6.7.5. Gloeotrichia</p>
<p>Tabanda küçük bir heterosist içeren, hücreleri tabandan uca doğru daralan ve uçta tüy şeklini alan bir f lamenttir. Flamentler son tarafında oluşan baloncukları ile bir araya gelerek demetler oluşturur. Havuz ve göllerin yüzünde yüzerler.</p>
<p>Şekil 3.4. Gloeotrichia (Belcher ve Swale 1977).</p>
<p>3.6.7.6. Rivularia</p>
<p>Rivularia, dallarında heterosisleri olan 12 mikrometre çapında fitilli flamentlerden oluşur. Flamentler bir araya gelerek 3-5 cm büyüklüğünde kavuk şeklinde yarım küre koloni oluştururlar. Renkleri kirli siyahımsı yeşil renktedir. Kaynaklardaki taşlara ve havuz setlerine yapışık olarak bulunurlar. Tatlı su ve denizlerde yaşarlar R. pol-yotis türü Ege denizinde su sathından 10-15 cm derinliğe kadar yayılış gösterirler.</p>
<p>3.7. Esmer Su Yosunları-Phaeophyceae</p>
<p>Kloroplastlarına feoplast adı verilir. Bir hücrede birden fazla kloroplast bulunur. Diğer renk maddeleri örten esmer renkli fukosantin bu sınıfa özel bir ksantofildir. Önemli karbonhidratları laminarın, fukoidin, mannitol, alginik asit ve sellulozdur.</p>
<p>Genellikle denizlerde yaşarlar. Tallusları basit yapılı veya dallanan iplik veya şerit halindedir, boyları 100 m. ye kadar ulaşabilir. Bu sınıfta tek hücreli organizmalar yoktur.</p>
<p>Hücrelerin içinde bir tane çekirdek olup, nukleusları belirlidir. Hücre zarları selluloz ve pektindendir. Hücreler aralarında iş bölümü yaparak, yaprak, sap ve kök benzeri oluşumları meydana getirirler.</p>
<p>Üremeleri, zoosporlarla eşeysiz ve izogami, anizogami veya oogami ile eşeylidir.</p>
<p>Denizlerde yaşayan en büyük bitkiler bu sınıfa girer, ılıman ve soğuk denizlerde yaygındırlar. Bu sınıfın 240 kadar cinsi ve 1500&#8242;den fazla türü bilinmektedir. Bu sınıfın 1. Ectocarpales, 2. Sphacelariales, 3. Cutleriales, 4. Dutgotales, 5. Laminariales ve 6. Fucales olmak üzere 6 takımı vardır.</p>
<p>3.7.1. Ectocarpales</p>
<p>Bu takım, esmer su yosunların en basit yapılı üyelerini ihtiva eder. Tek sıralı hücre dizisinden meydana gelen talluslar genellikle dallanan iplikler halinde olup deniz kıyılarındaki taşlara ve su bitkilerine tutunarak yaşarlar.</p>
<p>Şekil 3.5. Ectocarpus (Belcher ve Swale, 1977).</p>
<p>3.7.2. Sphacclariales</p>
<p>Talluslanrım tabanında rizoidleri ve dik büyüyen dallı gövdeleri bulunan ekseri tropik bölgelerin sıcak sularında kayalara ve diğer alglere tutunarak yaşiyan esmer su yosunudurlar.</p>
<p>3.7.2.1. Sphacelaria</p>
<p>Şekil 3.6. Sphacelaria (Scapel ve ark. 1969).</p>
<p>Sphacelaria, sphacelariales takımdandır. Ectocarpus&#8217;a benzer, tallus ipliksi yapıda, üst kısım demetsi görünümde olup tabanında bulunan rizoidlerle denizlerde kayalara ve diğer alglere tutunur. Dallanma gösteren ve dik büyüyen parantismatik bir gövdeye sahiptir. S. cirrhosa türü Ege denizinde 40 cm ile 5 m derinliğindeki sahillerde bulunur.</p>
<p>3.7.3. Cutlariales</p>
<p>Akdenizde yaşayan 2 cins ve 4 türü bulunan esmer yosunların en küçük takımıdır. Büyüme kenar meristemi ile olur ve anizogami görülür.</p>
<p>3.7.3.1. Cutleria</p>
