Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları buyrun su ürünleri sözlüğünü sizlder için hazırladık buyrun:
Adeloparazit: Çok yakın ilişkili iki organizma arasındaki parazitlik.
Agar-Agar: l :3 beta şeklinde birleşmiş D-galaktopranoz ünitelerinin dokuzlu zincirine bağlı D-galaktopranoz sülfat olup kırmızı deniz yosunlarına has Önemli bir polisakkarittir. www.gulresmi.info Agar-agar sanayinin ham maddesidir.
Akaryotik: Çekirdeksiz.
Akinet: Besin depolu ve vejatif hücrenin modifikasyonu ile oluşan kalın cidarlı üreme sporu.
Akrenomatik: Dayanıksız ince fibrilden oluşan bir kamçı tipi.
Alginik asit: B-d mannopriyonik asidin l :4 glikozidik zincirleriyle bağlanmasından oluşan, esmer deniz yosunlarının hücre duvarları arasını dolduran, alginat sanayiinin hammaddesi olan, yosunlarda % 16-42 düzeyinde bulunan polisakkarittir.
Alloparasitizm: Birbirleri ile ilişkisi olmayan iki organizma arasındaki parazitlik.
Alveol: Yüzeysel boşluk veya çukur.
Amitosis: Kromozomsuz ve iğ ipliksiz çekirdek bölünmesi, çekirdeğin eşit 2 bölüme ayrılması (Hücre bölünmesi).
Ameoboid: Yalancı ayaklar yardımı ile amipsi hareket. www.gulresmi.info Androspor: Sadece küçük bir erkek filamentten gelişen özel bir spor.
Anizogami: Bazı algler de olduğu gibi morfolojik ve fizyolojik bakımdan farklı, kamçılı, mikro ve makro gametlerin birleşmesiyle meydana gelen eşeyli üreme.
Anizogamet: Eş olmayan gamet, farklı yapı ve büyüklükte olan ve birleşen iki gametten biri.
Anizospor: Morfolojik ve cinsiyet bakımından birbirinden farklı olan spor.
Anlapikalpleyt: Organizmaların posterior kısmında bulunan Dinoflagellatların cidarlarındaki plaketler.
Anteridium: Alglerde bulunan bir veya iki sperm üreten özelleşmiş hücre, erkek eşey organı.
Anterezoid: Erkek gamet.
Antibiotik: Kendilerinin veya başkalarının gelişmelerini durduran, organizma tarafından üretilen kimyasal madde veya unsur.
Apikal: Anterior, uç kısım.
Apikalpleyi: Organizmanın anterior kısmında bulunan dinoflagellatların cidanndaki plaketler.
Aplanospor: Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan, hareket edemeyen sporlar.
Arbuskular: Alglerin ağaç gibi gelişimi, çalı biçimi gövde.
Autokolony: Eş koloni hücreleri içinde oluşmuş bir yeni koloni.
Autogami: Silisli alglerde (Diatomeler), orijin itibariyle aynı gametangiumda oluşmuş eşey hücreleri birliği.
Autopotamik: Normal olarak akarsularda bulunan, www.gulresmi.info yaşamlarını akarsularda tamamlayan organizmalar (Bazen tam planktoniktirler).
Autospor: Ana hücre içinde hücre bölünmesiyle şekillenen iç sporlar.
Autotrofik: Kendi beslek, fotosentez neticesi organik madde üreterek beslenmesini temin eden.
Auxospor: Hücre bölünmesinden sonra diatom içinde oluşan bir spor, diatomlarda gamet gruplarından oluşan spor. (Zygospore).
Auxotrofik; Vitaminler gibi, ihtiyacı duyulan organik bileşiklerle beslenme.
Axial: Bir merkez, uzamış zon, pozisyon, filament yahut dış veya yan kısımlarla ilişkili olabilen bölge.
Bentik: Su ortamında genellikle planktonların bulunmadığı dip zonu.
Bleyd: Laminaria’da gövdenin yassılaşmış, az kalın veya ince kısmı.
Blefaroplasî: Kamçıdan oluşan özel granül.
Bloom: Mikroskobik veya yarı mikroskobik canlıların (Alglerin) aniden çok kısa bir süre içinde çoğalması ve suyu boyaması, su çiçeği.