<p>Cutleria, cutleriales takımından olup Akdenizde bulunur. El büyüklüğünde bir alg olup, gametofitin dik çatalsi dallanmış şeritsi bir tallusu vardır. Tatlısularda bulunmaz.</p>
<p>Şekil 3.7. Cutleria (Haupt 1953).</p>
<p>3.7.4. Dictyotales</p>
<p>Tallusu yassı ve ekseri birkaç hücre tabakasından meydana gelen şeritlerden ibaret olup üyeleri tropik ve suptropik denizlerin ılık sularında yaşarlar. Eşeysiz üremeleri, hareketsiz tetrasporlarla, eşeyli üremi ise oogami ile olur.</p>
<p>3.7.4.1. Dictyota</p>
<p>Dictyota, dictyotales takımındandır. Tallusu dik dallanan, zeytin yeşilden kahve, rengimsi sarı renge kadar çeşitli renkler de olabilen, şerit şeklinde, eni 0.5-1 cm, boyu 5 ile 30 cm arasında değişen, 30 cm ile 3 m derinliğindeki sularda bulunan bir algdir. Denizlerimizde bulunan türlerinden bazıları D. dichotoma, D. fasciola, ve D. polypodioi-des&#8217;dir. Sıcak ve ılık denizlerde bulunur.</p>
<p>Şekil 3.8. Dictyota (Mekhior ve Wendermcm 1964).</p>
<p>3.7.4.2. Padina</p>
<p>Şekil 3.9. Padina (Dittmer, 1964).</p>
<p>Dictyotales takımından olup tallusu yelpaze seklindedir. Padina povania türü Akdeniz ve Marmara denizinde yaygın olarak bulunur. Tallusu 5-10 cm yüksekliğinde olup dalları kısa bir sapla zemine tutunur. Su sathından itibaren 4 in derinliğe kadar yaygındır.</p>
<p>3.7.5. Laminariales</p>
<p>Tallusları rizoid, sap ve yapraksı kısımlardan oluşan, denizlerde yaşayan su yosunlarının en büyüklerini teşkil eder. Genellikle soğuk-denizlerde yaygın, ekonomik değeri yüksek, esmer su yosunudurlar. Oogami ile çoğalırlar.</p>
<p>3.7.5.1. Laminaria </p>
<p>L. cloustoni</p>
<p>Şekil 3.10. Laminarie (Printz 1953).</p>
<p>Ekonomik değere haiz alglerden olup, kuzey buz denizi, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusun Kuzeyine yayılır. Boyu 0.3-12 m. arasında değişir. Tabanında pençeyi andıran rizoidleri bulunur. Sapın üzerinde yaprağa benzeyen bir tabaka oluşur. Laminaria yapraklarının kimyasal yapısı bölgesel, mevsimsel değişmelere göre % 8.8-12.5 ham protein, % 4.3-12.8 mannitol, % 2.1-32.8 Laminarin, % 5 civarında fukoidin, % 16.5-23.5 alginlik asit % 4.9-7.5 h. selluloz, % 0.75-1.1 h. yağ ve 34-37.2 h. kül içerir. Laminaria&#8217;dan elde edilen alginik asit daha önce incelendiğimiz üzere çeşitli sanayi kollarında ve tıpta kullanılır. Laminaria Japonica direkt gıda olarak Uzak Doğu ülkelerinde değerlendirilir. Bu yosun 9.4 mg /kg. riboflavin içerir.</p>
<p>3.7.5.2. Macrocystis</p>
<p>Laminariales takımından olup denizde yaşayan bitkiler içinde en büyük olanıdır ve uzunluğu 60-100 m.&#8217;e ağırlığı 100 kg.&#8217;a ulaşır. Tallusun yaprak şeklindeki kısımların altında yüzme keseleri bulunur. Alginat üretiminde kullanılan ekonomik alglerdendir.</p>
<p>3.7.6. Fucales</p>
<p>Tallusları çok farklılaşma gösteren, yapısında eksen yapraksı dallar ve genellikle yüzme keseleri bulunan laminariales takımı üyelerine göre daha küçük olan, kayalık sahillerde kayalara tutunarak yaşiyan, eşeyli üremeleri oogami ile olan ekonomik esmer su yosunudurlar.</p>
<p>3.7.6.1. Fucus</p>
<p>Fulaces takımına bağlı olup türleri kuzey yarım küresinin serin denizlerine yayılmıştır. Tallusu deri gibi sert dokulu olup şeritsi ve çatalsı dallanma gösterir. Alginat üretiminde ve yem sanayiinde kullanılır. Fucus yosunları türlerine, mevsimlere ve bölgelere, göre kuru maddede, % 5.4-11.8 protein, % 4.8-12.1 mantinol, % 17.6-24.3 alginik asit, % 0.57-1.22 h. yağ ve % 22.7-28.9 arası h. kül içerir. Ayrıca 50-170 mg/kg karotin, 15-25 mg/kg masin, 0.3-0.5 mg/kg biotin, 50-300 mg/100 gr vitamin C kapsar.</p>
<p>Fucus türleri vitamin ve minerallerce de zengin olduklarından tavuk rasyonlarma % 5 düzeyinde katılırlar.</p>
<p>Şekil 3.11. Fucus (Printz, 1953).</p>
<p>3.7.6.2. Cytoseira</p>
<p>Fucaleslerden olup suları daha sıcak temiz ve oksijeni bol olan denizlerde yaygındır. 60 dan fazla türü vardır. Karadeniz, ege ve akdenizde yaygın olarak bulunur. Alginik asitçe zengin olduğundan ekonomik bir algdir. Türlerine, mevsimlere ve yetiştikleri yere göre Cytosira denizyosunları %9,3 16,4 H. Protein, %1,4-10,1 mannitol, %1,96-4,23 laminarin, %16-28,9 alginik asit, %9,7-14,6 H. Selluloz, %0,71-0,84 H. Yağ, %24,3-42 H. Kül içerir.</p>
<p>Alginat sanayiinde kullanılabileceği gibi hayvan yemi olarak 5-10 düzeylerinde rasyonlara katılabilir.</p>
<p>3.7.6.2.1. C. barbata</p>
<p>Tallusu ağaçsı yapıda, dalları aynı uzunlukta, dik, dikensiz silindirik ve hava keseli olan, 0.5 ile 5 m derinleklerde kayalık sahillerde bulunan Cystoseria&#8217;dir.</p>
<p>Şekil 3.12. Cystoseira türleri</p>
<p>3.7.6.2.2. C. adriatica</p>
<p>Tallusu uzunca, alt kısmı kısa saplı, üst kısmı dikenli yapıda, dallan dikensiz ve hava kesesiz olan 0.5-10 m derinliğindeki sahillerde bulunan Cystoseeira&#8217;dir.</p>
<p>3.7.6.2.4. C. hoppii</p>
<p>Tallusu çok saplı, saplar 15-40 cm uzunluğunda dikensiz, dalları hava keseli 1-4 m derinliğindeki kıyılarda bulunan Cystoseira&#8217;dir.</p>
<p>3.7.6.2.5.. C. discors</p>
<p>Tallusunda esas gövde bulunmayan 12-15 cm uzunluğundaki çok sayıda yan dallardan oluşan, yaşlı dalları dikensi, gençleri dikensiz olan, 0.5-4 m derinliğinde bulunan Cystoseria&#8217;dir.</p>
<p>3.7.6.2.6. C. abrotanifolia</p>
<p>Tallusu esas. gövdesiz, saplan kısa, dikensiz, dalların üst kısmı silindirik ve kabarcıklı, alt kısımları şeritsi yapıda olan, 0.4-2.5 m derinliğinde bulunan Cystoseira&#8217;dir.</p>
<p>3.7.6.2.7. C. crinata</p>
<p>Tallusu, 25-30 cm uzunluğunda çok alt kısımları biraz çıplak ve dikensiz, üst kısımları kısa iğneli ve boğum şeklinde, sert, ince dikenli çok sayıda saplardan oluşan ve 0.5-3.5 m derinliğindeki sahillerde bulunan Cystoseira&#8217;dir.</p>
<p>3.7.6.3. Sargassum</p>
<p>Atlas okyanusunun &#8220;Sargasso Denizi&#8221; adını alan bölgesinde çok yaygın olmakla beraber Florida, Tropikal Amerika, Batı Hint sahilleri ve Akdenizde bulunur. Tallus bariz bir dallanma gösterir, kısa sürgünler üzerinde hava ile dolu keseler bulunur. Sargassum türleri ya bir yere tutunarak veya yüzerek yaşarlar. Sargassumun genç dalları uzak doğuda yiyecek olarak olduğu gibi yem ve gübre olarak değerlendirilir.</p>
<p>3.7.6.3.1. 5. vulgare</p>