Dendroid: Kök sistemine benzer düzensiz dallar.
Dimorfoz: Bir safhası eşey organlarını ve diğeride sporangia veya eşeysiz üreme elementlerini kapsayan 2 safhalı yaşam.
Diploid: Bir bitki veya hücrenin çift veya azalmayan sayıda kromozoma sahip olması.
Diplont: Diploid gametofitli bir bitki.
DNA: Deoksiribonükleik asit, kromatin materyalinin bir bileşeni.
Distrofik: Bataklık halini almış, besleyici olmayan su ortamı (göller için kullanılır)
Edatofi: Toprağın hemen altında veya üzerinde bulunan algler.
Ekzokit: Fucales’de oogoniumun 3 cidarından en dıştaki.
Ekzospor: Ana bitkide bazı hücrelerin dışa doğru meydana www.gulresmi.info getirdiği ve özel bir kese içinde oluşmayan sporlardır.
Endokit: Fucales’de oogoniumun üç cidarli tabakasından içteki.
Endofilik: Bir bitkinin dokuları arasında veya hücrelerinde bulunan organizmalar.
Endospor: Ana bitki üzerinde sporangium adı verilen spor keselerinde oluşan sporlardır.
Endotoksin: Hücrenin içinde olup ve hücrelerin ölümünden sonra çıkan zehirli maddeler.
Endozoik: Hücre içinde yaşiyan veya bir hayvanın dokuları arasında yaşayan organizmalar.
Epilimnion: Bir gölün (veya denizin) üst tabakası (Bu tabakada oksijen ve sıcaklık yaklaşık eşit bir dağılım gösterir).
Epifitik: Bitki üzerinde gelişen organizmalar.
Epizoik: Hayvanlar üzerinde yaşiyan organizmalar.
Eşeyli Üreme: Pek çok algde görüldüğü gibi aynı veya farklı iki fertten hasıl olan eşey bakımından farklı iki üreme hücresi veya çekirdeğin birleşip yeni bir fert oluşturması.
Eşeysiz Üreme: Bitkiden ayrılan tek hücrelerin veya çok hücreli kısımların birbiriyle birleşmeksizin gelişerek yeni fertler oluşturması.
Euplankton: Gerçek plankton, göl veya deniz kütlesinde veya suda sürüklenen organizmalar.
Euryhaline: Tuzlu sularda bulunan organizmalar.
Eutrofic: Besleyici bir göl tipi, kimyasal ve hidrografik özellikleri bakımından oldukça verimli.
Flament: Hücrelerin yapışkan bir madde ile veya ionsuz birbirlerine bağlanmasından oluşan tallus tipi.
Flimmer: Bazı kamçılar üzerindeki yatay fibriller.
Frustul: Diatomların kapsülü, kabuk.
Fukoidin: Alfa-fukoz sülfat olup esmer denizyosunlarının hücre ara sularında % 5-20 düzeyinde bulunur.
Gamet: Çeperi bulunmayan eşeyli üreme hücreleri, sperma ve yumurta (Tek başına gelişip yeni bir fert oluşturamazlar).
Gametangium: Eşey hücrelerini (gametlerini) üreten özelleşmiş veya özelleşmemiş bir hücre.
Gametofit: Gametleri oluşturan fertler, veya döller.
Girdil: Diatom hücrelerinin kabuklarını tutan kabuk içi band.
Gonospor: Miyoz bölünmede oluşan eşeysiz hücreler.
Haploid: Yarım veya azalmış kromozon sayısına sahip olan bitki veya hücre.
Hapteron: Bir alg tallusunun kök benzeri, dallanmış esas kısmı.
Haptonema: Uzun veya kısa, çoğunlukla kıvrılmış şekilde özel bir kamçı, (Bazen saldırma organı olarak kullanılır).
Heleoplankton: Küçük havuzların planktonu.
Heterogamet: Erkek ve dişi olarak açıkça farklılaşmış, yumurta ve sperm üreten gamet.
Heteromorfik, Heteromorfoz: Farklı iki yapıya sahip, farklı formda bitkiler.
Heterospor: Biçim, büyüklük, bazende fonksiyon bakımından biri diğerinden farklı sporlar.