<p>Tallusu ağaçsı yapıda genellikle kısa ve çok sayıda dallı, dalları yapraklı ve hava keseli olan 0.5-5 m derinliğindeki sahillerde bulunan bir Sargassum&#8217;dur.</p>
<p>3.7.6.3.2. S. limifoliun</p>
<p>Tallusu zayıf ve uzun dallı, yaprakları uzun mızraksı yapıda ve ince yaprak ve hava keseleri dalların çoğunluğunda altında olan 0.5-4 m derinliğindeki sahillerde bulunan Sargassum türüdür.</p>
<p>Seki 3.13. Sargassura (Dittmer, 1964).</p>
<p>3.7.6.3.3. S. hornschucli</p>
<p>Tallusun alt kısımları düz dişli primer dallı, üst yaprakları ondeleli kalın ve mızrağımsı yapıda olan, 0.4-4 m derinliğindeki kıyılarda bulunan bir Sargassum türüdür.</p>
<p>3.8. Kırmızı Su Yosunları-Rhodophyceae</p>
<p>Kırmızı menekşe, esmer pembe, kırmızı kahve ve zeytini yeşil renkli, çok hücreli, ipliksi veya çeşitli yüzeyler teşkil eden sabit alglerdir. Asimilasyon ürünü olarak nişastaya benzer bir polisakkarit bulunur. Bütün türleri genellikle fotosentetik autotrofturlar. Hücre çeperi içi selluloz dışı musilajlaşan pektin den oluşan iki tabakalıdır. Eşeysiz üreme sadece aplanosporlarla eşeyli üreme oogami ile olur. Genellikle denizlerde ve pek azı tatlı sularda yaşar. 500 kadar cins, 4000 kadar tür içerir.</p>
<p>3.8.1. Bangiales</p>
<p>Kırmızı su yosunları sınıfının en basit üyeleri bu takımın içinde toplanır. Tek hücreli veya çok hücreli iplik şeklinde dalsız veya dallanmış flamentler şeklindedirler. Flamentler kendilerini çok hücreli iplik şeklindeki rizoidlerle bulunduğu artama bağlarlar.</p>
<p>3.8.1.1. Asterocytis</p>
<p>Asterocytis, 10 mikrometre çaplı hücrelerden oluşan kısa flament alg olup, her bir hücre parlak mavi-yeşil kloroplast ve merkezde pyrenoid bulunur. Diğer tatlısu algleri üzerinde yaşar ve sert sularda bulunur.</p>
<p>Şekil 3.14. Asterocytis (Belcher ve Swale 1977).</p>
<p>3.8.1.2. Porphyra</p>
<p>Şekil 3.15. Prophyra (Haupt, 1953).</p>
<p>Tallus basit ve yapraksı olup Ulva&#8217;ya benzer bir veya iki sıralı hücre dizisinden meydana gelir. Hücreler tek çekirdekli olup basit mitoz bölünmesine uğrarlar. Eşeyli üreme oogami ile olur. Uzak doğuda gıda maddesi olarak kullanılır ve yapay üretimi yapılır. Japonya&#8217;da 2000 yıldan beri gıda olarak değerlendirilir. 1670 yılında yapay üretimine geçilmiştir. Yılda 11.000 tonun üzerinde yapay üretimi (kuru ağırlık) yapılır. Genellikle öğle yemeklerinde tamamlayıcı gıda olarak alınır. Haşlanmış pirinç sarması yapılmasında kullanılır. Denizlerde yaşar.</p>
<p>3.8.1.2.1. P. leucosticta</p>
<p>Tallusu şeritsi, ince tek tabakalı hücrelerden oluşan, uçuk kırmızı ve mavi renkli, 9.5-1.5 m derinliklerde bulunan Porphyra türüdür.</p>
<p>3.8.2. Nemalionales</p>
<p>Tallusu tek veya çok eksenli olabilen, mikroskopik veya makros-opik türleri bulunan karpogonium dan direkt olarak büyüyen kırmızı su yosunudurlar.</p>
<p>3.8.2.1. Lemanea</p>
<p>Şekil 3.16.. Lemanea (Belcher ve Swale 1977).</p>
<p>Lemanea, 10 ile 15 mikrometre uzunluğunda halat gibi boğumlu ve seyrek dallı bir bitkidir. Renkleri zeytin yeşili, esmerimsi veya gri olabilir. Baharda hızlı akan derin olmayan nehirlerde bulunur.</p>
<p>3.8.2.2. Nemalion</p>
<p>Nemalion, jelatinli silindirik, ipliğimsi bir topluluk olup tallusu 60 cm.&#8217;e ulaşır. Tallusun esas ekseni bir sıra geniş silindirik hücrelerden oluşur. Tallus ortama tabanda bulunan disk şeklindeki bir ayakla tutunur. Kısa iplikler eksendeki boğumlardan çıkan ve bir çekirdekli, merkezi pirenoid bulunan, büyük kloroplastlı fotosentetik hücrelerden oluşur. Uç hücreler seks organlarını oluşturur. Tuzlanarak veya külde kurutularak Uzak Doğuda kısmen gıda olarak değerlendirilir. Denizlerimizde N. multifidum ve N. helminthoidon türleri bulunur.</p>
<p>Şekil 3.17. Nemalion (Haupt, 1953).</p>
<p>3.8.3. Gelidiales</p>
<p>Sıcak ve ılıman denizlerde bulunan, bağımsız iki döl arasında döl almaşı olan, birkisim üyeleri ağar üretiminde kullanılan kırmızı su-yosunları takımıdır.</p>
<p>Şekil 3.18. Gellidium.</p>
<p>3.8.3.1.1. Gelidium crinale</p>
<p>Tallusu yuvarlak saplı, dik duran kısa ipliklerden oluşan, 3-8 cm. büyüklüğünde kırmızımsı kahve renginde 20-100 cm derinliklerde görülen, Ege Denizinde bulunan Gelidium türüdür.</p>
<p>3.8.4. Ceramiales</p>
<p>Denizlerimizde Akdenizde bulunan bazıları ağar üretiminde kullanılan ipliksi kırmızı su yosunu takımıdır.</p>
<p>3.8.4.1. Ceramium</p>
<p>Şekil 3.19. Ceramium (Strasburger ve ark. 1972).</p>
<p>Pasifik Atlantik ve Akdeniz sahillerine yaygın ipliksi, ağar veren kırmızı algdir. Mitoz bölünme tetrasporangiumlarda olur. Döl almaşı şekilde görüldüğü gibidir. Tallusun boyu türlere göre 5 ve 10 cm arasında değişir. Agar-agar üretiminde kullanılan önemli bir kırmızı yosun cinsidir.</p>
<p>3.8.4.1.1. Ceramium rubum</p>
<p>Tallusu dik, dikotom dallı ve dalların ucu pens gibi çatallı olan Ege Denizinde 0.5-2 m derinliğindeki sahillerde bulunan Ceramium türüdür.</p>
<p>3.8.4.1.2. C. strictum</p>
<p>Tallusu demetsi, yapıda, dikotom dallı, 5-6 cm. uzunluğunda olan Ege Denizinde 0.5-3 m derinliğindeki sahillerde bulunan ceramium türüdür.</p>
<p>3.8.4.1.3. C. ciliatum</p>
<p>Tallusu demetsi yapıda, sertçe, 5-10 cm uzunluğunda ve dikotom dallı, kahverengimsi gri renkli olan dallarındaki boğumlarda dikensi çıkıntılar bulunan, Ege Denizinde 0.5-2 m derinliğinde iri algler üzerinde görülen bir Ceramium türüdür.</p>
<p>3.8.4.1.4. C. elegans</p>
<p>Tallusu dik, 7-12 cm uzunluğunda, dikotom dalı, dalları kıl gibi ince ve kısa dalcıklı olan, 1-2 m derinliğinde bulunan bir Ceramium&#8217;dur.</p>
<p>3.8.4.1.5. C. deslonchampii</p>
<p>Tallusu dikotom dallı, 4-8 cm uzunluğunda, dalları kısa yan dalçıklı olan Ege Denizinde 1-15 m derinliğinde bulunan Ceramium türüdür.</p>
<p>3.8.4.1.6. C. cinnabareum</p>
<p>Tallusu dikotom ve trikotom dallanma gösteren, 3-6 cm uzunluğunda uçuk kırmızı renkte ve şeridimsi yapıda olan Ege Denizinde 0.5-1.5 m derinliğindeki sahillerde bulunan bir Ceramium türüdür.</p>
<p>3.8.5. Gigartinales</p>
<p>3.8.5.1. Condrus (Deniz kadayıfı)</p>
<p>Atlas Okyanusunda yaygın bir kırmızı deniz yosunudur. Tallusu şeridisimsi olup, geyik boynuzunu andıran dallanma gösterir ve deniz kadayıfı diye adlandırılır. Karaginin üretiminde kullanılır.</p>