Heterotallik: Ayrı bitkiler üzerinde üremiş iki çeşit gametin durumu, (gametler mutlaka farklı bitkilerden gelmiş olmalıdır).
Heterotrofik: Ortamdaki organik maddelerden yararlanma (besin alma).
Holofit: Fotosentez sayesinde besin üretme, (tamamen bitki benzeri beslenme).
Homotallik: Aynı bitki üzerinde oluşan iki çeşit gamet. (Gametler aynı bitkiden gelir ve biri diğeri ile birleşebilme kabiliyetindedir).
Hormomofoz: Morfolojik olarak benzer iki hayat devresine sahip bitkiler.
Hipokon: Dinoflagellat hücrelerinin alt veya üst kısmı.
Hipolimnion: Termoklin tabakasının altında bulunan su tabakası
İnternod: Filament ve talluslarda iki boğum arasında kalan bölge.
İnterdial: Gel-git’in alt ve üst sınırı arasındaki sahil hattı.
İzodinamik: Sadece tek bir çeşit hareket veya performans gösteren bir kamçı.
İzogamet: Verimlilik bakımından farklılaşmamış, kapasite, biçim ve büyüklük bakımından eşit eşey hücreleri.
İzogami: Bazı alglerde olduğu gibi morfolojik bakımdan birbirine benzeyen fizyolojik davranışlarıyla iki ayrı cinsiyete ayrılan gametlerle olan eşeyli üreme.
İzomorfik: Morfolojik olarak benzeyen sporofit ve gametofit olarak 2 generasyon gösteren bitkiler.
İzospor: Morfolojik bakımından bir birlerinin tamamen aynı olan sporlardır.
Kalsifilik: Kalsiyum bakımından zengin sulara iyi adapte olmuş organizmalar.
Kalipîra: Filamentin ucunda, hücre duvarının kalınlaşmış kısmı.
Karpogonial dal: Rhodophyta’daki bir veya daha çok hücrenin özel dallanması, Karpogoniumu korur.
Karpogonium: Rhodophyta’da dişi eşey organı.
Karpospor: Rhodophyta’larda karpogonium tarafından yumurtaların direk döllenmesi veya döllenmeden sonraki gelişimde endirekt olarak oluşan haploid veya diploid sporlar.
Karposporofit: Rhodophyta’da yumurtanın döllenmesini takiben spor üretimiyle ilişkili filamentler ,yardımcı hücreler ve Karpogoniumu da içeren tüm gelişme.
Karpotetraspor: Rhodophyta’da karpogoniumda oluşmuş 4 lü spor.
Karaginin: D-glaktoz-3, b-anhidro-D galaktoz ve mono esterli sülfirik asit kompleksi olup kırmızı denizyosunlarına has bir polisakkarittir (Karaginin sanayinin ham maddesidir. Karaginin, renksiz, kokusuz olup, pH’6 ile 9.5 arasında değişir, yapışkanlık, jeli değişmezlik ve metallerle iyon reaksiyonu özelliği nedeniyle sütlü ürünler, kozmatikler, ilaç, diş macunu, sos, salça, reçel ve marmalatların yapımında kullanılır).
Karpospor: Kırmızı yosunlardan Ceramium ve Nemalionales’lerde görülen karposporanguimlarda tek olarak meydana gelen sporlardır.
Kemosentetik: Özellikle suni kültür ortamlarında inorganik maddelerin alınmasıyla oluşan sentez.
Kitin: Bazı alglerin cidarlarından oluşan çözünmeyen bir karbonhidrat.
Kist: Kalın cidarli dormant hücre veya safha. (Genellikle son devrede metamorfoz olur. Bir veya daha fazla yeni organizma oluşur).
Klan: Eşey farklılığı gösteren veya fizyolojik olarak tek tür populasyon, grup.
Kokolit: Coccolithophoridae’nin cidarlarında bulunan kalker uzantı veya topaklar.
Krioplankton:, Buz ve karda yaşiyan organizmalar.
Kromoplazma: Bir mavi-yeşil alg hücresinin dış kısmındaki çevresel plazma. (Genellikle vücut merkezinden daha yoğun pigmentlidir).
Laminarin: Başlıca 20-B-D glikoprinoz ünitelerinden oluşan, bir karbonhidrattır. (Esmer denizyosunlarında % 0.5-33 düzeyinde bulunur, kara bitkilerindeki nişastanın yerini alır).
Lorika: Genellikle kamçılı türlerde bulunan, hücrenin dış kısmındaki kapsül veya kabuk.
Lumen: Hücre duvarı içinde bulunan hücre oyuğu.
Makrospor: Makrosporangiumlarda meydana gelen büyük ve dişi olan sporlar.
Mannan: D-mannopyranose kalıntısı kapsayan bir karbonhidrat (Rhodophyta’da oluşur).
Mannitol: Hekzahidrik alkol olup, esmer denizyosunlarında % 2-17 düzeyinde bulunur. Kara bitkilerindeki serbest şekerin yerini alır. Renksiz ve kokusuzdur. Glikojene kısmen çevrilebilir, yüksek dozlarda alındığında hafif ishal yapıcı tesiri vardır.
Medulla: Gövdenin merkezi veya iç bölgesi.
Miyozis: Kromozon sayılarının yarı yarıya azalmasıyla oluşan hücre bölünmesi.
Meristoderm: Alg gövdelerindeki hücrelerin dış tabakası.
Mezokit: Fucaleslerin oogoniumundaki üç tabakadan ortadaki.
Mezotrofik: Orijinal biyolojik kapasitesini yavaş yavaş kaybetmekte olan, bataklık tipi orta besleyici bir göl.
Metabolit: Metabolizma ürünü.
Metamorfozis: Erginleşinceye kadar biçim ve yapı değişimleri, başkalaşım.
Mikrospor: Mikrosporongiumlarda oluşan küçük ve erkek sporlar.
Mikrosporangium: Mikrosporların oluştuğu polen kesesi.
Mitokondriu: Stoplazmada bulunan küresel granüller veya çubuk şeklindeki partiküller.
Mitozis: Kromazonların iki misli çoğalmasıyla oluşan çekirdek bölünmesi.
Mikzotrofik: Fotosentez veya organik besinlerle beslenme.
Monoesiyos; Aynı bitkide ayrı seks hücrelerinin oluşumu.
Monomorfoz: Tek tip hayat devresi, ilkel bitkilerin hayat devresi.
Monospor: Modifikasyona uğramış (bazen çok az değişikliğe uğramış) hücre veya bitki içindeki tek spor. (Bazı Rhodopyta’da).
Nekridium: Ölü hücre.
Nematakium: Rhodophyta gövdelerindeki boşluk, oyuk.
Neuston: Suyun yüzey tabakasında askıda olan veya hemen altında bulunan organizmalar.
Oligotrofik: Az besleyici veya verimliliği düşük bir göl tipi.
Oogamous: Eşeysel üremede kendi kendine hareket edemeyen gamet veya yumurta.
Oogami: Hareketli erkek gametin yumurta hücresine ulaşarak meydana getirdiği eşeyli üremedir.
Oogonium: Dişi gametin içinde geliştiği gametangium, dişi eşey organı.
Oosfer: Çıplak, hareketsiz ve plazmasında bol yedek besin taşıyan bir hücre halindeki büyük gamet.
Operkulum: Kapak, kalkıp inebilen veya açılıp kapanabilen kapak (Fucales’lerde).
Ostiole: Ağız, boşluğa açılan küçük açıklık.
Parazit: Hastalıklara sebebiyet veren ve diğer canlılara saldıran organizmalar.
Perifiton: Su altındaki ve genellikle su seviyesine çıkan bitkilere saldıran organizmalar birliği.
Pedikel: Alglerdeki kısa sap.
Peratektum: Alg gövdesinde açılıp kapanabilir boşluk.
Plankton: Rüzgar, akıntı vs. gibi etkenlerle sürüklenen, akıntı zıttına doğru yüzebilme kabiliyetleri olmayan organizmalar.
Planospor: Bilhassa su yosunlarında yaygın olan çeperi bulunmayan bir veya daha fazla kamçı ile hareket edebilen sporlardır.
Pleuronematik: Sayısız yan flimmeri veya fibrilli olan kamçı.
Pseudevakuol: Yalancı vakuol, bir çok Cyanophyte hücrelerinde gaz dolu boşluk.
Raf: Diatome kabuğunda uzunluğuna çizgi.
RNA: Ribonükleik asit, çekirdek materyalinin bileşeği.