<p>3.8.5.2. Gigartina</p>
<p>Ege denizi. Batı Avrupa, Atlas Okyanusu, Güney Afrika ve Avusturalya&#8217;da yaygın bir kırmızı deniz yosunu olup tallusu borumsu ve geyik boynuzu görünümündedir. Karaginin üretiminde kullanılır.</p>
<p>3.8.5.2.1. Gigartina acicularis</p>
<p>Tallusu yuvarlak, dik ve merkezi eksensiz, tallusun ucu sivri olan sık dallanma göstermeyen 1-3 m derinliğinde bulunan bir Gigartina türüdür.</p>
<p>3.8.6. Rhodvmeniales</p>
<p>3.8.6.1. Rhodymenia</p>
<p>Akdeniz ve avrupa kıyılarında yaygındır. Tallus çok kısa saplı ve şeritli yapılıdır. Tabanda rizoitleri bulunan, dikotom dallı gül kırmızı renkli deniz yosunudur.</p>
<p>3.8.6.2. Gracilaria</p>
<p>Kozmopolit bir bitki olup Dünyanın her tarafına yayılmıştır. Tropik ve Antartik bölgelerde bile yaşayabilmektedir. En iyi yetiştirme ortamı 11 ile 28 °C sıcaklığındaki denizlerdir. Çamurlu ve kumlu ortamı ve 0.5 ile 10 m derinliği tercih eder. Agar-agar üretiminde kullanılan önemli bir kırmızı yosun cinsidir.</p>
<p>Bitkinin tallusu 50 cm kadar uzunlukta olup düzensiz aralıklardan çıkan yan dallardan oluşur. Çapı l ile 2,5 mm arasında değişir.</p>
<p>Hayat devresi haploid gamatefitler ile diploid karposporofit ve diploidtetra sporofit arasında isomorfik bir değişim gösterir.</p>
<p>3.8.6.2.1. Gracilaria conferioides</p>
<p>Tallus yuvarlak, çatalsi, 5-30 cm uzunluğunda olan Ege denizinde 1-2 m derinliğindeki gölgeli yerlerde bulunan bir Gracilaria türüdür.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/alg/" title="alg" rel="tag">alg</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/alg-nedir/" title="alg nedir" rel="tag">alg nedir</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/algler/" title="algler" rel="tag">algler</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/algler-hakkindaisu-yosunlari/" title="algler hakkındaisu yosunları" rel="tag">algler hakkındaisu yosunları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/algler-ve-su-yosunlari/" title="Algler ve Su Yosunları" rel="tag">Algler ve Su Yosunları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/ceramiales/" title="ceramiales" rel="tag">ceramiales</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/durgun-su-yosunlari/" title="durgun su yosunları" rel="tag">durgun su yosunları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-yosunlari-nedir/" title="su yosunları nedir" rel="tag">su yosunları nedir</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/algler-ve-su-yosunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Bakterileri Nelerdir</title>
		<link>http://www.gulresmi.info/su-bakterileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.gulresmi.info/su-bakterileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 19:17:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[Protophyta-Schizophyta]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bakterileri]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bakterileri  faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bakterileri  zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bakterileri hakında]]></category>
		<category><![CDATA[Su Bakterileri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[suürünleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulresmi.info/?p=1116</guid>
		<description><![CDATA[Su Bakterileri hakkındaki çalışmaızı sizlerle paylaşıyoruz buyrun;
Bitkisel alemin en alt kademesini oluşturan Bacteriophyta (Protophyta-Schizophyta) bölümü tek hücre koloni ve hücre toplulukları halinde bulunurlar. Bunlardan Schizomyctes sınıfının on takımından sekizi suda yaşar ve mikroskobiktir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Su Bakterileri hakkındaki çalışmaızı sizlerle paylaşıyoruz buyrun;<br />
Bitkisel alemin en alt kademesini oluşturan Bacteriophyta (Protophyta-Schizophyta) bölümü tek hücre koloni ve hücre toplulukları halinde bulunurlar. Bunlardan Schizomyctes sınıfının on takımından sekizi suda yaşar ve mikroskobiktir. Üremeleri genellikle basit hücre bölünmesiyle olur. Hücreler basit yapılı olup sadece stoplazma içerisinde yer alan zarsız çekirdekleri vardır. Bu sınıfın üyeleri sularda bulunan canlı ve cansız varlıklar üzerinde saprofit, parazit, simbiyoz ve bazende autroft olarak yaşarlar. Şekillerine göre küre veya elips bakteriler, çubuksu bakteriler ve kıvrık veya spiral bakteriler olmak üzere üç grupta toplanırlar.<span id="more-1116"></span></p>
<p>2.1. Eubacteriales</p>
<p>Bu takımın üyeleri gerçek bakteri olup, hücreler küre, düz veya çubuk seklindedirler ve genellikle dallanmazlar.</p>
<p>Patojen bakterilerin büyük kısmı bu takımda yer alır. Tuzlu, tatlı su, atmosfer, toprak, bitki ve hayvan bünyelerinde yaşarlar.</p>
<p>Corynebacterium cinsine ait bakteriler som balıklarında böbrek hastalığına sebeb olurlar.</p>
<p>2.2. Pseudomonadales</p>
<p>Bu takımın üyelerinde hücreler düz çubuk, sucuk seklinde veya küremsi olup genellikle tek hücre halinde nadirende zincir halinde bulunur. Bazı üyeleri tatlı ve tuzlu sularda çok yaygın olarak bulunur.</p>
<p>Saprofit türlerinin yanisira insan, hayvan ve bitkilerde patojen türleri de vardır.</p>
<p>Pseudomonas türlerinden P. ichthyodermis deniz balıklarında kuyruk ve yüzgeç hastalığı, P. fluorescens akvaryum balıklarının derilerinde benek hastalığını, P. putida balıklarda (Red pest) kırmızı benek hastalığını, Aeromonas salmonicida alabalıklarda furunkulozis hastalığını, Vibrio anginlaria balıklarda vibrio hastalığını meydana getirirler.</p>
<p>2.3. Chlamydobacteriales-Kınlı Bakteriler</p>
<p>Bu takımındaki bakterilerin hücrelerinin dışında bir kın bulunur. Hücreler genellikle çubuk şeklinde ve nadirende küremsi olup zincir oluştururlar. Takımın bütün üyeleri sularda bulunurlar. Chamydobacteriaceae familyası tatlı sularda Crenotrichaceae familyası tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar.</p>
<p>2.4. Actinomycetales</p>
<p>Bu takımdaki bakteriler gerçek dallanma gösterirler ve ipliksi yapı oluştururlar ve Migrobakterium türleri balıklarda tüberkülozis hastalığını meydana getirirler.</p>