Saprofit: Çürükçül, ölü organizma veya ölü organik maddelerden beslenen organizmalar.
Selluloz: Bir çok alglerin cidarlarında oluşan iki yönlü parçalanmış kristaller.
Sentroplazm: Cyanophyte hücrelerinin çekirdek materyalinin (granüllerini) içerdiği merkezi bölgesi (Vücut merkezi).
Sentrozom: Hücre bölünmesindeki foksiyonlan yapan Sentriole denen küçük unsurları içeren çekirdek zarının dış kısmını saran bölge.
Sessil: Bir gövde, sap, pedisel vb. olmaksızın doğrudan doğruya kendini bir yere bağlıyarak yaşayan.
Spermatozoid: Hareket edebilme kabiliyetindeki sperm, yüzebilen erkek gamet.
Spor: Eşeysiz hücreler.
Sporla Üreme: Eşeysiz hücrelerin gelişip yeni bir bitki oluşturması.
Sporofit: Hayat devreleri 2 fazlı olan ve genellikle miyozla çolarak spor üreten bitkiler.
Sublittoral: Gel-git olayında suyun ençok çekildiği sınır.
Simbiyotik: 2, veya daha fazla organizmanın birlikte yaşaması veya ortak yaşama.
Singami: Seks hücrelerinin birleşmesi.
Singulum: Bir diatomun 2 kabuğunu bağlayan ara bandı.
Sistokarp: Kırmızı alglerde döllenmeden sonra gelişen yapılar.
Stitokinezis: Sitoplazma içindeki aktiviteler veya çekirdeğin bölünmeksizin veya çekirdeğin bölünmesiyle protoplastın bölünmesi.
Tallus: Kökler, dallar ve yaprakların bulunduğu dallanmış kısımlar hariç bitki gövdesi.
Tentakul: Ayaklar veya uzantılar.
Tetraspor: Esmer ve kırmızı yosunlarda görülen miyoz bölünmesini takiben tetrasporangiumlarda 4 adet oluşan sporlar.
Tetrasporofit: Tetrasporlan üreten diploid bitki.
Termoklin: Göl veya denizlerde, sıcaklığın uniform olarak dağıldığı ve derinlikle orantılı olarak azaldığı, Epilimnion tabakasının hemen altındaki tabaka.
Tonoplast: Vakuol membram.
Trikoblast: Rhodophyta’larda gövdenin bir dalı.
Trikokist: Dışarı doğru fibriller veren, hücrenin periplast tabakası içindeki organ.
Trikom: Tüy veya jelatinli kıl (hücre cidarın dışında).
Trikogm: Rhodophyta’larda dişi organ.
Trumpet h ifa: Bazı esmer alglerde flamenli hücreler.
Tufa: Mavi-yeşil alglerde oluşan kireçli yapı.
Tykoplanklon: Sahil bölgede serbest yüzen organizmalar.
Vakuol: Koful, hücrenin atık maddelerini ihtiva eden zarla çevrili bölgesi (Sitoplazmada bulunur).
Vejatatif Üreme: Basit hücre bölünmeleri veya ana bitkiden ayrılan vejatatif kısımların bağımsız fertler halinde gelişmesi, eşeysiz üreme.
Vejatatif Üreme (Çok hücreye bölünerek): Yeşil yosunlarda (Chlorophyceae) olduğu gibi birbirini takip eden çekirdek ve hücre bölünmeleriyle ana hücreden bir çok yeni hücrenin meydana gelmesi ve bunların serbest hale gelerek bağımsız fertler oluşturması.
Vejatatif Üreme (İkiye bölünerek): Tek hücreli alglerin basit olarak bölünüp iki ayrı fert oluşturması.
Zoospore: Hayvan benzeri hareketli sporlar (Genellikle yeni bir bitki üretebilme yeteneğine sahiptirler).
Zigot: İki gametin birleşerek oluşturduğu bir diploid hücre veya döllü yumurta.
Etiketler: bitkisel Su Ürünleri, Su Ürünleri, Su Ürünleri Terimleri ve Anlamları, Su Ürünleri Terimleriisu ürünleri alamları, terimlerin anlamlariyabancı kökenli bitkiler, yabancı bitki tanımları
YORUM EKLE