<p>2.5. Myxobacteriales-Cıvık Bakteriler-Musilaj Bakteriler</p>
<p>Hücreleri çubuk şeklinde, uçları yuvarlak ve sivri, gerçek zarsız, etrafı ince musilaj bir tabaka ile çevreli kamasız olan hücrelerin tek veya biraraya gelerek kitle teşkil eden, Chondrucoccus columnaris türü balıkların genellikle ağız, kafa ve yanaklarında &#8220;Beyaz pamuk&#8221; veya pamuk yünü diye isimlendirilen Columnaris hastalığını, Cytophaga psychorophila alabalıklarda pediskül ve soğuk su hastalığını meydana getirirler.</p>
<p>2.6. Spirochaetales</p>
<p>Bu takımdaki hücreler çok esmer olup kolayca eğilip kıvrılabilirler. Fotozentez yapamazlar, türleri tatlı, tuzlu, durgun, kirlenmiş ve çamurlu sularda yaşarlar.</p>
<p>2.7. Hyphomicrobiales-Tomurcuklanan Bakteriler</p>
<p>Bu takımda üreme tomurcuklanma ile olduğundan tomurcuklanan bakteriler olarak adlandırılırlar. Hücreler elips veya oval biçimde olup tatlı sulardaki crustacea&#8217;lar üzerinde yaşarlar.</p>
<p>2.8. Caryophaneles</p>
<p>Bu takıma giren bakterilerde 10 ile 30 hücre bir araya gelerek ipliksi yapı oluştururlar, sulardaki çürümekte olan organik madde üzerinde yaşarlar.</p>
<p>2.9. Beggiatoales</p>
<p>Bu takımın üyeleri ipliksi çubuk şeklinde olup bulundukları ortamda kayarak veya kıvrılarak hareket ederler. Kamçıları yoktur. H2S içeren veya diğer tatlı sularda kaplıca sularında ve denizlerde ve diğer ortamda yaşarlar. Bu takımın üyeleri bazen Mavi-Yeşil su yosunu içinde de incelenir. Beggiatoaceae, vitreoscillaceae, leucotrichaceae ve Achromaticaea familyaları vardır.</p>
<p>2.10. Önemli Su Bakterileri</p>
<p>Bakterilerin çoğunluğu yaralı ve zayıf balıklara hücum ederek onların hastalanmalarına neden olur.</p>
<p>Bazı önemli bakteriler ; Microaccus, Neisseria, Diplococcus, Staphylococcus, Sarana, Streptococus, Bacterium, Bacillus, Clostrodium, Preudomonas,s Vibrio, Spirillum ve Spirochaete’dir.</p>

	Etiketler: <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/bakteri/" title="bakteri" rel="tag">bakteri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/protophyta-schizophyta/" title="Protophyta-Schizophyta" rel="tag">Protophyta-Schizophyta</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bakterileri/" title="Su Bakterileri" rel="tag">Su Bakterileri</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bakterileri-faydalari/" title="Su Bakterileri  faydaları" rel="tag">Su Bakterileri  faydaları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bakterileri-zararlari/" title="Su Bakterileri  zararları" rel="tag">Su Bakterileri  zararları</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bakterileri-hakinda/" title="Su Bakterileri hakında" rel="tag">Su Bakterileri hakında</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/su-bakterileri-nelerdir/" title="Su Bakterileri nelerdir" rel="tag">Su Bakterileri nelerdir</a>, <a href="http://www.gulresmi.info/etiket/suurunleri/" title="suürünleri" rel="tag">suürünleri</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulresmi.info/su-bakterileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

